<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/">
    <channel>
        <title>Kalem Gazetesi - MEKAN</title>
        <description>Çanakkale son dakika haberleri, yerel gelişmeler ve şehre dair en güncel analizler anında cebinizde. Biga’dan Gelibolu’ya, ekonomiden asayişe Çanakkale’nin en güvenilir ve bağımsız dijital gazetesini keşfedin...</description>
        <link>https://www.canakkalekalem.com</link>
        <language>tr</language>
        <pubDate>Mon, 04 May 2026 18:46:11 +0300</pubDate>
                                <item>
                <title>Ölümün Ayıramadığı Anne ve Oğul: Issız Cuma’nın Mukaddes Vuslatı mı, Yoksa Tarihin Utanç Verici İnfazı mı?</title>
                                    <description>Çanakkale’nin Yenice ilçesinde, meşe ormanlarının derinliklerinde yükselen 700 yıllık bir sır... Toprak altında birbirine kavuşan anne ve bebeğinin tüyler ürperten mucizesi tüm dünyayı ayağa kaldırırken, toprak üstündeki ecdat yadigârı cami, tahta kurularına ve ilgisizliğin paslı zincirlerine mahkûm edildi. Ölümün ayıramadığı o canları, biz kendi ellerimizle terk edilmişliğin çukuruna mı itiyoruz? İşte kamunun çürümeye terkettiği Issız Cuma Seyvan Camii ve anne ile oğulun ağlatan hikayesi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Toprağın Altındaki Sır: Hatice ve Bebeğinin Bitmeyen Sarılışı</strong></p>

<p>Issız Cuma Camii’ni sıradan bir tarihi yapıdan bir dünya fenomenine dönüştüren olay, 1959 yılının o puslu kış günlerinde başladı. Seyvan Köyünde yaşayan gencecik bir anne, Hatice Yıldız henüz kucağına aldığı minik evladının kokusuna doyamadan hayata gözlerini yumar. Bu ayrılık, evrene sığmaz; annesinden sadece 20 gün sonra minik bebeği de <em>(yörede Ayşe olarak bilinse de bazı kayıtlarda oğul olarak geçer)</em> sonsuzluğa yürür.</p>

<p>Köylüler, bebeği annenin biraz yakınına defnederler. Ancak asıl gizem burada başlar. Ertesi gün mezarlığa gidenler şok içindedir; ayrı kazılan iki mezar, sanki görünmez bir el tarafından çekilmiş gibi birbirine yapışmıştır. Köylüler defalarca mezarları ayırır, araya mesafe koyarlar ama nafile...</p>

<p><img alt="" height="467" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/cami-69b409f53b878.jpg" width="1008" /></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-size:14px;">Yüz yılların yıkamadığı Issız Cuma Camii ne yazık ki; çürümeye terkedilmiş. Caminin içine temiz terlik ile girilmiştir.</span></p>

<p>Her sabah o iki mezar, birbirine sarılmak istercesine yeniden vuslata erer. En sonunda din görevlileri boyun eğer: <strong><em>"Vardır bir hikmeti, artık ellemeyin!"</em></strong> Bugün oraya gittiğinizde, iç içe geçmiş o mezar taşları bize şunu fısıldar: Ölüm bile bu bağı koparamadı.</p>

<p style="text-align: center;"> </p>

<p><strong>Ecdadın Emanetine Paslı Zincir, Tahta Kurusu ve İhanet!</strong></p>

<p>Ancak bu mukaddes hikâyenin hemen yanı başında, insanın kanını donduran bir ihmal yükseliyor. 1335 yılında inşa edildiği sanılan, Çanakkale’nin en eski iki camisinden biri o şaheser<span style="color:#2980b9;"><span style="background-color:#ffffff;"> <a href="https://www.canakkalekalem.com/tamamen-ahsap-issiz-cuma-camii/120387?page=1"><span style="color:#2980b9;"><strong><span style="background-color:#ffffff;">Issız Cuma Seyvan Camii</span></strong></span></a><span style="background-color:#ffffff;">, </span><span style="color:#000000;"><span style="background-color:#ffffff;">bugün sahipsizliğin pençesinde can çekişiyor. 700 yıl önce tek bir çivi dahi kullanılmadan, el emeği ve alın teriyle meşe ağaçlarından inşa edilen bu yapı, bugün tahta kurularının istilasına uğramış durumda!</p>

<p><img alt="" height="465" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/mezarlik-69b40a1567706.jpg" width="1008" /></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-size:14px;">Issız Cuma camii'nin etrafı lerleyen yıllarda mezarlık olmuş</span></p>

<p>Ecdadın<em><strong> "çivi çakmadan"</strong></em> mucize yarattığı o kutsal mekân, bugün basit, paslı bir zincirle tutturulmuş kapısıyla hırsıza, arsıza ve doğanın insafına terkedilmiş. İçeri girdiğinizde burnunuza gelen o asırlık ahşap kokusunun yerini çürümüşlük almış. O paha biçilemez halılar, kilimler ziyanlık içinde; toz ve kir tabakasının altında kayboluyor. Pencereleri kırılmış, çerçeveleri dağılmış bir halde kaderine terkedilmiş.</p>

<p><img alt="" height="673" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/cami-icinden-69b40a32e60a5.jpg" width="1008" /></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-size:14px;">Her yer toz toprak içinde; tahta kuruları caminin içinde cirit atıyor (bu görsel yıllar öncesine ait, arşiv)</span></p>

<p><strong>Müftülük, Vakıflar, Kültür Bakanlığı: Vicdanınız Hiç mi Sızlamıyor?</strong></p>

<p>Yenice’ye sadece birkaç kilometre uzaklıkta, köylerin tam merkezinde yer alan bu tarihi mühür, adeta<strong> <em>"ıssız"</em> </strong>bırakılarak cezalandırılıyor. Burayı ziyaret eden vatandaşlar tepkili, gözleri yaşlı. İki rekat namaz kılmak isteyen bir mümin, alnını secdeye koyacak temiz bir köşe bulamıyor. Karasi Beyliği’nin mirası mı, erken dönem Osmanlı’nın ilk mührü mü olduğu tartışılan bu 700 yıllık devasa hafıza, her geçen gün biraz daha un ufak oluyor.</p>

<p>Sormak istiyoruz; Yenice Kaymakamı, Belediye Başkanı, Müftülük, Turizm İl Müdürlüğü ve <a href="https://www.canakkalekalem.com/canakkalenin-sakli-mirasi-modern-sehrin-kalbindeki-5-osmanli-sirri/162318"><span style="color:#2980b9;"><strong>Çanakkale Valiliği</strong></span></a><span style="color:#000000;">.</span></p>

<p style="text-align: center;"><img alt="" height="1492" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/anne-69b40b3a259d2.jpg" width="800" /></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-size:14px;">Anne ile evladının birleşmiş kabirlerini ziyaret edenler acı hikayalerine ağlıyor</span></p>

<p>Bu tarihi değerden haberiniz var mı? Eğer varsa, bu harabelik, bu terkedilmişlik sizin eseriniz mi? Eğer haberiniz yoksa, o koltuklarda neden oturuyorsunuz? Bölge halkı cuma ve bayram namazlarında bir araya gelsin diye kurulan bu 700 yıllık cami, şimdi sadece ölülerin bekçiliğini yaptığı bir yıkıntıya mı dönüştürülmek isteniyor?</p>

<p><strong>Bir Miras Yok Olurken...</strong></p>

<p>Issız Cuma, sadece bir korku filmine <em>(Siccin 2)</em> ilham olan ürpertici bir mekan değildir. O, bu toprakların tapusudur. Anne ve bebeğin enerjisini hissetmek, ruhsal bir arınma yaşamak için gelen binlerce insan, caminin perişan halini görünce büyük bir hayal kırıklığıyla dönüyor. Ayaklarının altında titreyen enerjiyi unutuyorlar. </p>

<p><img alt="" height="567" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/anne-ogul-kucuk-69b40ac956575.jpg" width="1008" /></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-size:14px;">Caminin yanı sıra anne ile çocuğunun hikayesini bilenler onların kabrini de ziyaret ediyor</span></p>

<p>Burada bir tarih, bir emek ve bir mucize çürüyor. Eğer bugün harekete geçilmezse, o <strong><em>"çivisiz cami"</em></strong> efsanesi sadece kitaplarda kalacak.</p>

<p>Uyarıyor ve ilgilileri ciddiyete davet ediyoruz. Ecdat yadigarına sahip çıkmayanların, ne bugünü ne de yarını olur. Yetkilileri; müftülüğü, vakıfları ve bakanlığı göreve çağırıyoruz. Bu ayıp daha fazla büyümesin!</p>

<p><strong>EDİTÖRÜN NOTU: </strong>Neredeyse aradan bir ay geçti. Bu tarihi miras ile ilgili hiç bir çalışma, bilgi akışı, açıklama yok. 700 yıllık cami çürümeye devam ediyor. </p>

<p> </p>

<p><em><strong>Bu e posta adreslerine aşağıdaki metni yollayabilir, bir tarihin ayakta kalmasına katkı yapabilirsiniz. İşte o adresler. </strong></em></p>

<p><strong>İletişim Kurulacak Makamlar ve E-Posta Adresleri</strong></p>

<p><strong>T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı:</strong> <em>ozelkalem@ktb.gov.tr</em></p>

<p><strong>Vakıflar Genel Müdürlüğü (Balıkesir Bölge - Çanakkale):</strong><em> balikesir@vgm.gov.tr</em></p>

<p><strong>Çanakkale Valiliği: </strong><em>canakkale@icisleri.gov.tr</em></p>

<p><strong>Yenice Kaymakamlığı: </strong><em>yenice@icisleri.gov.tr</em></p>

<p><strong>Çanakkale İl Müftülüğü: </strong><em>canakkale@diyanet.gov.tr</em></p>

<p><strong>Çanakkale İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü:</strong> iktm17@ktb.gov.tr</p>

<p><strong>CiMER : </strong><em>cumhurbaskanligi@tccb.gov.tr</em></p>

<p> </p>

<p><strong>GÖNDERİLECEK E-POSTA TASLAĞI</strong></p>

<p><strong>Konu:</strong> ACİL: 700 Yıllık Issız Cuma Camii Yok Oluyor – İhmale Son Verilsin!</p>

<p>Sayın İlgili,</p>

<p>Çanakkale’nin Yenice ilçesi Seyvan köyü sınırları içerisinde bulunan ve yapımı 1335 yılına dayanan, bölgenin en eski yapılarından Issız Cuma Seyvan Camii’nin mevcut durumu içler acısıdır.</p>

<p>700 yıllık bu ecdat yadigarı, hiçbir çivi kullanılmadan inşa edilmiş mimari bir şaheser olmasının yanı sıra, mezarlığındaki "birleşen mezarlar" efsanesiyle bölge turizmi ve inanç kültürü için paha biçilemez bir değerdir. Ancak bugün bu kutsal mekan;</p>

<p>Tahta kurularının istilasına uğramış, ahşap taşıyıcılar içten içe çürümeye terk edilmiştir.</p>

<p>İçerisindeki tarihi halı ve kilimler bakımsızlıktan, küften ve tozdan ziyan olmaktadır.</p>

<p>700 yıllık emanetin kapısı, basit bir paslı zincir ile korunmasız bırakılmıştır.</p>

<p>Ziyaretçilerin ibadet edebileceği asgari temizlik ve düzenleme dahi mevcut değildir.</p>

<p>Yenice’ye yalnızca birkaç kilometre uzaklıktaki bu milli ve manevi mirasın, Müftülük, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Kültür Bakanlığı gibi kurumların gözetimi altındayken bu denli harabeye dönmesi kabul edilemez bir durumdur.</p>

<p>Kalem Gazetesi aracılığıyla kamuoyuna yansıyan bu<strong> "tarihi cinayetin" </strong>durdurulmasını; caminin ivedilikle restorasyon programına alınmasını, ilaçlanmasını ve layık olduğu güvenliğe kavuşturulmasını talep ediyoruz. Ecdadın çivi çakmadan inşa ettiği bu emaneti, bizler sahipsizliğin çivileriyle ölüme terk edemeyiz.</p>

<p>Konuyla ilgili ivedilikle somut adımlar atılmasını bekliyor, sürecin takipçisi olacağımızı bilgilerinize sunuyoruz.</p>

<p>Saygılarımla, [Adınız Soyadınız] [Tarih]</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.canakkalekalem.com/images/media/2026/03/olumun-ayiramadigi-anne-ve-ogul-issiz-cumanin-mukaddes-vuslati-mi-yoksa-tarihin-_69b411b9e4a15.jpg</image>
                                <category>YAŞAM,MEKAN</category>
                <author>Çanakkale Kalem</author>
                <link>https://www.canakkalekalem.com/foto-galeri/olumun-ayiramadigi-anne-ve-ogul-issiz-cumanin-mukaddes-vuslati-mi-yoksa-tarihin-utanc-verici-infazi-mi/162644</link>
                <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 15:11:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Çanakkale’nin Tarihi Bu Albümde: &quot;Bir Zamanlar Çanakkale&quot; Dijitalde</title>
                                    <description>Çanakkale Belediyesi tarafından hazırlanan &quot;Bir Zamanlar Çanakkale&quot; fotoğraf albümü, kentin arşiv belgelerinden süzülen karelerle geçmişten günümüze uzanan görsel hafızasını ve kültürel mirasını dijital dünyaya taşıyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Çanakkale Belediyesi, kentin görsel mirasını koruma altına alan anlamlı bir çalışmaya imza attı. Belediye tarafından yayımlanan "Bir Zamanlar Çanakkale" isimli fotoğraf albümü, kentin geçmişten bugüne uzanan hafızasını bir araya getirerek okurların beğenisine sunuldu.</p>

<p>Arşiv belgelerinden derlenen bu özel çalışma, farklı dönemlere ait karelerle Çanakkale’nin sokaklarını, insanlarını ve gündelik yaşamın tarihsel izlerini gün yüzüne çıkarıyor. Kentin kültürel dokusunu kayıt altına almayı amaçlayan eser, zamanla değişen şehir silüetini belgelerken aynı zamanda gelecek nesiller için güçlü bir kent belleği oluşturma niteliği taşıyor.</p>

<p>Tarihe ve kültürel mirasa ilgi duyanlar için kıymetli bir kaynak teşkil eden albüm, sadece fiziksel bir baskı olarak kalmayıp dijital platformlara da taşındı. Çanakkale’nin tarihsel yolculuğuna tanıklık etmek isteyen vatandaşlar, belediyenin resmi kanalları üzerinden "Bir Zamanlar Çanakkale" yayınının e-kitap formuna kolayca erişim sağlayabiliyor.</p>

<p>Bir Zamanlar Çanakkale yayınının e-kitap formuna ulaşmak için <a href="https://birzamanlarcanakkale.tr/?lang=tr">TIKLAYINIZ</a>.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.canakkalekalem.com/images/media/2026/03/post162821_69b95379154b5.png</image>
                                <category>MEKAN,SEYAHAT</category>
                <author>Sedanur Arıgün</author>
                <link>https://www.canakkalekalem.com/canakkalenin-tarihi-bu-albumde-bir-zamanlar-canakkale-dijitalde/162821</link>
                <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 07:10:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>50 Metre Derinlikteki Robotlardan Seyit Onbaşı’ya: 1915 Çanakkale Köprüsü’nün Kimsenin Bilmediği &#039;Görünmez&#039; Sırları!</title>
                                    <description>O sadece bir yol değil; denizin 50 metre altında robotların dokunuşuyla başlayan, kulelerinde Seyit Onbaşı’nın mermisini taşıyan ve deprem anında &#039;kayarak&#039; hayatta kalan devasa bir mühendislik efsanesi. 1915 Çanakkale Köprüsü’nün görünmeyen detayları, 2.7 milyar dolarlık maliyetin ardındaki sırlar ve Cumhuriyet’in 100. yılına atılan o büyük imzanın bilinmeyen hikayesine davetlisiniz.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Çanakkale Boğazı’nın mavi suları üzerinde yükselen 1915 Çanakkale Köprüsü, sadece iki kıtayı birbirine bağlayan devasa bir mühendislik harikası değil; her bir santimetresinde tarihin tozlu sayfalarından süzülüp gelen bir kahramanlık anlatısı gizliyor.</p>

<p>Dünyanın en uzun orta açıklığına sahip bu yapı, Seyit Onbaşı’nın sırtındaki yükten Cumhuriyet’in 100. yılına uzanan sarsılmaz bir köprü hikayesi sunuyor. Gelin birlikte 1915 Çanakkale köprüsünün sırlarını çözelim. </p>

<p>Çanakkale denilince akla gelen o vakur duruş, artık boğazın serin rüzgarlarıyla birleşen çelik kulelerde hayat buluyor. 18 Mart 2022 tarihinde, zaferin yıl dönümünde kapılarını dünyaya açan <strong><em>1915 Çanakkale Köprüsü</em></strong>, modern dünyanın teknolojik sınırlarını zorlarken, bir yandan da Türk milletinin bağımsızlık aşkını simgeliyor. Yaklaşık 2.7 milyar dolarlık bir yatırımla 5 yılda tamamlanan bu devasa eser, sadece bir ulaşım yolu değil, bir <strong><em>"mühür"</em></strong> niteliği taşıyor.</p>

<p><img alt="" height="649" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/kopru-4-69b01c6955de1.jpg" width="800" /></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:14px;">O yalnızca bir köprü değil, simgelerin hikayesini anlatan bir eser </p>

<p><strong>Sayıların Ardındaki Kahramanlık: Sembollerin Dili</strong></p>

<p>Bir köprü düşünün ki, her ölçüsü bir hatırayı, her rengi bir zaferi temsil etsin. Köprünün iki çelik kulesi arasındaki 2023 metrelik o devasa boşluk, rastgele seçilmiş bir rakam değil; Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. kuruluş yılının bir nişanesi. Gökyüzüne doğru uzanan 318 metrelik kule yüksekliği ise, 18 Mart (18.03) tarihini zihinlere kazımak için tasarlandı.</p>

<p>Ancak hikaye burada bitmiyor. Kulelerin en tepesinde yer alan ve toplam yüksekliği 334 metreye çıkaran top mermisi replikaları, dünya tarihinin akışını değiştiren <strong><em>Seyit Onbaşı</em></strong>’ya bir selam duruşudur.</p>

<p><img alt="" height="534" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/kopru-5-69b01ca5be385.jpg" width="847" /></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-size:14px;">1915 Çanakkale köprüsü binlerce deneyimli mühendis, çalışanın emeği  ile 5 yılda tamamlandı</span></p>

<p>O 215 kilogramlık mermiyi sırtlayan irade, bugün dünyanın en yüksek kuleli asma köprüsü olarak boğazın iki yanını birleştiriyor. Kırmızı-beyaz renkleriyle al bayrağımızı dalgalandıran bu kuleler, viyadük ayaklarındaki <em><strong>Şehitler Abidesi </strong></em>esintisiyle de <em><strong>"Çanakkale Geçilmez"</strong></em> nidasını <em><strong>"Çanakkale Geçilir" </strong></em>konforuna dönüştürüyor.</p>

<p><strong>Mühendisliğin Görünmez Kahramanları: Deniz Altındaki Robotlar</strong></p>

<p>Bu devasa yapının asıl mucizesi suyun altında, gözlerden uzakta yatıyor. Deprem kuşağında yer alan Çanakkale için güvenlik bir seçenek değil, zorunluluktu. Mühendisler, köprünün 2475 yılda bir görülebilecek şiddetli depremlere dahi göğüs gerebilmesi için dahice bir yöntem geliştirdi: Sarsıntıyı emen serbest zemin.</p>

<p><img alt="" height="406" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/kopru-2-69b01cf3d45c8.jpg" width="967" /></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:14px;">Neresinden bakarsanız bakın, nesiller boyu boğazın gerdanlığı göz kamaştırıyor</p>

<p>Köprü olası çok kuvvetli rüzgarlarda veya büyük deypremlerde 4 metreye kadar sağa sola salınabilecek teknik ile inşaa edildi. </p>

<p>Köprü temelleri zemine çivilenmek yerine, özel bir kırma taş tabakasının üzerine <em><strong>"serbestçe"</strong></em> oturtuldu. Olası bir depremde zemin, temellerin altından kayarak enerjiyi tahliye edecek şekilde tasarlandı. Peki, bir futbol sahasının iki katı büyüklüğündeki bu alanı, 50 metre derinlikte sadece 5 santimetrelik bir hata payıyla kim düzeltti?</p>

<p>İşte burada devreye bu proje için özel olarak geliştirilen ileri teknoloji robotlar girdi. Deniz dibindeki bu hassas cerrahi operasyon, köprünün ömrünü ve güvenliğini garanti altına aldı.</p>

<p><img alt="" height="491" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/mansett-69b01d4cf23c2.jpg" width="830" /></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:14px;">Gecesinde ayrı, gündüzünde ayrı güzel; görenleri heyecanlandırıyor</p>

<p><strong>Geleceğe Uzanan Vizyon: Ticaret ve Estetik</strong></p>

<p>Türkiye’de ilk kez uygulanan 45 metre genişliğindeki ikiz tabliye sistemi, sadece araçların geçişini değil, rüzgarın köprü altından süzülmesini sağlayarak aerodinamik bir denge oluşturuyor. Boğazdaki gemi trafiği için belirlenen 70 metrelik yükseklik ve 1600 metrelik genişlikteki navigasyon koridoru, uluslararası ticaretin kesintisiz akmasını sağlıyor.</p>

<p>Klasik Türk mimarisinin estetik dokunuşları olan nervürlü desenler, beyaz bağ kirişlerinde adeta bir dantel gibi işlenmiş durumda. 4.608 metrelik bu devasa uzunluk, Gelibolu Yarımadası’nın tarihi ve doğal dokusuna zarar vermemek adına titizlikle seçilen bir güzergah üzerinde yükseliyor.</p>

<p><img alt="" height="738" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/kopru-1-69b01d80c7e00.jpg" width="835" /></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:14px;">Feribotlar ile yarım saate yakın geçilen boğaz şimdi bir kaç dakikada geçiliyor</p>

<p>16 yıllık işletme süresinin ardından Karayolları Genel Müdürlüğü’ne devredilecek olan bu proje, sadece bugünün değil, gelecek nesillerin de gurur tablosu olmaya aday.</p>

<p>Bu köprü, sadece beton ve çelikten ibaret değil; o, bir milletin geçmişine duyduğu saygının ve geleceğine duyduğu güvenin asma halatlarla örülmüş en somut halidir.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.canakkalekalem.com/images/media/2026/03/50-metre-derinlikteki-robotlardan-seyit-onbasiya-1915canakkale-koprusunun-kimsen_69b01c44b5a00.jpg</image>
                                <category>MEKAN</category>
                <author>Yıldız Sağlam Küçük</author>
                <link>https://www.canakkalekalem.com/50-metre-derinlikteki-robotlardan-seyit-onbasiya-1915canakkale-koprusunun-kimsenin-bilmedigi-gorunmez-sirlari/162523</link>
                <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 18:30:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Çanakkale’nin Saklı Mirası: Modern Şehrin Kalbindeki 5 Osmanlı Sırrı!</title>
                                    <description>Sadece Çimenlik Kalesi’ni mi biliyorsunuz? Çanakkale’nin modern caddelerinin arasına gizlenmiş, imparatorluğun son görkemini taşıyan ve hala yaşayan o &quot;geç dönem&quot; camileri, şehrin bilinmeyen gerçek hikayesini anlatıyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Çanakkale denildiğinde akla ilk gelen 1915 direnişi ve antik Troya olsa da, kentin ruhunu asıl şekillendiren taş doku, Osmanlı’nın stratejik dokunuşlarında gizli. 1360 yılında Sultan I. Murad ile başlayan Türk hakimiyeti, Fatih Sultan Mehmed’in Kal’a-i Sultâniyye’yi inşa etmesiyle tam bir kent kimliğine büründü. Ancak Çanakkale, sadece askeri bir üst değil; yüzyıllar içinde gelişen, camileriyle, hamamlarıyla ve çok kültürlü yapısıyla parlayan bir ticaret merkeziydi.</p>

<p>Özellikle Yenice'nin Seyvan Köyü yakınındaki <strong><a href="https://www.canakkalekalem.com/foto-galeri/olumun-ayiramadigi-anne-ve-ogul-issiz-cumanin-mukaddes-vuslati-mi-yoksa-tarihin-utanc-verici-infazi-mi/162644"><span style="color:#2980b9;">Issız Cuma Seyvan Camii</span></a></strong><span style="color:#2980b9;"> </span>pek çok kişinin görmediği; hatta varlıından bile haberi olmadığı tek bir çivi çakılmadan yapılmış 700 yıllık cami. </p>

<p>Bugün bir çoğumuzun önünden fark etmeden geçtiği o yapılar, aslında 19. yüzyılın estetik anlayışını ve kentin değişimini fısıldıyor.</p>

<p><strong>Bir Dönemin Tanıkları: Kaç Eser Ayakta Kaldı?</strong></p>

<p>Arşivlerin tozlu sayfaları <em>(1870-1876 Cezâir-i Bahr-i Sefîd salnameleri)</em>, Çanakkale merkezinde o dönem on adet cami ve mescid olduğunu yazar. Ünlü gezgin V. Cuinet ise 1890'larda şehri gezdiğinde; 52 dükkan ve 26 fırının arasında 8 cami ile 3 mescidi tek tek not eder. Peki, bu zengin mirastan günümüze ne kaldı?</p>

<p>Bugün Çanakkale'de geçmişin izini sürenlerin karşısına yedi tarihi yapı çıkıyor. Bunların ikisi Fatih döneminin sadeliğini taşırken, diğer beşi Geç Osmanlı Dönemi’nin o büyüleyici atmosferini günümüze taşıyor.</p>

<p><img alt="" height="477" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/canakkale-69a957c354bec.jpg" width="845" /></p>

<p style="text-align: center;"><em>Çanakkale iskele ve yat limanı üzerinden karşı kıyıda Kilitbahir ve Kalesi görülüyor</em></p>

<p><strong>Mutlaka Bilmeniz Gereken 5 "Geç Dönem" Yapısı</strong></p>

<p>Eğer Çanakkale’nin ruhunu gerçekten hissetmek istiyorsanız, şu beş yapıya <strong><em>"yeni bir gözle"</em></strong> bakmalısınız:</p>

<p><strong>Kayserili Ahmed Paşa Camii:</strong> Dönemin paşalarının estetik anlayışını yansıtan en zarif örneklerden biri.</p>

<p><strong>Kurşunlu Camii:</strong> Kurşun kaplamalarıyla kentin siluetine damga vuran klasik bir duruş.</p>

<p><strong>Tıflı Camii: </strong>Hikayesiyle ve mimarisiyle kentin mahalle kültürünü yansıtan bir mücevher.</p>

<p><strong>Yalı Camii:</strong> Boğaz’ın kıyısında, denizle iç içe bir ibadet mekanı.</p>

<p><strong>Abdülaziz Mescidi (Kale Mescidi):</strong> Kale içindeki askeri nizamın manevi sığınağı.</p>

<p><strong>Tarihin Gizli Kodu: Neden Şimdi?</strong></p>

<p>Bu yapılar sadece birer ibadethane değil; Evliya Çelebi’nin Gelibolu’da saydığı 164 mescidin, kentin merkezine sirayet eden modern yansımalarıdır. Çanakkale’nin dar sokaklarında yürürken, başınızı yukarı kaldırdığınızda göreceğiniz her bir taş, Sultan Abdülaziz döneminin yenilikçi ruhunu ve Osmanlı'nın son yüzyılındaki mimari dönüşümü temsil ediyor.</p>

<p>Çanakkale’yi sadece geçmek için değil, bu 5 yapının izini sürerek hissetmek için yeniden keşfetmeye ne dersiniz? Hem de bu ramazan ayında içinizi ısıtacak bir gezi ruhunuza iyi gelecektir. </p>

<p><strong>Çanakkale Merkez: Geç Osmanlı Mimari Rotası</strong></p>

<p>Bu rota, şehrin sahil şeridinden başlayıp iç kısımlara ve oradan tarihi kale dokusuna uzanan bir yay çizer. Size verdiğimiz güzergahı takip ettiğinizde göreceksiniz ki; Çanakkale başka bir gezegen.</p>

<p><img alt="" height="638" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/yali-camii-69a958116ab1d.jpg" width="960" /></p>

<p style="text-align: center;"><em>Yalı Camii avlusundan başını uzattığınızda boğazdan geçen gemileri görebilirsiniz.       Kapısı Çarşı Caddesine açılır. Esnafların vakit namazlarını kılmasında önemli bir adrestir.</em> <em>Cami 3 kez yanmış ve yeniden yapılmıştır. Camiyi ilk yaptıran kişi <strong>Tavil Ahmet Ağa</strong>'dır. İlk ismi de bu nedenle camiyi yaptıranın adıyla anılır.  </em></p>

<p><strong>1. Durak: Yalı Camii (Denizin Kıyısındaki Estetik)</strong></p>

<p>Rotaya feribot iskelesine çok yakın olan, adını bulunduğu konumdan alan <em><strong>Yalı Camii </strong></em>ile başlıyoruz.</p>

<p><strong>Neden Görmelisin? </strong>19. yüzyılın son çeyreğine damga vuran bu yapı, boğazın serin rüzgarını arkasına alır. Ahşap tavan işçiliği ve dönemin karakteristik süslemeleriyle <strong>"Geç Osmanlı"</strong> zarafetini en yalın haliyle sunar.</p>

<p><strong>İpucu:</strong> Caminin avlusundan o dönemde boğaz rahatlıkla izlenebiliyordu. Bugün şehrin gelişimiyle birlikte bu ancak bahçe kapısından mümkün olabiliyor. Geniş avlunun kapısı şehrin kalbi çarşı caddesine açılır.  Çanakkale’nin liman kenti ruhunu anlamak için en iyi nokta burasıdır.</p>

<p><img alt="" height="1375" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/tifli-cami-69a95862550fd.jpg" width="1926" /></p>

<p style="text-align: center;"><em>Tıflı Camii avlusundan iki kapı açılır. Biri şehrin en eski meydanı Zafer Meydanı'na diğeri Çarşı Cadseninin kalbine; Aynalı Çarşının giriş kapısına açılır.</em></p>

<p><strong>2. Durak: Tıflı Camii (Dar Sokakların Mücevheri)</strong></p>

<p>Yalı’dan ayrılıp Çarşı Caddesi’nin hareketli sokaklarına daldığında, kentin en karakteristik yapılarından biri olan <em><strong>Tıflı Camii</strong></em> seni karşılar.</p>

<p><strong>Neden Görmelisin?</strong> Sultan Abdülaziz döneminde inşa edilen bu cami, şehrin sivil mimarisiyle en çok bütünleşen yapıdır. İnce minaresi ve butik yapısıyla mahalle kültürünün kalbidir.</p>

<p><strong>İlginç Bilgi: </strong>Adı <strong><em>"Tıflı"</em> </strong><em>(çocuk/genç) </em>olsa da, taşıdığı manevi ağırlık belleğinde belleğinde çok büyüktür. Tıflı Cami'nin geniş avlusu şehrin en eski meydanı Zafer Meydanı'na açılır. Keza, Aynalı Çarşı da bu cami ile karşılıklıdır. </p>

<p><img alt="" height="2252" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/kursunlu-cami-69a9591f5fe54.jpg" width="1441" /></p>

<p style="text-align: center;"><em>Kasaplar Çarşısı denilen bölgededir. Kubbesi kurşun kaplı olduğu için öyle isimlendirildiği söylenir. Geniş bahçesi 5 adet yolun kesiştiği noktadad yer alır. </em></p>

<p><strong>3. Durak: Kurşunlu Camii (Siluetin Koruyucusu)</strong></p>

<p>Çarşı Caddesi boyunca içeriye doğru yürüdüğümüzde, ismini kubbesindeki kaplamalardan alan <em><strong>Kurşunlu Camii</strong></em>’ne ulaşıyoruz.</p>

<p><strong>Neden Görmelisin?</strong> Diğerlerine göre daha heybetli bir duruşu vardır. Geç Osmanlı döneminde klasik üslubun nasıl yorumlandığını görmek isteyenler için ideal bir duraktır. Taş işçiliği ve geniş avlusuyla huzur verir.</p>

<p><img alt="" height="693" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/kayserili-ahmet-pasa-camisi-69a959986fbb3.jpg" width="1040" /></p>

<p style="text-align: center;"><em>Şehri ortasından ikiye ayıran Sarıçay'ı karşı kıyısında yer alan tek camidir. Şehir henüz o bölgede gelişmediği için tek cami yapılmış. Camiden Kilitbahir ve Kalesi görülebilir. </em></p>

<p><strong>4. Durak: Kayserili Ahmed Paşa Camii (Paşaların Mirası)</strong></p>

<p>Çarşı Caddesinden Sarıçay'ın karşı yakasına geçerek uğrayacağın bu cami, adını dönemin Bahriye Nazırı Kayserili Ahmed Paşa’dan alır. Sarıçay'ın kıyısında Kilitbahir'e bakar. </p>

<p><strong>Neden Görmelisin?</strong> Mimari açıdan Batılılaşma etkilerinin <em>(Barok ve Ampir üslup)</em> Osmanlı geleneğiyle nasıl harmanlandığını burada net bir şekilde görebilirsin. Pencerelerin dizilimi ve iç mekandaki ferahlık, dönemin modernleşen yüzüdür.</p>

<p><img alt="" height="1334" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/abdulaziz-mescidi-69a959ec4c3b0.jpg" width="2000" /></p>

<p><em>Çimenlik kalesi içinde yer alır. Kalenin geniş avlusunun deniz tarafına konumlandırılmıştır. </em></p>

<p><strong>5. Durak: Abdülaziz Mescidi (Kale Mescidi)</strong></p>

<p>Finali, Çanakkale’nin var oluş sebebi olan Çimenlik Kalesi <em>(Kal’a-i Sultâniyye) </em>içerisinde yapıyoruz.</p>

<p><strong>Neden Görmelisin?</strong> Kale surlarının içindeki bu mescid, askeri mimari ile dini mimarinin nasıl iç içe geçtiğinin kanıtıdır. Sultan Abdülaziz tarafından yenilendiği için bu ismi almıştır. Fatih döneminden gelen temeller üzerine oturan bir 19. yüzyıl ruhudur.</p>

<table>
	<thead>
		<tr>
			<td><strong>Durak</strong></td>
			<td><strong>Özellik</strong></td>
			<td><strong>Önerilen Süre</strong></td>
		</tr>
	</thead>
	<tbody>
		<tr>
			<td><b>Yalı Camii           (</b><b>ONARIM</b><b> </b>1853-54 )</td>
			<td>Deniz manzaralı, ahşap detaylar</td>
			<td>15 Dakika</td>
		</tr>
		<tr>
			<td><b>Tıflı Camii                        (</b>1891)</td>
			<td>Tarihi çarşı dokusu içinde</td>
			<td>20 Dakika</td>
		</tr>
		<tr>
			<td><b>Kurşunlu Camii              (</b>1869)</td>
			<td>Görkemli kubbe yapısı</td>
			<td>25 Dakika</td>
		</tr>
		<tr>
			<td><b>Kayserili Ahmed Paşa  (</b>1863-1873) </td>
			<td>Batılılaşma dönemi etkileri</td>
			<td>20 Dakika</td>
		</tr>
		<tr>
			<td><b>Kale Mescidi                   (</b>1876)</td>
			<td>Askeri kale atmosferi</td>
			<td>30 Dakika</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<p><strong>Editörün Tavsiyesi: </strong><em>Bu rotayı bitirdikten sonra, Yalı Camii civarındaki tarihi kahvehanelerde bir yorgunluk kahvesi içerek gördüğün yapıların Çanakkale siluetine kattığı o eşsiz dokuyu sindirebilirsin.</em></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.canakkalekalem.com/images/media/2026/03/canakkalenin-sakli-mirasi-modern-sehrin-kalbindeki-5-osmanli-sirri_69a95c6894fc4.jpg</image>
                                <category>MEKAN,ŞEHiR</category>
                <author>Mustafa Aydın Gül</author>
                <link>https://www.canakkalekalem.com/canakkalenin-sakli-mirasi-modern-sehrin-kalbindeki-5-osmanli-sirri/162318</link>
                <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 07:30:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Çanakkale’nin 700 Yıllık Sırrı: Issız Cuma Seyvan Camii ve Mezar Taşlarının Fısıltısı</title>
                                    <description>Çanakkale’nin Yenice ilçesinde, meşeliklerin derinliklerinde zamana meydan okuyan bir &quot;hayalet&quot; yükseliyor: Issız Cuma Seyvan Camii. Çivi kullanılmadan, sadece meşe ağaçlarının ruhuyla inşa edilen bu yapı, 14. yüzyıldan günümüze taşınan bir Karasi Beyliği mirası mı, yoksa bir Osmanlı paşasının vasiyeti mi? Kimsenin yaşamadığı bir ormanın ortasında neden bir cami var? İşte her bir ahşap direğinde tarih gizli olan o gizemli mekanın hikayesi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Çanakkale’nin kalbinde, sessizliğin ortasında yükselen bu ahşap mucize, hem mimari yapısıyla hem de çevresindeki gizemli hikâyelerle tam bir keşfedilmeye değer yer.</p>

<p><strong>Ormanın Gölgesinde Bir Ahşap Mucize</strong></p>

<p>Çanakkale’nin Yenice ilçesi, Seyvan, Nevruz ve Çakıroba köylerinin kesişim noktasında, asırlık meşe ağaçlarının koruması altında sessiz bir bekçi duruyor.</p>

<p>Adı üstünde: <a href="https://www.canakkalekalem.com/foto-galeri/olumun-ayiramadigi-anne-ve-ogul-issiz-cumanin-mukaddes-vuslati-mi-yoksa-tarihin-utanc-verici-infazi-mi/162644"> Issız Cuma Seyvan Camii</a>. Bölgenin en eski ibadethanesi olma özelliğini taşıyan bu yapı, sıradan bir cami değil; Türklerin Anadolu’daki yerleşim stratejilerinin ve ahşap mimari dehasının yaşayan bir kanıtı.</p>

<p><strong>Gazi Osman Paşa’nın Rivayeti ve Kayıp Kitabe</strong></p>

<p>Caminin tam olarak ne zaman yapıldığına dair yazılı bir kitabe bulunmuyor. Ancak yerel rivayetler, yapının 1335 yılı civarında, bir Osmanlı paşası olan Gazi Osman Paşa tarafından inşa ettirildiğini fısıldıyor.</p>

<p>Mimari detaylar ise bizi daha da eskiye, Karasi Beyliği dönemine, 13. yüzyılın sonlarına kadar götürüyor. Türklerin bölgeye ilk ayak bastığı yılların izini süren Issız Cuma Seyvan, bölgedeki Çan Şerbetçi ve Kumarlar camileriyle benzer bir genetiğe sahip.</p>

<p><strong>Çivisiz ve Süslemesiz: Kaba Ama Mağrur Bir İşçilik</strong></p>

<p>Caminin en büyüleyici özelliği tamamen el emeği ile ahşaptan yapılmış olmasıdır. Dikdörtgen planlı yapının çatısını, dışarıda 5, içeride ise tam 7 adet heybetli meşe direği taşımaktadır. Üst örtüden mahfile, minberden kürsüye kadar her nokta meşedir.</p>

<p><img alt="" height="601" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/issiz-cuma-69a8a382c2122.jpg" width="827" /></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:14px;">Görmeye,  kuş ve ormanın seslerini dinlemeye değer bir keşif noktası Issız Cuma Seyvan Camii</p>

<p>Göz alıcı altın varaklar veya karmaşık süslemeler burada yerini <em><strong>"sade ve kaba" </strong></em>bir işçiliğe bırakmıştır. Bu sadelik, yapının inşa edildiği dönemin dervişane ruhunu ve Türkmen geleneklerini yansıtıyor. Kuzeybatı köşesinde sadece kaidesi kalan minaresinin de vaktiyle tamamen ahşaptan olduğu tahmin edilmektedir.</p>

<p><strong>Mezarlık Camiye mi Geldi, Cami Mezarlığa mı?</strong></p>

<p>Issız Cuma Seyvan Camii, devasa bir mezarlık alanının tam kalbinde yer alır. İlginç olan ise yapılan araştırmaların, cami ilk inşa edildiğinde burada bir mezarlık olmadığını göstermesidir. Zamanla cami etrafında toplanan bu sessiz cemaat, yapının ruhaniyetini katlamıştır. Mezarlıktaki en eski tarihli taş M. 1763 (H. 1176) yılını gösterse de, tarihsiz taşların çok daha eskiye, 17. yüzyıl ortalarına ve ötesine uzandığı düşünülmektedir.</p>

<p><strong>Günümüzde Issız Cuma Seyvan</strong></p>

<p>1969 yılında geçirilen son onarımla orijinal yapısına sadık kalınarak restore edilen cami, eskiden üç köyün ortak bayram ve cuma namazı merkeziyken, bugün sadece Nevruz köylüleri tarafından kullanılmaktadır. Ancak o, hâlâ Yenice’nin en ilgi çekici dini ve tarihi durağı olmayı sürdürüyor.</p>

<p>Kimbilir belki de önümüzdeki Ramazan Bayramında tıpkı eskiden olduğu gibi yine üç köy ortak bayram ve cuma namazlarını burada kılar. </p>

<p>Eğer yolunuz Yenice’nin meşeliklerine düşerse, durun ve bu ahşap direklerin sesini dinleyin. Orada sadece bir bina değil, koca bir tarih göreceksiniz. Keşfetmeye değer bir eserin kapısı açık belki de iki rekat namaz kılarsınız. </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.canakkalekalem.com/images/haberler/2023/11/tamamen-ahsap-issiz-cuma-camii-4339.jpg</image>
                                <category>MEKAN,YAŞAM</category>
                <author>Sedanur Arıgün</author>
                <link>https://www.canakkalekalem.com/tamamen-ahsap-issiz-cuma-camii/120387</link>
                <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 07:33:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Tarihin Görünmeyen Bağlantısı: Bursa ile Filibe’yi Birleştiren ‘Sıradışı Köprü Geleneği’</title>
                                    <description>Biri Anadolu’nun kalbinde Bursa’da, diğeri Balkanlar’da Filibe’de. Birbirinden 580 km uzaklıkta ve farklı coğrafyalarda yükselen bu iki özel köprü, yalnızca iki yakayı değil, Osmanlı’dan bugüne uzanan ortak bir kültür ve yaşam geleneğini de birbirine bağlıyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Bursa’da ipeğin, sanatın ve tarihin nabzını tutan Irgandı Köprüsü ile Bulgaristan’ın eski başkentlerinden Filibe’de Meriç Nehri üzerindeki çarşılı köprü… Birbirinden 580 kilometre uzakta duruyor olsalar da bu iki yapı, yüzlerce yıllık sosyal yaşamın aynı kültürel kodunu bugüne taşıyor.<br />
Sıradan bir mimari anlatımı değil: Bu köprüler, Osmanlı’nın gündelik hayatla kurduğu bağın izlerini nasıl yaşatıyor, bunu okumadan geçmek zor.</p>

<p><img alt="" height="939" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/irgandi-icerden-69a81801014bd.jpg" width="816" /></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:14px;">Irgandı Köprüsü 580 yıldır yaşıyor ve hala çok etkileyeci</p>

<p><strong>Bursa’da Bir Sanat Köprüsü: Irgandı</strong></p>

<p>Bursa şehir merkezinde, yürüyüş rotalarına kolayca eklenebilen Irgandı Köprüsü, yalnızca bir geçiş noktası değil; yaşayan bir zanaat alanı. Hat, ebru, tezhip, minyatür, sedefkârlık ve İznik çinisi gibi geleneksel sanatların icra edildiği atölyeler, köprünün iki yanına dizilmiş haliyle ziyaretçilerine heyecanlı anlar yaşatıyor. El emeği takılar ve özgün hediyelikler, burayı seyahat edenler için keyifli bir durak haline getiriyor.</p>

<p><img alt="" height="523" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/irgandi-gor-69a818722832f.jpg" width="992" /></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:14px;">Yalnızca iki şehirde — biri Anadolu’nun tarihî kalbi Bursa’da, diğeri Balkanlar’ın pitoresk kentlerinden Filibe’de — ayakta kalan “çarşı köprüleri”, aslında Osmanlı’nın <em>sosyal mimarisinin</em> yaşayan izleri. Irgandı Köprüsü ile Meriç Köprüsü’nün ortak yanı sadece iki yakayı değil, zamanın ruhunu da bağlamaları. Irgandı’nın zanaat atölyeleri, Meriç’in çarşı yaşamı… Bu yapılar sıradan bir geçiş noktası değil; yüzyıllardır insan hikâyesini taşıyor.</p>

<p>Köprünün tarihçesi de en az bugünkü atmosferi kadar katmanlı. 1442 yılında Irgandılı Ali’nin oğlu Hoca Muslihiddin tarafından yaptırılan yapı, arastalı (çarşılı) köprü tipinin dünyadaki nadir örneklerinden biri.</p>

<p><img alt="" height="532" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/irgandi-manset-69a81c621a347.jpg" width="836" /></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:14px;">A<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:14px;">talarımızdan kalan müthiş bir miras</p>

<p>Yüzyıllar boyunca sel, deprem ve savaşlarla zarar görmüş; duvarları kagir, çatısı ise önce kurşun kaplıyken zamanla kiremit ile değiştirilmiş Irgandı köprüsü kurtuluş Savaşı sırasında 1922’de dinamitle yıkılmış. 1949’da sade bir onarımdan geçmiş; bugünkü kimliğini kazandığı nihai restorasyon ise 2004 yılında tamamlanmış.</p>

<p><img alt="" height="735" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/ingardi-tarihi-69a819441efaf.jpg" width="1024" /></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:14px;">Irgandı Köprüsü 1440’lı yıllarda inşa edilmiş, deprem ve savaşlar görmüş, ama bugün hâlâ Osmanlı zanaat kültürünü yaşatan bir açık hava atölyesi gibi. Filibe’deki Meriç Köprüsü ise yaya çarşısı olarak şehrin iki yakasını birleştiriyor ve sosyal yaşamı sürdürmeye devam ediyor</p>

<p>Köprü, tarih boyunca efsanelere de ev sahipliği yaptı. Evliya Çelebi, Seyahatname’sinde köprü üzerinde 200 dükkândan söz etse de gerçeği bu değildir. Rivayetlerde, yerden yükselen<strong> “Çıkayım mı, geleyim mi?”</strong> sesine kılıç sallayan bir askerin hazinelere ulaşması, bu servetin hayra dönüştürülmesi ve köprünün <strong>“sallanan, yerinden oynayan”</strong> anlamına gelen Irgandı adıyla anılması anlatılır. Efsaneler bir yana, belgeler köprünün bir vakıf eseri olduğunu ve 1440’lı yıllarda inşa edildiğini açıkça ortaya koyar.</p>

<p><img alt="" height="923" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/meric-kop-69a81978d5e64.jpg" width="1000" /></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Meriçin ayırdığı Filibe'nin iki yakasını birbirene bağlayan Meriç Köprüsü. Görselin 1897 yılından kaldığı sanılıyor. Maritsa (Meriç) nehri üzerinden merkezde bulunan Cuma Camisii arka planda bütün cazibesiyle görülüyor. Ve Nebet tepeleri. </span>Bu iki köprünün mimarisi aynı değildir, ama idealleri ortak: <em>insanı ve günlük yaşamı</em> merkeze almak. Bursa’da sanatın sokakla buluştuğu atmosfer ile Filibe’de melodik bir nehir kıyısı… Her ikisi de tarih ve kültür meraklıları için sadece fotoğraf spotu değil, yürürken hikâye dinleyeceğiniz birer zaman kapsülü niteliğinde</span></p>

<p><strong>Filibe’de Osmanlı Mirası: Meriç Köprüsü</strong></p>

<p>Bursa’dan yaklaşık 581 kilometre uzaklt, Filibe’de Meriç Nehri üzerinde yer alan köprü ise şehrin iki yakasını birleştiren ilk yapı olma özelliğini taşıyor. Filibe’de Meriç üzerindeki yedi karayolu köprüsünden yalnızca biri olan Meriç Köprüsü sadece yaya geçişine açık tek köprüdür. Aynı zamanda tıpkı Bursa Irgandı Köprüsünde olduğu gibi üzerinde dükkânlar bulunuyor.</p>

<p><img alt="" height="414" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/meric-1-69a819ae5b133.jpg" width="845" /></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Bu günkü hali ile tıpkı Irgandı Köprüsü gibi çarşı olmuş</p>

<p>Trafiğe kapalı modern Knyaz Alexander Caddesi’nden yürüyerek ulaşılan, 370 metre uzunluğunda ve 16 metre genişliğindeki bu köprü, sonradan üzeri kapatılarak çarşıya dönüştürülmüş.</p>

<p>Yaklaşık 500 yıl Osmanlı egemenliğinde kalan Filibe’nin <strong>“Doğu’nun granitası” </strong>olarak anılması tesadüf değil. Irgandı ile Meriç köprüleri arasında mimari benzerlik olmasa da  üzerlerinde alışveriş yapılan, sosyal hayatın aktığı köprü fikri aynı geleneğin ürünü.</p>

<p><img alt="" height="580" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/meric-3-69a819dfc3d09.jpg" width="836" /></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:14px;">Meriç Köprüsü 370 metre uzunluğunda ve Irgandı Köprüsü gibi 16 metre genişliğinde bir çarşı</p>

<p><strong>İki Şehir, Tek Kültürel Hat</strong></p>

<p>Bugün biri Bursa’da, diğeri Filibe’de ayakta kalan bu iki köprü, Osmanlı şehir anlayışının gündelik hayatla nasıl iç içe geçtiğini gösteriyor. Irgandı Köprüsü <strong>“Sanat Köprüsü”</strong> kimliğiyle zanaatı yaşatırken, Filibe’deki Meriç Köprüsü eski şehrin iki yakasını birbirine bağlayan sosyal bir alan. Balkanlar’da ve bursada aynı geleneğin izini süren yapı seyahat etmeyi sevenler için sadece fotoğraf vermez; tarih, kültür ve insan hikayeleriyle dolu bir yürüyüş vadeder.</p>

<p><img alt="" height="839" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/03/filibe-2-69a81a297d446.jpg" width="868" /></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:14px;">Tarih kokan, Osmanlı izlerinin sürülebildiği yer Filibe.</p>

<p>Doğunun gırnatası, Osmanlı'nın 500 yıl hüküm sürdüğü (Bulgarların Plovdiv dediği) Filibe Avrupa Kültür Başkenti olmuş bir şehir. Bulgaristan'ın ikinci büyük şehri ve şehircilik açısından son derece başarılı bir yer. Hem Osmanlı mirası hem de modern şehir planıyla tarihi bir arada yaşatabilen ender şehirlerden biri Filibe. </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.canakkalekalem.com/images/media/2026/03/dunyada-sadece-bursada-ve-filibede-var_69a81c7ff2822.jpg</image>
                                <category>MEKAN,SEYAHAT</category>
                <author>Yıldız Sağlam Küçük</author>
                <link>https://www.canakkalekalem.com/dunyada-sadece-bursada-ve-filibede-var/162281</link>
                <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 14:09:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>170 Yıllık Mirasın Modern Yüzü: Fişekhane’de Yaşam ve Lezzet Rehberi</title>
                                    <description>İstanbul’un tarihi dokusunu modern yaşamın dinamizmiyle birleştiren Fişekhane, 2026 yılında da şehrin en prestijli kültür, sanat ve gastronomi duraklarından biri olmaya devam ediyor. 170 yıllık askeri bir geçmişin mirasını taşıyan bu mekan, sadece bir alışveriş merkezi değil, nefes alan bir yaşam alanı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı İmparatorluğu’nun sanayi devrimine tanıklık eden, dünya savaşlarında mühimmat üssü olarak görev yapan 170 yıllık Zeytinburnu Fabrika-i Hümayun, bugün İstanbul’un en prestijli kültür, sanat ve gastronomi merkezi olarak yeniden doğdu. Fişekhane, tarihi dokuyu koruyan restorasyonu ve lüks yaşam standartlarıyla 2026’nın en çok konuşulan rotası olmaya devam ediyor.</p>

<p><img alt="" height="824" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/02/2-698b16d03b668.jpg" width="900" /></p>

<p>İstanbul’un Zeytinburnu sahilinde, Marmaray Kazlıçeşme durağının hemen yanı başında yükselen Fişekhane, sadece bir alışveriş ya da yeme-içme adresi değil; yaşayan bir "sanayi arkeolojisi" müzesidir.</p>

<p>Yaklaşık 170 yıl önce demir fabrikası olarak temelleri atılan bu devasa kompleks, günümüzde yüksek tavanlı restoranları, açık hava sahneleri ve tarih kokan sokaklarıyla Avrupa Yakası’nın yeni sosyal merkezi haline gelmiş durumda.</p>

<p><img alt="" height="1080" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/02/3-698b16d8edb31.jpg" width="1080" /></p>

<p>Tabi sağında solunda; hatta içinden yükselen beton binaları saymazsak. Örneğin; Fişekhane'nin buhar bacası korunmuş olsa da yüksek betonarme binaların arasına kısılmış halde yıllara meydan okuyor. </p>

<p>Fişekhane içinde bulunduğumuz yüzyılın inanılmaz bir merkezi olmuş. Spordan sanata, restoranlardan alışverişe kültürel bir deniyim sunan çok özel bir yer. </p>

<p><img alt="" height="776" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/02/5-698b2553bdd26.jpg" width="900" /></p>

<p><strong>Gastronomi: Dünyadan Yerel Lezzetlere Bir Köprü</strong></p>

<p>Fişekhane’de gastronomi, sadece yemek yemek değil, tarihi bir atmosferde duyusal bir yolculuğa çıkmak demek. 2026 yılı itibarıyla mekandaki restoran yelpazesi, her damak tadına ve bütçeye farklı seçenekler sunuyor. Ancak genel profilin İstanbul ortalamasının üzerinde, "fine-dining" ve "premium casual" segmentinde olduğunu söylemek mümkün.</p>

<p><img alt="" height="838" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/02/6-698b16ed03728.jpg" width="900" /></p>

<p><strong>Restoranlar ve Fiyat Karşılaştırması (2026 Tahmini Ortalamalar)</strong></p>

<p>Mekandaki popüler restoranları kişi başı ortalama hesap (alkolsüz başlangıç, ana yemek ve içecek) bazında şu şekilde karşılaştırabiliriz:</p>

<table>
	<thead>
		<tr>
			<td><strong>Restoran</strong></td>
			<td><strong>Mutfak Tarzı</strong></td>
			<td><strong>Kişi Başı Ortalama Fiyat</strong></td>
			<td><strong>Öne Çıkan Özellik</strong></td>
		</tr>
	</thead>
	<tbody>
		<tr>
			<td><b>Zennup 1844</b></td>
			<td>Anadolu Mutfağı</td>
			<td>1.800 TL - 2.800 TL</td>
			<td>Şef dokunuşuyla geleneksel tarifler.</td>
		</tr>
		<tr>
			<td><b>Ferida</b></td>
			<td>Boşnak & Modern</td>
			<td>1.500 TL - 2.200 TL</td>
			<td>Modern sunumlu Balkan lezzetleri.</td>
		</tr>
		<tr>
			<td><b>Al Hallab</b></td>
			<td>Lübnan Mutfağı</td>
			<td>1.700 TL - 2.500 TL</td>
			<td>Otantik Orta Doğu mezeleri ve tatlıları.</td>
		</tr>
		<tr>
			<td><b>The Hunger</b></td>
			<td>Dünya Mutfağı</td>
			<td>900 TL - 1.400 TL</td>
			<td>Daha genç ve dinamik bir "casual" deneyim.</td>
		</tr>
		<tr>
			<td><b>Sushico</b></td>
			<td>Asya Mutfağı</td>
			<td>1.200 TL - 1.900 TL</td>
			<td>Modern dekorasyonda Uzak Doğu klasikleri.</td>
		</tr>
		<tr>
			<td><b>Fırın-Ci</b></td>
			<td>Anadolu / Kebap</td>
			<td>1.300 TL - 2.000 TL</td>
			<td>Tarihi fırın konsepti ve et çeşitleri.</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<p><em>Not: Alkollü içecek tercihlerinde bu ortalama fiyatların %40-60 oranında artabileceği unutulmamalıdır. Fiyatlar yakşalık verilmiştir. </em></p>

<p><img alt="" height="1125" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/02/7-698b16f6e9f4f.jpg" width="900" /></p>

<p><strong>Fişekhane’de Yaşam: Otopark, Ulaşım ve Etkinlikler</strong></p>

<p>Fişekhane, özellikle hafta sonları yoğun ilgi gördüğü için ziyaretinizi planlarken bazı teknik detaylara dikkat etmenizi öneriyoruz. Vaktiniz varsa, çalışma temponuz esnek ise ziyaretinizi hafta içinde yapmanızı öneririz. </p>

<p><img alt="" height="546" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/02/abu-firas-698b174b1bf52.png" width="841" /></p>

<p><em>Görsel : Abu Firas</em></p>

<p><strong>Ulaşım: </strong>En konforlu ulaşım Marmaray ile sağlanıyor. Kazlıçeşme durağından yürüyerek alana 5 dakikada ulaşabilirsiniz. Sahil yolu üzerinden kendi aracınızla geliyorsanız, Kennedy Caddesi’ni kullanabilirsiniz.</p>

<p><strong>Otopark: </strong>Kompleksin 5.000 araç kapasiteli devasa bir otoparkı bulunuyor. 2026 yılı itibarıyla otoparkın ilk 1 saati ücretsiz olarak hizmet veriyor. 1-3 saat arası park ücreti yaklaşık 300 TL, tam gün ise 800 TL bandında seyrediyor. Vale hizmeti ise her üç ana girişte de mevcut.</p>

<p><img alt="" height="593" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/02/ogus-kesler-698b177d72828.png" width="824" /></p>

<p><em>Görsel : Oğuz Kesler</em></p>

<p>Otopark ücretini Fişek App üzerinden edineceğiniz Tami Kart ile yaparsanız yüzde 50 indirimli faydalanabiliyorsunuz. </p>

<p><strong>Etkinlikler: </strong>Fişekhane Ana Sahne ve Taş Sahne, tiyatro ve konserler için İstanbul’un en iyi akustiğine sahip mekanlarından biri. Bilet fiyatları 2026 sezonunda gösteriye göre 800 TL ile 3.500 TL arasında değişiyor.</p>

<p><img alt="" height="986" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/02/ersin-ozen-698b17c25a5e8.png" width="863" /></p>

<p><em>Görsel : Ersin Özen</em></p>

<p><strong>Gurme Alışveriş: Pazar Yeri Deneyimi</strong></p>

<p>Fişekhane’nin kalbinde yer alan Pazar Yeri, "semt pazarı" kültürünü lüks bir dokunuşla yaşatıyor. Datça Murat Çiftliği’nin organik ürünlerinden Balcı Sedat’ın özel ballarına, İda Elaiussa’nın ödüllü zeytinyağlarından Ahmet Arifoğlu’nun taze baharatlarına kadar her şey tek bir çatıda.</p>

<p><img alt="" height="1125" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/02/11-698b1727193d7.jpg" width="900" /></p>

<p>Ayrıca Türkiye’nin en kapsamlı marketlerinden biri olan Gurme CarrefourSA, dünyanın dört bir yanından gelen peynir ve şarküteri çeşitleriyle bu alanda fark yaratıyor. Müthiş bir alışveriş deneyimi yaşamak istiyorsanız mutlaka Pazar Yeri'ni ziyaret edin. </p>

<p>Fişekhane’nin alışveriş deneyimi, klasikleşmiş ve kalabalık alışveriş merkezlerinden (AVM) oldukça farklı bir çizgide ilerliyor. Burada moda ve alışveriş, "yeni nesil yaşam alanı" konseptine uygun olarak daha butik, tasarım odaklı ve seçkin markalar üzerinden kurgulanmış durumda.</p>

<p><img alt="" height="543" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/02/fisekhane-apayri-698b17e9c79de.png" width="880" /></p>

<p><strong>Moda ve Tasarım: Alışverişte Butik Bir Yaklaşım</strong></p>

<p>Fişekhane, yüzlerce mağazanın yan yana dizildiği devasa komplekslerin aksine, "az ama öz" felsefesini benimsiyor. Buradaki moda durakları, tarihi yapının estetiğiyle uyumlu, geniş tavanlı ve ferah mağazalarda hizmet veriyor. Moda dünyasının prestijli isimlerini ağırlayan Fişekhane’de, seri üretimden ziyade tasarımın ön planda olduğu bir alışveriş deneyimi sizi bekliyor.</p>

<p><img alt="" height="532" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/02/fissek-gog-698b17f8e6ad5.png" width="948" /></p>

<p style="text-align: center;"><em>Fişekhane'nin buhar bacası yüksek beton binaların arasında sıkışıp kalmış</em></p>

<p><strong>Hangi Mağazalar Var?</strong></p>

<p><strong>Vakko & Vakko L’Atelier:</strong> Türk moda dünyasının zirvesindeki Vakko, Fişekhane’nin en dikkat çeken mağazalarından biri. Sadece kıyafet değil, aksesuar ve Vakko L’Atelier konseptiyle gurme lezzetleri de bu çatıda bulabiliyorsunuz.</p>

<p><strong>Gizia: </strong>Modern ve sofistike tasarımlarıyla bilinen Gizia, geniş mağaza alanıyla Fişekhane’nin moda nabzını tutuyor. Ayrıca markanın bünyesindeki Gizia Brasserie, alışveriş molalarınız için şık bir alternatif sunuyor.</p>

<p><img alt="" height="542" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/02/fisekhane-698b181f866da.png" width="841" /></p>

<p><strong>Hilla İstanbul: </strong>Daha butik ve tasarım odaklı arayışlar için Hilla, özgün koleksiyonlarıyla öne çıkıyor.</p>

<p><strong>Diğer Markalar: </strong>Dönemsel olarak değişen pop-up mağazalar ve tasarım butikleriyle Fişekhane, moda tutkunlarına sürekli yenilenen bir keşif alanı yaratıyor. Ayrıca optik dünyasının premium isimleri ve seçkin aksesuar markaları da tarihi sokaklar arasında yerini almış durumda.</p>

<p><img alt="" height="769" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/02/fissek-iyi-698b18361bfda.png" width="1280" /></p>

<p>Ne Zaman Tercih Edilmeli? Fişekhane’de alışveriş için en ideal zaman hafta içi 12:00 – 16:00 saatleri arasıdır. Mağazaların ferah atmosferini, kalabalıktan uzak bir şekilde deneyimleyebilir, satış danışmanlarından kişiselleştirilmiş hizmet alabilirsiniz. Akşam saatlerinde ise alışverişten çıkıp doğrudan yan taraftaki sinema veya tiyatro sahnelerine geçiş yapabilme konforu, burayı diğer lokasyonlardan ayırıyor.</p>

<p><img alt="" height="950" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/02/yasemin-rana-gul-698b18612703d.png" width="838" /></p>

<p><em>Görsel: Yasemin Rana Gül</em></p>

<p><strong>Bir İmparatorluğun Sanayi Hafızası: Fişekhane’nin Tarihçesi</strong></p>

<p>Fişekhane’nin hikayesi, Osmanlı İmparatorluğu’nun modernleşme ve kendi kendine yetme çabalarının bir sembolü olarak başlar.</p>

<p><strong>1. Kuruluş ve Demir Fabrikası Dönemi (1840 - 1880):</strong> Fişekhane, 19. yüzyılın ilk yarısında kurulan Zeytinburnu Fabrika-i Hümayunu kompleksinin bir parçasıdır. 1843 yılında Sultan Abdülmecid döneminde temelleri atılan bu tesis, İngiliz mühendis William Frin’in teknik danışmanlığıyla inşa edilmiştir. Amacı, Osmanlı ordusunun dışa bağımlılığını azaltmak için sahra topları, zırhlı gemi parçaları ve demir-çelik ürünleri üretmekti.</p>

<p><img alt="" height="1200" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/02/8-698b24d34236c.jpg" width="900" /></p>

<p><strong>2. Mavzer ve Fişek Üretimi (1881 - 1920): </strong>Kompleksin "Fişekhane" adını alması esasen II. Abdülhamid dönemine dayanır. Ordunun modern silahlara (Mauser/Mavzer tüfekleri) geçmesiyle birlikte, 1881 yılında bölgeye modern makineler getirilmiş ve seri fişek üretimine başlanmıştır. O dönemde dünyanın en ileri teknolojisiyle donatılan bu fabrika, Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı’nda ordunun mühimmat ihtiyacının büyük bir kısmını karşılamıştır.</p>

<p><img alt="" height="1200" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/02/9-698b18a5459a2.jpg" width="900" /></p>

<p><strong>3. Cumhuriyet Dönemi ve Tank Tamir Merkezi (1936 - 2015): </strong>Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte fabrika bir süre atıl kalmış, ancak 1936 yılında Mareşal Fevzi Çakmak’ın talimatıyla yeniden modernize edilerek faaliyete geçirilmiştir. 1948 yılından itibaren ise teknolojik değişimlerle birlikte I. Ordu Bakım Merkezi Komutanlığı bünyesinde "Zırhlı Birlikler Tank Tamir Merkezi" olarak 2015 yılına kadar askeri amaçlarla kullanılmaya devam etmiştir.</p>

<p><img alt="" height="1200" src="https://www.canakkalekalem.com/images/uploads/2026/02/10-698b18ae30308.jpg" width="900" /></p>

<p><strong>4. Restorasyon ve Dönüşüm (2017 - Günümüz): </strong>2017 yılında başlayan ödüllü restorasyon süreciyle, tarihi yapılar (Dökümhane, Su Kulesi, Hamam, Zırhlı Araçlar Tamirhanesi) aslına sadık kalınarak modern hayata entegre edildi. Bugün gördüğümüz her taş duvar ve demir kolon, 170 yıl önceki sanayi devriminin orijinal izlerini taşımaktadır.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.canakkalekalem.com/images/media/2026/02/170-yillik-mirasin-modern-yuzu-fisekhanede-yasam-ve-lezzet-rehberi_698b16b073563.jpg</image>
                                <category>YAŞAM,MEKAN</category>
                <author>Çanakkale Kalem</author>
                <link>https://www.canakkalekalem.com/170-yillik-mirasin-modern-yuzu-fisekhanede-yasam-ve-lezzet-rehberi/161176</link>
                <pubDate>Tue, 10 Feb 2026 13:22:00 +0300</pubDate>
            </item>
            </channel>
</rss>
