Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yalova Milletvekili ve Milli Savunma Komisyonu Üyesi Tahsin Becan, nükleer enerji faaliyetlerinde halk sağlığını ve çevreyi koruma altına almayı hedefleyen kapsamlı bir kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sundu. 7381 sayılı Nükleer Düzenleme Kanunu’nda değişiklik yapılmasını öngören teklif, nükleer faaliyetler sonucu ortaya çıkabilecek radyasyon dozlarının sınırlandırılmasında "belirsiz" ifadelerin yerine uluslararası standartların getirilmesini temel alıyor.
Teklifin genel gerekçesinde, nükleer teknolojinin barındırdığı risklerin sınır ötesi etkilerine dikkat çekilirken, özellikle Ukrayna ve İran gibi komşu coğrafyalarda yaşanan savaşların nükleer güvenliği hiç olmadığı kadar kritik bir hale getirdiği vurgulanıyor. Mevcut kanunda yer alan "mümkün ve makul olan en düşük düzeyde" ve "Kurum tarafından belirlenen" gibi ifadelerin somut ve nesnel bir ölçüt teşkil etmediğini belirten Becan, bu muğlaklığın idareye sınırsız bir takdir yetkisi verdiğini ve bunun da yaşam hakkı ile sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını tehdit ettiğini ifade ediyor.
Söz konusu kanun teklifi ile radyasyon doz sınırlarının belirlenmesinde, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası anlaşmaların ve sözleşmelerin esas alınması amaçlanıyor. Becan gerekçesinde, Akkuyu Nükleer Enerji Santrali'nin mülkiyet ve işletme yapısına da değinerek, tesisin tamamen bir Rus firmasına ait olmasının ve işletme süresi sonunda Türkiye’ye devredilmeyecek olmasının beraberinde getirdiği hukuki eksikliklerin altını çiziyor. Bu durumun Türkiye'nin kendi sınırları içinde başka bir devlete ait ve o devlet tarafından işletilen ilk ve tek nükleer santral olma özelliği taşıdığını hatırlatan teklif, uluslararası denetim ve standartların önemine işaret ediyor.
Teklifin içeriği, sadece nükleer santralleri değil, radyasyon riski taşıyan her türlü faaliyeti kapsayacak şekilde geniş tutuluyor. Hazırlanan metne göre, halkın ve gelecek nesillerin maruz kalabileceği radyasyon miktarlarının önceden net bir şekilde, uluslararası kriterlere uygun olarak belirlenmesi yasal bir zorunluluk haline getirilecek. Böylece keyfi uygulamaların önüne geçilmesi ve Türkiye'nin doğası, tarımı ve hayvancılığının radyasyon riskine karşı daha etkin bir şekilde korunması hedefleniyor.
Sonuç bölümünde yeşil enerji vurgusu yapan Becan, nükleer enerji yerine yeni gelişen teknolojilerle daha risksiz, verimli ve sağlıklı olan yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmenin önemini hatırlatıyor. Sunulan kanun teklifi, yürürlük ve yürütme maddeleriyle birlikte toplam üç maddeden oluşuyor ve kabul edilmesi durumunda nükleer düzenlemelerde uluslararası hukuk normlarını doğrudan iç hukuka entegre etmeyi vaat ediyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: