Çanakkale’de 1915 yılında yaşanan savaş, yalnızca siperlerde değil, yerin metrelerce altında da ölüm kalım mücadelesine sahne oldu. 57. Alay’ın ortaya çıkan bu bilinmeyen yönü, hem bölge halkını hem de tarih meraklılarını yeniden o günlere götürdü. Olayın detayları ise dönemin komutanlarının anlatımlarıyla gün yüzüne çıkıyor.

YER ÜSTÜNDE SAVAŞ YETMEDİ: GÖZLER YER ALTINA ÇEVRİLDİ
25 Nisan 1915’te cepheye giren 57. Alay, Çanakkale Savaşları boyunca en ön hatlarda görev yaptı. Yaklaşık 9 ay süren bu süreçte, yalnızca siper savaşları değil, farklı ve daha az bilinen bir mücadele türü de yaşandı: yer altı savaşı.
“Lahım” olarak adlandırılan bu yöntem, düşman hatlarının altına tünel kazılarak patlayıcı yerleştirilmesi esasına dayanıyordu. Bu teknik, savaşın seyrini değiştirebilecek kadar kritik görülüyordu.
Peki bu mücadele nasıl başladı?

4 TEMMUZ 1915: O PATLAMA NEYİN HABERCİSİYDİ?
57. Alay’ın Merkeztepe mevzilerinde görev yaptığı sırada, 4 Temmuz 1915’te büyük bir patlama meydana geldi. Anzak kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen bu patlama sonrası bölgede dev bir çukur oluştu.
Ancak dikkat çeken bir detay vardı.
Patlamanın ardından herhangi bir saldırı gelmemesi, Osmanlı tarafında şüphe uyandırdı. Cephedeki askerler neye uğradığını şaşırırken, komutanlar bu sessizliğin ardında başka bir plan olabileceğini düşündü.
İşte bu noktada devreye 57. Alay Komutanı Zeki Bey girdi.

4 GÜN SONRA GERÇEK ORTAYA ÇIKTI: TÜNEL BULUNDU
Zeki Bey, olaydan tam 4 gün sonra yani 8 Temmuz 1915’te, yanına aldığı askerlerle birlikte patlamanın olduğu bölgeye indi. Amaç, oluşan çukuru incelemek ve olası bir tehdidi tespit etmekti.
Yapılan incelemede dikkat çeken bulgular ortaya çıktı.
Toprak altında, düşman siperlerine doğru uzanan Kablolar bulundu. Bu kablolar takip edildiğinde ise kum torbalarıyla kapatılmış bir tünelin girişine ulaşıldı.
Bu keşif, savaşın boyutunu tamamen değiştirecek bir gerçeği ortaya koyuyordu.
TÜNELDE İLK SICAK TEMAS: NE GÖRDÜLER?
Zeki Bey ve beraberindeki askerler, tünelin içine girerek keşfi derinleştirmek istedi. Ancak tünelin ilerleyen kısmında keskin bir dönüş bulunuyordu.
Daha ileriye gönderilen askerler kısa süre sonra geri döndü.
Çünkü arkalarından gelen bir ışık fark etmişlerdi.
İlk anda ne olduğu anlaşılamayan bu ışığın aslında düşman ateşi olduğu ortaya çıktı. Böylece Çanakkale’de yer altındaki ilk sıcak temaslardan biri yaşanmış oldu.
Askerler büyük bir tehlike atlatmıştı.
KAYIP YAŞANMADI AMA TEDBİR ARTIRILDI
Tünelin karmaşık ve dolambaçlı yapısı sayesinde bu ilk temas sırasında herhangi bir kayıp yaşanmadı. Ancak olayın ciddiyeti kısa sürede anlaşıldı.
Zeki Bey, olası bir baskına karşı tünelin girişine yeniden kum torbalarıyla barikat kurdurdu. Ayrıca girişe nöbetçi yerleştirildi.
Bu gelişme, savaşın sadece görünen cephede değil, görünmeyen alanlarda da sürdüğünü açıkça ortaya koydu.
DETAY SONRADAN ORTAYA ÇIKTI: O KURŞUN KİME VERİLDİ?
Yaşanan bu olayın ardından dikkat çeken bir detay daha gün yüzüne çıktı.
Zeki Bey, tünelden çıkmadan önce bu yer altı çatışmasının hatırası olarak bazı kurşunları yanına aldı. Bu kurşunlardan biri, dönemin 19. Tümen Komutanı olan Mustafa Kemal’e hediye edildi.
Bir diğer kurşun ise 3. Kolordu Komutanı Esat Paşa’ya verildi.
Bu detay, Çanakkale’de yaşanan mücadelenin sadece cephede değil, yerin altında da ne kadar çetin geçtiğini gözler önüne serdi.
ÇANAKKALE’DE SAVAŞIN GÖRÜNMEYEN TARİHİ
57. Alay’ın bu mücadelesi, Çanakkale Savaşları’nın bilinmeyen yönlerinden biri olarak dikkat çekiyor. Yer altında verilen bu savaş, tarihin en zorlu cephelerinden birinde yaşanan insanüstü mücadelenin farklı bir boyutunu ortaya koyuyor.
Çanakkale’de yaşanan bu olay, aradan geçen yıllara rağmen etkisini korumaya devam ediyor. Bölgedeki tarih araştırmaları ilerledikçe, savaşın daha önce bilinmeyen detayları da gün yüzüne çıkmayı sürdürüyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: