Türkiye’de biyoteknoloji ve gıda endüstrisini ilgilendiren dikkat çekici bir karar Resmî Gazete’de yayımlandı. Biyogüvenlik Kurulu, modern biyoteknolojik yöntemlerle beta-laktoglobulin üretimi sağlayan Aspergillus oryzae LIVZ-114 için yapılan başvuruyu değerlendirdi ve belirli şartlara uyulması koşuluyla üretime izin verdi.
Kurulun kararında, üretilecek ürünün tamamının ihraç edilmesi şartı özellikle dikkat çekti. Kararın geçerlilik süresi ise 10 yıl olarak belirlendi.
BETA-LAKTOGLOBULİN ÜRETİMİNE 10 YILLIK İZİN
Biyogüvenlik Kurulu’nun 42 numaralı kararında, başvuru sahibi olarak Livzym Biyoteknoloji Araştırma Geliştirme Sanayi ve Ticaret A.Ş. yer aldı.
Başvurunun konusu ise modern biyoteknolojik yöntemlerle beta-laktoglobulin üretimi sağlayan Aspergillus oryzae LIVZ-114 oldu.
Kurul, Bilimsel Risk Değerlendirme Komitesi ile Sosyo-Ekonomik Değerlendirme Komitesi tarafından hazırlanan raporları değerlendirdi.
Yapılan değerlendirme sonucunda, kapasitesi geliştirilmiş Aspergillus oryzae kullanılarak üretilecek beta-laktoglobulin proteininin üretimine izin verilmesine karar verildi.
Ancak bu izin sınırsız bir kullanım anlamına gelmiyor. Kararda, belirlenen kurallara uyulması ve üretilecek ürünün tamamının ihraç edilmesi şartı bulunuyor.
ÜRETİMDE KULLANILACAK MİKROORGANİZMANIN KODU BELLİ OLDU
Kurul kararında üretimde kullanılacak mikroorganizmanın ayırt edici kimliği de belirlendi.
Buna göre LIVZ-114 kodu, beta-laktoglobulin proteininin üretiminde kullanılan Aspergillus oryzae için “Ayırt Edici Kimlik” kodu olarak kullanılacak.
Bu kodun üretim, kayıt, izleme ve etiketleme süreçlerinde dikkate alınması gerekiyor.
Karara konu mikroorganizmanın üretimi veya kültürünün satışında ayırt edici kimlik kodu ile ürün bilgilerinin etikette yer alması zorunlu olacak.
Ayrıca başvuru sahibi ve ilgili tarafların gerekli kayıtları tutması gerekecek.
ÜRETİLEN ÜRÜNÜN TAMAMI İHRAÇ EDİLECEK
Kararın en dikkat çekici maddelerinden biri kullanım amacıyla ilgili oldu.
Biyogüvenlik Kurulu, modern biyoteknolojik yöntemlerle kapasitesi geliştirilmiş Aspergillus oryzae kullanılarak gıda endüstrisinde kullanılmak üzere beta-laktoglobulin proteini üretimine izin verdi.
Ancak kararın önemli koşullarından biri, üretilecek ürünün ihracat amacıyla kullanılması ve tamamının ihraç edilmesi olarak belirlendi.
Dolayısıyla Resmî Gazete’de yayımlanan karar, doğrudan Türkiye’de marketlerde yeni bir ürünün satışa sunulması anlamına gelmiyor. Karar, belirlenen şartlar çerçevesinde üretim ve ihracat faaliyetini kapsıyor.
30 GÜN İÇİNDE BAKANLIĞA PLAN SUNULACAK
Karar kapsamında üretim yapacak tarafın yerine getirmesi gereken çeşitli yükümlülükler de bulunuyor.
Bunlardan biri risk yönetimiyle ilgili.
Başvuru sahibinin, kararın yayımlandığı tarihten itibaren 30 gün içerisinde Risk Yönetim Planlarını Bakanlığa ulaştırması gerekiyor. Söz konusu planlara ilişkin denetimler ise Bakanlık tarafından gerçekleştirilecek.
Bunun yanı sıra “ Güvenlik ve Acil Durum Tedbirleri”ni içeren planın da kararın yayımlandığı tarihten itibaren 30 gün içinde Bakanlığa sunulması zorunlu tutuldu.
AMBALAJLAMA VE TAŞIMADA ÖZEL KURALLAR UYGULANACAK
Kararda mikroorganizmanın ambalajlanması, taşınması ve muhafazası konusunda da çeşitli şartlara yer verildi.
Buna göre gerekli ambalajlama, taşıma ve muhafaza tedbirlerinin başvuru sahibi ve ilgili kişiler tarafından alınması gerekiyor.
Ambalajların ise yırtılmaya ve parçalanmaya dayanıklı özel malzemelerden yapılması şartı getirildi.
Depolama işlemlerinde de Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerine Dair Yönetmelik'te yer alan ilgili hükümlere uyulacak.
Beta-laktoglobulin proteininin kullanımı, etiketlenmesi ve izlenmesine ilişkin işlemlerde ise 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu hükümleri uygulanacak.
ATIKLARIN İMHASI DA KURALLARA BAĞLANDI
Biyogüvenlik Kurulu kararında üretim sürecinin yalnızca ürün elde edilmesiyle sınırlı olmadığı da ortaya konuldu.
Karara konu mikroorganizmanın işlenmesi, oluşabilecek atık ve artıkların arıtılması ve imhasında Bakanlık tarafından belirlenen kurallara uyulması gerekecek.
Bu süreçte Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerine Dair Yönetmeliğin ilgili hükümleri esas alınacak.
Böylece üretim sürecinin farklı aşamalarında biyogüvenlik ve denetim mekanizmalarının devrede tutulması amaçlanıyor.
HER YIL BAKANLIĞA RAPOR VERİLECEK
Kararın bir diğer şartı ise yıllık raporlama oldu.
Başvuru sahibi, karara konu mikroorganizmayla ilgili tuttuğu kayıtları her yıl hazırlayarak Bakanlığa sunmak zorunda olacak.
Bu kayıtlar, üretim faaliyetlerinin izlenmesi ve denetlenmesi açısından kullanılacak.
Kararın geçerlilik süresi ise 10 yıl olarak belirlendi.
DÖRT ESKİ KARARIN SÜRESİ DE UZATILDI
Resmî Gazete’deki biyogüvenlik kararları bununla sınırlı kalmadı.
Biyogüvenlik Kurulu’nun 41 numaralı kararında, 16 Temmuz 2015 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan dört farklı kararın geçerlilik süresine ilişkin düzenleme yapıldı.
Söz konusu kararlar arasında 23 No’lu MIK604 mısır çeşidi, 24 No’lu MON863 mısır çeşidi, 25 No’lu 125 mısır çeşidi ve 26 No’lu MON87701 soya çeşidine ilişkin kararlar bulunuyor.
Bu kararların geçerlilik sürelerinin 16 Temmuz 2025 tarihinde sona erdiği belirtildi.
Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği Derneği İktisadi İşletmesi tarafından yapılan uzatma talebi ise uygun bulundu.
Böylece söz konusu kararların geçerlilik süreleri 10 yıl daha uzatıldı.
BİYOGÜVENLİK KARARLARI RESMÎ GAZETE’DE DUYURULDU
Biyogüvenlik Kurulu’nun 41 ve 42 numaralı kararlarıyla birlikte hem daha önce verilmiş bazı biyogüvenlik kararlarının geçerlilik süresi uzatıldı hem de biyoteknolojik yöntemlerle beta-laktoglobulin üretimine yönelik yeni bir karar alındı.
Özellikle LIVZ-114 kodlu Aspergillus oryzae kullanımına ilişkin kararda üretimin ihracat amacıyla yapılması, ürünün tamamının ihraç edilmesi, risk yönetimi ve acil durum planlarının Bakanlığa sunulması, yıllık raporlama yapılması ve izleme-denetim kurallarına uyulması gibi çok sayıda şart bulunuyor.
Kararın geçerlilik süresinin 10 yıl olarak belirlenmesi ise düzenlemenin uzun vadeli bir üretim ve ihracat çerçevesi oluşturduğunu gösteriyor.