Çanakkale Barosu'ndan mutlak butlan kararına tepki

Aralarında Çanakkale Barosu’nun da bulunduğu 69 baro, CHP’nin kurultay iradesine ilişkin verilen “mutlak butlan” kararına ortak açıklamayla tepki gösterdi. Barolar, kararın hukuk güvenliği, demokratik siyasal yaşam ve halk iradesi açısından ciddi riskler taşıdığına dikkat çekti.

Aralarında Çanakkale Barosu’nun da bulunduğu 69 baro, Cumhuriyet Halk Partisi’nin geçmiş kurultay iradesine ilişkin verilen “mutlak butlan” kararına karşı ortak açıklama yayımladı. Barolar, söz konusu kararın yalnızca bir siyasi partinin iç işleyişiyle sınırlı olmadığını, demokratik anayasal düzen ve halk iradesi açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti.

Ortak açıklamada, Anayasa’nın 68. maddesine dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:

Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurultay iradesine yönelik verilen “mutlak butlan” kararı, yalnızca bir siyasi partinin iç işleyişine ilişkin teknik bir hukuk meselesi değildir. Söz konusu karar; hukuk devleti ilkesi, demokratik siyasal yaşam, hukuki güvenlik ve halk iradesi bakımından son derece ağır sonuçlar doğurma potansiyeline sahiptir.

Anayasa’nın 68. maddesi uyarınca siyasi partiler demokratik hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır. Seçim kurullarının denetiminden geçerek oluşmuş kurultay iradesinin, yıllar sonra “mutlak butlan” kavramı genişletilerek tartışmaya açılması; seçme ve seçilme hakkını, demokratik meşruiyeti ve hukuk güvenliği ilkesini zedelemektedir.

Demokratik süreçlerin ve seçimlerin yıllar sonra yargısal müdahalelerle tartışmalı hale getirilmesi; yalnızca bir siyasi partiyi değil, çok partili demokratik yaşamın bütününü ve anayasal düzeni etkileyebilecek ciddi bir tehlike oluşturmaktadır.

Seçimlerin yönetimi ve denetimi Anayasa gereği münhasıran Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkisindedir. Seçim kurullarının denetiminden geçerek kesinleşmiş siyasal iradenin, sonradan adli yargı eliyle hükümsüz hale getirilmeye çalışılması; anayasal kurumlar arasındaki görev dağılımını, hukuk güvenliği ilkesini ve demokratik meşruiyeti zedeleme riski taşımaktadır.

Yargının görevi siyasal alanı dizayn etmek değil; hukukun üstünlüğünü, temel hak ve özgürlükleri ve demokratik anayasal düzeni korumaktır. Mahkemelerin siyasal rekabeti doğrudan etkileyebilecek kararlarında çok daha yüksek bir anayasal hassasiyetle hareket etmesi zorunludur.

Bizler, aşağıda imzası bulunan barolar olarak; hukukun üstünlüğünü, demokratik siyasal yaşamı, seçme ve seçilme hakkını ve halk iradesinin meşruiyetini savunmaya devam edeceğimizi, yargının siyasal alanı şekillendirme aracına dönüştürülmesine karşı hukuk çerçevesinde mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz.

22 May 2026 - 11:57 - Güncel


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kalem Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kalem Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kalem Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.