Kar tanelerini.. sevdim..

KALEM Farkıyla...

Kar tanelerini.. sevdim..

Kar tanelerini.. sevdim..

Soğuk kış gününün tahminsiz geçmişinde,küçük ahşap pencereli tek katlı kerpiçten bir evin tek gözlü odasının içinde,sabahın dibi düşmüşken içime,üşüyerek uyanmak isterdim.Gözlerimin çapağı henüz düşmemişken,mahmurluk yakamı bırakmamışken ve açılmamışken ayaklarımın pergelleri,ilk ben koşmak isterdim üşümüş begonya çiçeklerinin dizildiği pencere önüne.Başımı buz gibi olmuş birazda sıcak nefesimden buğulanmış çatlak cama yaslayıp, rüzgârın uğultulu melodisinde dans ederek uçuşan kar tanelerinin çıplak ağaç dallarına yapışmasını ve etrafta muhteşem bir tablo eseri meydana getirirken uzun uzun seyretmek isterdim. İşte o camın önünden karşı evin camın önüne birde senin seyrine dalmak isterdim,sabahın köründe.Yatak döşek karışmışken birbirine, çakardım nemli kibriti demir gibi buz olmuş sobanın içine ve bacadan çıkan kara dumanlarla haberleşir,konuşurduk bizim anlayabileceğimiz dilde.Bir sıcaklık kaplardı ansızın sobanın alevinde.Kızarmış köy ekmeğin üzerine dünlerden ne kalmışsa sürülürdü bizim fakirhanede.Çokta önemi yoktu olsa gerek soğuk kış sabahında midenin açlığı veya tokluğu.Sapın,samanın,çevremizi kuşatan etrafın bir renk olduğu beyazda kendimi dışarı fırlatırdım su alan yarım pabuçlar içinde.Olmayacak hareketlerin figürlerini yapmaya çalışırdım,düşerdim kalkardım seni kandırmak için karşı evin eşiğinde.Kül topaklarından kalpler yapmayı da ihmal etmezdim ama çoban köpeklerinin patileri bozardı her çizişimde. Çok geçmeden sende dışarı atardın kendini ağır yaptığım tahrikten.Hiç unutmam elde anacığını ördüğü pembe şapkanla aynı renk eldiven ve kaşkol unu.Adamın kardan hasını yapmaya karar verirken düşünürdük yanında neden kardan kadın olmasın diye.Çıplak ellerimle yuvarlamaya çalışıp birleştirdim kar parçalarını beyazdan.Samanın sarısından saç örerdim,hasır yuvarlak sepetten koyardım başına şapkadan.Kömür taneleriyle dudağının gülüşünü ve gözlerinin içime kısık kısık çöküşünü yapıştırırdım.Sonrasında eski iplik yumaklarından kaş ve burun.Düşünülmeden yola çıkılan kar tanelerinin içinden sana benzeyen bayana.Yanına kardan adam yapmayı kıskanırdım ve ayaklarım gitmez elim varmazdı.Sonra el ayak çekilirken ayaz vurmuş soğuk şehirden,sarılırdım buz taneli sana inceden. Rüzgârın acıtan titretişinde kulağına fısıldardım kardan kadının iyi gecelerini. Yarın için erimemesi adına dua eder de emanet bırakırdım kar taneli sıcak sevdamı, parlak yıldızlı geceye…

Murat Polat

Murat Polat

Tüm Yazıları

Son Yazıları

Arşiv

Takipte Kalın

Çanakkale'nin En Popüler Yerel Gazetesi Kalem, IOS & Android'de...

Kalem gazetesi artık IOS & Android cihazlarınızda. İndirin, seçkin yazarlardan etkin yorumlar, gündem yaratan haberler artık parmaklarınızın ucuna gelsin.

Uygulamayı ücretsiz indirebilir, bir hafta boyunca ücretsiz kullanabilirsiniz. Deneme süresinin sonunda satın alma seçeneklerimizi kullanarak gazeteye sahip olmaya devam edebilirsiniz.

ÜST