Çanakkale Kara Savaşları’nın 111’inci yılında ortaya çıkan tarihi bir detay, hem akademik çevrelerde hem de kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Mustafa Kemal Atatürk’ün, destan yazan 57’nci Alay’a savaş sırasında iki kez “ölme emri” verdiği bilgisi yeniden gündeme taşındı. Bu çarpıcı iddia, özellikle Çanakkale ruhunu yerinde hissetmek isteyen binlerce ziyaretçinin akın ettiği Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda anlatılan en dikkat çekici olaylardan biri olarak öne çıkıyor.

ÇANAKKALE’DE TARİHİN SEYRİNİ DEĞİŞTİREN EMİR NEYDİ?
Tarihin en kanlı cephelerinden biri olan Çanakkale’de, 18 Mart 1915’te denizden geçemeyen İtilaf Devletleri, 25 Nisan’da karaya çıkarma yaparak kara savaşlarını başlattı. Bu süreçte, Arıburnu Cephesi’nde görev yapan 57’nci Alay, savaşın kaderini değiştiren kritik bir rol üstlendi.
Savaşın en kritik anlarından birinde, düşman kuvvetlerinin Türk siperlerine sızdığı bilgisi cepheye ulaştı. Gece karanlığında yaşanan bu gelişme ilk etapta tam olarak anlaşılamadı. Ancak saatler ilerledikçe durum netleşti: 31 ve 32 numaralı siperler düşman kontrolüne geçmişti.

SİPERLER NASIL KAYBEDİLDİ? GECE KARANLIĞINDA NELER YAŞANDI?
4 Haziran gecesi saat 23.00 sularında başlayan saldırı, kısa sürede büyük bir krize dönüştü. Anzak birlikleri, karanlığın avantajını kullanarak siperlere sızdı ve bazı kritik noktaları ele geçirdi. İlk etapta bu durum fark edilmedi.
Saatler boyunca cephede büyük bir belirsizlik hakimdi. Siperlere yaklaşan askerler hedef alınırken, içeride mahsur kalan Mehmetçikler için zaman adeta durdu. Tam 8 saat boyunca dehlizlerde mahsur kalan askerler, yardım bekledi.
Bu sırada cephe hattında yaşanan iletişim kopukluğu da dikkat çekti. Farklı birliklerden gelen çelişkili bilgiler, komutanların doğru karar almasını zorlaştırdı. Ancak sabaha karşı gerçek tüm çıplaklığıyla ortaya çıktı.
ATATÜRK’TEN TARİHE GEÇEN İKİNCİ EMİR: “GEREKİRSE TAMAMEN YOK OLUN”
Durumun kesinleşmesiyle birlikte, 19’uncu Tümen Komutanı olan Mustafa Kemal Bey’e haber verildi. İşte o an, tarihe geçen kritik emir verildi.
Atatürk, 57’nci Alay’a siperlerin geri alınması için “gerekirse tamamen yok olma pahasına” harekete geçmeleri talimatını verdi. Bu emir, Çanakkale Savaşları’nda verilen ikinci “ölüm emri” olarak kayıtlara geçti.
Aynı zamanda 27’nci Alay’a da destek emri verildi. İki alayın koordineli hareketi, savaşın seyrini değiştiren bir karşı saldırının başlangıcı oldu.

“HİÇBİRİ KURTULAMADI” DENİLEN OPERASYON NASIL GERÇEKLEŞTİ?
Sabaha karşı başlatılan operasyon, adeta ölüm kalım mücadelesine dönüştü. Önce bombacı askerler sürünerek siperlere yaklaştı ve el bombalarıyla ilk müdahaleyi yaptı. Ardından süngü hücumu başladı.
27’nci Alay’ın açtığı yol sayesinde 57’nci Alay ilerledi ve saat 07.20’de 32 numaralı siper geri alındı. Bu operasyon sırasında siperlerde bulunan düşman askerlerinin tamamına yakını etkisiz hale getirildi.
En dikkat çeken detaylardan biri ise, saatlerdir mahsur kalan Türk askerlerinin kurtarılması oldu. 8 saat boyunca dehlizde bekleyen Mehmetçikler, bu operasyon sayesinde yeniden
gün yüzüne çıktı.
“BU EMİR CEPHENİN KIRILMASINI ÖNLEDİ”
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi öğretim üyelerinden Dr. İsmail Sabah, bu olayın Çanakkale Savaşları açısından kritik bir dönüm noktası olduğunu belirtti.
Sabah, “31 ve 32 numaralı siperler Arıburnu Cephesi’nin merkezinde yer alıyordu. Bu hattın kaybedilmesi, cephenin yarılması anlamına gelirdi. Mustafa Kemal’in verdiği bu emir, cepheyi kurtaran bir hamle oldu” ifadelerini kullandı.
Ayrıca Sabah’a göre, 57’nci Alay bu ikinci ölüm emriyle birlikte tarihe bir kez daha adını yazdırdı.
ÇANAKKALE RUHU NEDEN HALA KONUŞULUYOR?
Bugün 57. Piyade Alayı Şehitliği başta olmak üzere, Gelibolu Yarımadası’ndaki birçok nokta bu destanın izlerini taşımaya devam ediyor. Her yıl binlerce kişi bu toprakları ziyaret ederken, yaşanan olayların detayları yeni nesillere aktarılıyor.

Mustafa Kemal Atatürk’ün verdiği bu ikinci ölüm emri, sadece bir askeri taktik miydi, yoksa Çanakkale’de destanı yazan iradenin en çarpıcı göstergesi mi?
Tarihçiler bu soruya farklı yanıtlar verse de, ortak görüş değişmiyor: O gece verilen emir, sadece bir savaşın değil, bir milletin kaderini belirledi.
Yorumlar
Kalan Karakter: