Bazı yolculuklar vardır; haritaya bakarak değil, rakamlarla yüzleşerek başlar. Kontağı çevirirsiniz, önünüzde 2038 kilometrelik bir çizgi uzanır. Başlangıç noktası Çanakkale, hedef ise Türkiye’nin en uzak köşelerinden biri: Şemdinli.
Daha yola çıkmadan aklınızda tek bir soru dolaşır: Bu kadar uzun bir yol, hiç radara yakalanmadan geçilebilir mi?
İlk metrelerde umut vardır. Çanakkale’nin sakin yollarında ilerlerken insan “Belki olur” diye düşünür. Ama şehir sınırlarını terk etmeden önce tablo netleşir: 7 radar.
Daha yolun başında, sistem size göz kırpar gibi değil, doğrudan bakar. Bu bir yolculuk değil artık; bu, modern Türkiye karayollarının röntgenidir.
Marmara’ya doğru ilerledikçe tempo artar. Bursa sınırlarında 13 radar, ardından Kocaeli gelir ve sayı birden 23’e çıkar. Direksiyon başında geçen saatler uzadıkça insan şunu fark eder: Bu yol, hızlanmak için değil, dikkat kesilmek için tasarlanmıştır. Her tabela, her viraj, her düzlük, her parketmiş araç potansiyel bir denetim alanıdır.

Çanakkale'den Şemdilli'ye kadar radara yakalanmadan gitmek imkansız mı ?
İç Anadolu’ya yaklaşırken radarlar azalmıyor, sadece yer değiştiriyor. Amasya hattında 12 radar daha ekleniyor yolculuğa. Artık kilometreler ilerledikçe bir matematik işlemi kafanızda dönüyor: Radara girmeden hedefe ulaşma ihtimali her geçen ilde biraz daha eriyor.
Doğu’ya yaklaştıkça manzara değişiyor, yollar tenhalaşıyor. Muş geçilirken karşınıza çıkan radar sayısı sadece bir. İşte o an kısa bir rahatlama hissi geliyor. Sanki sistem sizi biraz olsun serbest bırakmış gibi. Ama bu sadece bir yanılsama. Çünkü bugüne kadar geçtiğiniz yüzlerce kilometrede zaten defalarca denetlenmiş durumdasınız.
Son perde Hakkari sınırlarında açılıyor. İlginç bir gerçek burada sizi bekliyor: Hakkari il sınırları içinde aktif radar yok. Fakat bu sürpriz, yolculuğun genel kaderini değiştirmiyor. Çünkü Çanakkale’den Şemdinli’ye uzanan bu hatta toplamda 129 radar ve 331 radarsız trafik kontrol noktası bulunuyor.
Üstelik bu sadece tek bir güzergâhın hikâyesi değil. Bugün Türkiye genelinde 597 noktada radar kontrolü, 1315 noktada radarsız trafik denetimi yapılıyor. Günlük aktif radar uygulaması ise ortalama 500. Yani Türkiye yollarında sürüş, artık sadece direksiyon hakimiyeti değil; aynı zamanda kurallarla kurulan bir denge işi.

Peki ya Ankara'ya radara yakalanmadan gidebilir misiniz ?
Bu yolculuk şunu öğretiyor: Radara girmeden gitmeyi planlamak, eski bir hayal. Gerçek olan şu; hız sınırlarına uyarak ilerlemek, hem bu uzun yolun hem de cebinizin tek güvenli yolu. Çünkü bu hikayede kazanan, en hızlı giden değil; en sabırlı olan.
Hadi bir de sizi başkente götürelim.
Eğer Çanakkale'den Ankara'ya aracınızla gitmek istiyorsanız yol güzergahınızda 63 radar sizi pusuya düşürmek için bekliyor. O da yetmiyor 161 de kontorl noktasından geçmek zorundasınız.
Gerçekten artık "iyi yolculuklar" dileğine çok ihtiyacımız var.
Üstelik bu sayısal veriler bugğün ieçin geçerliydi. Yarın ne olur, pazar günü karşılaşacağınız tabloyu bilmek mümkün değil orası tam olarak gerçek bir bilinmezlik.
Yorumlar
Kalan Karakter: