Gazeteci Can Dündar, 6 Mayıs 2016’da İstanbul Çağlayan’daki adliye önünde uğradığı silahlı saldırının 10’uncu yılında sosyal medya hesabından dikkat çeken bir paylaşım yaptı. MİT TIR’ları davasının duruşmasına verilen ara sırasında gerçekleşen saldırıya ilişkin konuşan Dündar, olayın perde arkasına dair yıllar sonra ulaştığı bilgileri de kamuoyuyla paylaştı.

Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı önünde gazetecilerin sorularını yanıtladığı sırada bir kişinin yanına yaklaşarak slogan attığını ve ardından ayaklarına doğru iki el ateş ettiğini hatırlatan Dündar, saldırıdan yara almadan kurtulmuştu. Olay sırasında Yağız Şenkal bacağından yaralanmıştı. Saldırganın, Sivas nüfusuna kayıtlı Murat Şahin olduğu ve daha önce adam yaralama suçundan sabıkasının bulunduğu açıklanmıştı. Şahin, olayın ardından Dündar’ın eşi Dilek Dündar ile o dönem CHP milletvekili olan Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek tarafından yakalanmış, daha sonra sivil polis ekipleri müdahale etmişti.
Saldırının yıl dönümünde sosyal medya hesabından açıklama yapan Dündar, “Tam 10 yıl önce bugün, 6 Mayıs 2016’da, Çağlayan Adliyesi önünde bir silahlı saldırıya uğramıştım. Eşimin cesareti sayesinde beni ıskalayan, fakat oradaki meslektaşım Yağız Şenkal’ı yaralayan saldırgan, beş ay hapis yattıktan sonra tahliye edildi” ifadelerini kullandı.
Dava sürecinin yaklaşık 2,5 yıl sürdüğünü belirten Dündar, saldırganın “silahla tehdit” suçundan beraat ettiğini, yalnızca “silahla yaralama” suçundan adli para cezası aldığını ifade etti. Dündar paylaşımında, ruhsatsız silah taşıdığı gerekçesiyle verilen 10 aylık hapis cezasına da dikkat çekti.

Can Dündar paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
Tam 10 yıl önce bugün, 6 Mayıs 2016’da, Çağlayan Adliyesi önünde bir silahlı saldırıya uğramıştım. Eşimin cesareti sayesinde beni ıskalayan, fakat oradaki meslektaşım Yağız Şenkal’ı yaralayan saldırgan, beş ay hapis yattıktan sonra tahliye edildi. (Hiç yatmazdı da, hedefi indirememesinin cezasını çekti beş ay belki de…) Dava 2,5 yıl sürdü; 2018’de sonuçlandı. Sonucu tahmin edersiniz: Saldırgan cezasızlıkla ödüllendirildi: Mahkeme, “Silahla tehdit” suçunun unsurları oluşmadığı (yani gazeteciyi öldüremediği) gerekçesiyle beraat kararı aldı. Yargıç, “silahla yaralama” suçundan, 270 gün adli para cezası verdi ama, “duruşmalardaki iyi halini gözeterek” (ilk duruşmada gömleğini sıyırıp hâkime kolundaki Türk bayrağı dövmesini göstermişti) cezasını 225 gün adli para cezasına indirdi. “Kaç para yani” derseniz; günlüğü 20 liradan toplam 4 bin 500 lira… Mahkeme, ödemede zorlanmasın diye, bu cezayı da 20 taksite böldü. Ama ateşlediği silah ruhsatsızdı. Murat Şahin, bir gazeteciyi kurşunladığı için değil, ruhsatsız silah taşıdığı için 10 ay hapis cezası aldı.
O dönem, işlerim yoğundu, mevzuyla fazla ilgilenemedim. Ancak yıllar sonra, saldırı planından haberdar olan, hatta “suikast işinin önce kendisine verildiğini” söyleyen “potansiyel katilim” Serkan Kurtuluş’la röportaj için Arjantin’e gittim; Buenos Aires’teki bir cezaevi hücresinde, bütün detayları öğrenip kamerayla kaydettim. Saldırıyı kimlerin, neden, ne zaman, nerede, nasıl planladığı isim isim ortaya serildi. Bütün bunları da son çıkan kitabım “Ich Traf meinen Mörder”da yazdım. Ne yazık ki şimdilik sadece Almanca… Bir gün Türkçe de yayınlanmasını, bu suikast girişiminin karanlık perde arkasını herkesin öğrenmesini, sorumluların hesap vermesini isterim elbet… O da olur bir gün… Şimdilik; -10 yıl gecikmeyle de olsa-, kâğıda döküldü, kayda geçti ya; buna da şükür.
Yorumlar
Kalan Karakter: