Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede yaşanan ve 16 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan silahlı saldırı, tüm Türkiye’de olduğu gibi Çanakkale’de de büyük bir infiale yol açtı. Kentteki eğitim sendikaları iş bırakarak Truva Atı önünde toplandı.
Şanlıurfa Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eski bir öğrencinin rastgele ateş açması sonucu 10 öğrenci, 4 öğretmen, 1 polis memuru ve 1 kantin işletmecisinin yaralanması, eğitim camiasını ayağa kaldırdı. Çanakkale’de faaliyet gösteren Eğitim-İş, Eğitim Sen ve Hürriyetçi Eğitim Sen üyeleri, yaşanan vahşete tepki göstermek amacıyla bugün saat 13.00’te Truva Atı önünde bir araya gelerek ortak basın açıklaması düzenledi.

Sendikalar adına yapılan ortak açıklamada, yaşanan olayın münferit bir şiddet vakası olmadığı, eğitim sistemindeki derinleşen sorunların bir yansıması olduğu vurgulandı. "Bugün burada sadece bir açıklama yapmak için değil, hesap sormak için bulunuyoruz" denilen açıklamada, kısa süre önce İstanbul Çekmeköy’de hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik hatırlatılarak, okulların bilinçli bir şekilde sahipsiz bırakıldığı ifade edildi.

Eğitimciler, okulların bilim ve aydınlanma yuvası olması gerekirken çocukların canını kurtarmak için pencerelerden atladığı mekanlara dönüştüğüne dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi: "Bu bir çöküştür! Eğitimi değersizleştiren, öğretmeni yalnız bırakan anlayışın sonucudur. Bugün öğretmenler ders anlatırken, öğrenciler ise sırasındayken can güvenliğini sorgular hale gelmiştir. Bu tablo kabul edilemez!"

Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
Biz eğitim sendikaları olarak yıllardır uyarıyoruz.
Ancak bu uyarılar görmezden gelinmiştir.
Ne etkin bir güvenlik politikası oluşturulmuş,
Ne rehberlik ve psikolojik destek sistemleri güçlendirilmiş,
Ne de eğitim emekçilerinin güvenliği sağlanmıştır.
Bugün öğretmenler ders anlatırken can güvenliğini düşünmektedir.
Bugün öğrenciler okula giderken eve sağ salim dönüp dönemeyeceğini sorgulamaktadır.
Bu kabul edilemez!
Bu tablonun sorumluları bellidir:
Eğitimi bilimsel, laik ve kamusal temellerden uzaklaştıranlar,
Okulları piyasacı ve ideolojik anlayışlara teslim edenler,
Sorumluluk almayanlardır!
Buradan açıkça ilan ediyoruz:
Okullarda güvenlik bir tercih değil, devletin asli görevidir!
Rehberlik hizmetleri göstermelik değil, yaşamsal bir ihtiyaçtır!
Öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin can güvenliğini sağlayamayan hiçbir yönetim bu sorumluluktan kaçamaz!
Eğer bir öğrencinin ya da bir öğretmenin daha saçının teline zarar gelirse, bunun siyasi ve idari sorumluları açıktır!
Bizler sadece eleştirmiyoruz; çözüm de üretiyoruz.
Taleplerimiz nettir:
Okullarda revir ve sağlık personeli bulunmalıdır.
Kadrolu güvenlik görevlileri görevlendirilmeli, giriş-çıkışlar denetim altına alınmalıdır.
Yeterli sayıda temizlik personeli sağlanmalıdır.
Tüm öğrencilere ücretsiz ve sağlıklı yemek ile temiz içme suyu sunulmalıdır.
Her okula yeterli sayıda rehber öğretmen atanmalıdır.
Psikososyal destek sistemleri güçlendirilmelidir.
Sosyal hizmetler ile okullar arasında güçlü bir bağ kurulmalıdır.
Öğretmenler üzerindeki idari baskılara son verilmelidir.
Kalabalık sınıflar azaltılmalı, yeni derslikler açılmalıdır.
Sanat ve spor faaliyetleri yaygınlaştırılmalıdır.
Tüm okullar güvenlik ve fiziki standartlara uygun hale getirilmelidir.
Bunlar lütuf değil, en temel haklardır!
Bir kez daha söylüyoruz:
Okulları güvensiz bırakanlar bu sorumluluktan kaçamaz!
Biz buradayız.
Takipçisiyiz.
Ve bu mücadeleden asla geri adım atmayacağız!
Gelin, artık yeter diyelim!
Gelin, çocuklarımızın ve meslektaşlarımızın yaşamı için birlikte mücadele edelim!
Gelin, eğitimi şiddetten, karanlıktan ve umutsuzluktan birlikte kurtaralım!
Eğitim sendikaları olarak buradayız!
Susmayacağız!
Alışmayacağız!
Normalleştirmeyeceğiz!
Eğitimde şiddete karşı gerçek ve acil önlemler alınana kadar mücadelemiz sürecek!
Yorumlar
Kalan Karakter: