<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/">
    <channel>
        <title>Kalem Gazetesi - BiLiM</title>
        <description>Çanakkale son dakika haberleri, yerel gelişmeler ve şehre dair en güncel analizler anında cebinizde. Biga’dan Gelibolu’ya, ekonomiden asayişe Çanakkale’nin en güvenilir ve bağımsız dijital gazetesini keşfedin...</description>
        <link>https://www.canakkalekalem.com</link>
        <language>tr</language>
        <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 16:43:15 +0300</pubDate>
                                <item>
                <title>Çanakkale’de Yangın Sonrası Kritik Araştırma! Zeytinde Tehlike Mi Var?</title>
                                    <description>Çanakkale’de yangın sonrası dikkat çeken araştırma başladı! Zeytinlerdeki görünmeyen riskler incelenecek. Sonuçlar neyi ortaya çıkaracak?</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ), son yıllarda artan orman yangınlarının tarım üzerindeki etkilerini ortaya koymak amacıyla önemli bir araştırma projesini hayata geçiriyor.</p>

<p>Özellikle Çanakkale ve çevresinde yaşanan yangınların ardından, tarımsal üretimde oluşabilecek riskler bilimsel yöntemlerle incelenmeye başlandı. Bu kapsamda başlatılan proje, zeytin üretimi açısından kritik veriler sunmayı hedefliyor.</p>

<h2>ZEYTİNDE “GÖRÜNMEYEN TEHLİKE” Mİ ARAŞTIRILIYOR?</h2>

<p>TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenen projede, yangına maruz kalan bölgelerde yetişen zeytinlerde oluşabilecek ağır metal birikimi detaylı şekilde analiz edilecek.</p>

<p>Araştırmanın temel amacı, yangın sonrası ortaya çıkabilecek ancak gözle fark edilmeyen riskleri ortaya koymak.</p>

<p>Zeytin gibi hem ekonomik hem de stratejik öneme sahip bir ürünün bu tür etkilerden nasıl etkilendiği, ilk kez bu kadar kapsamlı bir şekilde ele alınacak.</p>

<h2>PROJEDE KİMLER YER ALIYOR?</h2>

<p>Proje, ÇOMÜ Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü öğretim üyelerinden Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Ali Gündoğdu’nun yürütücülüğünde gerçekleştirilecek.</p>

<p>Çalışmada Prof. Dr. Engin Gür danışman olarak yer alırken, Dr. Çağlar Kaya ve Arş. Gör. Dr. Esra Şahin araştırmacı olarak görev alıyor.</p>

<p>Alanında uzman akademisyenlerin yer aldığı ekip, bilimsel veriler ışığında kapsamlı analizler gerçekleştirecek.</p>

<h2>HANGİ DETAYLAR İNCELENECEK? SONUÇLAR NEDEN ÖNEMLİ?</h2>

<p>Proje kapsamında, yangın bölgelerinde yetişen farklı zeytin çeşitlerinde ağır metal birikimi ile bu birikimin bitki üzerindeki biyokimyasal etkileri araştırılacak.</p>

<p>Elde edilecek verilerin, sadece tarımsal üretim açısından değil, aynı zamanda gıda güvenliği açısından da önemli sonuçlar ortaya koyması bekleniyor.</p>

<p>Uzmanlara göre bu tür çalışmalar, hem üreticilerin bilinçlenmesine hem de çevresel risklerin daha doğru analiz edilmesine katkı sağlayacak.</p>

<h2>ÇANAKKALE TARIMI İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?</h2>

<p>Zeytin üretiminin önemli merkezlerinden biri olan Çanakkale’de yürütülen bu çalışma, bölge tarımı açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Yangınların ardından oluşabilecek olumsuz etkilerin bilimsel olarak ortaya konması, üreticilerin geleceğe daha güvenle bakmasını sağlayabilir.</p>

<p>Ayrıca elde edilecek bulguların, sürdürülebilir ve dirençli tarım modellerinin geliştirilmesine katkı sunması bekleniyor.</p>

<h2>ÜNİVERSİTENİN VİZYONU SAHAYA YANSIYOR</h2>

<p>Bu proje, ÇOMÜ’nün 2024–2028 Stratejik Planı’nda yer alan “Ar-Ge odaklı ve toplumsal katkı üreten üniversite” vizyonunun önemli bir örneği olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Üniversite, akademik çalışmaları sahaya indirerek doğrudan üreticiye ve topluma katkı sağlamayı hedefliyor.</p>

<h2>REKTÖR ERENOĞLU’NDAN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMA</h2>

<p>R. Cüneyt Erenoğlu, projeye ilişkin yaptığı değerlendirmede orman yangınlarının sadece doğayı değil, tarımsal üretimi ve gıda güvenliğini de doğrudan etkilediğini vurguladı.</p>

<p>Erenoğlu, bu tür bilimsel çalışmaların hem üreticilere hem de karar vericilere yol gösterici olacağını belirterek, üniversitenin bölgesel kalkınmaya katkı sağlayan projeleri desteklemeye devam edeceğini ifade etti.</p>

<h2>SONUÇLAR NEYİ ORTAYA KOYACAK?</h2>

<p>Başlatılan bu kritik araştırmanın en merak edilen yönü ise sonuçları oldu.</p>

<p>Yangınların zeytin üzerindeki etkileri gerçekten düşündüğümüzden daha büyük mü?</p>

<p>Bu sorunun cevabı, proje tamamlandığında ortaya çıkacak bilimsel verilerle netleşecek. Ancak şimdiden görünen o ki, bu çalışma sadece Çanakkale için değil, Türkiye genelindeki zeytin üretimi için de yol gösterici olacak.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.canakkalekalem.com/images/media/2026/04/canakkalede-yangin-sonrasi-kritik-arastirma-zeytinde-tehlike-mi-var_69ce555d5b135.jpg</image>
                                <category>GÜNCEL,BiLiM</category>
                <author>Mustafa Aydın Gül</author>
                <link>https://www.canakkalekalem.com/canakkalede-yangin-sonrasi-kritik-arastirma-zeytinde-tehlike-mi-var/163378</link>
                <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 14:37:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>ÇOMÜ’den Dev Uluslararası Başarı: 266 Bin Avroluk &quot;SeedSpectra&quot; Projesine Onay!</title>
                                    <description>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ), uluslararası bilim dünyasındaki yerini &quot;SeedSpectra&quot; projesiyle sağlamlaştırıyor. Avrupa’nın en saygın destek mekanizmalarından biri olan Eureka SMART Programı kapsamında kabul edilen 266.000 Avro bütçeli proje; Türkiye ve Avusturya ortaklığında hayata geçiyor. ÇOMÜ’nün küresel araştırma ağlarındaki gücünü simgeleyen bu dev iş birliği, üniversitenin teknoloji geliştirme vizyonunu bir kez daha kanıtladı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ), uluslararası araştırma ve geliştirme alanındaki etkinliğini artırmaya devam ediyor. Üniversite, “SeedSpectra” başlıklı proje ile Avrupa’nın önemli destek mekanizmalarından biri kapsamında destek almaya hak kazanarak küresel iş birliklerindeki konumunu bir kez daha güçlendirdi.</p>

<p>Bilimsel üretkenlik ve uluslararası proje kapasitesiyle dikkat çeken ÇOMÜ, farklı ülkelerden paydaşlarla birlikte yürüttüğü çalışmalarla hem akademik hem de teknolojik gelişime katkı sunmayı sürdürüyor.</p>

<p>SEEDSPECTRA PROJESİNE AVRUPA’DAN DESTEK</p>

<p>“SeedSpectra” projesi, Eureka SMART Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Avrupa genelinde yenilikçi projeleri destekleyen bu program, özellikle teknoloji ve Ar-Ge odaklı girişimlerin uluslararası ölçekte gelişmesini hedefliyor.</p>

<p>Toplam bütçesi 266.000 Avro olan proje, Türkiye ve Avusturya tarafından eş zamanlı olarak fonlanıyor. Bu yönüyle proje, iki ülke arasında kurulan güçlü iş birliğinin somut bir örneği olarak öne çıkıyor.</p>

<p>PROJENİN YÜRÜTÜCÜLÜĞÜ VE ORTAKLIK YAPISI</p>

<p>Projenin yürütücülüğü, BAF Elektronik Yazılım Tarım A.Ş. adına Prof. Dr. Fatih Kahriman tarafından üstleniliyor. Çok paydaşlı yapıya sahip olan proje, farklı sektörlerden kurumları bir araya getiriyor.</p>

<p>Türkiye’den projeye koordinatör olarak BAF Elektronik Yazılım Tarım Sanayi ve Tic. A.Ş. ile Tarım Kredi Tohumculuk A.Ş. katkı sunarken, Avusturya’dan S&H Labor für Innovative Analytik OG proje ortakları arasında yer alıyor.</p>

<p>Ayrıca Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ve University of Innsbruck projeye alt yüklenici olarak katkı sağlıyor. Bu yapı, projenin uluslararası ve disiplinlerarası niteliğini güçlendiriyor.</p>

<p>COST AĞI İLE GELİŞEN İŞ BİRLİĞİ</p>

<p>SeedSpectra Projesi, COST Action CA19145 - SENSORFINT kapsamında geliştirilen iş birliklerinin bir sonucu olarak hayata geçirildi. Avrupa genelinde araştırmacıları bir araya getiren bu ağ, bilgi paylaşımını ve ortak projelerin gelişimini destekliyor.</p>

<p>Bu kapsamda ortaya çıkan SeedSpectra, sadece bir Ar-Ge projesi olmanın ötesinde, uluslararası akademik iş birliğinin güçlü bir örneği olarak değerlendiriliyor. Proje, farklı ülkelerden uzmanların ortak çalışmasıyla bilimsel üretime katkı sunmayı hedefliyor.</p>

<p>KÜRESEL ARAŞTIRMA AĞLARINDA AKTİF ROL</p>

<p>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, bu proje ile küresel araştırma ağlarındaki etkinliğini bir kez daha ortaya koydu. Üniversitenin disiplinlerarası çalışma kapasitesi ve uluslararası iş birliklerine açık yapısı, bu tür projelerin hayata geçirilmesinde önemli rol oynuyor.</p>

<p>Akademik kadronun farklı alanlarda yürüttüğü çalışmalar, üniversitenin bilimsel üretkenliğini artırırken, uluslararası fonlardan yararlanma kapasitesini de güçlendiriyor. SeedSpectra Projesi, bu sürecin önemli bir parçası olarak öne çıkıyor.</p>

<p>BİLİMSEL VE TEKNOLOJİK KATKI HEDEFİ</p>

<p>Projenin, bilimsel araştırma ve yenilikçi teknoloji geliştirme alanlarında önemli çıktılar üretmesi bekleniyor. Tarım ve teknoloji alanlarını bir araya getiren proje, özellikle veri analizi ve sensör teknolojileri gibi alanlarda katkı sunmayı hedefliyor.</p>

<p>Bu tür projeler, hem akademik dünyada hem de sektörel uygulamalarda yeni fırsatlar yaratırken, ülkeler arası bilgi transferine de katkı sağlıyor.</p>

<p>ÇOMÜ’NÜN ULUSLARARASI VİZYONU DEVAM EDİYOR</p>

<p>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, bilimsel araştırma, yenilikçi teknoloji geliştirme ve uluslararası iş birliklerini artırma vizyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. Üniversite, nitelikli projelerle küresel ölçekte katkı sunmayı hedeflerken, akademik başarılarını da her geçen gün ileriye taşıyor.</p>

<p>SeedSpectra Projesi ile elde edilen bu başarı, üniversitenin uluslararası alandaki etkinliğini güçlendiren önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.canakkalekalem.com/images/media/2026/03/comuden-dev-uluslararasi-basari-266-bin-avroluk-seedspectra-projesine-onay_69c39f17d56a5.jpg</image>
                                <category>BiLiM</category>
                <author>Mustafa Aydın Gül</author>
                <link>https://www.canakkalekalem.com/comuden-dev-uluslararasi-basari-266-bin-avroluk-seedspectra-projesine-onay/163071</link>
                <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Geleceğin Medyası Çanakkale’de Masaya Yatırıldı: XR Teknolojileri Dünyayı Nasıl Değiştirecek?</title>
                                    <description>İletişim dünyasında kartlar yeniden karılıyor! FF Talks serisinin ikinci buluşmasında Naraxr CEO’su Zafer Karadayı, XR (Genişletilmiş Gerçeklik) teknolojilerinin eğitimden pazarlamaya yarattığı devrimi anlattı. Dijitalleşmenin sınırlarını zorlayan etkinlikte, geleceğin medya üretim kodları paylaşıldı. İşte yeni nesil medyanın mutfağından çok özel detaylar..</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Çanakkale’de iletişim ve yeni medya alanında dikkat çeken etkinliklerden biri olan FF Talks II, 16 Mart 2026 tarihinde geniş katılımla gerçekleştirildi. Yeni medya, girişimcilik ve teknolojik dönüşüm temalarının ele alındığı etkinlik, öğrenciler ve sektör temsilcilerini bir araya getirdi.</p>

<p>Etkinlik serisinin ikinci buluşması olması nedeniyle ilginin yoğun olduğu organizasyon, özellikle iletişim fakültesi öğrencileri başta olmak üzere dijital dünyaya ilgi duyan birçok katılımcıyı ağırladı. Program boyunca geleceğin medya anlayışı ve teknolojik gelişmeler detaylı şekilde ele alındı.</p>

<p class="image-align-center"><img alt="" height="1059" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/zafer-karadayi-69c2675383b42.jpeg" width="1600" /></p>

<p>XR TEKNOLOJİLERİ VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM GÜNDEMDEYDİ</p>

<p>Etkinliğin bu ayki konuğu olan Zafer Karadayı, yeni nesil teknolojilerin medya üzerindeki etkilerini kapsamlı bir şekilde değerlendirdi. Karadayı’nın özellikle XR Teknolojileri üzerine yaptığı sunum, katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi.</p>

<p>XR teknolojilerinin; eğitim, eğlence, iletişim ve pazarlama gibi farklı alanlarda yarattığı dönüşüm örneklerle aktarıldı. Artırılmış gerçeklik (AR), sanal gerçeklik (VR) ve karma gerçeklik (MR) uygulamalarının gelecekte daha geniş kullanım alanlarına ulaşacağı vurgulandı.</p>

<p>Karadayı, bu teknolojilerin sadece içerik tüketimini değil, aynı zamanda içerik üretim biçimlerini de köklü şekilde değiştirdiğine dikkat çekti.</p>

<p class="image-align-center"><img alt="" height="1059" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/deniz-yengin-ve-zafer-karadayi-1-69c2675d39fa8.jpeg" width="1600" /></p>

<p>GENÇ İLETİŞİMCİLERE “ÜRETEN OLUN” MESAJI</p>

<p>Konuşmasında dijitalleşmenin geldiği noktayı değerlendiren Karadayı, medya alanında kariyer hedefleyen gençlere önemli mesajlar verdi. Özellikle iletişim öğrencilerinin yalnızca tüketen değil, aynı zamanda üreten bireyler olması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Yeni medya ekosisteminde rekabet edebilmek için teknolojiyi doğru kullanmanın önemine değinen Karadayı, içerik üretiminde yaratıcılığın ve teknik bilginin birlikte ilerlemesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Bu kapsamda gençlerin, XR ve benzeri yeni nesil teknolojilere adapte olmasının kariyer gelişimi açısından kritik olduğu belirtildi.</p>

<p class="image-align-center"><img alt="" height="1200" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/belge-takdimi-69c26765de089.jpeg" width="1600" /></p>

<p>ULUSLARARASI ÖRNEKLERLE SOMUT UYGULAMALAR PAYLAŞILDI</p>

<p>Etkinlikte, dünya genelinden örneklerle XR teknolojilerinin uygulama alanları detaylandırıldı. Eğitimden sağlığa, reklamcılıktan oyun sektörüne kadar birçok alanda kullanılan bu teknolojilerin, gelecekte daha da yaygınlaşacağı ifade edildi.</p>

<p>Naraxr CEO’su Karadayı, uluslararası projeler üzerinden somut örnekler sunarak katılımcıların konuya dair daha geniş bir perspektif kazanmasını sağladı. Özellikle yaratıcı endüstrilerde XR kullanımının hızla arttığına dikkat çekildi.</p>

<p>KARİYER VE GİRİŞİMCİLİK ÜZERİNE ETKİLEŞİMLİ SÖYLEŞİ</p>

<p>Program boyunca gerçekleştirilen interaktif söyleşi bölümü, etkinliğin en dikkat çeken anlarından biri oldu. Katılımcılar, doğrudan sektörün içinden bir isimle iletişim kurarak merak ettikleri soruları birebir yöneltme fırsatı buldu.</p>

<p>Kariyer planlaması, girişimcilik ekosistemi ve yeni nesil medya araçları üzerine yapılan değerlendirmeler, özellikle öğrenciler için yol gösterici nitelik taşıdı. Girişimcilik alanında atılabilecek adımlar ve dijital dünyada fırsatların nasıl değerlendirilebileceği detaylı şekilde ele alındı.</p>

<p>FF TALKS SERİSİ SEKTÖRLE ÖĞRENCİLERİ BULUŞTURUYOR</p>

<p>FF Talks etkinlik serisi, iletişim öğrencilerini sektör profesyonelleriyle bir araya getirmeyi amaçlayan önemli bir platform olarak öne çıkıyor. Güncel medya pratiklerinin tartışıldığı bu etkinlikler, öğrencilerin sektörel gelişmeleri yakından takip etmesine imkân sağlıyor.</p>

<p>Bu tür organizasyonların, teorik bilginin pratikle buluşması açısından büyük önem taşıdığı ifade edilirken, öğrencilerin kariyer planlamalarında da önemli katkılar sunduğu belirtiliyor.</p>

<p>ETKİNLİKLER DEVAM EDECEK</p>

<p>Yetkililer tarafından yapılan açıklamada, FF Talks serisinin önümüzdeki dönemlerde farklı konuklarla devam edeceği bildirildi. Yeni medya ve iletişim alanındaki güncel konuların ele alınacağı etkinliklerin, Çanakkale’de önemli bir bilgi paylaşım platformu olmaya devam edeceği ifade edildi.</p>

<p>FF Talks II, katılımcılara sunduğu içerik ve etkileşimli yapısıyla, yeni medya alanında fark yaratan etkinlikler arasında yerini aldı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.canakkalekalem.com/images/media/2026/03/gelecegin-medyasi-canakkalede-masaya-yatirildi-xr-teknolojileri-dunyayi-nasil-de_69c26793342ef.jpg</image>
                                <category>EĞiTiM,BiLiM,TEKNOLOJi</category>
                <author>Mustafa Aydın Gül</author>
                <link>https://www.canakkalekalem.com/gelecegin-medyasi-canakkalede-masaya-yatirildi-xr-teknolojileri-dunyayi-nasil-degistirecek/163036</link>
                <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Meteorolojik Afetler ve Çanakkale Paneli Gerçekleşti: Üniversite-Kent İş Birliğinde Yeni Dönem</title>
                                    <description>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ), kentin kronik sorunlarına bilimsel çözümler üretmek amacıyla Çanakkale Belediyesi ile el ele verdi. &quot;Meteorolojik Kökenli Afetler ve Çanakkale Paneli&quot;nde; Rektör Prof. Dr. Ramazan Cüneyt Erenoğlu ve kurum temsilcileri kentin afet stratejilerini değerlendirdi. İşte panelden öne çıkan başlıklar...</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ), kent sorunlarına bilimsel çözümler üretme hedefi doğrultusunda önemli bir etkinliğe daha imza attı. Dünya Meteoroloji Günü kapsamında Çanakkale Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen “Meteorolojik Kökenli Afetler ve Çanakkale Paneli”, geniş katılımla gerçekleştirildi.</p>

<p>Çanakkale Belediyesi Nikah Salonu’nda düzenlenen panel, akademi ile yerel yönetimlerin ortak akılla hareket etmesinin önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Etkinliğe kamu kurumları, akademisyenler ve ilgili paydaşlar yoğun ilgi gösterdi.</p>

<p class="image-align-center"><img alt="" height="532" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/web-jkvzoacjsf-69c24638b9ea1.jpg" width="800" /></p>

<p>PROTOKOL VE UZMAN İSİMLER PANELDE BİR ARAYA GELDİ</p>

<p>Panelde, Ramazan Cüneyt Erenoğlu başta olmak üzere önemli isimler yer aldı. Belediye Başkan Vekili Öznur Benderlioğlu Doğangün, AFAD Çanakkale Müdürü Ahmet Ali Artun ve Meteoroloji Müdürü Erol Öztabak da panelin katılımcıları arasında yer aldı.</p>

<p>Farklı disiplinlerden uzmanların bir araya geldiği etkinlikte, meteorolojik afetlerin yerel etkileri ve çözüm yolları detaylı şekilde ele alındı.</p>

<p class="image-align-center"><img alt="" height="532" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/web-xf0yf56lks-69c24646d742c.jpg" width="800" /></p>

<p>REKTÖR ERENOĞLU: “ÜNİVERSİTELER KENTİN AKIL MERKEZİDİR”</p>

<p>Panelde konuşan Rektör Prof. Dr. Ramazan Cüneyt Erenoğlu, üniversitelerin yalnızca eğitim veren kurumlar olmadığını, aynı zamanda şehirlerin gelişiminde stratejik rol üstlendiğini vurguladı.</p>

<p>Erenoğlu, “Üniversitemizin sahip olduğu akademik birikimi, yerel yönetimlerimizle birlikte somut projelere dönüştürmek önceliğimizdir. İklim krizi ve meteorolojik afetler, Çanakkale için ertelenemez bir gerçektir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bilimsel bilginin sahaya yansımasının önemine dikkat çeken Erenoğlu, afet yönetimi ve sürdürülebilir kaynak kullanımı konusunda ÇOMÜ’nün rehberlik rolünü sürdüreceğini belirtti.</p>

<p class="image-align-center"><img alt="" height="386" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/web-orv2czncau-69c246508bca6.jpg" width="800" /></p>

<p>METEOROLOJİK AFETLERDE KÜRESEL TRENDLER VE YEREL RİSKLER</p>

<p>Panelde söz alan Erdinç Uslan, dünya genelinde artan meteorolojik afetlerin etkilerine dikkat çekti. Küresel iklim değişikliğinin yerel düzeyde yarattığı risklerin altını çizen Uslan, özellikle ani hava olaylarının şehirler üzerindeki baskısının arttığını ifade etti.</p>

<p>Sunumda, Çanakkale gibi coğrafi açıdan hassas bölgelerde erken önlem alınmasının hayati öneme sahip olduğu vurgulandı. Yerel yönetimlerin bilimsel veriler ışığında hareket etmesi gerektiği dile getirildi.</p>

<p class="image-align-center"><img alt="" height="451" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/web-woxtsvj0ex-69c2465d89ba3.jpg" width="800" /></p>

<p>ÇANAKKALE’NİN AFET HAFIZASI VE DOĞAL KAYNAKLAR</p>

<p>Emre Özelkan tarafından yapılan sunumda ise Çanakkale’nin geçmişte yaşadığı afetler detaylı şekilde analiz edildi. Kentin afet hafızasının geleceğe yönelik planlamalarda önemli bir veri kaynağı olduğuna dikkat çekildi.</p>

<p>Özelkan, özellikle orman varlığının korunmasının ve su kaynaklarının sürdürülebilir şekilde yönetilmesinin kentin geleceği açısından kritik rol oynadığını ifade etti. Bu unsurların, Çanakkale’nin doğal sigortası olduğu vurgulandı.</p>

<p class="image-align-center"><img alt="" height="532" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/web-tenjj7ja9m-69c24669cae5d.jpg" width="800" /></p>

<p>SU KRİZİNE DİKKAT: ATİKHİSAR BARAJI ÜZERİNDEKİ BASKI ARTIYOR</p>

<p>Panelin en dikkat çeken başlıklarından biri ise su yönetimi oldu. Emin U. Ulugergerli, Çanakkale’nin içme suyu ihtiyacını büyük ölçüde karşılayan Atikhisar Barajı üzerindeki baskıya dikkat çekti.</p>

<p>Ulugergerli, artan nüfus ve iklim değişikliğinin etkisiyle mevcut su kaynaklarının yetersiz kalabileceğini belirterek, alternatif su kaynaklarının oluşturulmasının kaçınılmaz olduğunu vurguladı. Su yönetiminin stratejik bir planlama gerektirdiğini ifade eden uzmanlar, acil önlem çağrısında bulundu.</p>

<p class="image-align-center"><img alt="" height="494" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/web-p9qbjtmavl-69c2467493c44.jpg" width="1024" /></p>

<p>STRATEJİK İŞ BİRLİĞİ VE ORTAK AKIL VURGUSU</p>

<p>Panelin moderatörlüğünü üstlenen Kadri Faik Tetik koordinasyonunda gerçekleştirilen tartışma bölümünde, üniversite ve yerel yönetim iş birliğinin önemi bir kez daha ön plana çıktı.</p>

<p>Afet risklerinin azaltılması, erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi ve toplumun bilinçlendirilmesi konularında ortak çalışmalar yapılmasının gerekliliği vurgulandı. Katılımcılar, bilimsel veriler ışığında hareket edilmesinin, afetlere karşı dirençli bir şehir oluşturmanın temel şartı olduğu konusunda görüş birliğine vardı.</p>

<p>TOPLUMSAL FARKINDALIK VE GELECEK VİZYONU</p>

<p>Etkinlik, katılımcıların görüş alışverişinde bulunduğu interaktif oturumlarla devam etti. Panel sonunda, Çanakkale’nin geleceğine yönelik ortak bir vizyon oluşturulması gerektiği mesajı verildi.</p>

<p>Bilimsel verilerin rehberliğinde şekillenen bu tür etkinliklerin, hem yerel yönetimler hem de toplum için yol gösterici olduğu ifade edildi. Program, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona ererken, kentte afet bilincinin artırılmasına yönelik kararlılık mesajları öne çıktı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.canakkalekalem.com/images/media/2026/03/meteorolojik-afetler-ve-canakkale-paneli-gerceklesti-universite-kent-is-birligin_69c24693e1299.jpg</image>
                                <category>GÜNCEL,BiLiM</category>
                <author>Mustafa Aydın Gül</author>
                <link>https://www.canakkalekalem.com/meteorolojik-afetler-ve-canakkale-paneli-gerceklesti-universite-kent-is-birliginde-yeni-donem/163023</link>
                <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>ÇOMÜ’den Büyük Başarı! TÜBİTAK’tan &quot;Geleceğe Damla&quot; Projesine Tam Destek</title>
                                    <description>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ), bilim dünyasındaki yükselişini sürdürüyor! Doç. Dr. Serpil Odabaşı’nın yürütücülüğündeki &quot;Küçük Adımlarla Bir Damladan Geleceğe&quot; projesi, TÜBİTAK 4004 programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. İşte projenin detayları ve eğitime sunacağı katkılar...</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ), bilimsel araştırma ve toplumsal katkı odaklı çalışmalarına bir yenisini daha ekleyerek önemli bir başarıya daha imza attı. Üniversitenin hazırladığı “Küçük Adımlarla Bir Damladan Geleceğe” başlıklı proje, TÜBİTAK tarafından yürütülen 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Destekleme Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.</p>

<p>Bu gelişme, ÇOMÜ’nün bilimsel üretkenlik gücünü ve proje geliştirme kapasitesini bir kez daha gözler önüne sererken, üniversitenin ulusal ölçekteki bilimsel projelerdeki etkin rolünü de pekiştirdi.</p>

<p>DOĞA EĞİTİMİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ODAKLI PROJE</p>

<p>“Küçük Adımlarla Bir Damladan Geleceğe” projesi, doğa eğitimi, sürdürülebilirlik ve çevre bilinci konularına odaklanıyor. Proje kapsamında özellikle genç bireylerin doğa ile daha güçlü bir bağ kurması, çevresel farkındalıklarının artırılması ve bilimsel düşünme becerilerinin geliştirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Bu yönüyle proje, yalnızca akademik bir çalışma olmanın ötesine geçerek toplumsal dönüşüme katkı sunmayı amaçlıyor. Günümüzde iklim değişikliği, doğal kaynakların korunması ve çevre bilincinin yaygınlaştırılması gibi konuların önemi her geçen gün artarken, bu tür projeler genç nesillerin bilinçli bireyler olarak yetişmesinde kritik rol oynuyor.</p>

<p>ALANINDA UZMAN AKADEMİK KADRO GÖREV ALIYOR</p>

<p>Projenin yürütücülüğünü ÇOMÜ öğretim üyelerinden Serpil Odabaşı üstleniyor. Proje ekibinde ise alanında uzman akademisyenler yer alıyor. Araştırmacı ve eğitmen kadrosunda Yeşim Büyükateş, Deniz Anıl Odabaşı, Emre Özelkan, Kürşad Demirel, Seçil Acar, Enis Arslan ve M. Anıl Kızılaslan bulunuyor.</p>

<p>Uzman akademik kadro sayesinde proje, bilimsel temellere dayalı, uygulamalı ve etkileşimli eğitim içerikleriyle dikkat çekiyor. Katılımcıların sadece teorik bilgiyle değil, aynı zamanda saha çalışmalarıyla da desteklenmesi planlanıyor.</p>

<p>BİLİMSEL BİLGİ SAHAYA AKTARILACAK</p>

<p>Proje, bilimsel bilginin sadece akademik çevrelerde kalmaması gerektiği anlayışıyla hazırlandı. Bu kapsamda katılımcılara yönelik gerçekleştirilecek uygulamalı eğitimler, doğa ile birebir temas kurma imkânı sunacak.</p>

<p>Saha çalışmaları, atölye etkinlikleri ve gözlem temelli uygulamalar sayesinde katılımcılar, çevreyi tanıma ve koruma konusunda aktif rol alacak. Böylece öğrenilen bilgilerin günlük yaşama aktarılması sağlanarak kalıcı bir farkındalık oluşturulması hedefleniyor.</p>

<p>GENÇLERDE ÇEVRE BİLİNCİ ARTIRILACAK</p>

<p>Projenin en önemli hedeflerinden biri de genç bireylerde çevre bilincinin artırılması. Günümüzde çevresel sorunların çözümünde bireysel farkındalık büyük önem taşırken, bu proje gençlerin erken yaşta bilinçlenmesine katkı sağlayacak.</p>

<p>Doğa ile uyumlu yaşam kültürünün yaygınlaştırılması, sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarının kazandırılması ve bilimsel bakış açısının geliştirilmesi projenin temel çıktıları arasında yer alıyor. Bu sayede katılımcıların sadece proje süresince değil, hayatlarının ilerleyen dönemlerinde de çevreye duyarlı bireyler olarak hareket etmeleri amaçlanıyor.</p>

<p>REKTÖR ERENOĞLU’NDAN TEBRİK MESAJI</p>

<p>ÇOMÜ Rektörü R. Cüneyt Erenoğlu, elde edilen başarıdan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Rektör Erenoğlu, proje yürütücüsü ve ekibini tebrik ederek üniversitenin bilimsel üretkenliğinin artarak devam edeceğini vurguladı.</p>

<p>Erenoğlu, ÇOMÜ’nün yalnızca akademik başarılarla değil, aynı zamanda topluma katkı sağlayan projelerle de öne çıktığını belirterek, bu tür çalışmaların üniversitenin vizyonunu güçlendirdiğini ifade etti.</p>

<p>ÇOMÜ’NÜN TOPLUMSAL KATKI VİZYONU GÜÇLENİYOR</p>

<p>Bu proje, ÇOMÜ’nün topluma katkı vizyonunun önemli bir parçası olarak dikkat çekiyor. Üniversitenin bilimsel bilgi üretme kapasitesi ile toplumsal ihtiyaçları bir araya getiren bu tür projeler, hem akademik hem de sosyal açıdan değer yaratıyor.</p>

<p>TÜBİTAK desteğiyle hayata geçirilecek olan “Küçük Adımlarla Bir Damladan Geleceğe” projesi, geleceğin bilinçli bireylerini yetiştirme yolunda önemli bir adım olarak öne çıkıyor. ÇOMÜ’nün bu başarısı, üniversitenin ulusal ve uluslararası alanda daha fazla projeyle adından söz ettireceğinin de güçlü bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.canakkalekalem.com/images/media/2026/03/comuden-buyuk-basari-tubitaktan-gelecege-damla-projesine-tam-destek_69c122945ab0d.jpg</image>
                                <category>BiLiM</category>
                <author>Mustafa Aydın Gül</author>
                <link>https://www.canakkalekalem.com/comuden-buyuk-basari-tubitaktan-gelecege-damla-projesine-tam-destek/163000</link>
                <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 14:18:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Çanakkale&#039;de Ortaokul Öğrencileri Atık Malzemelerden Arkeolog Robot Üretti</title>
                                    <description>Lapseki Plevne Ortaokulu öğrencileri, binlerce yıllık Troya Antik Kenti’nin sırlarını gün yüzüne çıkarmaya hazırlanıyor! Atık malzemelerden ürettikleri ve &quot;Troya Köstebeği&quot; adını verdikleri robotla dünya çapındaki First Lego League Challenge’a damga vuran &quot;Second World&quot; takımı, yerin altındaki katmanları yapay zeka ile 3 boyutlu hale getiriyor. İşte geleceğin bilim insanlarından alkışlanacak proje...</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Çanakkale’nin Lapseki ilçesinde eğitim veren Lapseki Plevne Ortaokulu öğrencileri, geliştirdikleri yenilikçi robot projesiyle hem eğitim camiasında hem de bilim dünyasında dikkatleri üzerine çekti. “Second World” Robotik Takımı adıyla çalışmalarını sürdüren öğrenciler, arkeoloji ile teknolojiyi buluşturan projeleri sayesinde tarihi mirasa katkı sunmayı hedefliyor.</p>

<p>Genç mucitler, binlerce yıllık geçmişe sahip Troya Antik Kenti’nin toprak altında kalan katmanlarını gün yüzüne çıkarmayı amaçlayan bir robot tasarladı. Proje, hem bilimsel yaklaşımı hem de sürdürülebilir üretim modeliyle öne çıkıyor.</p>

<p class="image-align-center"><img alt="" height="900" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-26-at-141244-69a2cb8c23fdb.jpeg" width="1200" /></p>

<p>FIRST LEGO LEAGUE CHALLENGE KAPSAMINDA GELİŞTİRİLDİ</p>

<p>Öğrenciler, projelerini Bilim Kahramanları Derneği tarafından düzenlenen First Lego League Challenge kapsamında hazırladı. Bu yılın temasının arkeoloji olması üzerine harekete geçen ekip, arkeologların karşılaştığı zorluklara çözüm üretmeye odaklandı.</p>

<p>Takım üyeleri, saha çalışmaları sırasında en çok zorlanılan konunun kazılarda çıkarılan eserlerin hangi katmana ve hangi döneme ait olduğunun tespit edilmesi olduğunu öğrendi. Bu sorundan yola çıkan öğrenciler, beyin fırtınası yaparak teknoloji destekli bir çözüm geliştirdi.</p>

<p class="image-align-center"><img alt="" height="900" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-26-at-141243-69a2cb9b7428d.jpeg" width="1200" /></p>

<p>TROYA KÖSTEBEĞİ: YARI OTONOM ARKEOLOJİ ROBOTU</p>

<p>Ekip, tasarladıkları robota “Troya Köstebeği” adını verdi. Yarı otonom olarak çalışan robot, yer altına inerek toprak altındaki nesneleri analiz edebilecek şekilde tasarlandı. Robot; yer radarı, tarama sistemi, termal kamera ve kimyasal analiz sensörleriyle donatıldı.</p>

<p>Cihaz, yer altından aldığı verileri anlık olarak işleyerek çıkarılan buluntunun hangi katmana ait olabileceğine dair ön analiz yapabiliyor. Böylece arkeologlara kazı sürecinde zaman kazandırması hedefleniyor.</p>

<p class="image-align-center"><img alt="" height="900" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-26-at-141242-69a2cbaf8b02a.jpeg" width="1200" /></p>

<p>ATIK MALZEMELERDEN ÜRETİLDİ</p>

<p>Projeyi farklı kılan unsurlardan biri de robotun tamamen atık malzemeler kullanılarak üretilmiş olması. Öğrenciler, sürdürülebilirlik ilkesini esas alarak çevre dostu bir tasarım ortaya koydu.</p>

<p>Robotun kırıcı ayağı bisiklet vitesinden yapılırken, anten kısmında araba anteni kullanıldı. Tekerlek sistemi motor zincirlerinden oluşturuldu. Gövde bölümünde ise otomobil LPG tankının yarısı dahil olmak üzere çeşitli geri dönüştürülmüş parçalar tercih edildi. Bu yönüyle proje, geri dönüşüm bilincini teknolojiyle birleştiren örnek bir çalışma olarak değerlendiriliyor.</p>

<p class="image-align-center"><img alt="" height="900" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-26-at-141242-1-69a2cbbf1abdc.jpeg" width="1200" /></p>

<p>YAPAY ZEKA DESTEKLİ 3D SİMÜLASYON</p>

<p>Toplanan tüm veriler, öğrencilerin geliştirdiği yapay zeka destekli bir simülasyon programına aktarılıyor. Bu yazılım sayesinde Troya’nın yer altındaki katmanlarının üç boyutlu modellemesi oluşturuluyor.</p>

<p>Program, farklı derinliklerden elde edilen analiz sonuçlarını karşılaştırarak katman yapısını dijital ortamda görselleştiriyor. Böylece kazı yapılmadan önce potansiyel buluntu alanları hakkında bilimsel öngörü sağlanması amaçlanıyor.</p>

<p>Ekip üyeleri, geliştirdikleri simülasyonla arkeolojik çalışmalarda veri temelli bir yaklaşım sunmayı hedefliyor.</p>

<p class="image-align-center"><img alt="" height="900" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-26-at-141242-2-69a2cbcbe8235.jpeg" width="1200" /></p>

<p>GENÇ MUCİTLERİN HEDEFİ BÜYÜK</p>

<p>Takım üyeleri, yarışmada derece elde etmeyi hedeflediklerini belirtirken, projelerini daha ileri seviyelere taşımayı planlıyor. Amaçlarının yalnızca bir yarışmaya katılmak olmadığını ifade eden öğrenciler, Türkiye genelinde atık malzemelerden üretilecek robotlarla bilimi daha üst seviyelere taşımayı istediklerini dile getiriyor.</p>

<p>Arkeoloji ve robotik teknolojiyi bir araya getiren bu vizyoner çalışma, gençlerin doğru yönlendirme ve ekip çalışmasıyla neler başarabileceğini gözler önüne seriyor.</p>

<p class="image-align-center"><img alt="" height="900" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-26-at-141242-3-69a2cbd844b86.jpeg" width="1200" /></p>

<p>TARİH VE TEKNOLOJİ BİR ARADA</p>

<p>Savaşlar, yangınlar ve depremler nedeniyle birçok kez yıkılıp yeniden inşa edilen Troya’nın gün yüzünde yalnızca bir katmanı görülebiliyor. Öğrencilerin hedefi, toprak altındaki bilinmeyen katmanları teknoloji yardımıyla analiz ederek arkeoloji bilimine katkı sağlamak.</p>

<p>Lapsekili öğrencilerin geliştirdiği “Troya Köstebeği” projesi, hem tarihi mirasın korunmasına hem de bilimsel araştırma yöntemlerinin gelişmesine katkı sunabilecek potansiyel taşıyor. Genç mucitlerin çalışması, geleceğin bilim insanlarının tarih ve teknolojiyi bir araya getirerek önemli projelere imza atabileceğini bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p class="image-align-center"><img alt="" height="900" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-26-at-141237-69a2cbed4725a.jpeg" width="1200" /></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.canakkalekalem.com/images/media/2026/02/canakkalede-ortaokul-ogrencileri-atik-malzemelerden-arkeolog-robot-uretti_69a2cc2ac7c13.jpg</image>
                                <category>EĞiTiM,BiLiM,TEKNOLOJi</category>
                <author>Mustafa Aydın Gül</author>
                <link>https://www.canakkalekalem.com/canakkalede-ortaokul-ogrencileri-atik-malzemelerden-arkeolog-robot-uretti/162076</link>
                <pubDate>Sun, 22 Mar 2026 01:00:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>ÇOMÜ’ye Japonya’dan Dev Ödül: Prof. Dr. Tolga Özşen’e Büyük Onur</title>
                                    <description>ÇOMÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tolga Özşen, Türkiye-Japonya bağlarına katkılarından dolayı Japonya Hükümeti adına &quot;Diplomatik Temsilcilik Şefi Takdir Ödülü&quot;ne layık görüldü.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Prof. Dr. Tolga Özşen, Türkiye ve Japonya arasındaki akademik ve kültürel bağların güçlendirilmesine katkıları nedeniyle Japonya’nın Yurtdışı Diplomatik Temsilcilik Şefi Takdir Ödülüne layık görüldü. Ödül, sınırlı sayıda kişi ve kuruma, Japonya Hükûmeti adına Büyükelçi veya Başkonsolos tarafından takdim ediliyor.</p>

<p class="image-align-center"><img alt="" height="1200" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-10-at-011045-69afdccf8071b.jpeg" width="1600" /></p>

<p>ÖDÜL TÖRENİ VE TAKDİM</p>

<p>Japonya İstanbul Başkonsolosu Resmî Konutu’nda gerçekleştirilen törende, Prof. Dr. Özşen ödülünü Ryoji Iwama’nın elinden aldı. Tören, katılımcılarla toplu fotoğraf çekimi ve kokteyl ile tamamlandı.</p>

<p class="image-align-center"><img alt="" height="1200" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-10-at-011033-69afdcde5b8ea.jpeg" width="1600" /></p>

<p>JAPONYA BAŞKONSOLOSU’NDAN ÖVGÜ</p>

<p>Törende konuşan Başkonsolos Iwama, Prof. Dr. Özşen’in Japonca öğretimi, Japonya araştırmaları ve kültürel faaliyetlere uzun yıllara dayanan katkılarını vurguladı. Iwama, Özşen’in iki toplum arasındaki kültürel köprüyü güçlendirdiğini belirterek, ödülün bir teşekkür ve takdir niteliğinde olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="" class="image-align-right" height="340" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-10-at-011044-69afdce8f249a.jpeg" width="191" />PROF. DR. ÖZŞEN’DEN GELECEĞE MESAJ</p>

<p>Prof. Dr. Özşen, törendeki konuşmasında akademik sorumluluğun önemine dikkat çekti. İlk günkü heyecanını koruduğunu belirten Özşen, amatör ruh ile profesyonel bilinci birleştirerek, Japonya’yı bilimsel bir zeminde anlamaya ve anlatmaya devam edeceğini ifade etti.</p>

<p>AKADEMİK VE KÜLTÜREL BAĞLARIN ÖNEMİ</p>

<p>Ödül, sadece bireysel bir başarı değil, aynı zamanda Türkiye ile Japonya arasındaki kültürel ve akademik ilişkilerin güçlenmesine yapılan katkının da bir göstergesi olarak öne çıktı. Prof. Dr. Özşen’in çalışmaları, iki ülke arasında köprü görevi gören bilim insanlarının önemini bir kez daha gözler önüne serdi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.canakkalekalem.com/images/media/2026/03/comuye-japonyadan-dev-odul-prof-dr-tolga-ozsene-buyuk-onur_69afdd20de8b1.jpg</image>
                                <category>EĞiTiM,BiLiM</category>
                <author>Mustafa Aydın Gül</author>
                <link>https://www.canakkalekalem.com/comuye-japonyadan-dev-odul-prof-dr-tolga-ozsene-buyuk-onur/162500</link>
                <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Rektör Erenoğlu: &quot;Başarı Sadece Yayınla Ölçülmez&quot;</title>
                                    <description>ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu, üniversitelerin başarısının yalnızca yayın sayısıyla değil mezun istihdamı, toplumsal katkı ve ekonomik etkilerle ölçülmesi gerektiğini söyledi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Rektörü Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu, yükseköğretim sisteminde üniversitelerin başarısının yalnızca akademik yayın sayılarıyla değerlendirilemeyeceğini belirterek, mezunların istihdama katılımı, toplumsal katkı ve ekonomiye sağlanan faydanın da önemli kriterler arasında yer aldığını ifade etti.</p>

<p>Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın son dönemde yaptığı değerlendirmelere dikkat çeken Erenoğlu, yükseköğretimde performans ölçütlerinin artık daha bütüncül bir bakış açısıyla ele alındığını söyledi. Üniversitelerin yalnızca akademik üretimle değil, toplumla kurdukları ilişki ve ekonomik katkılarıyla da değerlendirildiğini vurguladı.</p>

<p>ÜNİVERSİTELERİN PERFORMANSI ARTIK ÇOK BOYUTLU DEĞERLENDİRİLİYOR</p>

<p>Rektör Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu, yükseköğretimde performans değerlendirmesinin günümüzde çok daha kapsamlı kriterlerle yapıldığını belirtti. Akademik yayın sayılarının önemli bir gösterge olduğunu ifade eden Erenoğlu, bunun tek başına üniversitelerin başarısını ortaya koymak için yeterli olmadığını dile getirdi.</p>

<p>Erenoğlu, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın açıklamalarına atıfta bulunarak üniversitelerin başarısının artık mezunların iş gücü piyasasındaki konumu, toplumsal katkı düzeyi ve ekonomik etkileri gibi farklı göstergelerle birlikte değerlendirildiğini ifade etti.</p>

<p>Bu yaklaşımın yükseköğretim kurumlarının toplumla kurduğu ilişkiyi güçlendirdiğini belirten Erenoğlu, üniversitelerin yalnızca bilgi üreten kurumlar değil, aynı zamanda bu bilgiyi toplumsal faydaya dönüştüren yapılar olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>MEZUN İSTİHDAMI VE TOPLUMSAL KATKI ÖN PLANA ÇIKIYOR</p>

<p>Üniversitelerin başarısının değerlendirilmesinde mezunların istihdam oranlarının da önemli bir gösterge haline geldiğini vurgulayan Erenoğlu, üniversitelerin yetiştirdiği insan kaynağının niteliğinin iş gücü piyasasında karşılık bulmasının büyük önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>Erenoğlu, üniversitelerin akademik itibarının yalnızca bilimsel yayın performansıyla sınırlı olmadığını, mezunların meslek hayatındaki başarıları ve toplumun ihtiyaçlarına çözüm üretme kapasitesinin de önemli bir kriter olduğunu ifade etti.</p>

<p>Günümüz üniversite anlayışının eğitim, araştırma ve toplumsal katkı alanlarını birlikte ele alan bir yaklaşımı zorunlu kıldığını dile getiren Erenoğlu, yükseköğretim kurumlarının bu üç alanı dengeli bir şekilde geliştirmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>KONTENJAN PLANLAMASI STRATEJİK BİR KONUDUR</p>

<p>Rektör Erenoğlu, yükseköğretim sisteminde kontenjan planlamasının da son derece stratejik bir konu olduğunu belirtti. Üniversitelerdeki programlara alınacak öğrenci sayısının yalnızca teknik bir düzenleme olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Kontenjan politikalarının iş gücü piyasası ile üniversiteler arasındaki ilişkiyi doğrudan etkilediğini vurgulayan Erenoğlu, bu planlamanın eğitim kalitesinin sürdürülebilirliği ve akademik insan kaynağının geliştirilmesi açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.</p>

<p>Erenoğlu, kontenjan planlamasının aynı zamanda öğrencilerin eğitim sürecinde erişebileceği uygulama ve araştırma imkanlarını da etkilediğini belirterek bu sürecin uzun vadeli bir perspektifle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>DİJİTAL DÖNÜŞÜM VE DİSİPLİNLERARASI ARAŞTIRMALAR</p>

<p>Bilim ve teknolojide yaşanan hızlı gelişmelerin üniversiteleri yeni alanlarda daha güçlü akademik yapılanmalara yönlendirdiğini belirten Erenoğlu, özellikle dijital dönüşümün şekillendirdiği alanlarda disiplinlerarası araştırmaların önem kazandığını söyledi.</p>

<p>Yapay zekâ, veri bilimi, yazılım teknolojileri ve siber güvenlik gibi alanların artık yalnızca belirli disiplinlerin konusu olmadığını ifade eden Erenoğlu, farklı alanlardan araştırmacıların bir araya gelerek yürüttüğü çalışmaların bilimsel yenilikleri hızlandırdığını dile getirdi.</p>

<p>Üniversitelerin bu dönüşüme uyum sağlayacak güçlü akademik altyapılar oluşturmasının Türkiye’nin bilimsel ve teknolojik rekabet gücü açısından büyük önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>LİSANSÜSTÜ EĞİTİM AKADEMİK İNSAN KAYNAĞI İÇİN ÖNEMLİ</p>

<p>Rektör Erenoğlu, akademisyen yetiştirmenin uzun soluklu bir süreç olduğunu ifade ederek güçlü lisansüstü eğitim programlarının bu sürecin en önemli unsurlarından biri olduğunu vurguladı.</p>

<p>Akademik insan kaynağının yetiştirilmesinin sabır, güçlü bir araştırma kültürü ve nitelikli lisansüstü eğitim programları gerektirdiğini belirten Erenoğlu, üniversitelerin bilimsel kaliteyi önceleyen bir anlayışla hareket etmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nin hedefinin bilgi üreten, yenilik geliştiren ve yetiştirdiği insan kaynağıyla ülkenin kalkınmasına katkı sağlayan güçlü bir üniversite modeli oluşturmak olduğunu ifade etti.</p>

<p>ÜNİVERSİTELERİN BÖLGESEL KALKINMADAKİ ROLÜ ARTIYOR</p>

<p>Yükseköğretim sisteminde yürütülen yeni politikaların üniversitelerin eğitim, araştırma ve toplumsal katkı alanlarındaki rolünü daha da güçlendireceğini belirten Erenoğlu, üniversitelerin bölgesel kalkınmada üstlendikleri rolün giderek daha fazla önem kazandığını ifade etti.</p>

<p>Üniversitelerin sektörle iş birliği içerisinde çalışmasının hem akademik üretimi hem de ekonomik gelişimi desteklediğini dile getiren Erenoğlu, bu iş birliklerinin gelecekte daha da artacağını belirtti.</p>

<p>Rektör Erenoğlu, üniversitelerin yalnızca eğitim veren kurumlar değil, aynı zamanda toplumsal gelişimi destekleyen ve ekonomik kalkınmaya katkı sağlayan önemli merkezler olduğunu vurgulayarak yükseköğretim kurumlarının bu sorumluluk doğrultusunda çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.canakkalekalem.com/images/media/2026/03/rektor-erenoglu-basari-sadece-yayinla-olculmez_69ae8375a8195.jpg</image>
                                <category>EĞiTiM,BiLiM</category>
                <author>Mustafa Aydın Gül</author>
                <link>https://www.canakkalekalem.com/rektor-erenoglu-basari-sadece-yayinla-olculmez/162458</link>
                <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>AFAD ve YÖK Arasında Tarihi İmza: ÇOMÜ Sürece Bilimle Yön Verecek</title>
                                    <description>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ), Türkiye’nin afetlere hazırlık stratejisinde kilit rol üstleniyor! AFAD ve YÖK arasında imzalanan tarihi iş birliği protokolü ile üniversiteler artık afet yönetiminde sahaya iniyor. ÇOMÜ’nün bilimsel katkılarıyla güçlenecek olan bu yeni dönemde, afetlere karşı &quot;365 gün kesintisiz hazırlık&quot; vizyonu hayata geçiyor. İşte dev protokolün detayları ve ÇOMÜ&#039;nün kritik rolü...</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de afetlere karşı hazırlık kapasitesini artırmak ve toplumda afet bilincini güçlendirmek amacıyla önemli bir iş birliği adımı atıldı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK) arasında imzalanan protokol kapsamında üniversitelerin afet yönetimi süreçlerindeki rolünün daha da güçlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Protokol, üniversitelerin bilimsel bilgi birikimini afet yönetimi süreçlerine daha etkin şekilde dahil etmeyi amaçlarken, aynı zamanda toplumun afetlere karşı bilinçlendirilmesine yönelik çalışmaların da yaygınlaştırılmasını öngörüyor. Program kapsamında kentsel arama-kurtarma alanında akredite olan üniversitelere sertifikaları da takdim edildi.</p>

<p>Bu kapsamda Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) de afetlere hazırlık çalışmalarına bilimsel katkı sunan üniversiteler arasında yer aldı.</p>

<p class="image-align-center"><img alt="" height="1064" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-06-at-195229-69abe83f45e1e.jpeg" width="1428" /></p>

<p>AFAD VE YÖK ARASINDA ÖNEMLİ PROTOKOL</p>

<p>Afet yönetimi alanında üniversitelerin daha aktif rol almasını sağlayacak iş birliği protokolü, düzenlenen programda imzalandı. Protokole İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar imza attı.</p>

<p>İmzalanan anlaşma ile birlikte üniversitelerin afet yönetimi, risk azaltma, eğitim, araştırma ve uygulama süreçlerinde daha etkin bir şekilde yer alması planlanıyor. Böylece bilimsel çalışmaların sahadaki uygulamalarla daha güçlü bir şekilde buluşturulması hedefleniyor.</p>

<p>Protokol kapsamında üniversiteler; eğitim programları, araştırma projeleri, arama kurtarma faaliyetleri ve toplum bilincini artırmaya yönelik çalışmalarla afet yönetimi süreçlerine katkı sağlayacak.</p>

<p class="image-align-center"><img alt="" height="995" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-06-at-195229-1-69abe85120a23.jpeg" width="1427" /></p>

<p>ÜNİVERSİTELER AFET YÖNETİMİNDE DAHA AKTİF ROL ALACAK</p>

<p>Türkiye’de son yıllarda yaşanan afetlerin ardından afetlere hazırlık konusu daha da önem kazandı. Bu kapsamda üniversitelerin sahip olduğu akademik bilgi, teknik altyapı ve insan kaynağının afet yönetimi süreçlerinde aktif olarak kullanılması hedefleniyor.</p>

<p>Yeni iş birliği modeliyle üniversitelerde afet yönetimi konusunda yürütülen bilimsel çalışmaların uygulamaya aktarılması amaçlanıyor. Ayrıca üniversite öğrencilerinin afet bilinci kazanması ve arama kurtarma çalışmalarına katılımı da teşvik edilecek.</p>

<p>Bu kapsamda özellikle kentsel arama kurtarma alanında eğitim alan ekiplerin güçlendirilmesi ve akreditasyon süreçlerinin yaygınlaştırılması planlanıyor.</p>

<p class="image-align-center"><img alt="" height="1241" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-06-at-195228-1-69abe85d4f78c.jpeg" width="1422" /></p>

<p>AKREDİTE ÜNİVERSİTELERE SERTİFİKALARI VERİLDİ</p>

<p>Program kapsamında kentsel arama kurtarma alanında akredite olan üniversitelere sertifikaları da takdim edildi. Bu sertifikalar, ilgili üniversitelerin afet anında profesyonel arama kurtarma faaliyetlerine katılabilecek yeterliliğe sahip olduğunu gösteriyor.</p>

<p>Akreditasyon süreci kapsamında üniversite ekiplerinin eğitimleri, teknik ekipmanları ve operasyonel kapasitesi değerlendiriliyor. Bu kriterleri karşılayan ekipler AFAD tarafından akredite edilerek resmi arama kurtarma çalışmalarında görev alabiliyor.</p>

<p>Bu uygulamanın, afet anlarında profesyonel ekiplerin sayısını artırarak müdahale kapasitesini güçlendirmesi hedefleniyor.</p>

<p class="image-align-center"><img alt="" height="1257" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-06-at-195229-2-69abe868ace8d.jpeg" width="1433" /></p>

<p>“AFET FARKINDALIĞI 365 GÜN DEVAM EDİYOR”</p>

<p>Programda konuşan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, afetlere karşı hazırlıklı olmanın yalnızca belirli gün ve haftalarla sınırlı bir çalışma olmadığını vurguladı.</p>

<p>Bakan Çiftçi konuşmasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Afet farkındalığı çalışmalarını yalnızca belirli gün ve haftalara sıkıştırmadan, 365 gün anlayışıyla okullarımızda, kamu kurum ve kuruluşlarımızda, köylerimizden mahallelerimize kadar geniş bir alanda sürdürmeye devam ediyoruz.”</p>

<p>Afet bilincinin toplumun tüm kesimlerine yayılmasının büyük önem taşıdığını belirten Çiftçi, üniversitelerle yürütülen projelerin bu süreçte önemli katkılar sağladığını ifade etti.</p>

<p class="image-align-center"><img alt="" height="1068" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-06-at-195228-69abe8965bfe1.jpeg" width="1434" /></p>

<p>ÇOMÜ’DEN AFET ÇALIŞMALARINA BİLİMSEL DESTEK</p>

<p>Afetlere hazırlık konusunda yürütülen çalışmalara katkı sunan üniversiteler arasında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi de yer aldı. ÇOMÜ’nün akademik birikimi ve araştırma altyapısı, afet yönetimi alanındaki bilimsel çalışmalar için önemli bir kaynak oluşturuyor.</p>

<p>Üniversitelerin afet yönetimi süreçlerine dahil edilmesiyle birlikte bilimsel veriler doğrultusunda daha etkili planlamalar yapılması hedefleniyor. Bu sayede hem afet risklerinin azaltılması hem de afet anında müdahale kapasitesinin artırılması amaçlanıyor.</p>

<p>Ayrıca üniversitelerde yürütülen eğitim ve araştırma faaliyetlerinin, afet yönetimi alanında yetişmiş insan kaynağının artmasına katkı sağlaması bekleniyor.</p>

<p>AFETLERE KARŞI TOPLUMSAL BİLİNÇ GÜÇLENDİRİLECEK</p>

<p>AFAD ve YÖK arasında imzalanan iş birliği protokolü ile yalnızca kurumlar arası koordinasyonun değil, aynı zamanda toplum genelinde afet bilincinin artırılması da hedefleniyor.</p>

<p>Bu kapsamda üniversitelerde gerçekleştirilecek eğitim programları, seminerler ve araştırma projeleriyle afet farkındalığının geniş kitlelere ulaştırılması planlanıyor.</p>

<p>Uzmanlar, afetlere karşı hazırlıklı olmanın yalnızca kurumların değil toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çekiyor. Üniversitelerin bu süreçte aktif rol alması ise afet yönetimi çalışmalarının bilimsel temeller üzerinde daha güçlü şekilde ilerlemesine katkı sağlayacak.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.canakkalekalem.com/images/media/2026/03/afad-ve-yok-arasinda-tarihi-imza-comu-surece-bilimle-yon-verecek_69abe88d7ee69.jpg</image>
                                <category>BiLiM</category>
                <author>Mustafa Aydın Gül</author>
                <link>https://www.canakkalekalem.com/afad-ve-yok-arasinda-tarihi-imza-comu-surece-bilimle-yon-verecek/162400</link>
                <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 02:00:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Tıpta Devrim Yaratan Keşif: Diyabet Hastaları ve Kemoterapi Görenler Dikkat</title>
                                    <description>Dünya genelinde hızla yayılan ve yüksek ölüm oranına sahip mantar enfeksiyonlarına karşı mucizevi bir savunma hattı keşfedildi. Kandaki albümin proteininin, enfeksiyonun hücrelere sızmasını nasıl durdurduğu ilk kez kanıtlandı. İşte tıp dünyasını heyecanlandıran o araştırmanın detayları.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Albümin Proteini Artık Sadece Bir Taşıyıcı Değil!</strong></p>

<p>Yıllardır biyoloji kitaplarında kandaki besin ve hormonların taşınmasından sorumlu bir <em><strong>"kargo aracı" </strong></em>olarak tanımlanan albümin, aslında vücudun en stratejik savunma mekanizmalarından biriymiş.</p>

<p><em><strong>ScienceDaily</strong></em>'de yayımlanan son araştırmaya göre, bu protein özellikle son yıllarda pandemi sonrası artış gösteren <strong>"Mucormycosis" </strong>(Kara Mantar) gibi agresif enfeksiyonlara karşı barikat kuruyor.</p>

<p>Araştırmacılar, albüminin enfeksiyon etkeni olan mikroorganizmaların beslenmesini kestiğini ve onların çoğalmak için ihtiyaç duyduğu demir gibi minerallere erişimini engellediğini saptadı. Bu durum, mantarın vücut içinde yayılmasını doğal yollarla bloke ediyor.</p>

<p><strong>Diyabet Hastaları ve Kemoterapi Gören Hastalar Dikkat</strong></p>

<p>Günümüzde birçok enfeksiyon türü mevcut antibiyotik ve antifungal ilaçlara karşı direnç geliştirmiş durumda. Bilim insanları, albümin tabanlı yeni tedavi protokollerinin geliştirilmesiyle, ağır ilaçların yan etkilerine maruz kalmadan hastaların iyileşebileceğini öngörüyor. <em><strong>Özellikle diyabet hastaları ve kemoterapi gören bireyler için bu keşif, hayatta kalma şansını %40 oranında </strong></em>artırabilir.</p>

<p><strong>Geleceğin Tedavi Yöntemi: Albümin Takviyesi mi?</strong></p>

<p>Çalışmanın bir diğer çarpıcı yanı ise albümin seviyesi düşük olan bireylerin bu tür ölümcül enfeksiyonlara çok daha açık hale gelmesi. Uzmanlar, kritik durumdaki hastaların kanındaki albümin dengesini korumanın, enfeksiyonla mücadelede en az ilaçlar kadar etkili olabileceğini belirtiyor.</p>

<p>Henüz klinik deneme aşamasında olan bu buluş, yakın gelecekte hastanelerdeki<em><strong> "yoğun bakım"</strong></em> protokollerini kökten değiştirebilir.</p>

<p><strong>Vücudun Görünmez Muhafızı: Albümin Proteini Nedir? Seviyesini Yükseltmek İçin Ne Yemeli?</strong></p>

<p>Tıp dünyasının yeni gözdesi olan albümin, sadece bir taşıyıcı değil, aynı zamanda bağışıklık sisteminin en stratejik kalesi çıktı. Peki, vücudumuzdaki bu mucizevi proteini nasıl güçlendirebiliriz? Bilim insanlarının <strong><em>"doğal kalkan"</em></strong> olarak adlandırdığı albümini artırmanın yolları...</p>

<p>Düşük albümin seviyesi hastalık kapılarını aralarken, doğru beslenme ve yaşam alışkanlıkları bu kalkanı çelikleştiriyor. İşte sofranızdan eksik etmemeniz gereken o besinler.</p>

<p><img alt="" height="480" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/gorsel-69a764826e2d1.jpg" width="800" /></p>

<p><strong>Albümin Nedir? Karaciğerin Ürettiği "Akıllı Taşıyıcı"</strong></p>

<p>Albümin, karaciğer tarafından sentezlenen ve kan plazmasında en bol bulunan protein türüdür. Bilimsel olarak iki temel görevi vardır:</p>

<p><strong>Onkotik Basınç:</strong> Kanın damar dışına sızmasını engeller (Ödem oluşumunu önler).</p>

<p><strong>Taşıyıcılık: </strong>Hormonları, vitaminleri ve ilaçları kan yoluyla dokulara taşır.</p>

<p><strong>Son yapılan keşifler ise bu görevlere üçüncüsünü ekledi: </strong>Enfeksiyon Bloke Ediciliği. Albümin, zararlı organizmaların ihtiyaç duyduğu mineralleri adeta "hapsederek" onların çoğalmasını durduruyor.</p>

<p><strong>Albümin Seviyesi Nasıl Yükseltilir? Bilimsel Tavsiyeler</strong></p>

<p>Bilim dünyası, albümin sentezini artırmak için doğrudan protein odaklı ve karaciğer dostu bir beslenme modelini önermektedir:</p>

<p><strong>Yumurta Akı (Altın Standart): </strong>Albümin ismini zaten yumurtanın akından (albümen) alır. Doğada albümini en saf ve biyoyararlanımı yüksek şekilde sunan gıda yumurta akıdır.</p>

<p><strong>Yağsız Hayvansal Proteinler:</strong> Tavuk göğsü, hindi eti ve taze balık, karaciğerin albümin üretmesi için gerekli amino asitleri sağlar.</p>

<p><strong>Süt ve Süt Ürünleri: </strong>Özellikle lor peyniri ve yoğurt, protein sentezini destekleyen temel taşları içerir.</p>

<p><strong>Baklagiller: </strong>Et tüketmeyenler için mercimek ve fasulye gibi bitkisel proteinler, karaciğer yükünü hafifleterek sentezi destekler.</p>

<p><strong>Bilim Bu Konuda Ne Diyor?</strong></p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü ve prestijli tıp dergilerinde yayımlanan makalelere göre; sadece yemek yetmiyor, karaciğeri korumak gerekiyor.</p>

<p><strong>Alkolü Sınırlayın: </strong>Karaciğer hasarı, albümin üretimini durduran en büyük etkendir.</p>

<p><strong>Yeterli Su Tüketimi: </strong>Plazma hacmini korumak albüminin işlevselliği için kritiktir.</p>

<p><strong>Hareketsizlikten Kaçının: </strong>Düzenli egzersizin, protein sentez mekanizmalarını aktif tuttuğu kanıtlanmıştır.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.canakkalekalem.com/images/media/2026/03/tipta-devrim-yaratan-kesif-diyabet-hastalari-ve-kemoterapi-gorenler-dikkat_69a76479df9fb.jpg</image>
                                <category>BiLiM</category>
                <author>Çanakkale Kalem</author>
                <link>https://www.canakkalekalem.com/tipta-devrim-yaratan-kesif-diyabet-hastalari-ve-kemoterapi-gorenler-dikkat/162251</link>
                <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 01:20:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Dünyaca Ünlü Yazar Akif Manaf’a Doğayla Barış Ödülü</title>
                                    <description>Akif Manaf, doğanın korunması, ekolojik dengenin sürdürülebilirliği ve küresel barışa sunduğu çok yönlü katkılar nedeniyle Geppetto Restorasyon tarafından “Doğayla Barış Ödülü”ne layık görüldü.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>International Peace Prize ödüllü, dünyaca ünlü yazar, Nobel Barış Ödülü adayı ve barış aktivisti Akif Manaf’a doğanın korunmasına, ekolojik dengenin sürdürülebilirliğine ve küresel barışın güçlendirilmesine sağladığı katkılar dolayısıyla Geppetto Restorasyon tarafından “Doğayla Barış Ödülü” verildi. <br />
Ödül, Geppetto Restorasyon’un kurucusu Erdem Köroğlu tarafından takdim edildi. Köroğlu, Akif Manaf’a Doğayla Barış Ödülü’nü verme gerekçelerini şu sözlerle ifade etti:<br />
“Geppetto Restorasyon olarak temel ilkemiz, insanın doğayla barış içinde yaşamasıdır. Bu nedenle uzun yıllardır insan sağlığı açısından en sağlıklı malzemeler arasında yer alan ağaç ve ahşap üzerine çalışıyor; projelerimizi doğanın sunduğu bu doğal, sürdürülebilir ve nefes alan  malzemelerle hayata geçiriyoruz. Günümüzde iklim değişikliği, küresel ısınma, ormanların yok oluşu gibi sorunlar insanlığın uzun yıllardır doğayla çatışma içinde olmasının somut sonuçlarıdır. Görüyoruz ki insan doğadan uzaklaştıkça doğal felaketlerle daha fazla karşı karşıya kalıyor. <br />
Bu noktada doğa ile uyumlu ve barışçıl çözümler üreten kişi ve projelerin önemi her geçen gün daha da artmaktadır. Akif Manaf, uzun yıllardır küresel barış alanında kapsamlı ve önemli çalışmalar yürüten değerli bir isimdir. Sayın Manaf’ın küresel barış çalışmaları kapsamında bizim açımızdan özellikle daha fazla dikkat çeken çalışması, Sağlıklı Yaşam Vakfı’nın Başkanı olarak öncülük ettiği ‘Barış İçinde Sağlıklı Yaşam Köyü Projesi’ olmuştur. Kendi kendine yetebilen bir konseptte tasarlanan, kütük evlerden oluşan; yenilenebilir enerji kaynaklarını, ekolojik tarımı ve sürdürülebilir atık yönetimini esas alan bu proje, doğayla barışın somut ve güçlü bir temsili olarak öne çıkmaktadır. Ayrıca bu köyde, yine Akif Manaf’ın öncülüğünü yaptığı Barış Sanatı Programı’nın uygulanacak olması projeye ayrı bir değer katmaktadır. Kendisini doğayla barışın çok somut bir ifadesi olan, öncülük ettiği bu örnek proje kapsamında Doğayla Barış Ödülü’ne layık gördük.”<br />
Manaf Yakın dönemde International Peace Prize ve Egeyön Barış Ödüllerini Almıştı<br />
Dünyaca ünlü yazar Akif Manaf, yakın dönemde Fransa merkezli Uluslararası Barış Assosiasyonu tarafından uluslararası alanda büyük yankı uyandıran 2025 International Peace Prize Ödülü’ne layık görülmüştü. Bunun yanı sıra Manaf, 2026 yılının başında ulusal düzeyde de Egeyön Barış Ödülü’nün sahibi olmuştu. <br />
Akif Manaf Küresel Barışın Sağlanmasına Yönelik  Çok Yönlü Somut Projelerle Öne Çıkıyor<br />
Doğayla Barış Ödülü’ne layık görülen Akif Manaf’ın küresel barış alanındaki çalışmaları sadece teorik düzeyde kalmamakta, aynı zamanda somut ve uygulanabilir projelerle hayat bulmaktadır. <br />
<strong>Bütüncül ve Barışçıl Bir Yerleşim Modeli </strong><br />
Bu çalışmaların en dikkat çekici örneklerinden biri, Sağlıklı Yaşam Vakfı’nın başkanı olarak öncülüğünü yaptığı “Barış İçinde Sağlıklı Yaşam Köyü Projesi”dir.</p>

<p><img alt="" class="image-align-left" height="1001" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/akif-manaf-69a403ac51df2.jpg" width="579" />Proje; doğayla uyumlu, kendi kendine yeten, sürdürülebilir ve barışçıl bir yaşam modelini içermektedir. Enerji ihtiyacının yenilenebilir kaynaklardan karşılanması, karbon ayak izinin azaltılması ve çevreye duyarlı bir altyapı kurulması projenin temel unsurları arasında yer almaktadır. Bunun yanı sıra kimyasal girdilerden uzak, doğal döngüyü esas alan ekolojik tarım uygulamalarıyla toprağın korunması, biyoçeşitliliğin desteklenmesi ve sağlıklı gıda üretiminin teşvik edilmesi temel alınmaktadır. <br />
Sürdürülebilir atık yönetimi politikasıyla doğayla çatışan değil, doğanın döngüsüne katkı sağlayan bir yaşam modeli inşa edilmektedir. Projede yer alan arıcılık faaliyetleri ise hem doğal üretimi destekleyen hem de ekosistemin devamlılığına katkı sunan önemli bir unsur olarak öne çıkmaktadır.<br />
Köyün kütük evlerden oluşacak şekilde planlanması, insan sağlığına ve çevresel sürdürülebilirliğe verilen önemin bir göstergesidir. Nefes alan doğal yapılar sayesinde sağlıklı ve doğayla bütünleşmiş bir yaşam alanı oluşturulmaktadır.<br />
<strong>Barış Sanatı Programı</strong><br />
Barış İçinde Sağlıklı Yaşam Köyü’nün en özgün boyutlarından biri ise bu barışçıl yerleşim modelinde bireylere yine Akif Manaf’ın öncülüğünü yaptığı Barış Sanatı Programı’nın sunulacak olmasıdır. Bu programın odağında, bireylerde bilinç düzeyinin yükseltilmesi ve böylece içsel barıştan başlayarak küresel barışa uzanan yolun inşa edilmesi yer almaktadır. <br />
<strong>Akif Manaf’ın Küresel Barışın Sağlanması Kapsamındaki Diğer Çalışmaları </strong><br />
Akif Manaf’ın doğayla barış vizyonu, uzun yıllardır sürdürdüğü küresel barış çalışmalarının doğal bir uzantısı olarak öne çıkıyor. Yazar doğayla barış alanının yanı sıra küresel barışın sağlanmasına yönelik farklı kulvarlarda da aktif çalışmalar yürütüyor. <br />
Yazarın barış alanındaki temel eseri olan ve birçok okuyucu tarafından bir barış manifestosu, barış kılavuzu olarak benimsenen  Barış Psikolojisi kitabı, bugüne kadar yaklaşık 20’ye yakın dilde yayımlanarak uluslararası ölçekte oldukça geniş bir okuyucu kitlesine ulaştı. Kitabın tüm dünya dillerinde yayınlanması hedefi doğrultusundaki çalışmalar ise aktif olarak devam ediyor. <br />
Manaf ayrıca 2018 yılında ilan edilen ve her yıl 7 Temmuz’da dünya genelinde kutlanan “World Change Day for Sustainable Peace” (Sürdürülebilir Barış için Dünya Değişim Günü) girişiminin öncüsüdür. “Barış için Değişim” temasıyla hayata geçirilen bu özel gün, farklı ülkelerden bireyleri ve kurumları ortak bir barış bilinci etrafında bir araya getirmektedir.<br />
Kurucusu olduğu Dünya Değişim Akademisi bünyesinde yürütülen Barış Sanatı Programı ve 200’ü aşkın değişim programı aracılığıyla bireylerde barış bilincinin geliştirilmesini hedefi hayata geçirilmektedir. <br />
Manaf, dünyanın çeşitli ülkelerinde gerçekleştirdiği barış odaklı söyleşi, seminer, toplantılar yoluyla ve uluslararası medya organlarına verdiği demeçler aracılığıyla küresel ölçekte barış farkındalığının güçlenmesine aralıksız olarak katkı sunmaktadır.<br />
Akif Manaf: “İnsanlık Doğa ile Olan Savaşını Bir An Önce Bitirmelidir” <br />
Ödülün takdiminde konuşma yapan Akif Manaf, şu ifadeleri kullandı:<br />
“Eğer dünyamızda kalıcı bir küresel barış istiyorsak, bunu bireyselden globale doğru, yaşamın tüm alanlarında kararlılıkla inşa etmeliyiz. Bugün gelinen noktada ise bireyin ağırlıklı olarak kendisiyle, çevresiyle ve doğayla bir savaş halinde olduğunu görüyoruz. Şiddet, öfke, nefret içinde olan birey tüm doğal kaynakları tahrip etmekte ve gelinen noktada küresel ısınma, iklim değişikliği, karbon ayak izinde artış, ormanların, tarım topraklarının yok oluşu, hava kalitesinde düşüş, su kaynaklarının kirlenmesi, türlerin yok oluşu gibi çok temel çevresel sorunlarla karşı karşıyayız. <br />
İnsanoğlu doğayla olan bu savaşı durdurmazsa bilim insanlarının da işaret ettiği üzere doğa üzerinde geri dönüşü olmayan sonuçlar bizimle olacak. Bu kapsamda insanlık doğayla olan savaşını bir an önce bitirmelidir. Önce kendisi ile sonra da ona karşılıksız bir yaşam kaynağı sunan doğa ile barışmalı, doğaya duyarlı çözümler üretmelidir. İşte Barış içinde Sağlıklı Yaşam Köyü Projesi tam da böyle bir gerçekliğin üzerinde yükselen bir doğayla barış projesidir. Bu projenin ülkemizden başlayarak tüm dünya üzerinde yaygınlaşması, yaşanabilir bir dünya için büyük önem taşımaktadır.”<br />
Akif Manaf’ın küresel barışın sağlanmasına yönelik çalışmalarının yakın dönemde de hız kesmeden aktif olarak devam edeceği ve yazarın ülkemizdeki ve dünyanın çeşitli ülkelerindeki kitap fuarlarında, barış konulu söyleşi ve seminerlerde okurlar ve  barışseverlerle bir araya geleceği alınan bilgiler arasında. </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.canakkalekalem.com/images/media/2026/03/dunyaca-unlu-yazar-akif-manafa-dogayla-baris-odulu_69a402f5ad5e7.jpg</image>
                                <category>BiLiM,DÜNYA</category>
                <author>Çanakkale Kalem</author>
                <link>https://www.canakkalekalem.com/dunyaca-unlu-yazar-akif-manafa-dogayla-baris-odulu/162114</link>
                <pubDate>Sun, 01 Mar 2026 12:07:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Çanakkale’de Tarımda Devrim: ÇOMÜ’lü Akademisyenden Hem Eken Hem Toprak İşleyen &quot;Süper Makine!&quot;</title>
                                    <description>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ), yerli ve milli teknoloji hamlesine tarım alanında dev bir katkı sundu! Arş. Gör. Dr. Serkan Özdemir tarafından geliştirilen ve hem toprak işleme hem de ekim işlemini tek seferde yapan &quot;Şeritvari Toprak İşlemeli Ekim Makinası&quot; tescillendi. Çiftçinin yakıt maliyetini düşüren, toprağın nemini koruyan bu icat, tarımın geleceğini değiştirmeye aday. İşte o &quot;faydalı model&quot;in detayları...</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) akademisyenlerinden Arş. Gör. Dr. Serkan Özdemir’in buluşçusu olduğu “Şeritvari Toprak İşlemeli Ekim Makinası”, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından yapılan değerlendirme sonucunda faydalı model olarak tescil edildi. 2023/019904 başvuru numarasıyla gerçekleştirilen çalışma, sürdürülebilir tarım uygulamalarına katkı sunmayı hedefleyen yenilikçi bir mekanizasyon çözümü olarak dikkat çekiyor.</p>

<p>Geliştirilen makine, toprak işleme ve ekim işlemlerini tek geçişte gerçekleştirebilme özelliği sayesinde hem üretim süreçlerini hızlandırıyor hem de çevresel etkilerin azaltılmasına katkı sağlıyor. Tarım sektörünün karşı karşıya olduğu iklim değişikliği ve kuraklık gibi küresel sorunlar karşısında geliştirilen çözüm, verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı yapısıyla öne çıkıyor.</p>

<p class="image-align-center"><img alt="" height="794" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-25-at-235325-69a2d4b159c51.jpeg" width="968" /></p>

<p>TEK GEÇİŞTE TOPRAK İŞLEME VE EKİM İMKÂNI</p>

<p>“Şeritvari Toprak İşlemeli Ekim Makinası”, klasik yöntemlerde ayrı ayrı gerçekleştirilen toprak işleme ve ekim işlemlerini tek bir geçişte tamamlayabiliyor. Bu özellik, üreticilere zaman tasarrufu sağlarken iş gücü ve yakıt maliyetlerinin azaltılmasına da imkân tanıyor.</p>

<p>Makinenin tasarımında, tarımsal üretimde verimliliği artıracak ve kaynak kullanımını optimize edecek teknik detaylar ön planda tutuldu. Tek geçişte işlem yapabilme kapasitesi sayesinde tarla üzerinde daha az hareket gerçekleştirilmesi, toprağın sıkışmasını azaltarak uzun vadede toprak sağlığının korunmasına katkı sunuyor.</p>

<p class="image-align-center"><img alt="" height="746" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-25-at-235311-69a2d4ba52b2b.jpeg" width="967" /></p>

<p>İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE KURAKLIĞA KARŞI MEKANİZASYON ÇÖZÜMÜ</p>

<p>Küresel iklim değişikliği ve artan kuraklık riski, tarımsal üretimde yeni yaklaşımları zorunlu kılıyor. Geliştirilen makine, özellikle toprak neminin korunmasını hedefleyen yapısıyla dikkat çekiyor. Şeritvari toprak işleme yöntemi sayesinde toprağın tamamı yerine belirli bölümlerinin işlenmesi, nem kaybını minimize etmeye yardımcı oluyor.</p>

<p>Bu yaklaşım, özellikle su kaynaklarının sınırlı olduğu bölgelerde üretim sürdürülebilirliği açısından önem taşıyor. Tarımda iklim dirençli sistemlerin geliştirilmesi noktasında mekanizasyonun kritik bir rol üstlendiği vurgulanırken, bu faydalı modelin söz konusu hedeflere katkı sunması bekleniyor.</p>

<p>DÜŞÜK YAKIT TÜKETİMİ VE AZALTILAN KARBON EMİSYONU</p>

<p>Makinenin öne çıkan bir diğer özelliği ise düşük yakıt tüketimiyle çalışabilmesi. Tek geçişte hem toprak işleme hem de ekim işlemini gerçekleştirmesi, traktör kullanım süresini azaltarak yakıt tasarrufu sağlıyor. Bu durum aynı zamanda karbon emisyonlarının düşürülmesine de katkı sunuyor.</p>

<p>Sürdürülebilir tarım politikaları çerçevesinde karbon ayak izinin azaltılması önemli bir hedef olarak öne çıkarken, yerli imkânlarla geliştirilen bu mekanizasyon çözümü çevre dostu üretim anlayışına destek veriyor.</p>

<p>TOPRAK YAPISINI KORUYAN TASARIM</p>

<p>Makine tasarımında toprak yapısının korunması temel önceliklerden biri olarak belirlendi. Şeritvari işleme yöntemi, toprağın tamamının sürülmesi yerine belirli hatlar boyunca işlenmesini esas alıyor. Bu sayede toprakta organik madde kaybının azaltılması ve erozyon riskinin düşürülmesi hedefleniyor.</p>

<p>Toprak sağlığının korunması, uzun vadeli verimlilik açısından kritik bir unsur olarak değerlendiriliyor. Koruyucu tarım prensiplerine uygun geliştirilen makine, sürdürülebilir mekanizasyon anlayışını destekleyen teknik özellikler barındırıyor.</p>

<p>REKTÖR ERENOĞLU: “BİLGİYİ TOPLUMSAL FAYDAYA DÖNÜŞTÜRÜYORUZ”</p>

<p>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu, akademik bilginin uygulamaya dönüşmesinin üniversitelerin temel misyonlarından biri olduğunu vurguladı. Erenoğlu, üniversitede yürütülen bilimsel çalışmaların yalnızca akademik yayınlarla sınırlı kalmayıp somut ürünlere dönüşmesini önemsediklerini ifade etti.</p>

<p>Tarım sektörünün iklim değişikliği, kuraklık ve sürdürülebilir üretim gibi küresel ölçekte kritik başlıklarla karşı karşıya olduğuna dikkat çeken Erenoğlu, geliştirilen bu tür yenilikçi teknolojilerin Türkiye’nin tarımsal geleceği açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Üniversite olarak araştırma, inovasyon ve yerli teknoloji geliştirme çalışmalarına destek vermeye devam edeceklerini kaydetti.</p>

<p>YENİLİKÇİ ARAŞTIRMALARLA TARIM TEKNOLOJİLERİNDE KATMA DEĞER</p>

<p>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, tarım teknolojileri başta olmak üzere farklı alanlarda yürütülen bilimsel çalışmaları toplumsal ve ekonomik değere dönüştürmeyi hedefliyor. Tescillenen faydalı model, üniversite-sanayi iş birliği ve yerli teknoloji üretimi açısından da dikkat çeken bir gelişme olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Arş. Gör. Dr. Serkan Özdemir, sürdürülebilir ve iklim dirençli üretim sistemlerinde mekanizasyonun kritik rolüne dikkat çekerek, bu alandaki araştırma ve geliştirme çalışmalarını ilerleyen süreçte de sürdürmeyi planladıklarını ifade etti.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.canakkalekalem.com/images/media/2026/02/canakkalede-tarimda-devrim-comulu-akademisyenden-hem-eken-hem-toprak-isleyen-sup_69a2d4d170c9d.jpg</image>
                                <category>BiLiM,TEKNOLOJi</category>
                <author>Mustafa Aydın Gül</author>
                <link>https://www.canakkalekalem.com/canakkalede-tarimda-devrim-comulu-akademisyenden-hem-eken-hem-toprak-isleyen-super-makine/162084</link>
                <pubDate>Sun, 01 Mar 2026 02:03:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Kaz Dağları&#039;nda yeni böcek türü keşfedildi!</title>
                                    <description>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) bilim insanları, Kaz Dağları&#039;na özgü endemik bir gelincik türü üzerinde beslenen ve dünya literatürü için tamamen yeni olan bir böcek türü keşfetti. Doç. Dr. Şahin Kök liderliğindeki TÜBİTAK projesi kapsamında tanımlanan ve bölgeye ithafen &quot;Aphis kazdagensis&quot; adı verilen bu yeni tür, dünyanın en prestijli taksonomi dergilerinden Zootaxa’da yayımlanarak Kaz Dağları&#039;nın küresel biyoçeşitlilikteki eşsiz konumunu bir kez daha kanıtladı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) öğretim üyelerinin yürüttüğü TÜBİTAK projesi kapsamında, Kaz Dağları’nın eşsiz ekosisteminde dünya literatürüne giren yeni bir böcek türü keşfedildi. Doç. Dr. Şahin Kök’ün yürütücülüğünü üstlendiği çalışmada, bölgeye özgü endemik bir gelincik türü üzerinde beslendiği tespit edilen türe, Kaz Dağları’na ithafen “Aphis (Bursaphis) kazdagensis” ismi verildi.</p>

<p><img alt="" class="image-align-left" height="1301" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/02/web-pv7j1c0nub-69a1813d0a97a.jpg" width="400" />Keşif, sadece yeni bir türün bulunması değil, aynı zamanda bu böceğin yalnızca Kaz Dağları’nda yetişen endemik “Papaver pilosum subsp. strictum” bitkisi üzerinde yaşaması nedeniyle bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı. Bu özel ilişki, bölgenin biyolojik çeşitliliğinin ne kadar kritik ve birbirine bağlı olduğunu bir kez daha kanıtladı.</p>

<p>Çalışmanın ayrıntılı tanımlamaları, hayvansal taksonomi alanında dünyanın en saygın yayınlarından biri olan ZOOTAXA dergisinde yayımlanarak tescillendi. Makalede ÇOMÜ’den Doç. Dr. Şahin Kök, Prof. Dr. İsmail Kasap, Prof. Dr. Ersin Karabacak ve Arş. Gör. İpek Yaşar’ın yanı sıra Gürcistan Ilia State Üniversitesinden Doç. Dr. Shalva Barjadze de yazar olarak yer aldı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.canakkalekalem.com/images/media/2026/02/kaz-daglarinda-yeni-bocek-turu-kesfedildi_69a181103e9bb.jpg</image>
                                <category>BiLiM,ÇEVRE</category>
                <author>Sedanur Arıgün</author>
                <link>https://www.canakkalekalem.com/kaz-daglarinda-yeni-bocek-turu-kesfedildi/162021</link>
                <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>ÇOMÜ’den Bilim Dünyasında Dev Adım: Avrupa İş Birliği İçin Milyonluk Destek!</title>
                                    <description>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ), uluslararası arenada göğsümüzü kabartmaya devam ediyor. TÜBİTAK 2515-COST programı kapsamında kabul edilen iki dev proje ile üniversite, Avrupa’nın en prestijli araştırma ağlarına dahil oldu. Prof. Dr. Sercan Karav yürütücülüğünde hayata geçecek projeler, hem bütçesiyle hem de bilimsel derinliğiyle dikkat çekiyor. İşte ÇOMÜ’nün bilimsel geleceğini şekillendirecek o projelerin detayları...</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ), uluslararası bilimsel iş birlikleri alanında önemli bir başarıya daha imza attı. TÜBİTAK tarafından yürütülen 2515–COST Bilim ve Teknolojide Avrupa İş Birliği Programı kapsamında üniversite tarafından sunulan iki ayrı proje önerisi desteklenmeye hak kazandı. Avrupa araştırma ağları içerisinde yürütülecek projelerin her biri 2,4 milyon TL bütçe ile finanse edilecek.</p>

<p>Projelerin yürütücülüğünü ÇOMÜ Araştırma Dekanı Prof. Dr. Sercan Karav üstlenirken, çalışmaların doktora tezleri kapsamında ilerleyeceği ve genç araştırmacıların aktif rol alacağı bildirildi. Bu gelişme, ÇOMÜ’nün uluslararası araştırma ağlarındaki görünürlüğünü ve bilimsel üretim kapasitesini artırması açısından dikkat çekici bir adım olarak kayda geçti.</p>

<p>TÜBİTAK 2515–COST PROGRAMI KAPSAMINDA DESTEK</p>

<p>Desteklenen projeler, Avrupa genelinde araştırmacılar arasında bilimsel iş birliğini teşvik eden COST (European Cooperation in Science and Technology) aksiyonları çerçevesinde yürütülecek. TÜBİTAK 2515 programı ise Türkiye’den araştırmacıların bu uluslararası ağlara aktif katılımını ve proje geliştirmesini destekliyor.</p>

<p>ÇOMÜ tarafından sunulan iki proje önerisinin kabul edilmesi, üniversitenin Avrupa merkezli bilimsel platformlarda etkinliğini güçlendirdi. 2,4’er milyon TL bütçeyle desteklenecek projeler, hem araştırma altyapısının geliştirilmesine hem de disiplinler arası iş birliğinin artırılmasına katkı sağlayacak.</p>

<p>INFOGUT PROJESİ BAĞIRSAK MİKROBİYOTASINI MODELLEYECEK</p>

<p>Destek almaya hak kazanan projelerden ilki, “International Networking on In Vitro Colon Models Simulating Gut Microbiota Mediated Interactions (INFOGUT) – CA23110” başlıklı COST aksiyonu kapsamında gerçekleştirilecek.</p>

<p>INFOGUT projesi, bağırsak mikrobiyotası etkileşimlerinin in vitro kolon modelleri üzerinden simüle edilmesine odaklanıyor. İnsan sağlığı üzerinde doğrudan etkili olan bağırsak mikrobiyotasının karmaşık yapısı ve mikroorganizma etkileşimlerinin laboratuvar ortamında modellenmesi, yeni tedavi yaklaşımlarının geliştirilmesi açısından önem taşıyor.</p>

<p>Proje kapsamında Avrupa’daki araştırma gruplarıyla ortak çalışmalar yürütülecek, veri paylaşımı ve metodolojik standartların geliştirilmesi hedeflenecek. Bu sayede bağırsak mikrobiyotasının sağlık ve hastalık süreçlerindeki rolüne ilişkin daha kapsamlı bilimsel çıktılar elde edilmesi planlanıyor.</p>

<p>EUROSTOP PROJESİ ANTİBİYOTİK DİRENCİNE ODAKLANACAK</p>

<p>İkinci proje ise antibiyotik direncinin küresel ölçekte artan etkisine çözüm üretmeyi amaçlayan “Antibiyotik-Dirençli Bakteri Enfeksiyonlarının Teşhisi ve Tedavisi için Avrupa Ağı (EUROSTOP) – CA21145” COST aksiyonu kapsamında yürütülecek.</p>

<p>EUROSTOP projesi, antibiyotik dirençli bakteri enfeksiyonlarının erken teşhisi ve etkin tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine yönelik Avrupa çapında bir araştırma ağı oluşturmayı hedefliyor. Antimikrobiyal direnç, dünya genelinde sağlık sistemleri açısından önemli bir risk faktörü olarak değerlendirilirken, bu alandaki uluslararası iş birlikleri kritik önem taşıyor.</p>

<p>ÇOMÜ’nün bu ağa dahil olması, üniversitenin sağlık bilimleri alanındaki araştırma kapasitesini uluslararası düzeyde güçlendirecek. Proje kapsamında farklı ülkelerden araştırmacılarla ortak çalışmalar yürütülerek bilgi ve deneyim paylaşımı sağlanacak.</p>

<p>DOKTORA ÖĞRENCİLERİ AKTİF ROL ALACAK</p>

<p>Her iki proje de doktora tez çalışmaları kapsamında yürütülecek. Doktora öğrencileri Sümeyye Sarıtaş ve Furkan Eker, araştırma faaliyetlerinde aktif görev alacak. Genç araştırmacıların Avrupa araştırma ağlarına doğrudan entegre olması, bilimsel deneyim kazanmaları ve uluslararası akademik çevrelerle etkileşim kurmaları açısından önemli bir fırsat sunuyor.</p>

<p>Projelerde ayrıca ÇOMÜ Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Kadir Yılmaz ile Fen-Edebiyat Fakültesi İstatistik Bölümü’nden Doç. Dr. Tuğba Söküt Açar araştırmacı olarak yer alıyor. Disiplinler arası yapısıyla dikkat çeken ekip, hem mühendislik hem de istatistiksel analiz boyutunda projelere katkı sunacak.</p>

<p>ÇOMÜ’NÜN ULUSLARARASI ARAŞTIRMA VİZYONU GÜÇLENİYOR</p>

<p>TÜBİTAK 2515–COST desteğiyle yürütülecek INFOGUT ve EUROSTOP projeleri, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nin uluslararası araştırma ağlarına aktif katılım stratejisinin somut bir göstergesi oldu. Avrupa bilim ağları içinde yer almak, üniversitenin akademik görünürlüğünü artırırken, ortak yayın, ortak proje ve uzun vadeli iş birliklerinin de önünü açıyor.</p>

<p>Proje ekibi, desteklerinden dolayı TÜBİTAK’a ve değerlendirme sürecinde katkı sunan hakemlere teşekkürlerini iletti. ÇOMÜ, bilimsel üretkenliğini artırma ve genç araştırmacıları küresel bilim ekosistemine entegre etme hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor.</p>

<p>Uluslararası destekli bu iki proje, hem bağırsak mikrobiyotası araştırmaları hem de antibiyotik direnciyle mücadele alanında Avrupa çapında yürütülecek bilimsel faaliyetlerde ÇOMÜ’nün adını daha görünür kılacak.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.canakkalekalem.com/images/media/2026/02/comuden-bilim-dunyasinda-dev-adim-avrupa-is-birligi-icin-milyonluk-destek_699d76e22381c.jpg</image>
                                <category>BiLiM</category>
                <author>Mustafa Aydın Gül</author>
                <link>https://www.canakkalekalem.com/comuden-bilim-dunyasinda-dev-adim-avrupa-is-birligi-icin-milyonluk-destek/161846</link>
                <pubDate>Tue, 24 Feb 2026 12:59:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Gökyüzü Meraklılarına Müjde: İstanbul Üniversitesi Gözlemevi Kapılarını Halka Açıyor!</title>
                                    <description>24 Şubat 2026 Resmî Gazete’de yayımlandı: İstanbul Üniversitesi Gözlemevi Uygulama ve Araştırma Merkezi için yeni yönetmelik yürürlükte.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>24 Şubat 2026 tarihli ve 33178 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan düzenleme ile İstanbul Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösterecek olan Gözlemevi Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (GUAM) yeni yönetmeliği yürürlüğe girdi. Yeni yönetmelik, merkezin amacı, faaliyet alanları, yönetim yapısı ve çalışma usullerine ilişkin kapsamlı hükümler içeriyor.</p>

<p>Yayımlanan düzenleme ile birlikte 4 Aralık 2013 tarihli ve 28841 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan önceki yönetmelik yürürlükten kaldırıldı.</p>

<p>MERKEZİN AMACI VE KAPSAMI NETLEŞTİRİLDİ</p>

<p>Yeni yönetmeliğe göre Merkezin amacı; astronomi ve uzay bilimleri alanında akademik faaliyetlerde bulunmak, bilimsel araştırmalar yapmak, gözlem ve laboratuvar imkânlarını geliştirmek ve ulusal ile uluslararası kurum ve kuruluşlarla iş birliği kurmak olarak tanımlandı.</p>

<p>Yönetmelik, merkezin yalnızca akademik araştırmalarla sınırlı kalmayacağını; aynı zamanda eğitim, proje üretimi, uluslararası iş birlikleri ve topluma yönelik etkinlikleri de kapsayacağını ortaya koyuyor.</p>

<p>Düzenleme, 4 Kasım 1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun ilgili maddelerine dayanılarak hazırlandı.</p>

<p>ASTRONOMİ VE UZAY BİLİMLERİNDE GENİŞ FAALİYET ALANI</p>

<p>Yönetmelikte yer alan faaliyet alanları dikkat çekici başlıklar içeriyor. Buna göre Merkez;</p>

<p>Astronomi ve uzay bilimleri alanında gözlemsel yöntemler konusunda araştırmacı ve lisansüstü öğrencilere imkân sağlayacak,</p>

<p>Astronomi, astrofizik, uzay bilimleri, uzay hukuku ve uzay ekonomisi alanlarında ulusal ve uluslararası projeler yürütecek,</p>

<p>Bilimsel toplantılar, seminerler, gözlem şenlikleri ve sertifika programları düzenleyecek,</p>

<p>Gözlemevi veya planetaryum kurabilecek ve işletebilecek,</p>

<p>Kuyrukluyıldızlar, tutulmalar ve örtülme olayları gibi gök olaylarını duyurup organize edebilecek,</p>

<p>Bilim-toplum projeleri geliştirecek ve halka açık etkinlikler düzenleyebilecek.</p>

<p>Ayrıca Merkez, kamu kurumları ve özel kuruluşlara ilgili mevzuat çerçevesinde danışmanlık hizmeti de verebilecek.</p>

<p>YÖNETİM YAPISI ÜÇ ANA ORGANDAN OLUŞUYOR</p>

<p>Yeni yönetmeliğe göre Merkezin yönetim organları üç başlık altında toplandı:</p>

<p>Müdür</p>

<p>Yönetim Kurulu</p>

<p>Danışma Kurulu</p>

<p>Müdür, Merkezin faaliyet alanları ile ilgili çalışmaları bulunan üniversite öğretim üyeleri arasından, Rektör tarafından üç yıllık süreyle görevlendirilecek. Görev süresi sona eren Müdür yeniden görevlendirilebilecek. Müdür, faaliyetlerden doğrudan Rektöre karşı sorumlu olacak.</p>

<p>Müdüre yardımcı olmak üzere iki müdür yardımcısı görevlendirilecek. Müdürün görev süresinin sona ermesi ya da görevden ayrılması halinde yardımcıların görevi de kendiliğinden sona erecek.</p>

<p>YÖNETİM KURULU VE KARAR MEKANİZMASI</p>

<p>Yönetim Kurulu, Müdürün başkanlığında toplam yedi üyeden oluşacak. Altı üye, Merkezin faaliyet alanlarıyla ilgili çalışmaları bulunan öğretim üyeleri arasından Rektör tarafından üç yıllık süreyle görevlendirilecek.</p>

<p>Kurul, en az altı ayda bir toplanacak ve kararlarını oy çokluğuyla alacak. Oyların eşitliği durumunda Müdürün kullandığı oy yönünde çoğunluk sağlanmış kabul edilecek.</p>

<p>Yönetim Kurulu; merkezin verimli çalışması için karar almak, yıllık faaliyet raporunu onaylamak, projeleri değerlendirmek ve gerekli durumlarda uzmanlık komisyonları kurmakla görevli olacak.</p>

<p>DANIŞMA KURULU EN FAZLA 20 ÜYEDEN OLUŞACAK</p>

<p>Danışma Kurulu, Müdürün başkanlığında en fazla 20 üyeden oluşacak. Üyeler, üniversite içinden veya dışından uzman kişiler arasından seçilecek ve Rektör tarafından üç yıllık süreyle görevlendirilecek.</p>

<p>Kurul, her yıl kasım ayında toplanacak. Ayrıca ihtiyaç halinde Müdürün davetiyle ek toplantılar yapılabilecek. Danışma Kurulu’nun görevi, Merkezin çalışmaları hakkında tavsiye ve önerilerde bulunmak olacak.</p>

<p>HARCAMA YETKİSİ VE PERSONEL DÜZENLEMESİ</p>

<p>Yönetmeliğe göre Merkezin harcama yetkilisi Müdür olarak belirlendi. Akademik, teknik ve idari personel ihtiyacı ise 2547 sayılı Kanun kapsamında Rektör tarafından görevlendirilecek personel aracılığıyla karşılanacak.</p>

<p>Merkez bünyesinde edinilen her türlü alet, ekipman, donanım ve demirbaşın kullanım hakkı münhasıran Merkeze ait olacak.</p>

<p>ÖNCEKİ YÖNETMELİK YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILDI</p>

<p>Yeni düzenleme ile birlikte 4 Aralık 2013 tarihli İstanbul Üniversitesi Gözlemevi Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliği yürürlükten kaldırıldı. Böylece Merkez, güncellenmiş görev ve yetki çerçevesiyle faaliyet gösterecek.</p>

<p>Yönetmelik, yayımlandığı 24 Şubat 2026 tarihi itibarıyla yürürlüğe girdi. Hükümleri ise İstanbul Üniversitesi Rektörü tarafından yürütülecek.</p>

<p>Resmî Gazete’de yayımlanan bu yeni düzenleme ile İstanbul Üniversitesi Gözlemevi Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin kurumsal yapısı, faaliyet alanları ve yönetim mekanizması ayrıntılı biçimde yeniden tanımlanmış oldu.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.canakkalekalem.com/images/media/2026/02/gokyuzu-meraklilarina-mujde-istanbul-universitesi-gozlemevi-kapilarini-halka-aci_699cc19964614.jpg</image>
                                <category>BiLiM,TEKNOLOJi</category>
                <author>Yıldız Sağlam Küçük</author>
                <link>https://www.canakkalekalem.com/gokyuzu-meraklilarina-mujde-istanbul-universitesi-gozlemevi-kapilarini-halka-aciyor/161824</link>
                <pubDate>Tue, 24 Feb 2026 00:05:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>İngiltere&#039;de Devrim Yaratan Ameliyat: Peroneal Hemimelia Hastası Alfie&#039;nin Boyu Uzatıldı</title>
                                    <description>İngiltere&#039;de yaşayan 9 yaşındaki Alfie Phillips, büyüme plaklarına zarar vermeyen devrim niteliğindeki &quot;mıknatıslı çivi&quot; ameliyatı ile tıp tarihine geçti.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere, tıp dünyasında <strong>"çığır açan" </strong>olarak nitelendirilen bir cerrahi operasyona ev sahipliği yaptı. Doğuştan gelen ve nadir görülen bir bacak kısalığı hastalığıyla mücadele eden 9 yaşındaki Alfie Phillips, yetişkinlerde kullanılan ancak çocuklarda riskli görülen özel bir teknikle sağlığına kavuşan ilk küçük hasta oldu.</p>

<p><strong>Peroneal Hemimelia Nedir? Alfie’nin Mücadelesi</strong></p>

<p>Alfie Phillips, her 40.000 doğumda bir görülen oldukça nadir bir uzuv bozukluğu olan Peroneal Hemimelia (Peroneal Hemimelia) ile dünyaya geldi. Bu durum, bacağın dış kısmındaki kemiğin (fibula) eksikliği veya az gelişmesiyle karakterize edilen bir sağlık sorunudur. Alfie'nin durumunda, bu genetik bozukluk sağ bacağının az gelişmesine ve "anizomeli" adı verilen bacak boyu eşitsizliğine yol açtı. Ameliyat öncesinde Alfie’nin sağ bacağı, sol bacağından yaklaşık 2,5 santimetre daha kısaydı; bu da hem yürüme zorluğu hem de ciddi duruş bozuklukları yaratıyordu.</p>

<p><strong>Devrim Niteliğindeki "Mıknatıslı Çivi" Yöntemi</strong></p>

<p>Liverpool’daki dünyaca ünlü Alder Hey Çocuk Hastanesi uzmanları, Alfie için daha önce küçük çocuklarda uygulanmamış bir yöntemi hayata geçirdi. Normal şartlarda bacak uzatma işlemleri, yetişkinlerde kemik içine yerleştirilen ve mıknatıs yardımıyla uzayan çivilerle yapılıyordu. Ancak bu işlem, çocuklarda kemik büyümesini sağlayan "büyüme plaklarına" zarar verme riski taşıdığı için tercih edilmiyordu.</p>

<p>Uzman cerrahlar, Alfie’nin sağ uyluk kemiğinin yüzeyine yerleştirilen ve dışarıdan bir uzaktan kumanda (mıknatıs) yardımıyla kontrol edilen özel bir uzatma çivisi kullandılar. Bu teknoloji sayesinde Alfie’nin bacağı, herhangi bir doku zedelenmesi yaşanmadan milim milim uzatılarak tam 3 santimetre "yükseltildi".</p>

<p><strong>"Artık Normal Bir Çocuk Gibi Koşabiliyorum"</strong></p>

<p>Başlangıçta operasyondan ve iyileşme sürecinden korktuğunu dile getiren küçük Alfie, operasyonun üzerinden geçen bir yılın ardından hayatının tamamen değiştiğini söylüyor. Basketbol oynamaktan büyük keyif alan Alfie, "Artık arkadaşlarım gibi normal bir şekilde koşabiliyorum ve kendimi çok daha güçlü hissediyorum" sözleriyle sevincini paylaştı.</p>

<p>Tıp dünyası, Alfie’nin bu başarısını büyüme çağındaki çocuklarda bacak eşitsizliği tedavisi için yeni bir standart olarak görüyor. Her ne kadar Alfie’nin gelecekte kaval kemiği (tibia) için ek tedavilere ihtiyacı olabileceği belirtilse de, bu ilk adım benzer durumdaki binlerce çocuk için büyük bir umut ışığı oldu.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.canakkalekalem.com/images/media/2026/02/ingilterede-devrim-yaratan-ameliyat-peroneal-hemimelia-hastasi-alfienin-boyu-uza_69962443bcc5a.png</image>
                                <category>BiLiM,SAĞLIK</category>
                <author>Çanakkale Kalem</author>
                <link>https://www.canakkalekalem.com/ingilterede-devrim-yaratan-ameliyat-peroneal-hemimelia-hastasi-alfienin-boyu-uzatildi/161589</link>
                <pubDate>Wed, 18 Feb 2026 23:37:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Her Gün 17 Kez Gün Doğumu ve Gün Batımına Tanık Eden Kadın Yürümeyi Unuttu</title>
                                    <description>Dünya yörüngesinde 328 gün kalarak tarihe geçen NASA astronotu Christina Koch, şimdi gözünü Ay’a dikti. Yerçekimsiz ortamda yürümeyi unutan Koch, Artemis II göreviyle derin uzayın yeni öncüsü olmaya hazırlanıyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>"<strong>Dünyaya döndüğümde, yürümenin nasıl bir şey olduğunu bile hatırlamıyordum."</strong> Bu çarpıcı sözler, uzayda kesintisiz en uzun süre kalan kadın astronot unvanına sahip Christina Koch’a ait.</p>

<p>14 Mart 2019’da başladığı görevini 6 Şubat 2020’de tamamlayan Koch, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) tam 328 gün geçirdi.</p>

<p>Bu süreçte sadece bilimsel deneylere imza atmakla kalmadı; 18 Ekim 2019'da meslektaşı Jessica Meir ile birlikte, tarihteki ilk tamamı kadınlardan oluşan uzay yürüyüşünü gerçekleştirerek adını altın harflerle tarihe yazdırdı.</p>

<p>Toplamda 42 saat 15 dakika süren altı farklı uzay yürüyüşüyle, boşluğun kucağında insanlığın sınırlarını zorladı.</p>

<p><strong>Uzay Hastalığı: Kafatasına Hücum Eden Sıvılar</strong></p>

<p>Uzayda yaşamak sadece manzaranın tadını çıkarmak değil, aynı zamanda zorlu bir biyolojik savaş vermek demek. Mikro yerçekimi ortamında, vücuttaki sıvılar aşağı itecek bir kuvvet bulamadığı için kontrolsüzce yukarı hareket eder ve genellikle kafatasında yoğunlaşır.</p>

<p style="margin-left: 40px;"><em>Bu durum;</em></p>

<p style="margin-left: 40px;"><em>Şiddetli baş ağrıları ve migren atakları,</em></p>

<p style="margin-left: 40px;"><em>Sürekli bir sinüzit dolgunluğu,</em></p>

<p style="margin-left: 40px;"><em>Baş dönmesi ve mide bulantısı gibi adaptasyon sorunlarını beraberinde getirir.</em></p>

<p>Koch, her gün 17 kez gün doğumu ve gün batımına şahitlik ettiği bu <strong>"levitasyon"</strong> (süzülme) halinden sonra Dünya’ya döndüğünde, en temel insani yetisi olan yürümeyi yeniden öğrenmek zorunda kaldı.</p>

<p><strong>Yeni Hedef: Artemis II ile Derin Uzay</strong></p>

<p>Christina Koch için macera bitmedi. Önümüzdeki Mart ayında Koch, bu kez Dünya yörüngesinin güvenli kollarından ayrılarak 384.400 kilometre uzaklıktaki Ay’a doğru yola çıkacak. Artemis II misyonu kapsamında üç erkek meslektaşıyla birlikte derin uzaya açılacak olan Koch, Ay'a giden ilk kadın olarak tarihe geçecek.</p>

<p><strong>Mürettebatın "İlkleri":</strong></p>

<p><strong>Victor Glover: </strong><em>Dünya yörüngesinden ayrılan ilk Afrikalı Amerikalı.</em></p>

<p><strong>Jeremy Hansen:</strong> <em>Ay yolculuğuna çıkan ilk Amerikalı olmayan (Kanadalı) astronot.</em></p>

<p><strong>Reed Wiseman: </strong><em>Mürettebatın komutanı.</em></p>

<p>Bu tarihi görev, 1972’deki Apollo 17’den tam 54 yıl sonra Ay civarına yapılan ilk insanlı uçuş olacak. Artemis II Ay'a iniş yapmayacak; ancak 2027-2028 yıllarında gerçekleşmesi planlanan ve insanların yeniden Ay yüzeyine ayak basacağı Artemis III misyonu için kritik veriler toplayacak.</p>

<p><strong>"Korktuğunuz Şeyin Peşinden Gidin"</strong></p>

<p>1979 doğumlu elektrik mühendisi ve fizikçi Christina Koch, çocukluk hayalinin peşinden gitmenin bedelini Antarktika'nın dondurucu soğuğunda bir yıl kalarak ve ağır eğitimlerden geçerek ödedi. Gençlere ve öğrencilere verdiği tavsiye ise oldukça net:</p>

<p style="margin-left: 40px;"><em>"İnsanlar bana uzay yürüyüşünde korkup korkmadığımı soruyor. Oraya odaklandığınızda korkmaya vaktiniz kalmıyor. Korktuğunuz ve başaramayacağınızı düşündüğünüz şeylerin peşinden gidin. O korkuyu aştığınızdaki ödül paha biçilemez."</em></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.canakkalekalem.com/images/media/2026/02/her-gun-17-kez-gun-dogumu-ve-gun-batimina-tanik-eden-kadin-yurumeyi-unuttu_699615059cc29.jpg</image>
                                <category>BiLiM</category>
                <author>Çanakkale Kalem</author>
                <link>https://www.canakkalekalem.com/her-gun-17-kez-gun-dogumu-ve-gun-batimina-tanik-olan-kadin-yurumeyi-unuttu/161587</link>
                <pubDate>Wed, 18 Feb 2026 22:29:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Gözlüğe Veda: FDA Onaylı Yeni Göz Damlası ile 8-10 Saat Net Görüş</title>
                                    <description>FDA onayıyla VIZZ göz damlası, yaşla birlikte gelen yakın görme kaybını bir damla ile 8-10 saat düzeltebiliyor. Türkiye’ye ne zaman gelecek, fiyatı ne olacak? Uzman yorumlarıyla yanıtlar.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Amerika Birleşik Devletleri’nde görme dünyasını kökten değiştirebilecek bir gelişme kaydedildi: ilaç şeklindeki göz damlası VIZZ, 45 yaş ve üzerindeki bireylerde yakını görme bozukluğu olarak bilinen presbiyopiyi ilaçla iyileştirebilecek ilk FDA onaylı tedavi olarak tarihe geçti. Bu damla, tek bir kullanımda yaklaşık 8 ila 10 saate kadar net yakın görüş sağlayabiliyor ve kullanıcıların okumak, telefon ekranına bakmak gibi yakın aktivitelerde gözlüksüz kalmasına olanak tanıyor.</p>

<p><strong>Nasıl çalışıyor?</strong></p>

<p>VIZZ, etkin maddesi aceclidine olan bir oftalmik solüsyon. Göze damlatıldığında gözbebeğini hafifçe küçülterek <strong>“pinhole”</strong> etkisi yaratıyor: bu, gözün odak derinliğini artırarak yakındaki nesneleri daha net görmeyi sağlıyor. Etki genellikle ilk yarım saatte başlıyor ve gün boyunca yaklaşık 10 saat sürüyor.</p>

<p><strong>FDA onayı ve klinik sonuçlar</strong></p>

<p>Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), VIZZ’i presbiyopi tedavisi için resmen onayladı — bu, akıllı lensler, oküler cerrahi ve gözlüklerin ötesinde tamamen yeni bir tedavi seçeneği anlamına geliyor. ABD’de yürütülen büyük klinik çalışmalarda, yüzlerce katılımcıda güvenli ve etkili olduğu kanıtlandı; ciddi yan etki bildirilmedi, göz tahrişi veya hafif baş ağrısı gibi geçici etkiler gözlendi.</p>

<p><img alt="" class="image-align-left" height="394" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/02/vizz-698dcca0de843.png" width="532" /><strong>Daha önceki çalışmalar ve alternatifler</strong></p>

<p>Bu alanda ilk girişimlerden biri, uzun süredir kullanılan pilocarpine bazlı damlalar oldu; bunlar da benzer amaçla 6-8 saat etki gösteriyordu. Ancak VIZZ’in onayı, özellikle etki süresi ve güvenlik profili bakımından bir dönüm noktası olarak değerlendirilirken, dünya çapında yaşanan görme bozuklukları için umut artırıyor. Öte yandan, bazı ülkelerde — <em>örneğin Hindistan’da</em> — benzer ürünlerin ticarileştirilmesine yönelik izinlerin iptal edildiği örnekler de var; bunun nedeni, gözlükleri tamamen ortadan kaldırdığına dair bilimsel iddiaların yetersiz bulunmasıydı.</p>

<p><strong>Türkiye’de ne zaman?</strong></p>

<p>Şu aşamada VIZZ için Türkiye Sağlık Bakanlığı’ndan (TİTCK) onay bilgisi yok; ilaçların ülkemize gelmesi, yabancı onayları takiben kendi değerlendirme sürecine bağlı. Bu süreç genellikle aylar ila bir yılı aşkın süre alabiliyor ve üreticinin Türkiye’ye ruhsat başvurusuna bağlı. Onay sürecinin 2026 sonunda veya 2027 başında netleşmesi beklenebilir, ancak resmi bir tarih açıklanmadı.</p>

<p><strong>Fiyat ne olur?</strong></p>

<p>ABD’deki ilk açıklamalara göre benzer göz damlalarının aylık maliyeti örneğin 80 dolar civarında olabileceği belirtilmişti <em>(yaklaşık 5-6 bin TL’ye denk).</em> Türkiye’de piyasaya çıktığında özel vergiler, ilaç fiyatlandırma komisyonu ve döviz kuru nedeniyle bu fiyat daha yüksek veya düşük olabilir; kesin bir rakam için TİTCK onayı ve üretici açıklamaları bekleniyor.</p>

<p>Bu gelişme, görme sağlığı alanında klasik “gözlük” paradigmalarını sarsıyor. İlaçla yakın görüşte önemli süreli netlik sağlamak, milyonlarca kişinin günlük yaşamını kolaylaştırma potansiyeline sahip. Ancak unutulmamalı ki bu, kalıcı bir cerrahi değişim değil; etkisi geçici ve doktor tavsiyesi ile kullanılmalı. Yeni bilimsel çalışmalar ve global onaylar geldikçe tablo daha da netleşecek</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.canakkalekalem.com/images/media/2026/02/gozluge-veda-fda-onayli-yeni-goz-damlasi-ile-8-10-saat-net-gorus_698dcd0288a81.png</image>
                                <category>BiLiM,SAĞLIK</category>
                <author>Çanakkale Kalem</author>
                <link>https://www.canakkalekalem.com/gozluge-veda-fda-onayli-yeni-goz-damlasi-ile-8-10-saat-net-gorus/161289</link>
                <pubDate>Thu, 12 Feb 2026 15:43:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Uluslararası Arenada ÇOMÜ Rüzgarı: Koordinatör Üniversite Olarak Zirvede!</title>
                                    <description>ÇOMÜ, sadece eğitimde değil, proje üretiminde de bir dünya markası olduğunu kanıtladı. 2 milyon avro bütçeli “MedYouth4Food” projesi, Avrupa Birliği’nden neredeyse tam puan alarak ikinci aşamaya geçti. Rektör Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu, bu stratejik başarının perde arkasını anlattı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>HABER SPOTU (160 KARAKTER):<br />
ÇOMÜ’nün koordinatörlüğündeki “MedYouth4Food” projesi, yaklaşık 2 milyon avroluk bütçesiyle Interreg NEXT MED Programı’nda neredeyse tam puan alarak ikinci aşamaya geçti.</p>

<p>ÇOMÜ’DEN ULUSLARARASI PROJE BAŞARISI: “MEDYOUTH4FOOD” İKİNCİ AŞAMAYA YÜKSELDİ</p>

<p>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ), Avrupa Birliği’nin önemli iş birliği mekanizmalarından biri olan Interreg NEXT MED Programı kapsamında sunduğu projeyle uluslararası alanda dikkat çeken bir başarıya imza attı. Üniversitenin koordinatörlüğünde hazırlanan “MedYouth4Food” başlıklı proje, yapılan ilk aşama değerlendirmelerinde neredeyse tam puan alarak ikinci aşamaya geçmeye hak kazandı. Yaklaşık 2 milyon avroluk bütçeye sahip olması öngörülen proje, gençlik odaklı yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle öne çıkıyor.</p>

<p>ULUSLARARASI PROGRAMDA YÜKSEK PUANLI PROJELER ARASINDA</p>

<p>Interreg NEXT MED Programı, Akdeniz havzasındaki ülkeler arasında çok paydaşlı iş birliklerini güçlendirmeyi amaçlayan önemli bir Avrupa Birliği girişimi olarak biliniyor. ÇOMÜ’nün koordinatörlüğünde hazırlanan MedYouth4Food projesi, bu kapsamda değerlendirilen projeler arasında en yüksek puan alan çalışmalar arasında yer aldı.</p>

<p>Projenin ilk aşamada elde ettiği başarı, üniversitenin uluslararası fonlara erişim kapasitesini ve koordinatör kurum olarak proje üretme yetkinliğini ortaya koydu. Akademik kadronun yürüttüğü disiplinler arası çalışma modeli, projenin değerlendirme sürecinde güçlü bir avantaj sağladı.</p>

<p>GENÇLİK, YEŞİL DÖNÜŞÜM VE SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA ODAĞI</p>

<p>MedYouth4Food projesi, gençleri merkeze alan yapısıyla dikkat çekiyor. Yeşil dönüşüm, sürdürülebilir tarım, çevresel farkındalık ve bölgesel kalkınma gibi temalar etrafında şekillenen proje, Akdeniz bölgesindeki ülkeler arasında bilgi paylaşımını ve ortak üretim süreçlerini teşvik etmeyi hedefliyor.</p>

<p>Proje kapsamında gençlerin sürdürülebilir gıda sistemleri ve çevre dostu üretim modelleri üzerine çalışmalar yapması planlanıyor. Bu yönüyle proje, hem akademik hem de toplumsal etkisi yüksek bir girişim olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>REKTÖR ERENOĞLU: “ULUSLARARASI GÖRÜNÜRLÜĞÜMÜZE KATKI SAĞLIYOR”</p>

<p>ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu, projenin elde ettiği başarıya ilişkin yaptığı değerlendirmede, üniversitenin uluslararası proje üretme kapasitesinin giderek güçlendiğini vurguladı.</p>

<p>Erenoğlu, “Üniversitemizin koordinatörlüğünde hazırlanan ve neredeyse tam puan alarak ikinci aşamaya geçen bu proje, ÇOMÜ’nün uluslararası alandaki proje üretme kapasitesinin geldiği noktayı açıkça göstermektedir. Gençleri merkeze alan, yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle örtüşen bu tür projeleri stratejik öncelik olarak görüyoruz. Akademisyenlerimizin ve proje ekibimizin ortaya koyduğu emek, üniversitemizin uluslararası görünürlüğüne ve bilimsel etkisine doğrudan katkı sağlamaktadır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>GÜÇLÜ ORTAKLIK YAPISIYLA NİHAİ AŞAMA HEDEFİ</p>

<p>Projenin koordinatörlüğünü yürüten Araştırma Dekanı Prof. Dr. Sercan Karav ise MedYouth4Food projesinin ikinci aşamaya kalmasının önemli bir eşik olduğunu belirtti. Karav, güçlü ortaklık yapısı ve somut etki hedefleri sayesinde projenin nihai aşamada destek almaya aday olduğunu ifade etti.</p>

<p>Proje ekibinin önümüzdeki süreçte detaylı planlama ve geliştirme çalışmalarıyla başvuruyu güçlendirmeyi hedeflediği öğrenildi. Akademik iş birlikleri ve uluslararası ortakların katkılarıyla projenin kapsamının daha da genişletilmesi planlanıyor.</p>

<p>ÇOMÜ ULUSLARARASI FONLARDA ETKİ ALANINI GENİŞLETİYOR</p>

<p>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, son yıllarda Avrupa Birliği projeleri ve uluslararası araştırma fonları kapsamında gerçekleştirdiği çalışmalarla dikkat çekiyor. Üniversitenin koordinatör olarak yer aldığı projelerin artması, hem akademik üretkenliği hem de bölgesel kalkınmaya katkı sağlayan girişimleri destekliyor.</p>

<p>MedYouth4Food projesinin ikinci aşamaya geçmesi, ÇOMÜ’nün sadece ulusal ölçekte değil uluslararası platformlarda da etkin bir rol üstlendiğini gösteren önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>GENÇLERİ MERKEZE ALAN PROJELER DEVAM EDECEK</p>

<p>ÇOMÜ yönetimi, gençleri merkeze alan ve bölgesel kalkınmaya katkı sağlayan projeleri desteklemeye devam edeceklerini vurguluyor. Üniversitenin hedefleri arasında uluslararası fon kaynaklarından daha fazla pay almak, sürdürülebilirlik temalı projeleri artırmak ve bilimsel üretimi küresel ölçekte görünür kılmak yer alıyor.</p>

<p>Interreg NEXT MED Programı kapsamında ikinci aşamaya yükselen MedYouth4Food projesinin, önümüzdeki değerlendirme sürecinin ardından destek almaya hak kazanması halinde Akdeniz havzasında geniş kapsamlı bir iş birliği ağı oluşturması bekleniyor. Üniversite yetkilileri, bu tür projelerin hem akademik dünyaya hem de bölgesel ekonomiye önemli katkılar sunacağını belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.canakkalekalem.com/images/media/2026/02/uluslararasi-arenada-comu-ruzgari-koordinator-universite-olarak-zirvede_698d898b96328.jpg</image>
                                <category>GÜNCEL,BiLiM</category>
                <author>Mustafa Aydın Gül</author>
                <link>https://www.canakkalekalem.com/uluslararasi-arenada-comu-ruzgari-koordinator-universite-olarak-zirvede/161260</link>
                <pubDate>Thu, 12 Feb 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya&#039;nın Tarihi ve Kültürü Bilimsel Mercek Altına Alınıyor: Yeni Merkez Kuruldu</title>
                                    <description>İnönü Üniversitesi Kültür Araştırma ve Uygulama Merkezi kuruldu. Amaç, faaliyet alanları ve yönetim yapısı Resmî Gazete’de yayımlandı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>İnönü Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösterecek olan Kültür Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin kuruluşuna ve işleyişine ilişkin usul ve esaslar belirlendi. 1 Şubat 2026 tarihli ve 33155 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik ile merkezin amaçları, faaliyet alanları, yönetim organları ve çalışma esasları resmiyet kazandı. Yeni yönetmelikle birlikte üniversitenin bilimsel, sanatsal ve kültürel faaliyetlerinin daha bütüncül bir yapı altında yürütülmesi hedefleniyor.</p>

<p>YÖNETMELİĞİN AMACI VE KAPSAMI NETLEŞTİ</p>

<p>Yayımlanan yönetmeliğe göre Kültür Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin temel amacı; İnönü Üniversitesi’nin bilimsel, sanatsal ve kültürel alandaki faaliyetlerini tek çatı altında düzenlemek ve bu alanlardaki etkinliği artırmak olarak belirlendi. Yönetmelik, merkezin amaçlarının yanı sıra faaliyet alanlarını, yönetim organlarını, bu organların görevlerini ve merkezin çalışma usullerini kapsıyor. Böylece merkezin işleyişine ilişkin tüm başlıklar açık ve ayrıntılı şekilde düzenlenmiş oldu.</p>

<p>HUKUKİ DAYANAK VE TEMEL TANIMLAR</p>

<p>Merkez yönetmeliği, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun ilgili maddelerine dayanılarak hazırlandı. Yönetmelikte; merkez, müdür, müdür yardımcısı, yönetim kurulu, rektör ve senato gibi kavramlara ilişkin tanımlara da yer verildi. Bu tanımlar sayesinde merkezle ilgili idari ve akademik süreçlerde görev ve yetki sınırları netlik kazandı.</p>

<p>MERKEZİN AMAÇLARI DETAYLANDIRILDI</p>

<p>Yönetmelikte merkezin amaçları ayrıntılı şekilde sıralandı. Buna göre merkez; üniversitenin bilimsel, sanatsal ve kültürel faaliyetlerdeki etkinliğini artırmayı, akademik yayıncılığın niteliğini yükseltmeyi ve bilimsel yayın faaliyetlerini merkezi bir organizasyon çerçevesinde düzenlemeyi hedefliyor. Ayrıca geleneksel ve yerel değerlerin korunması, Malatya’nın bilimsel ve kültürel zenginliğine katkı sunulması ve üniversitenin uluslararası alandaki etkinliğinin artırılması da merkezin temel amaçları arasında yer alıyor.</p>

<p>FAALİYET ALANLARI GENİŞ BİR YELPAZEYİ KAPSIYOR</p>

<p>Kültür Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin faaliyet alanları da yönetmelikte kapsamlı biçimde tanımlandı. Merkez; üniversitenin bilimsel yayın faaliyetlerinin koordinasyonunu sağlamak, yayınevi ve basım merkezi gibi altyapıları oluşturmak ve akademik yayıncılığın gelişimine yönelik çalışmalar yürütmekle görevli olacak. Bunun yanı sıra yurt içi ve yurt dışındaki üniversiteler, kamu kurumları ve özel kuruluşlarla iş birlikleri yapılabilecek. Eğitim programları, seminerler, kongreler, sergiler, paneller ve yarışmalar düzenlenmesi de merkezin faaliyet alanları arasında bulunuyor.</p>

<p>MALATYA’NIN KÜLTÜREL TANITIMINA KATKI SAĞLANACAK</p>

<p>Yönetmelikte dikkat çeken başlıklardan biri de Malatya’ya yönelik çalışmalar oldu. Merkez, Malatya’nın tarihi ve kültürüyle ilgili araştırmalar yapacak, broşürler, kitapçıklar ve kısa filmler aracılığıyla ilin tanıtımına katkıda bulunacak. Ayrıca yerel ve ulusal düzeyde kamuoyu araştırmaları yapılarak bilimsel ve kültürel gelişime destek sağlanması hedefleniyor.</p>

<p>YÖNETİM YAPISI VE GÖREV DAĞILIMI BELİRLENDİ</p>

<p>Merkezin yönetim organları müdür ve yönetim kurulu olarak belirlendi. Müdür, üniversitenin öğretim elemanları arasından rektör tarafından iki yıllığına görevlendirilecek. Müdüre, en az iki müdür yardımcısı eşlik edecek. Yönetim Kurulu ise müdür ve dört öğretim elemanından oluşacak. Kurul, merkezin faaliyetlerine ilişkin kararları alacak ve çalışma birimlerinin oluşturulmasını sağlayacak.</p>

<p>PERSONEL, HARCAMA VE DONANIM HÜKÜMLERİ</p>

<p>Merkezin akademik, teknik ve idari personel ihtiyacının rektörlük tarafından karşılanacağı belirtildi. Harcama yetkilisi olarak müdür görevlendirilirken, merkezin faaliyetlerini sürdürebilmesi için gerekli araç, gereç ve fiziki mekânların da rektörlük tarafından sağlanacağı hükme bağlandı.</p>

<p>ESKİ YÖNETMELİK YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILDI</p>

<p>Yeni yönetmelikle birlikte 1989 tarihli İnönü Üniversitesi Kültür Merkezi Yönetmeliği yürürlükten kaldırıldı. Kültür Araştırma ve Uygulama Merkezi Yönetmeliği, yayımlandığı tarih itibarıyla yürürlüğe girerken, yönetmelik hükümlerinin uygulanmasından İnönü Üniversitesi Rektörü sorumlu olacak. Üniversitenin kültürel ve bilimsel çalışmalarına yön verecek bu yeni yapı, dikkatle takip edilecek.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.canakkalekalem.com/images/media/2026/02/malatyanin-tarihi-ve-kulturu-bilimsel-mercek-altina-aliniyor-yeni-merkez-kuruldu_697e6ed65ca52.jpg</image>
                                <category>BiLiM</category>
                <author>Yıldız Sağlam Küçük</author>
                <link>https://www.canakkalekalem.com/malatyanin-tarihi-ve-kulturu-bilimsel-mercek-altina-aliniyor-yeni-merkez-kuruldu/160752</link>
                <pubDate>Sun, 01 Feb 2026 00:04:00 +0300</pubDate>
            </item>
            </channel>
</rss>
