Emek Partisi Çanakkale İl Örgütü, 1 Mayıs İşçi Sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü öncesinde yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, Türkiye’de emekçilerin 1 Mayıs’a ekonomik sıkıntılar, düşük ücretler, işsizlik ve çalışma koşullarına ilişkin sorunlar eşliğinde girdiği ifade edildi.
Parti açıklamasında, ülkede yoksulluğun derinleştiği, ücretlerin enflasyon karşısında eridiği ve asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığı öne sürülerek, işçi sınıfının önemli bir bölümünün düşük ücretlerle çalıştığı belirtildi. Çalışma sürelerinin yasal sınırların üzerinde fiilen uzadığı, güvencesizliğin arttığı ve iş cinayetlerinin önlenemediği iddialarına yer verildi.
Emek Partisi Çanakkale İl Örgütü tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
İşçi Sınıfının Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs'a sayılı günler kaldı. Türkiye işçi sınıfı ve emekçileri bu yıl 1 Mayıs'ı derinleşen yoksulluk, bölgeyi kan gölüne çeviren İran savaşı, iktidarın demokratik ve ekonomik taleplere dönük saldırıları ile karşılıyor.
Türkiye işçi sınıfı, ezilen ve sömürülen kitleler, 2026 1 Mayıs’ına emperyalistler arası hegemonya mücadelelerinin kışkırttığı savaşların, coğrafyamızı yangın yerine çevirdiği, IMF başta olmak üzere uluslararası mali kuruluşların dayattığı en vahşi çalışma koşulları ve sömürü ilişkilerinin, “Şimşek programı” adı altında çerçevelenerek AKP-MHP eliyle hayasızca uygulandığı, bu gidişata itiraz eden herkesin gözaltı, tutuklama ve devlet zoruyla susturulmaya çalışıldığı koşullar altında gidiyor.
Muhalefet belediyelerine yönelik operasyonlar artarak devam ederken; Kürt sorununda başlatılan yeni süreç fiilen bekleme odasına alınmış durumda. Yeni maden yasasıyla ülkenin her santimi ve köşesi uluslararası tekellerin yağmasına açık hale getirildi. Üreticilerin, tarım ve orman köylüsünün üretim alanları “Cumhurbaşkanlığı kararnamesi" ile ellerinden alınıp maden tekellerine peşkeş çekiliyor. Telafisi mümkün olmayan bir doğa ve çevre katliamıyla yüz yüzeyiz. Çalışma koşulları ağırlaşırken yoksulluk derinleşiyor. Yasal olarak 45 saat olan haftalık çalışma süresi, sahada 50-60 saati buluyor. Asgari ücret 28 bin 75 TL iken, açlık sınırı 36 bin TL’ye ulaşmış durumdadır. Toplam ücretlilerin yüzde 53’ü asgari ücretle çalışırken, bu oran özel sektörde yüzde 70 civarındadır. İktidarın dayattığı bu yoksulluk işçi sınıfını daha ağır ve güvencesiz koşullarda çalışmaya zorlamaktadır. Bu durum patronların kâr hırsı ve denetimsizlikle birleşerek iş cinayetlerinin önünü açmaktadır. On milyonu aşkın emekli 20 bin TL ile geçinmeye mahkum edilmiş haldedir. Gençler geleceksizliğe mahkum edilmiş, diplomalı işsizler ordusuna katılmakta, ucuz iş gücü olarak patronların insafına terk edilmiş durumdadır. Kadınlar ezilen cins olarak güvencesiz, örgütsüz ucuz iş gücü hale getirilmenin yanında, AKP'nin gericiliğince istismar edilmekte, kadına karşı şiddet sistematik olarak yeniden üretilmektedir.
Türkiye işçi sınıfı, patronların ve uluslararası emperyal odakların, yerli işbirlikçilerinin sözcüsü, yürütücüsü AKP-MHP iktidarının; tüm bu saldırılarını püskürtmek için üretimden gelen gücünün farkında olmalı, sınıf kardeşleriyle birleşmeli, sınıfa karşı sınıf şiarıyla kendi sınıf partisinde örgütlenmelidir. Ülkemizin demokratikleşmesi, örgütlenme, düşünce ve fikir özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması için işçi sınıfı birleşe birleşe, birlik, mücadele ve dayanışma perspektifiyle 1 Mayıs alanlarında olmalıdır. İlimiz Çanakkale'de de 1 Mayıs günü saat 11:30'da Eski Salı Pazarında buluşup coşkuyla emeğin bayramı, 1 Mayıs'ı, bayramımızı kutlayalım.
Yaşasın 1 Mayıs; İşçi Sınıfının Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü
Yorumlar
Kalan Karakter: