<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/">
    <channel>
        <title>Kalem Gazetesi - SAĞLIK</title>
        <description>Çanakkale son dakika haberleri, yerel gelişmeler ve şehre dair en güncel analizler anında cebinizde. Biga’dan Gelibolu’ya, ekonomiden asayişe Çanakkale’nin en güvenilir ve bağımsız dijital gazetesini keşfedin...</description>
        <link>https://www.canakkalekalem.com</link>
        <language>tr</language>
        <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 18:17:03 +0300</pubDate>
                                <item>
                <title>&quot;Kulağımda bir şey hareket ediyor&quot; dedi, canlı kelebek çıktı</title>
                                    <description>İstanbul&#039;da kulağında hareket eden bir canlı olduğunu hissederek hastaneye başvuran 40 yaşındaki adamın kulağından canlı bir kelebek çıkarıldı. Nadir görülen vakayla karşılaştıklarını belirten Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Cüneyt Ayanoğlu, kelebeği zarar vermeden çıkardıklarını ve ardından doğaya bıraktıklarını söyledi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Kulağında adeta hareket eden bir şey olduğunu söyleyerek doktora giden 40 yaşındaki adamın kulağından kelebek çıktı. Hastanın kulağındaki kelebek ve çıkartılma anı görüntülere yansırken şaşkınlık yaşadıklarını söyleyen Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Cüneyt Ayanoğlu, "Hasta, 'böcek olabilir' dedi, baktım, gerçekten kelebek, hareket ediyordu. Hayret ettik, hiç tahmin etmiyordum. Alırken kibar aldım, kelebeğe bir şey olmadı, çıkarttık, doğaya bıraktık" dedi.<br />
İstanbul'un Küçükçekmece ilçesinde yaşayan 40 yaşındaki adam, 19 Haziran günü kulağında adeta hareket eden bir şey olduğu şikayetiyle ilçede bulunan özel bir tıp merkezine başvurdu. Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Cüneyt Ayanoğlu'nun yaptığı incelemelerde ise ekip adeta şok oldu. Tıbbi görüntülemede hastanın kulağında kelebek olduğu ve hareket ettiği görüldü. Op. Dr. Ayanoğlu, canlı olduğunu gördüğü kelebeği hassasiyetle hastanın kulağından çıkardı.<br />
Hastanın kulağındaki kelebek görüntülere yansıdı. Hasta rahata kavuşurken Ayanoğlu, hastası ve tedavi sürecini anlattı.<br />
<br />
<strong>"'Kulağımda bir şey oynuyor' dedi, hayret ettik"</strong><br />
Hastasına yönelik bilgi veren Op. Dr. Cüneyt Ayanoğlu, "Hastam İstanbul'da yaşıyordu, burada olmuş olay. Benim için çok ilginç bir hastaydı. Bu vakaları çok nadir görürüz. Hasta geldi, 'Kulağımda bir şey oynuyor' dedi. Herhalde kir var, o oynuyor dedim, 'Böcek olabilir' dedi, baktım, kelebek. Bu mevsimlerde uçuşan kelebekler, bir şekilde girmiş. Hareket ediyordu, rahat çıkabilecek bir pozisyondaydı, küçük bir aletle çıkarttık. Hasta da rahatladı, biz de hayret ettik. Hasta da 'Ben demiştim' dedi. Ayaklarının pozisyonuna bakınca kulak zarına değerse çok rahatsız edici bir his, ses, hareket hissi oluşturabilir. Çok büyük olmadıkça, çok sıkışmadıkça işitme kaybına sebep olmuyor" diye konuştu.</p>

<p><img alt="" height="2090" src="https://images.canakkalekalem.com/uploads/2026/07/aw744930-03-6a54919eb91b0.jpg" width="1200" /><br />
<strong>"Hiç tahmin etmiyordum, kibar aldım, çıkartınca doğaya bıraktık"</strong><br />
'Bu tip durumları yazın dışarıda yatılan yerlerde daha sık görüyoruz' diyen Ayanoğlu, "Oradaki insanlar az çok biliyor, kıpırtı olduğu zaman böcek olabileceği ihtimali daha fazla, buralarda çok nadir. Yaz dönemlerinde kulak biraz daha problemli olabiliyor. Kulak kirleri, dış kulak yolu iltihapları ve kulak mantarları olabiliyor. Hasta, şikayet hissettikten 5-6 saat sonra geldi. Şaşırdık, ben hiç tahmin etmiyordum. Çıkartınca hareket ediyor, saldık, doğaya bıraktık. Alırken kibar aldım, bir şey olmadı" dedi.<br />
<br />
<strong>"Kulağa hiçbir şey sokmamak lazım"</strong><br />
Kulak sağlığı konusunda vatandaşlara tavsiyelerde bulunan Ayanoğlu, bir rahatsızlık hissedildiğinde mutlaka hekime başvurulması gerektiğini belirtti. Ayanoğlu sözlerine şöyle devam etti: "Kulak çubuğu kullanmayı hiç tavsiye etmiyorum. Kulak salgısı doğal bir koruyucu orada, kir değil. Kulağa hiçbir şey sokmamak lazım. Dış kulak yolu iltihaplarının sık sebeplerinden birisi; havuzlardan mikrop kapmak, gittikleri havuzların temizliği konusunda hassas olmalarını istiyorum."</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.canakkalekalem.com/media/2026/07/post166457_6a5491989e34d.jpg</image>
                                <category>SAĞLIK</category>
                <author>Sedanur Arıgün</author>
                <link>https://www.canakkalekalem.com/kulagimda-bir-sey-hareket-ediyor-dedi-canli-kelebek-cikti/166457</link>
                <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 10:15:30 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Üniversite Hastanelerinde Yeni Sistem! Detaylar Ortaya Çıktı</title>
                                    <description>Yeni yönetmelik, üniversite hastaneleriyle ilgili önemli değişiklikler getiriyor. Peki bu karar sağlık sistemini nasıl etkileyecek?</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>12 Temmuz 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelik, Bitlis Eren Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin yapısını baştan aşağı yeniden düzenledi. İlk bakışta teknik bir düzenleme gibi görünen bu değişiklik, sağlık hizmetlerinden eğitim süreçlerine kadar birçok alanı doğrudan etkileyebilecek nitelikte.</p>

<p>Kararın ardından gözler sadece Bitlis’e değil, Türkiye genelindeki üniversite hastanelerine çevrildi. </p>

<h2>YENİ YÖNETMELİK NEYİ DEĞİŞTİRİYOR?</h2>

<p>Yayımlanan yönetmelikle birlikte sağlık uygulama ve araştırma merkezinin amaçları, faaliyet alanları ve yönetim yapısı net şekilde yeniden tanımlandı. Özellikle sağlık hizmetlerinin daha sistemli ve verimli yürütülmesi hedefleniyor.</p>

<p>Merkezin temel amacı; insan sağlığını korumak, hastalara çağdaş ve bilimsel sağlık hizmeti sunmak ve aynı zamanda tıp eğitimi alan öğrencilere uygulama imkânı sağlamak olarak açıklandı.</p>

<p>Bu kapsamda hem hasta hizmetleri hem de akademik çalışmalar tek bir çatı altında daha koordineli şekilde yürütülecek.</p>

<h2>SADECE HASTANE DEĞİL! EĞİTİM VE ARAŞTIRMA DA MERKEZDE</h2>

<p>Yeni düzenlemeye göre merkez sadece bir hastane gibi çalışmayacak. Aynı zamanda bir eğitim ve araştırma üssü olarak faaliyet gösterecek.</p>

<p>Tıp fakültesi başta olmak üzere sağlık alanındaki tüm birimlerle iş birliği yapılacak. Öğrenciler için uygulamalı eğitim imkânları artırılacak.</p>

<p>Ayrıca bilimsel araştırmalar için gerekli altyapının oluşturulması da yönetmeliğin en dikkat çeken maddeleri arasında yer aldı.</p>

<h2>YÖNETİM YAPISI TAMAMEN DEĞİŞTİ</h2>

<p>Yönetmelikle birlikte merkezin yönetim yapısı da yeniden şekillendirildi.</p>

<p>Başhekim (müdür), rektör tarafından 3 yıllığına görevlendirilecek. Yönetim kurulu ve danışma kurulu gibi yapılar da aktif rol üstlenecek.</p>

<p>Toplam 5 kişiden oluşacak yönetim kurulu, merkezin tüm işleyişinde söz sahibi olacak. Ayrıca en fazla 7 kişilik danışma kurulu da stratejik kararlar için öneriler sunacak.</p>

<h2>BU DEĞİŞİKLİK NEDEN YAPILDI?</h2>

<p>Tüm bu düzenlemelerin temel amacı, sağlık hizmetlerini daha kaliteli, erişilebilir ve sürdürülebilir hale getirmek olarak açıklandı.</p>

<p>Yönetmelikte açıkça belirtildiği üzere, hem hasta memnuniyetinin artırılması hem de bilimsel çalışmaların güçlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Ayrıca sağlık turizmi, uluslararası projeler ve toplum sağlığına yönelik çalışmalar da merkezin faaliyet alanına dahil edildi.</p>

<p>Yani ilk bakışta sıradan bir yönetmelik değişikliği gibi görünen bu karar, aslında üniversite hastanelerinin geleceğini şekillendirebilecek önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Şimdi en çok merak edilen soru ise şu: Bu model Türkiye genelinde yaygınlaşacak mı? Bunun cevabı önümüzdeki süreçte yapılacak yeni düzenlemelerle netlik kazanacak.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.canakkalekalem.com/media/2026/07/universite-hastanelerinde-yeni-sistem-detaylar-ortaya-cikti_6a52b121904c5.png</image>
                                <category>SAĞLIK</category>
                <author>Mustafa Aydın Gül</author>
                <link>https://www.canakkalekalem.com/universite-hastanelerinde-yeni-sistem-detaylar-ortaya-cikti/166424</link>
                <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 00:06:56 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Detoks Yerine Bunu Yapın! Uzman Açıkladı: Yaz Aylarında Asıl Doğru Yöntem Ne?</title>
                                    <description>Yazın detoks yapanlar dikkat! Uzman isim, birçok kişinin yanlış bildiği gerçeği açıkladı. Peki sağlıklı kalmanın asıl yolu ne?</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarının gelmesiyle birlikte sağlıklı yaşam ve kilo kontrolü yeniden gündeme gelirken, detoks uygulamaları da sıkça konuşulmaya başlandı. Ancak uzmanlardan gelen açıklamalar, bu alışkanlıkların düşündüğünüz kadar masum olmayabileceğini ortaya koyuyor.</p>

<p><img alt="" class="image-align-left" height="576" src="https://images.canakkalekalem.com/uploads/2026/07/aw739890-01-6a497b8c7103b.jpg" width="400" />Eskişehir Özel Ümit Hastanesi Diyetisyeni Deniz Mutluer, yaz aylarında sağlıklı yaşamın kısa süreli detoks uygulamalarından değil, dengeli ve sürdürülebilir beslenme düzeninden geçtiğini belirtti. Mutluer’in açıklamaları, özellikle son dönemde sosyal medyada hızla yayılan detoks trendlerine karşı dikkat çekici uyarılar içeriyor.</p>

<p>Yaz aylarında artan sıcaklık, uzayan günler ve açık havada geçirilen sürenin çoğalmasıyla birlikte insanların daha aktif bir yaşam tarzına yöneldiğini belirten Mutluer, bu dönemin sağlıklı alışkanlıklar kazanmak için önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Güneş ışığının daha fazla alınmasıyla birlikte D vitamini sentezinin desteklendiğini belirten Mutluer, bunun hem biyolojik ritmin düzenlenmesine hem de enerji seviyelerinin korunmasına katkı sağladığını söyledi.</p>

<h2>DETOKS GERÇEĞİ NE? UZMAN NEDEN UYARIYOR?</h2>

<p>Son yıllarda popüler hale gelen detoks uygulamalarına değinen Mutluer, bu tür beslenme modellerinin zaman zaman yanlış yorumlandığını vurguladı. İnsan vücudunun zaten güçlü bir detoks sistemine sahip olduğunu belirten Mutluer, karaciğer, böbrekler, akciğerler, cilt ve bağırsakların sürekli çalışarak zararlı maddeleri vücuttan uzaklaştırdığını ifade etti.</p>

<p>Uzun süreli açlıklar, yalnızca sıvı tüketimine dayalı diyetler veya aşırı kısıtlayıcı beslenme programlarının sağlıklı bir yaklaşım olmadığını belirten Mutluer, bu tür uygulamaların vücutta strese yol açabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Vatandaşların büyük bir kısmı kısa sürede kilo vermek için bu yöntemlere yönelirken, uzmanlar sürdürülebilir olmayan bu uygulamaların uzun vadede istenmeyen sonuçlar doğurabileceğini ifade ediyor.</p>

<h2>PEKİ DOĞRU BESLENME NASIL OLMALI?</h2>

<p>Mutluer’e göre yaz aylarında sağlıklı beslenmenin temelini mevsiminde yetişen sebze ve meyveler oluşturuyor. Semizotu, enginar, kabak, kuşkonmaz, çilek, kiraz ve dut gibi ürünlerin hem lezzetli hem de besin değeri açısından oldukça zengin olduğuna dikkat çekildi.</p>

<p>Yüksek lif içeriğine sahip bu besinlerin sindirim sistemini desteklediğini, tokluk süresini artırdığını ve günlük beslenme düzeninin daha dengeli hale gelmesine katkı sağladığını belirten Mutluer, bu ürünlerin sofralarda daha fazla yer alması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Bazı vatandaşlar ise bu öneriler karşısında şaşkınlık yaşadı. “Detoks yapmadan da kilo verilebilir mi?” sorusu sıkça gündeme gelirken, uzmanlar bu sorunun yanıtının dengeli beslenmede gizli olduğunu belirtiyor.</p>

<h2>PROTEİN VE YAĞ DETAYI: GÖZDEN KAÇAN GERÇEK</h2>

<p>Yaz aylarında artan fiziksel aktiviteyle birlikte protein tüketiminin önemine de dikkat çeken Mutluer, kas dokusunun metabolik olarak aktif olduğunu ve dinlenme sırasında bile enerji harcadığını ifade etti.</p>

<p>Hindi, tavuk, balık, yağsız kırmızı et ve yumurta gibi hayvansal protein kaynaklarının yanı sıra kinoa, karabuğday, mercimek ve nohut gibi bitkisel proteinlerin de dengeli şekilde tüketilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Öte yandan sağlıklı beslenmenin önemli bileşenlerinden birinin de yağlar olduğunu söyleyen Mutluer, özellikle omega-3 yağ asitlerinin kalp ve damar sağlığı açısından önemli olduğunu vurguladı. Somon, uskumru, ceviz ve keten tohumu gibi besinlerin bu açıdan zengin olduğu ifade edildi.</p>

<p>Zeytinyağı ve avokado gibi doymamış yağ kaynaklarının ise porsiyon kontrolü sağlandığında beslenme düzeninin önemli parçaları arasında yer aldığı belirtildi.</p>

<h2>YAZIN FORMÜLÜ NE?</h2>

<p>Tüm bu açıklamaların ardından uzmanların altını çizdiği en önemli nokta ise yaz aylarında sağlıklı yaşamın kısa süreli detoks uygulamalarında değil, dengeli beslenme düzeninde saklı olduğu gerçeği oldu.</p>

<p>Diyetisyen Deniz Mutluer, mevsiminde yetişen sebze ve meyveler, yeterli protein kaynakları, kaliteli yağlar ve doğru karbonhidratlardan oluşan bir beslenme düzeninin sağlıklı yaşamın temelini oluşturduğunu belirtti.</p>

<p>Ayrıca düzenli fiziksel aktivite ve yeterli su tüketiminin de bu sürecin vazgeçilmez parçaları arasında yer aldığı ifade edildi. Uzmanlara göre, kısa vadeli çözümler yerine uzun vadeli sağlıklı alışkanlıklar edinmek, yaz aylarını daha verimli geçirmek için en doğru yöntem olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.canakkalekalem.com/media/2026/07/detoks-yerine-bunu-yapin-uzman-acikladi-yaz-aylarinda-asil-dogru-yontem-ne_6a497bc995009.png</image>
                                <category>SAĞLIK</category>
                <author>Mustafa Aydın Gül</author>
                <link>https://www.canakkalekalem.com/detoks-yerine-bunu-yapin-uzman-acikladi-yaz-aylarinda-asil-dogru-yontem-ne/166199</link>
                <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 00:29:57 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Sağlık Verilerinde Kritik Değişiklik! Eski Tanılar Silinebilir…</title>
                                    <description>Milyonları ilgilendiren düzenleme yürürlükte. Eski hastalık kayıtları artık geçerli olmayabilir… Peki kimleri kapsıyor?</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>4 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliği, kişisel sağlık verileriyle ilgili önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan düzenleme ile bireylerin geçmişte konulan tanılarının yeniden değerlendirilmesinin önü açıldı. Bu gelişme özellikle işe giriş süreçleri ve resmi işlemler açısından dikkat çekti.</p>

<p>Yeni düzenleme, “Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmelik”te yapılan değişiklikleri kapsıyor. Yönetmeliğin başlığı genişletilirken, veri gizliliği ve işlenmesine ilişkin bazı kritik maddelerde güncellemeye gidildi.</p>

<h2>ESKİ TANILAR ARTIK GEÇERSİZ OLABİLİR Mİ?</h2>

<p>Yönetmeliğe eklenen yeni maddeye göre, bireyler geçmişte kendilerine konulan tanıların güncel sağlık durumlarını yansıtmadığını düşünmeleri halinde sağlık kuruluşlarına başvurarak yeniden değerlendirme talep edebilecek.</p>

<p><strong>Bu başvuru sonrası;</strong></p>

<ul>
	<li>Tek hekim tarafından konulan tanılar, üç hekimli sağlık kurulu tarafından</li>
	<li>Kurul tarafından konulan tanılar ise tam teşekküllü sağlık kurulu tarafından</li>
</ul>

<p>yeniden incelenecek.</p>

<p>Eğer yapılan değerlendirme sonucunda tanının artık geçerli olmadığına karar verilirse, bu durum resmi raporla belgelenecek.</p>

<h2>EN KRİTİK NOKTA: İŞE GİRİŞLERDE ESKİ KAYITLAR DİKKATE ALINMAYACAK</h2>

<p>Düzenlemenin en dikkat çeken kısmı ise işe giriş süreçleriyle ilgili oldu. Yeni kurala göre, kişinin güncel sağlık durumunda bulunmayan eski tanılar, başta işe alım süreçleri olmak üzere birçok resmi işlemde esas alınamayacak.</p>

<p>Bu durum, özellikle geçmişte sağlık sorunları yaşamış ancak şu an sağlıklı olan bireyler için önemli bir fırsat olarak görülüyor.</p>

<h2>VERİLER NASIL GÜNCELLENECEK? TÜM SİSTEMLER ETKİLENECEK Mİ?</h2>

<p>Yönetmelikte yapılan bir diğer değişiklik ise veri işleme süreçleriyle ilgili oldu. Buna göre;</p>

<p>Kişinin yaptığı başvuru sonucunda gerçekleştirilen veri güncellemesi, sadece Sağlık Bakanlığı sisteminde değil, sağlık hizmeti sunucularının kendi veri tabanlarında da uygulanacak.</p>

<p>Diğer kurum ve kuruluşların veri tabanlarında ise bu değişikliklerin uygulanıp uygulanmayacağı ilgili mevzuat kapsamında ayrıca değerlendirilecek.</p>

<p>Bu durum, veri paylaşımı ve güncelleme süreçlerinde farklı uygulamaların ortaya çıkabileceği anlamına geliyor.</p>

<p>Tüm bu düzenlemelerin merkezinde ise şu detay yer alıyor: Artık geçmiş değil, güncel sağlık durumu esas alınacak.</p>

<p>Yani bir kişinin yıllar önce aldığı tanı, bugün geçerli değilse resmi işlemlerde dikkate alınmayacak. Ancak bu durumun geçerli olabilmesi için mutlaka sağlık kurulu raporu ile belgelenmesi gerekiyor.</p>

<p>Yönetmelik yayımlandığı tarihte yürürlüğe girerken, uygulamanın sahadaki etkileri ve başvuru süreçleri önümüzdeki günlerde daha net ortaya çıkacak.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.canakkalekalem.com/media/2026/07/saglik-verilerinde-kritik-degisiklik-eski-tanilar-silinebilir_6a482b6aaf6b7.jpg</image>
                                <category>SAĞLIK</category>
                <author>Mustafa Aydın Gül</author>
                <link>https://www.canakkalekalem.com/saglik-verilerinde-kritik-degisiklik-eski-tanilar-silinebilir/166166</link>
                <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 00:34:49 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Esenlik Merkezleri İçin Yeni Dönem! Yönetmelik Yayımlandı… Kimler Açabilecek, Şartlar Neler?</title>
                                    <description>Sağlık alanında yeni bir dönem başladı. Esenlik merkezleri için kritik kurallar belirlendi… Peki kimler açabilecek?</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>“Esenlik Hizmetleri Yönetmeliği”, sağlık ve yaşam kalitesi alanında önemli değişiklikleri beraberinde getirdi. Yeni düzenleme ile esenlik merkezlerinin açılışından denetimine kadar birçok başlık net kurallara bağlandı. Kararın ardından gözler hem yatırımcılara hem de hizmet alacak vatandaşlara çevrildi.</p>

<p>Yeni yönetmelik, bireylerin sağlıklı yaşam alışkanlıklarını geliştirmeyi hedefleyen hizmetlerin daha sistemli ve denetlenebilir şekilde sunulmasını amaçlıyor. Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan düzenleme, kamu ve özel sektör dahil olmak üzere geniş bir alanı kapsıyor.</p>

<h2>ESENLİK MERKEZİ NEDİR, HANGİ HİZMETLER VERİLECEK?</h2>

<p>Yönetmelikte “esenlik hizmeti” kavramı geniş bir çerçevede tanımlandı. Buna göre bu merkezlerde; fiziksel, ruhsal ve sosyal iyilik halini artırmaya yönelik hizmetler sunulacak. Ancak bu hizmetlerin tedavi amacı taşımaması özellikle vurgulandı.</p>

<p>Sunulabilecek hizmetler arasında; egzersiz programları, fizyoterapi, psikolojik destek, beslenme danışmanlığı, meditasyon, uyku sağlığı hizmetleri ve geleneksel tamamlayıcı tıp uygulamaları yer alıyor.</p>

<p>Ayrıca hidroterapi, tuz terapisi, sanat terapileri ve doğa temelli uygulamalar da bu kapsamda değerlendirilecek. Bu çeşitlilik, merkezlerin geniş bir kitleye hitap etmesini sağlayacak.</p>

<h2>KİMLER AÇABİLECEK? ŞARTLAR NELER?</h2>

<p>Yönetmeliğe göre esenlik merkezleri; kamu kurumları, özel şirketler ve gerçek kişiler tarafından açılabilecek. Bunun yanı sıra spor kulüpleri, yaşlı bakım merkezleri ve engelli bakım merkezleri de belirli izinler dahilinde bu hizmetleri sunabilecek.</p>

<p>Ancak dikkat çeken en önemli şartlardan biri fiziki alan zorunluluğu oldu. <strong>Buna göre;</strong></p>

<ul>
	<li>Merkezler en az 500 metrekare kapalı alana sahip olacak</li>
	<li>Üniteler için bu sınır en az 300 metrekare olarak belirlendi</li>
</ul>

<p>Ayrıca ruhsat almadan faaliyet gösterilmesi kesin olarak yasaklandı. Başvurular İl Sağlık Müdürlükleri üzerinden yapılacak ve yerinde inceleme sonrası karar verilecek.</p>

<p>Yönetmelikte yer alan en kritik maddelerden biri ise merkezlerde ürün satışının yasaklanması oldu. Buna göre esenlik merkezlerinde herhangi bir ürün satışı yapılamayacak.</p>

<p>Bu düzenleme, özellikle ticari kaygıların önüne geçilmesi ve hizmetin sağlık odaklı kalması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Ayrıca merkezlerde hizmet veren personelin resmi çalışma belgesine sahip olması zorunlu tutuldu. Belgesiz personel çalıştırılması yasaklandı.</p>

<h2>ACİL DURUMLAR İÇİN ZORUNLU İŞ BİRLİĞİ</h2>

<p>Yönetmelikte dikkat çeken bir diğer başlık ise acil durumlara yönelik oldu. <strong>Buna göre esenlik merkezleri;</strong></p>

<ul>
	<li>Bir hastane ya da tıp merkezi ile iş birliği yapmak zorunda olacak</li>
	<li>Acil durumlarda hastaların hızlı şekilde sevki sağlanacak</li>
</ul>

<p>Bu zorunluluk, olası sağlık risklerinin önüne geçmek amacıyla getirildi.</p>

<p>Tüm bu düzenlemelerin merkezinde ise önemli bir ayrıntı yer alıyor: Esenlik hizmetleri tedavi yerine geçmeyecek.</p>

<p>Yani bu merkezlerde sunulan hizmetler, hastalıkların tedavisi amacıyla değil, sağlıklı yaşamı desteklemek amacıyla verilecek. Bu sınırın net çizilmesi, hem vatandaşların doğru yönlendirilmesi hem de sağlık sisteminin korunması açısından büyük önem taşıyor.</p>

<p>Yönetmelik yayımlandığı tarihte yürürlüğe girerken, uygulamanın nasıl şekilleneceği ve sahadaki etkileri önümüzdeki süreçte daha net ortaya çıkacak.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.canakkalekalem.com/media/2026/07/esenlik-merkezleri-icin-yeni-donem-yonetmelik-yayimlandi-kimler-acabilecek-sartl_6a482a6092401.webp</image>
                                <category>SAĞLIK</category>
                <author>Mustafa Aydın Gül</author>
                <link>https://www.canakkalekalem.com/esenlik-merkezleri-icin-yeni-donem-yonetmelik-yayimlandi-kimler-acabilecek-sartlar-neler/166165</link>
                <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 00:29:24 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Sigara Bırakanlara Büyük Destek! 1 Milyon Kişiye Ücretsiz İlaç… Sosyal Güvencesi Olmayanlar Kapsam Dışı Mı?</title>
                                    <description>Sigarayı bırakmak isteyenlere dev destek kararı geldi. Peki ücretsiz ilaçtan kimler faydalanabilecek?</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Kararı ile sigarayı bırakmak isteyen milyonlarca kişiyi yakından ilgilendiren önemli bir adım atıldı. Karar kapsamında, belirli sayıda vatandaşa sigara bırakma tedavisinde kullanılan ilaçlar ücretsiz olarak sağlanacak.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yürürlüğe giren 11502 sayılı karar doğrultusunda, tütün bağımlılığı tedavisinde kullanılan bazı ilaçlardan ücretsiz veya indirimli yararlanmanın önü açıldı. Karar, hem sağlık politikaları hem de vatandaşın cebine etkisi açısından dikkat çekti.</p>

<h2>HANGİ İLAÇLAR ÜCRETSİZ OLACAK?</h2>

<p>Karar kapsamında ücretsiz olarak sağlanacak tedavi ürünleri açıkça belirtildi.<strong> Buna göre;</strong></p>

<ul>
	<li>Nikotin replasman preparatları</li>
	<li>Bupropion HCl içerikli ilaçlar</li>
	<li>Vareniklin içerikli ilaçlar</li>
	<li>Sitizin içerikli ilaçlar</li>
</ul>

<p>Sağlık Bakanlığı tarafından temin edilerek hastalara ulaştırılacak.</p>

<p>Bu ilaçlar, sigarayı bırakma sürecinde kullanılan en yaygın ve etkili tedavi yöntemleri arasında yer alıyor.</p>

<h2>KİMLER YARARLANACAK? ŞARTLAR NELER?</h2>

<p>Kararın en dikkat çeken detaylarından biri ise yararlanma şartları oldu. Buna göre;</p>

<p>Toplamda 1 milyon kişiyi geçmemek şartıyla, sigarayı bırakma tedavisi alan hastalar bu destekten faydalanabilecek.</p>

<p>En önemli noktalardan biri ise sosyal güvence şartı aranmaması. Yani vatandaşın SGK’lı olup olmaması fark etmeksizin bu hizmetten yararlanabilmesi mümkün olacak.</p>

<p>Bu durum, özellikle ekonomik zorluk yaşayan bireyler için önemli bir fırsat olarak değerlendiriliyor.</p>

<h2>TEDAVİ NASIL VE NEREDEN ALINACAK?</h2>

<p>Ücretsiz ilaç desteği, Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda yürütülecek. <strong>İlaçlar;</strong></p>

<ul>
	<li>Birinci basamak sağlık kuruluşları</li>
	<li>İkinci basamak sağlık kurumları</li>
	<li>Üçüncü basamak hastaneler</li>
</ul>

<p>aracılığıyla dağıtılacak.</p>

<p>Ayrıca süreç, tütün bağımlılığı tedavi ve eğitim birimleri üzerinden yürütülecek. Bu birimlerde hem ilaç desteği hem de danışmanlık hizmeti verilecek.</p>

<h2>BU KARAR NEDEN ALINDI? AMAÇ NE?</h2>

<p>Sağlık politikaları açısından değerlendirildiğinde, bu kararın temel amacı tütün kullanımını azaltmak ve toplum sağlığını korumak olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Sigaraya bağlı hastalıkların sağlık sistemine getirdiği yük düşünüldüğünde, önleyici adımların artırılması büyük önem taşıyor. Bu nedenle devletin doğrudan tedavi sürecine destek vermesi dikkat çekici bir gelişme olarak yorumlanıyor.</p>

<p>Tüm bu gelişmelerin merkezinde ise en önemli detay dikkat çekiyor: Bu destek sınırsız değil. Toplamda en fazla 1 milyon kişi bu haktan yararlanabilecek.</p>

<p>Karar, 4736 sayılı Kanun kapsamında alınarak yürürlüğe girdi ve uygulama süreci resmen başladı.</p>

<p>Gözler şimdi başvuru sürecinde… Bu destekten kimler yararlanacak, başvurular ne kadar sürede dolacak? Sigarayı bırakmak isteyenler için kritik süreç resmen başladı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.canakkalekalem.com/media/2026/07/sigara-birakanlara-buyuk-destek-1-milyon-kisiye-ucretsiz-ilac-sosyal-guvencesi-o_6a482953b3e76.png</image>
                                <category>SAĞLIK</category>
                <author>Mustafa Aydın Gül</author>
                <link>https://www.canakkalekalem.com/sigara-birakanlara-buyuk-destek-1-milyon-kisiye-ucretsiz-ilac-sosyal-guvencesi-olmayanlar-kapsam-disi-mi/166164</link>
                <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 00:24:51 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Yaz sıcağında beslenmeye dikkat: Karbonhidratı azaltın, sağlığınızı koruyun</title>
                                    <description>Sıcak havalarda yanlış beslenme halsizlik, susuzluk ve kilo artışına yol açabiliyor. Uzmanlara göre özellikle yüksek karbonhidrat tüketimi yaz aylarında risk oluşturuyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarının bunaltıcı sıcakları yalnızca günlük yaşamı değil, beslenme alışkanlıklarını da doğrudan etkiliyor. Artan sıcaklıklarla birlikte vücudun metabolizması farklı çalışırken, tüketilen gıdaların türü ve miktarı her zamankinden daha önemli hale geliyor.</p>

<p>Özellikle yüksek karbonhidratlı yiyecekler, yaz sıcaklarında vücut üzerinde olumsuz etkilere yol açabiliyor. Bu tür besinler hızla şekere dönüşerek kan şekerini ani şekilde yükseltiyor. Kısa süreli enerji artışı sağlasa da, ardından gelen hızlı düşüş yorgunluk ve halsizlik hissini beraberinde getiriyor. Sıcak havalarda bu durum daha belirgin hissediliyor.</p>

<p><strong>Susuzluk ve elektrolit kaybını artırıyor</strong></p>

<p>Yazın artan terleme ile birlikte vücut daha fazla su ve elektrolit kaybediyor. Yüksek karbonhidratlı ve kalorili yiyecekler ise bu dengeyi bozarak susuzluk hissini artırabiliyor. Aynı zamanda aşırı tüketimleri kilo artışına da zemin hazırlıyor.</p>

<p>Sıcak havalarda nasıl beslenmeli?</p>

<p>Uzmanlara göre yaz aylarında daha dengeli ve hafif bir beslenme programı tercih edilmeli. <strong>İşte öneriler:</strong></p>

<p><strong>Bol su tüketin</strong><br />
Vücudun sıvı dengesini korumak için günde en az 8 bardak su içilmeli. Susamayı beklemeden su tüketmek büyük önem taşıyor.</p>

<p>Hafif ve serinletici besinler tercih edin<br />
Salata, yoğurt ve taze meyveler sindirimi kolaylaştırırken vücudun serin kalmasına yardımcı oluyor.</p>

<p><strong>Doğru karbonhidrat seçin</strong><br />
Rafine karbonhidratlar yerine tam tahıllar, sebzeler ve baklagiller tercih edilmeli. Bu besinler kan şekerini daha dengeli yükseltir.</p>

<p>Protein ve sağlıklı yağları ihmal etmeyin<br />
Tavuk, balık, zeytinyağı ve avokado gibi besinler gün boyu enerjinin korunmasına katkı sağlar.</p>

<p>Yaz aylarında doğru beslenme alışkanlıkları, hem enerji seviyesini korumak hem de sıcak havaların olumsuz etkilerinden korunmak için büyük önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.canakkalekalem.com/media/2026/06/yaz-sicaginda-beslenmeye-dikkat-karbonhidrati-azaltin-sagliginizi-koruyun_6a3bcdbae88dc.png</image>
                                <category>SAĞLIK</category>
                <author>Mustafa Aydın Gül</author>
                <link>https://www.canakkalekalem.com/yaz-sicaginda-beslenmeye-dikkat-karbonhidrati-azaltin-sagliginizi-koruyun/165914</link>
                <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 19:28:35 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Çanakkale&#039;de Sıcak Alarmı! İl Sağlık Müdürlüğü&#039;nden Hayati Uyarılar</title>
                                    <description>Çanakkale İl Sağlık Müdürlüğü, kentte etkisini artıran sıcak hava dalgasına karşı kritik uyarılarda bulundu. İl Sağlık Müdürü Dr. Hakan Görgülü, özellikle yaşlılar, çocuklar, hamileler ve kronik hastalığı bulunanların risk altında olduğunu belirterek, günün en sıcak saatlerinde dışarı çıkılmaması ve bol sıvı tüketilmesi gerektiğini vurguladı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Son günlerde kent genelinde etkisini iyice artıran kavurucu hava sıcaklıkları, sağlık açısından ciddi riskleri de beraberinde getiriyor. Çanakkale İl Sağlık Müdürlüğü, yükselen sıcaklık ve nem oranlarına bağlı olarak oluşabilecek sağlık sorunlarına karşı vatandaşları bilgilendirmek amacıyla önemli bir açıklama yayımladı. Çanakkale İl Sağlık Müdürü Dr. Hakan Görgülü, vücut ısısının kontrolsüz yükselmesinin beyin ve diğer hayati organlarda hasara yol açabileceğine dikkat çekerek, bu zorlu hava şartlarının hiçbir sağlık problemi yaşanmadan atlatılabilmesi için alınması gereken hayati önlemleri tek tek sıraladı. </p>

<p>İl Sağlık Müdürü Dr. Hakan Görgülü yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>Sıcaklık ve nem yükselmesine bağlı olarak vücudumuz kendisini terleterek soğutmaya çalışır. Ancak yaşamakta olduğumuz bu günlerde sadece terlemek vücut ısımızı dengede tutmaya yetmeyebilir. Özellikle yalnız yaşayan 65 yaş üstü büyüklerimiz, 4 yaşından küçük çocuklarımız, hamilelerimiz, kronik hastalığı olan hastalarımız ile açık alanda çalışma zorunda kalan vatandaşlarımız bu durumdan en çok etkilenen kişilerdir. Vücut ısımızın kontrolsüz yükselmesi, beyin ve diğer hayati organlarımızı etkileyerek hasarlara sebebiyet verebilir.<br />
Yaşamakta olduğumuz bu sıcak günlerde hiçbir vatandaşımızın etkilenmeden, sağlıkla atlatabilmesi için hepimizin alması gereken çok basit ama hayati önlemler vardır:<br />
Öncelikle;<br />
- Saat 10:00-16:00 arası mecbur kalmadıkça dışarı çıkmayalım<br />
- Güneş altında açık renkli, hafif ve bol kıyafetler giyelim; şapka ve güneş gözlüğü kullanalım.<br />
- Güneşin dik geldiği bu saatlerde mümkün olduğu sürece denize girmeyelim, güneşlenmeyelim<br />
- Yoğun aktiviteleri mümkün olduğunca sabah ve akşam saatlerinde yapalım.<br />
- Bebekleri ve çocukları kapalı araçlar içerisinde kesinlikle bırakmayalım.<br />
- Yaşam alanlarımız olan evlerimizi iyi havalandırarak imkan dahilinde ise sık sık duş alalım.<br />
Beslenme ve sıvı tüketimi ile ilgili olarak;<br />
- Susama ihtiyacımız olmasa bile, günde en az 2-2,5 lt su tüketelim.<br />
- Çay, kahve ve asitli içeceklerden uzak duralım.<br />
- Çok soğuk veya buzlu içecekler tüketmeyelim.<br />
- Yağlı yemekler, kızartmalar yerine bol miktarda sebze, meyve ve ızgara türü yemekler tercih edelim.<br />
- Sıcak ortamda hızlıca yapısı bozulabilen et, süt, yumurta gibi gıdaları açık ortamda bekletmeyelim.<br />
Bunların haricinde çevremizde bulunan yaşlı, bakıma muhtaç veya yalnız yaşayan komşularımızı gün içerisinde kontrol edelim. Sağlık Bakanlığımız, Valiliğimiz ve İl Sağlık Müdürlüğümüzün bu konu ile ilgili uyarılarına dikkat ederek, gerekli bilgilendirmeleri takip edelim.  <br />
Almış olduğumuz tedbirlere rağmen çevremizde bulunan kişilerin aşırı sıcaklardan etkilenmesi durumunda en yakın sağlık kuruluşumuzdan veya 112’ yi arayarak acil sağlık hizmetlerinden destek alalım.</p>
</blockquote>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.canakkalekalem.com/media/2026/07/post166154_6a47b3f95dacd.jpg</image>
                                <category>SAĞLIK</category>
                <author>Sedanur Arıgün</author>
                <link>https://www.canakkalekalem.com/canakkalede-sicak-alarmi-il-saglik-mudurlugunden-hayati-uyarilar/166154</link>
                <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:03:41 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Sağlık Bakanlığı&#039;ndan kenevir ürünlerine yeni düzenleme</title>
                                    <description>Sağlık Bakanlığı, bağlı kuruluşlarının görev ve çalışma esaslarını yeniden düzenleyen kapsamlı yönetmeliği Resmî Gazete&#039;de yayımlayarak yürürlüğe koydu. Yeni düzenlemeyle ilaç ve biyolojik ürünlerden kenevir kaynaklı sağlık ürünlerine, piyasa denetiminden dijital dönüşüme kadar birçok alanda görev tanımları ve yetkiler yeniden şekillendirildi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, bağlı kuruluşlarının hizmet birimlerinin görevleri ile çalışma usul ve esaslarında köklü bir reform gerçekleştirdi. Resmî Gazete’de yayımlanarak resmen yürürlüğe giren yeni yönetmelik değişikliğiyle birlikte, ilaç onay süreçlerinden tıbbi cihaz kurallarına, dijital dönüşümden son dönemin en çok konuşulan başlıklarından biri olan kenevirden elde edilen sağlık ürünlerine kadar pek çok alanda yepyeni bir dönem başladı.</p>

<p>Yapılan en dikkat çekici yapısal düzenleme, bakanlığın başkan yardımcılıklarının isimlerinde ve görev tanımlarında kendisini gösterdi. Eski yönetmelikte yer alan "İlaç ve Eczacılık Başkan Yardımcılığı" biriminin adı "İlaç ve Biyolojik Ürünler Başkan Yardımcılığı" olarak değiştirildi. Bu yeni birim; ilaçlar, ilaç üretiminde kullanılan etkin ve yardımcı maddeler, geleneksel bitkisel tıbbî ürünler, homeopatik tıbbî ürünlerin yanı sıra kenevirden elde edilen sağlık ve destek ürünleri, tıbbi bitki çayları, aromaterapötik ürünler ve özel tıbbî amaçlı gıdalar hakkında düzenleme çalışmalarını yapacak. Ürünlerin etkililik, kalite ve güvenlilik verileri doğrultusunda başvuru, izin ve ruhsat işlemlerini tamamen bu birim koordine edecek. Ayrıca kök hücre, organ doku nakli ve geleneksel tamamlayıcı tıp uygulamaları hariç olmak üzere, beşeri tıbbi ürünler ve kenevirden elde edilen ürünlerin klinik araştırmaları ile takviye edici gıdaların sağlık beyanı kullanımına ilişkin kritik çalışmalar da bu birimin gözetiminde olacak. Somatik hücre tedavisi, gen tedavisi ve doku mühendisliği ürünü gibi ileri tedavi tıbbi ürünlerinin ruhsatlandırma ve ön değerlendirme süreçleri de yine bu başkan yardımcılığı bünyesinde yürütülecek.</p>

<p>Eski yönetmelikteki "Ekonomik Değerlendirmeler ve Laboratuvar Hizmetleri Başkan Yardımcılığı" birimi ise lağvedilerek yerine "Eczacılık ve Piyasa Yönetimi Başkan Yardımcılığı" kuruldu. Yeni kurulan bu birim; ilaçların sağlık teknolojilerini değerlendirmek, beşeri tıbbi ürünlerin, kenevirden elde edilen sağlık ve destek ürünlerinin tanıtımı ile ilgili mevzuat çalışmalarını yönetmek ve ilaca yönelik detaylı piyasa araştırmaları yapmakla görevlendirildi. Bununla da kalmayan yeni yapılandırma uyarınca; eczanelerle ilgili düzenleme çalışmaları, ecza depolarının ruhsatlandırılması, ilaç hammaddelerinin ithalatı ve ihracat izleme faaliyetleri ile ulusal ve uluslararası kontrole tabi maddelerin iş ve işlemleri de bu başkan yardımcılığının çatısı altına toplandı. Avrupa Birliği müktesebatına uyum ve uluslararası ilişkilerin koordinasyonu da yine bu birimin görev alanına dahil edildi.</p>

<p>Piyasa denetimleri ve güvenlik mekanizmaları da yönetmelik değişikliğiyle baştan aşağı yenilendi. Sahte ve kaçak ilaç veya tıbbi ürünlere yönelik operasyonel işlemler ile piyasa gözetim ve denetim faaliyetleri çok daha sıkı kurallara bağlandı. Bakanlık, kuruma bağlı denetim süreçlerine ileri teknoloji ve yenilikçi dijital yöntemleri entegre etme kararı aldı. Risk değerlendirmesi ve risk analizi çalışmaları artık yeni nesil dijital sistemlerle yürütülecek.</p>

<p>Son olarak, bakanlığın teknolojik altyapısını güçlendirmek adına "Destek Hizmetleri ve Bilgi Yönetimi Başkan Yardımcılığı" birimi, "Analiz ve Destek Hizmetleri Başkan Yardımcılığı" adını aldı. Bu birim; kurumun sayısallaşma ve dijital dönüşüm süreçlerini yönetecek, veri analizi, raporlama ve istatistiksel çalışmalar gerçekleştirecek. İleri bilgi teknolojileri ve yenilikçi dijital çözümlere yönelik AR-GE çalışmaları yapacak olan birim; ulusal ve uluslararası iş birlikleri kapsamında sistemler arası uyumlaştırma, entegrasyon ve veri paylaşımı altyapısını geliştirecek. Kurumun görev alanına giren ürünlerin analizleri, tıbbi cihaz kalite kontrol testleri ve Türk Farmakopesinin hazırlanması gibi hayati görevler de bu yeni birimin sorumluluğunda olacak. Yayımı tarihi itibarıyla resmen yürürlüğe giren ve hükümleri Sağlık Bakanı tarafından yürütülecek olan bu devasa düzenleme, Türkiye’nin sağlık ve ilaç politikasında yepyeni bir dijital çağı başlatacak.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.canakkalekalem.com/media/2026/07/saglik-bakanligindan-kenevir-urunlerine-yeni-duzenleme_6a46d872d891d.png</image>
                                <category>SAĞLIK</category>
                <author>Sedanur Arıgün</author>
                <link>https://www.canakkalekalem.com/saglik-bakanligindan-kenevir-urunlerine-yeni-duzenleme/166141</link>
                <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 00:27:29 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Aromaterapötik Ürünlerde Yeni Dönem: Artık Sadece Eczanelerde Satılacak</title>
                                    <description>Resmî Gazete’de yayımlanan yeni yönetmelikle aromaterapötik ürünlerin üretiminden satışına kadar tüm süreç yeniden düzenlendi. Buna göre, bu kapsamdaki ürünlerin eczane dışındaki satışına son verilirken, ruhsat, üretim, devir ve tanıtım işlemlerine de sıkı kurallar getirildi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumu tarafından hazırlanan Aromaterapötik Ürünler Hakkında Yönetmelik, Resmî Gazete’de yayımlanarak resmen yürürlüğe girdi. Sektörde adeta taşları yerinden oynatacak olan bu yeni düzenleme ile birlikte, bitkisel içerikli aromaterapötik ürünlerin üretimi, ithalatı, ruhsatlandırılması, devri ve satışı çok sıkı kurallara bağlandı. Özellikle tüketicileri ve aktar gibi satış noktalarını yakından ilgilendiren karara göre, bu kapsamda yer alan tüm aromaterapötik ürünler reçeteli veya reçetesiz olmak üzere bundan sonra sadece eczanelerde satılabilecek. Eczane dışındaki kanallardan bu ürünlerin ticareti ve satışı artık tamamen yasaklandı.</p>

<p>Yönetmelik kapsamında aromaterapötik ürünlerin ruhsat iptal şartları en ince ayrıntısına kadar netleştirildi. Belirlenen yasal kurallara göre, halk sağlığı ve kamu maliyesi açısından büyük önem arz eden bir ürün, Kurum tarafından talep edilmesine rağmen altı ay içinde piyasaya sunulmazsa verilen ruhsat tamamen iptal edilecek. Ayrıca, taahhüt edilen süre içinde piyasaya arz edilmeyen veya askıya alınma gerekçesini altı ay içinde yasal belgelerle çürütemeyen firmaların da ruhsat hakları ellerinden alınacak. Ruhsatı iptal edilen ürünlerin üretimi veya ithalatı derhal durdurulacak ve piyasadaki mevcut ürünlerin durumu hakkında Kurum nihai kararını verecek. Herhangi bir şekilde ruhsatın kaybolması yani zayi olması durumunda ise ruhsat sahibinin gazete ilanı ile birlikte yeniden başvuru yapması ve yeni ruhsat düzenlenmesi gerekecek.</p>

<p>Yeni düzenleme ile ruhsat sahiplerine çok ciddi cezai ve hukuki sorumluluklar yükleniyor. Piyasada olan bir ürününü herhangi bir sebeple artık arz edemeyecek olan firmalar, bu mağduriyetin oluşmasından en az otuz gün öncesinden Kuruma bildirim yapmakla yükümlü olacak. Ruhsat sahipleri, uçucu yağ, sabit yağ ve hidrosolün elde edildiği bitkileri botanik olarak doğru teşhis etmekle yükümlü tutulacak. Ürünlerin ambalaj bilgileri, kullanma talimatları ve elektronik karekod takip sistemine ilişkin tüm yükümlülükler de yine ruhsat sahibinin sorumluluğunda bulunuyor. Ayrıca firmalar, Kuruma sundukları tüm bilgi ve belgelerin doğruluğundan sorumlu olacak ve bu belgelerin asıllarını saklamak zorunda kalacak.</p>

<p>Ruhsat devir işlemleri yeni mevzuatla birlikte resmi ve şeffaf bir prosedüre bağlandı. Ruhsat devrinin yasal olarak yapılabilmesi için mahkeme kararı veya noter huzurunda yapılmış, tüm dosya teslim tutanaklarını içeren detaylı bir sözleşme şart koşuluyor. Devralacak kişilerin veya şirketlerin, mevzuatta aranan ilgili diploma, ticaret sicil gazetesi kaydı ve vijilans yetkilisi belgeleri gibi tüm şartları eksiksiz karşılaması istenecek. Devir sonrasında eski barkodlu ürünlerin üretimine ve piyasaya sunulmasına, tarafların yazılı ve noter onaylı mutabakatı ile en fazla altı ay süreyle izin verilebilecek.</p>

<p>Yönetmeliğe göre, ilk kez piyasaya sunulacak olan aromaterapötik ürünler için satış izni alınması da zorunlu hale getirildi. Üretim yerinin yurt dışından ülkemize ya da ülkemizden yurt dışına transferi, ambalaj boyutu değişikliği ve ruhsat devir işlemleri sonrasında ürünler piyasaya sunulmadan önce yeniden satış izni alınması gerekecek. Ürünlerin tanıtımı ise yalnızca eczane içerisinde ve sadece Kurum tarafından onaylanan yasal kullanım amacına yönelik olarak gerçekleştirilebilecek. Sektörde köklü değişiklikler yaratan ve tüketici sağlığını korumayı amaçlayan bu kurallar, yayımı tarihi itibarıyla resmi olarak uygulanmaya başlandı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.canakkalekalem.com/media/2026/07/post166114_6a4582e73c93f.png</image>
                                <category>GÜNCEL,SAĞLIK</category>
                <author>Sedanur Arıgün</author>
                <link>https://www.canakkalekalem.com/aromaterapotik-urunlerde-yeni-donem-artik-sadece-eczanelerde-satilacak/166114</link>
                <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 00:01:50 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Evdeki en büyük tehlike o masum oyuncaklar olabilir! Uzmanlar uyardı: Herkes bu hatayı yapıyor</title>
                                    <description>Çocukların en sevdiği peluş oyuncaklar sandığınız kadar masum olmayabilir. Yanlış temizlik ciddi riskler doğuruyor. Peki doğru yöntem ne?</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Çocukların vazgeçilmez oyun arkadaşları olan peluş oyuncaklar, sevimli görünümlerinin ardında ciddi hijyen riskleri barındırabiliyor. Uzmanlara göre yanlış temizlenen ya da uzun süre yıkanmayan peluş oyuncaklar, bakteriler ve alerjenler için uygun bir ortam oluşturabiliyor.</p>

<p>Evlerde sıkça yapılan temizlik hataları ise bu riski daha da artırıyor. Özellikle çocukların sürekli temas ettiği bu oyuncakların doğru yöntemlerle temizlenmesi, sağlık açısından büyük önem taşıyor.</p>

<h2>İLK HATA BURADA YAPILIYOR: ETİKETİ OKUMADAN YIKAYANLAR DİKKAT</h2>

<p>Birçok ebeveynin farkında olmadan yaptığı en büyük hata, peluş oyuncakları doğrudan makineye atmak oluyor. Oysa her oyuncağın kendine özel bir bakım talimatı bulunuyor.</p>

<p>Uzmanlar, oyuncakların üzerindeki etiketlerin mutlaka okunması gerektiğini vurguluyor. Çünkü bazı oyuncaklar sadece yüzey temizliğine uygunken, bazıları hassas programda yıkanabiliyor.</p>

<p>Bu adım atlanırsa oyuncaklar hem zarar görebiliyor hem de tam anlamıyla temizlenemiyor.</p>

<h2>MAKİNEDE YIKAYANLAR BU DETAYI BİLMİYOR</h2>

<p>Peluş oyuncakları çamaşır makinesinde yıkamak mümkün ancak doğru teknik uygulanmadığında ciddi deformasyonlar oluşabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre oyuncağın bir yastık kılıfı ya da çamaşır torbası içinde yıkanması gerekiyor. Bu yöntem, hem şeklinin korunmasını sağlıyor hem de yıpranmayı azaltıyor.</p>

<p>Ayrıca düşük sıcaklıkta ve hassas program tercih edilmesi gerektiği belirtiliyor. Yüksek devirde sıkma işlemi ise oyuncakların iç dolgusuna zarar verebiliyor.</p>

<p>“Temizledim sanıyorsunuz ama aslında zarar veriyorsunuz” diyen uzmanlar, bu konuda dikkatli olunması gerektiğini ifade ediyor.</p>

<h2>ELDE YIKAMA DAHA MI GÜVENLİ? GERÇEK NE?</h2>

<p>Makinede yıkamaya uygun olmayan oyuncaklar için elde yıkama yöntemi öneriliyor. Ilık su ve hafif deterjanla yapılan temizlik, oyuncakların yapısını korurken hijyen sağlamaya yardımcı oluyor.</p>

<p>Lekeli bölgelerde yumuşak bir fırça kullanılması önerilirken, sert hareketlerden kaçınılması gerektiği vurgulanıyor.</p>

<p>Elde yıkama sonrası iyi durulanmayan oyuncakların ise kimyasal kalıntı barındırabileceği uyarısı yapılıyor.</p>

<h2>ASIL TEHLİKE KURUTMA AŞAMASINDA ORTAYA ÇIKIYOR</h2>

<p>Birçok kişinin göz ardı ettiği en kritik aşama ise kurutma süreci. Uzmanlara göre peluş oyuncaklar yeterince kurutulmadığında küf oluşumu başlayabiliyor.</p>

<p>Bu durum özellikle çocuk sağlığı açısından ciddi riskler oluşturuyor.</p>

<p>Oyuncakların doğrudan güneş ışığına maruz bırakılmadan, iyi havalandırılan bir ortamda kurutulması öneriliyor. Kurutma makinesi kullanılacaksa düşük ısı tercih edilmesi gerektiği belirtiliyor.</p>

<p>“Nemli kalan oyuncak, temiz değil risklidir” uyarısı dikkat çekiyor.</p>

<h2>HAFTADA 1 KEZ YAPANLAR FARKI GÖRÜYOR</h2>

<p>Peluş oyuncakların sadece yıkamakla değil, düzenli bakım ile de temiz tutulabileceği ifade ediliyor.</p>

<p>Uzmanlar, haftada en az bir kez oyuncakların havalandırılması ve tozunun alınmasını öneriyor. Elektrikli süpürge ya da yumuşak fırça ile yapılan temizlik, yüzeydeki kirleri azaltıyor.</p>

<p>Özellikle sık kullanılan oyuncakların daha sık temizlenmesi gerektiği vurgulanıyor.</p>

<h2>KÜÇÜK YIRTIKLAR BÜYÜK SORUNLARA YOL AÇABİLİR</h2>

<p>Zamanla yıpranan peluş oyuncaklar, fark edilmeyen küçük hasarlar nedeniyle hijyen riskini artırabiliyor.</p>

<p>Açılan dikişler ve yırtıklar, iç dolgunun dışarı çıkmasına ve kir birikmesine neden olabiliyor. Uzmanlar, bu tür durumlarda basit bir onarımın bile büyük fark yarattığını belirtiyor.</p>

<h2>NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?</h2>

<p>Tüm bu detaylar bir araya geldiğinde peluş oyuncak temizliğinin neden bu kadar önemli olduğu daha net anlaşılıyor.</p>

<p>Yanlış temizlenen ya da ihmal edilen oyuncaklar, çocuklar için görünmeyen bir risk haline gelebiliyor. Doğru yöntemlerle yapılan bakım ise hem oyuncakların ömrünü uzatıyor hem de çocukların sağlığını koruyor.</p>

<p>Uzmanlara göre basit gibi görünen bu alışkanlıklar, uzun vadede büyük fark yaratıyor.</p>

<p>Ve birçok ebeveyn, doğru yöntemleri öğrendikten sonra aynı şeyi söylüyor:</p>

<p>“Keşke daha önce bilseydik.”</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.canakkalekalem.com/media/2026/06/evdeki-en-buyuk-tehlike-o-masum-oyuncaklar-olabilir-uzmanlar-uyardi-herkes-bu-ha_6a3bcc370aa66.jpg</image>
                                <category>GÜNCEL,SAĞLIK</category>
                <author>Mustafa Aydın Gül</author>
                <link>https://www.canakkalekalem.com/evdeki-en-buyuk-tehlike-o-masum-oyuncaklar-olabilir-uzmanlar-uyardi-herkes-bu-hatayi-yapiyor/165912</link>
                <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 19:21:35 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Emekli astsubay kalp krizi için geldi, kanser olduğunu öğrendi</title>
                                    <description>79 yaşındaki emekli astsubay Recep Yayın, kalp krizi sonrası yapılan ileri tetkiklerde stent için uygun olmayan koroner damar yapısı ve eş zamanlı tespit edilen kalın bağırsak tümörü nedeniyle Medicana International İzmir Hastanesi’nde iki ayrı cerrahi ekibin senkronize müdahalesiyle tek seansta ameliyat edildi. Başarıyla tamamlanan operasyon sonrası hastanın hem kardiyak hem onkolojik açıdan sağlığına kavuştuğu bildirildi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Çanakkale Gelibolu'da tarımla uğraşan 79 yaşındaki emekli astsubay Recep Yayın, geçirdiği kalp krizinin ardından koroner damarlarının cerrahi müdahale gerektirdiğini öğrendi. Tedavisi için Medicana Sağlık Grubu'na başvuran Recep Yayın, Çanakkale'den İzmir'e gelerek tedavi altına alındı. Kapsamlı tetkiklerde kalın bağırsak tümörü de tespit edilince, iki uzman ekibin gerçekleştirdiği tek seanslık operasyonla sağlığına kavuştu.<br />
Sağlık alanında multidisipliner yaklaşım ve doğru zamanlama yönetimi, ileri yaştaki hastaların yüksek riskli süreçlerini başarıyla atlatmasında kritik rol oynuyor. Çanakkale Gelibolu'da yaşayan 79 yaşındaki emekli astsubay Recep Yayın, uzun süredir devam eden halsizlik, ateşlenme ve sindirim şikayetlerinin ardından aniden gelişen kalp krizi tablosuyla hastaneye başvurdu. İlk müdahalesinde koroner damarlarındaki darlıklar nedeniyle stent uygulamasına uygun olmadığı anlaşılan hastanın, eş zamanlı incelemelerinde kalın bağırsakta yolu neredeyse tamamen kapatan ve hayati risk oluşturan bir tümör tespit edildi. Hayati iki odağın aynı anda cerrahi müdahale gerektirmesi üzerine hasta, yakınlarının tavsiyesiyle Çanakkale'den İzmir'e gelerek Medicana International İzmir Hastanesi'nde tedavi altına alındı.<br />
<br />
<span style="font-size:20px;"><strong>Belirtiler kalp muayenesinde gün yüzüne çıktı</strong></span><br />
Uzun zamandır kasığındaki bir kitle nedeniyle kanserden şüphelendiğini belirten Recep Yayın, idrar zorluğu ve bağdaş kuramama gibi sorunlar yaşadığını ancak bu şikayetleri öncelikle prostata bağladığını dile getirdi. Çanakkale'deki kontrolleri sırasında içindeki yanmaları ve yüksek enfeksiyon değerlerini tam olarak adlandıramadıklarını söyleyen Recep Yayın, hastaneye randevu aldıkları günün sabahında aniden göğsünde şiddetli bir yanma hissetti. Bu durumu başta açlığa yorsa da hastanede aniden kalp krizi geçirdiğini ifade eden Recep Yayın, sevk edildiği devlet hastanesinde yapılan anjiyoda damarlarının yapısı gereği stent takılamayacağını öğrendi. Bunun üzerine Medicana International İzmir Hastanesi'ne başvurduklarını belirten Recep Yayın, kalp krizi teşhisi konulup genel muayeneleri detaylandırılırken kalın bağırsak kanserinin şans eseri bulunduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="" height="800" src="https://images.canakkalekalem.com/uploads/2026/06/aw735927-02-6a422d1ea3e0b.jpg" width="1200" /><br />
<span style="font-size:20px;"><strong>Kritik zamanlama yönetimiyle riskler azaltıldı</strong></span><br />
Operasyonun kardiyak aşamasını yöneten Medicana International İzmir Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Suat Büket, hastanın sol koroner sistemindeki darlıkların anatomi gereği stentle açılmaya uygun olmadığını, bu nedenle cerrahi tedaviyi tercih ettiklerini belirtti. İleri yaştaki hastalarda bu boyuttaki büyük operasyonların en önemli risklerinin operasyon esnasında yaşanabilecek yeni bir kalp hasarı, ritim bozukluğu veya pıhtı atması sonucu oluşabilecek inme durumları olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Suat Büket, ameliyat öncesinde kardiyak tetkikleri, ekokardiyografiyi ve böbrek fonksiyonlarını detaylıca araştırdıklarını ifade etti. Kanser odağının vücuda metastaz yapmadığından emin olunmasıyla süreci başlattıklarını aktaran Prof. Dr. Suat Büket, doğru zamanlama yönetiminin hastada oluşabilecek yeni bir kardiyak krizin önüne geçilmesini sağladığını ve tümörün ilerlemesine engel olabildiğini belirtti.<br />
<br />
<span style="font-size:20px;"><strong>İki cerrahi ekibin senkronize müdahalesi</strong></span><br />
Aynı anda kolon kanserinin temizlenmesi adına ameliyatta yer alan Medicana International İzmir Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Varlık Erol ise kalın bağırsaktaki tümörün yolu neredeyse tamamen kapatmış olması sebebiyle durumun aciliyet kazandığını belirtti. Normal şartlarda erken evre bir tümör varlığında öncelikle bypass işleminin tamamlanıp hastanın iyileşmesinin beklendiğini söyleyen Prof. Dr. Varlık Erol, bu vakada her iki ekibin ortak bir konsey kararı aldığını dile getirdi.<br />
Prof. Dr. Varlık Erol, "Hastaya gerekli tüm taramalar yapılarak vücudunda başka bir metastaz odağının bulunmadığı tespit edildi. Bunun üzerine öncelik kalp sağlığına verildi. Ameliyat sırasında Kalp ve Damar Cerrahisi ekibi tarafından gerekli cerrahi işlem başarıyla gerçekleştirildi. Hastanın genel durumunun operasyona devam edilmesi için uygun olduğunun bildirilmesinin ardından, Genel Cerrahi ekibi olarak kalın bağırsaktaki tümörlü bölgeyi çıkararak ameliyatı tamamladık. Operasyon sırasında stoma (torba) açılmasına ihtiyaç duyulmadı. Ameliyat sonrasında kalan bağırsak segmentleri yeniden birleştirilerek anastomoz gerçekleştirildi. Hastanın takipleri sorunsuz şekilde tamamlandı ve taburcu edildi" açıklamasını yaptı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.canakkalekalem.com/media/2026/06/emekli-astsubay-kalp-krizi-icin-geldi-kanser-oldugunu-ogrendi_6a422d11804d0.jpg</image>
                                <category>SAĞLIK</category>
                <author>Sedanur Arıgün</author>
                <link>https://www.canakkalekalem.com/emekli-astsubay-kalp-krizi-icin-geldi-kanser-oldugunu-ogrendi/166044</link>
                <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 11:23:34 +0300</pubDate>
            </item>
            </channel>
</rss>
