Kemal Kılıçdaroğlu’nun son video mesajı siyasette yeni bir fay hattı oluşturdu. Ancak tartışmayı büyüten asıl unsur açıklamanın kendisi değil, o açıklamaya gelen çok sert tepki oldu.
Yılların Gazetecisi Ertuğrul Özkök, 10haber.com internet haber sitesinde kaleme aldığı yazıda Kılıçdaroğlu’nu hedef alırken kullandığı ifadelerle dikkat çekti. Yazının tonu yalnızca eleştirel değildi; öfke, kırgınlık ve hesaplaşma hissi taşıyor.
Özkök, hayatı boyunca çok sayıda seçim gördüğünü, CHP’ye yıllarca oy verdiğini, hatta Bülent Ecevit döneminde parti okulunda görev yaptığını anlatarak başladı. 12 Eylül yıllarında Ecevit’in yasaklı döneminde “Arayış” dergisinde yazılar yazdığını hatırlatan gazeteci, kendisini sıradan bir siyasi yorumcu değil, CHP’nin tarihsel hafızasına tanıklık etmiş biri olarak konumlandırdı.
Ancak yazının en sert bölümü, Kılıçdaroğlu’nun son konuşmasını değerlendirdiği satırlarda geldi.
Özkök, “Hayatım boyunca bu kadar sinsi, bu kadar egoist bir siyasi konuşma görmedim” diyerek başladığı bölümde, eski CHP liderinin sözlerinin doğrudan parti içindeki isimleri hedef aldığını savundu. Ona göre Kılıçdaroğlu, henüz haklarında kesinleşmiş bir karar bulunmayan partili isimleri peşinen suçlu ilan ediyor, hatta “müebbete mahkum ediyordu.”
Yazıda en dikkat çeken suçlamalardan biri ise “Silivri” göndermesi oldu. Özkök’e göre Kılıçdaroğlu’nun mesajı aslında kamuoyuna değil; dava süreçlerini yöneten savcı ve hakimlereydi.
Yazının en çarpıcı satırlarından biri de tam burada geldi:
“İmamoğlu ve arkadaşlarını içeri atmakta haklısınız mesajı veriyor” imasında bulunan Özkök, eski CHP liderinin kendi partisine yönelik operasyonları meşrulaştırdığını ileri sürdü.
Ancak yazı yalnızca hukuki süreçlerle sınırlı değildi. Asıl büyük hesaplaşma, “13 seçim kaybı” üzerinden kuruldu.
Özkök, Kılıçdaroğlu’nun yıllar boyunca CHP seçmenini sürekli hayal kırıklığına uğrattığını savunurken, 2023 Cumhurbaşkanlığı seçiminin seçmen üzerinde bıraktığı travmaya dikkat çekti. Özellikle “2017 referandumunda daha sandıklar kapanmadan gelen sessizlik” göndermesi, eski kırgınlıkların yeniden masaya sürüldüğünü gösterdi.
Yazıda sık sık “hırs”, “ihtiras”, “ego” ve “kişisel hesaplaşma” vurgusu yapıldı. Özkök, Kılıçdaroğlu’nun yeniden sahneye çıkışını “CHP’yi yeniden bölme girişimi” olarak yorumladı. Hatta daha da ileri giderek, eski liderin artık “siyaset emeklisi” olduğunu ve geri dönüş hamlesinin partiye zarar vereceğini savundu.
En çok konuşulacak bölüm ise Özgür Özel kıyaslaması oldu.
Özkök’e göre CHP artık yeni bir döneme girdi ve parti içinde güç dengesi değişti. Yazıda Özgür Özel için “önce kurultayda kazandı, sonra seçimde birinci parti yaptı” değerlendirmesi yapılırken, Kılıçdaroğlu için ise çok daha sert bir final cümlesi kuruldu:
“2023’te sizi Erdoğan yendi. Bu kez sizi kendi seçmeniniz yenecek.”
Bu çıkış yalnızca bir köşe yazısı olarak görülmüyor. Ankara kulislerinde, CHP içindeki derin kırılmanın medyadaki en sert dışavurumlarından biri olarak değerlendiriliyor. Çünkü metin boyunca hissedilen şey yalnızca siyasi eleştiri değil; yılların birikmiş öfkesi.
Özellikle “Bu son barutunuzdu” cümlesi, yazının finalinden çok siyasi bir mühür gibi yorumlandı.
Şimdi gözler Kılıçdaroğlu cephesinden gelecek yanıtta. Çünkü bu tartışma artık sadece eski bir genel başkanla bir gazeteci arasındaki polemik değil; CHP’nin geleceğine dair açık bir güç savaşı tartışmasına dönüşmüş durumda.
Kaynak: 10haber.net internet haber sitesi.
Yorumlar
Kalan Karakter: