Gelibolu’da yıllardır define söylentileriyle delik deşik edilen, her restorasyon sonrası yeniden kazma darbelerine maruz kalan tarihi eski kaymakamlık konutu, bu kez "konuk evi" olarak kurtarılmayı bekliyor.
Çanakkale’nin Gelibolu ilçesinde, Camiikebir Mahallesi’nin en kıymetli köşelerinden birinde yer alan eski kaymakamlık binası, bugünlerde yeni bir ihale haberiyle gündemde. Ancak bu binayı sıradan bir tarihi yapıdan ayıran şey, 1983 yılında "Eski Eser" olarak tescillenmiş olmasından ziyade, yıllardır bitmek bilmeyen ve adeta şehir efsanesine dönüşen "define" hikâyeleri. Gazeteci Doğan Zelova, sosyal medya hesabından yaptığı çarpıcı paylaşımla, bu tescilli taşınmazın yıllar içinde nasıl bir "define mıknatısı" haline geldiğini ve başına gelen talihsiz olayları kalem kalem sıraladı. Zelova’nın deyimiyle; bu binanın başına gelenler gerçekten de pişmiş tavuğun başına gelmedi.
Zelova’nın anlatımına göre süreç, 2009 yılında üç girişimcinin (inşaatçı, çekici sahibi ve usta) "belki altın buluruz" ümidiyle valilikten izin almasıyla başladı. İl Genel Meclisi, o dönem bu ilginç talebi geri çevirmedi ve pay oranları bile belirlenerek resmi define arama izni verildi. Yüzde 10 Özel İdare’ye, yüzde 40 bulana, kalanı ise Hazine’ye kalacaktı. Ancak o kazıdan geriye ne çıktığı, neyin gizlendiği hiçbir zaman öğrenilemedi; sanki define yerine büyük bir sır perdesi kazılmıştı. Bu resmi girişim, binanın adının "altın" ile yan yana anılmasına neden olan o meşhur fitili ateşledi.
Restorasyonlar Yapıldı, Defineciler Vazgeçmedi
Binanın çilesi 2009 ile sınırlı kalmadı. 2014 yılında bir defineci binada izinsiz kazı yaparken suçüstü yakalandı. Takvimler 2018’i gösterdiğinde, İl Özel İdaresi kolları sıvadı ve binayı 1 milyon 243 bin lira harcayarak titizlikle restore etti. "Artık bina huzura kavuştu" denilirken, definecilerin hırsı yine galip geldi. 2020 yılında, akıllara durgunluk veren bir olay yaşandı; tam 11 kişilik bir grup, gündüz vakti, herkesin gözü önünde binada kazı yaparken yakalandı. Yapılan her masraf, her restorasyon çalışması, yeni bir kazma darbesiyle gölgelendi. Binanın duvarlarında her geçen gün yeni çatlaklar oluştu ama definecilerin merakı hiç bitmedi.
Bugün 2026 yılındayız ve mülkiyeti İl Özel İdaresi’ne ait olan bu 1. Grup Tescilli Taşınmaz Kültür Varlığı için yeni bir sayfa açılıyor. Yayınlanan resmi ilana göre bina; restorasyon, bakım, onarım ve tadilat masraflarının kiracısı tarafından karşılanması koşuluyla "Konuk Evi ve Konaklama Ünitesi" olarak ihaleye çıkarıldı. 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca yapılacak bu kiralama hamlesi, binanın nihayet sürekli bir denetim ve canlı bir işletme yapısıyla korunmasını hedefliyor.
Gazeteci Doğan Zelova’nın paylaştığı bu trajik öykü sonrası, Gelibolu kamuoyunda tek bir soru yankılanıyor: “Binaya bu kez gerçekten misafirler mi gelecek, yoksa yine gizli kazma darbeleri mi vurulacak?” Her restorasyonda biraz daha yorgun düşen bu talihsiz kahraman, Zelova’nın da belirttiği gibi artık altın efsaneleriyle sarsılmak yerine, tarihe tanıklık eden duvarlarıyla huzur bulmak istiyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: