İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi, bugün Türkiye’nin hukuk tarihine geçecek en sarsıcı duruşmalardan birine ev sahipliği yaptı. Sanık kürsüsünde, daha düne kadar "Kadına Şiddetin Önlenmesi Bürosu"nda görev yapan bir Cumhuriyet Savcısı vardı.
Mağdur kürsüsünde ise onun kurşunlarına hedef olan bir kadın hakim. 42 yıla kadar hapsi istenen savcı Kılıçarslan’ın savunması, bir pişmanlıktan ziyade, suçun "aşk" kılıfıyla nasıl normalize edilmeye çalışıldığının vesikası gibiydi.
"İstesem Zaten Öldürürdüm, Ben Savcıyım"
Duruşma salonunda savunmasına başlarken "hatalarımın bedelini ödemeye hazırım" diyen Sanık Muhammed Çağatay Kılıçarslan, kısa süre içinde mağdur hakim Aslı Kahraman’ı hedef alan ithamlara yöneldi. Savcı kimliğine güvenini her cümlesinde hissettiren sanık, "Kendisini öldürmek istesem zaten öldürürdüm.
Savcıyım, suçunun ne olduğunu biliyorum" diyerek mahkeme heyetine gözdağı verir gibi konuştu. Olayın bir cinayet teşebbüsü değil, bir "aşk hadisesi" olduğunu savunan Kılıçarslan, "Aşk çıkrığı olmayan bir kuyuya benzer. Ben de çıkamadım" diyerek yaptığı saldırıyı romantize etmeye çalıştı.
Hamilelik İddiası ve Psikolojik Baskı Savunması
Sanık savcının en dikkat çeken iddialarından biri, Hakim Kahraman ile yaşadıkları süreçte yaşanan hamilelik ve kürtaj iddiaları oldu. Birlikte tatile gittiklerini, "evli gibi" yaşadıklarını iddia eden Kılıçarslan, "O da bana aşık oldu, hamile kaldı sonuçta.
Ben kimsenin kazara hamile kalacağına inanmıyorum" sözleriyle mağduru suçlayıcı bir dil kullandı. İkinci kez hamile olduğunu öğrendiğinde şaşırdığını belirten sanık, aralarındaki tartışmanın bu sebeple alevlendiği iddisanı ortaya attı.
Perşembe Gününe "Dayak" Randevusu: 1 TL’lik Mesaj
Haberin detaylarına inildikçe, saldırının aslında uzun süreli bir psikolojik şiddet ve takibin (stalking) sonucu olduğu gün yüzüne çıkıyor. T24’ten gazeteci Can Öztürk’ün aktardığı duruşma tutanaklarına ve iddianame detaylarına göre, savcı Kılıçarslan’ın tacizleri dijital boyutta dehşet verici seviyeye ulaşmış.

Sanık Savcı Muhammed Çağatay Kılıçarslan
Hakim Kahraman’ın kendisini her yerden engellemesi üzerine sanık savcı, banka hesabı üzerinden 1 TL göndererek açıklama kısmına şu notu düşmüş: “Perşembe dayak için güzel bir gün ne dersin? Başka gün dersen o da olur. Sürpriz mi olsun yoksa?”
Bu detay, saldırının anlık bir öfke değil, planlı bir tehdit zincirinin son halkası olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Hırsızlık, Altınlar ve Çalınan Geçmiş
Mağdur Hakim Aslı Kahraman, duruşmada yaşadığı dehşeti anlatırken sadece bedensel değil, mülkiyetine yönelik saldırıları da ifşa etti. Kahraman, evindeki 27 tam altın, külçe altınlar ve hatta pasaportunun sanık tarafından çalındığını belirtti.
Mağdur hakim Aslı Kahraman "Evimin anahtarını kimseye vermem, çakısıyla kapıyı açıp girmiş" diyerek sanığın sadece kendisini değil, özel hayatını ve dijital geçmişini de (harici bellek) çalarak kendisine şantaj yaptığını ifade etti.
O An: "Bana Saldırıyor" Diye Bağırdım
Olay gününü anlatan Hakim Kahraman, odasına zorla giren sanığın telefon fişini çektiğini ve kendisini etkisiz hale getirmeye çalıştığını söyledi. O sırada odaya giren çaycı Yakup Karadağ’ın müdahalesiyle bir boşluk bulduğunu belirten Kahraman, o anları şöyle anlattı:
"Silahı beline soktu, çaycı gelince 'bana saldırıyor' dedim. Çaycı araya girdi. O sırada tekrar silahı çıkardı. Kasığımdan vuruldum, mermi duvarı deldi. Bütün gücümle imdat diye bağırdım."
Tanığın İfadesi: "Çıldırmış Vaziyetteydi"
Olayın tek görgü tanığı olan çaycı Yakup Karadağ ise sanık savcının "Karikatür gibi adam" alaylarına rağmen soğukkanlılığını koruyarak şunları söyledi: "İçeri girdiğimde ağız ağızaydılar. Savcı olduğunu söyledi ama çıldırmış gibiydi. Silahı kuruluydu, direkt ateş etti"
Hemen kemerini çıkarıp yaralı hakime Aslı Kahraman'ın bacağına turnike yaptığını anlattı.
Mahkeme Salonunda "Özel Hayat" Gerginliği
Duruşmanın en çarpıcı anlarından biri de sanık avukatının Hakim Kahraman’a yönelttiği sorular oldu. Avukatın "Neden ikinci kez hamile kaldınız? Bu hakimlik mesleğine yakışır mı?" sorusu üzerine mahkeme başkanı müdahale ederek özel hayatın sorgulanamayacağını hatırlattı.
Mahkeme başkanı ile sanık savcı arasında sorular ve yanıtlar:
Hâkim: Mağduru önceki günlerde aramanız var. Bunun nedeni nedir?
Savcı: Odasında olup olmadığını öğrenmek istedim.
Hâkim: Aranızdaki ilişkiyi bitimek istediğiniz söylemişsiniz, anlamı nedir?
Savcı: İkinci hamilelikten sonra çocuğu doğuracağını söylemişti. Yıpratmak ve detaylandırmak istemiyorum. Çok yıpranmıştım. Aramızdaki münasebeti görme durumundaydım İlişkimizi bitirmek istedim.
Hâkim: Bu olay sonrasında Hâkime hanım size saldırdı doğru mudur?
Savcı: Yüksek sesli bir tartışmamız olmadı. Ben bana vurunca bağıracak değilim sonuç olarak.
Hâkim: Odasında yaklaşık 10 dakika kadar kaldınız. Tabancamı kurup kurmadığımı hatırlamıyordum.
Savcı: Bu kadar detayları hatırlamıyordum.
Hâkim: Yere doğru ateş ettim demişsiniz ama buradaki ifadenizde farklı bir şey dediniz.
Savcı: İki defa ateş ettim. Çok hızlı gelişti anlayamadım. Hızlıca iki kez ateş ettim.
Hâkim: Hesaptan yapılan havale işlemleri var.
Savcı: Bunları kabul ediyorum.
Hâkim: Farklı bir mail adresinden atılan mailler var. Bunlar nedir? Dövecektim seni demişsiniz. Bunlar nedir?
Savcı: Bu hesabı sadece ben kullanmıyordum. Hatırlamıyorum.
Hâkim: Tabanca görselli paylaşımlar var. Bunlar nedir?
Savcı: Onu ben göndermedim. Mesajları da ben göndermedim. Birbirimizin çocukluk fotoğrafları bizdeydi. Ailesinin bilgilerini aldığım söyleniyor. UYAP’tan mı sorgulamışım?
Hâkim: Müşteki annesi ile mi yaşıyordu?
Savcı: İlişkimizden 5-6 ay sonra annesini evinden gönderdi. Bu aşamadan sonra ben onların evinde kalmaya başladım. İstinafa atamasından itibaren neredeyse hep onun evinde kaldım.
Hâkim: Kendisini aradığınız kayıtlar var.
Savcı: Evet onları ben yaptım.
Hâkim: Eklemek istediğiniz husus var mı?
Savcı: Müştekiyi tanıdığımda 29 yaşındaydım. Kadın örgütleri geldilerse hoş gelmişler. İyi ki de gelmişler. Bu kadına karşı işlenmiş bir suç olarak görülmemeli. Tamamen bir aşk hadisesi. Benim de kız kardeşim var. Ben kimsenin kazara hamile kalacağına inanmıyorum. Bunu yaptığı için kimseye kızgın ya da kırgın değilim. Bunu çok düşündüm. Sürekli de düşünüyorum Özellikle de kız kardeşime teşekkür ederim.
Hâkim: Annenize attığı mesajlar olduğu söyleniyor. Bunlar nedir?
Savcı: Anneme bu ilişkiyi bitirmesi için mesaj atılmadı. Ben müştekiyi bu konuda yıpratmak istemediğim için bazı şeyleri anlatmayacağım. Anneme mesaj atmak yerine bana atabilirdi.
Hâkim: Küçük bir oda olduğunu söylediniz. O sırada mağdurun çantasına yöneldiğini görmeniz üzerine neden çıkıp gitmediniz?
Savcı: Oda dikdörtgen şeklinde. Masanın önünde misafir koltuğu bile yok. Ben hatalı olduğumu kabul ediyorum.
Sanık avukatından, mağdur hâkime soru: Neden ikinci kere hamile kaldınız?
Sanık avukatı: Öncesinde silahı kafanıza dayadığınızı söyledi. Sizin kafanıza sıksa ölmez misiniz? Geriye dönüp baktığınızda sizce aranızdaki bu ilişki normal mi? Bu ilişki hâkimlik mesleği ile bağdaşıyor mu? Bir kere hamile kaldı, tamamdır. İkincisi nedir? Bunu neden yaptınız?
Hâkim: Özel hayatları bizi ilgilendirmez. Siz hakimlik mesleği itibariyle bu ilişki doğru mudur diye soramazsınız.
Sanık avukatı: İlk sorumu yineliyorum o zaman, öldürebilir miydi öldüremez miydi?
Aslı Kahraman: Öldürebilirdi.
EDİTÖRÜN NOTU:
Bu haber, adaletin koruyucusu olması gereken bir figürün, bizzat adalet sarayında nasıl bir suç makinesine dönüştüğünü göstermesi açısından sarsıcıdır. Sanığın savunmasındaki narsistik ton ve mağduru suçlayıcı dili, "iyi hal" indiriminden yararlanma çabasının ötesinde, çarpık bir zihniyetin dışavurumudur.
Yorumlar
Kalan Karakter: