CHP Ankara Milletvekili Adnan Beker, İstiklal Marşı’na yönelik saygısızlıkları ve milli marşın icrası sırasında kasıtlı olarak iştirak etmemeyi suç kapsamına alan yeni bir kanun teklifi sundu. Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) değişiklik yapılmasını öngören teklif, TBMM Adalet Komisyonu’na sevk edildi.
Ankara Milletvekili Adnan Beker tarafından hazırlanan "Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi", devletin egemenlik sembollerinden biri olan İstiklal Marşı’nın manevi değerini korumayı hedefliyor. Mevcut TCK’nın 300. maddesinde yer alan "devletin egemenlik alametlerini aşağılama" suçuna eklenecek bir fıkra ile İstiklal Marşı’nın icrası sırasındaki pasif ama kasıtlı tutumların da cezalandırılması amaçlanıyor.

Kasıtlı İştirak Etmemeye Hapis Cezası Yolu Açılıyor
Teklifin gerekçesinde, mevcut yasada İstiklal Marşı’nı "alenen aşağılama" fiilinin suç olarak düzenlendiği ancak marşa iştirak etmeme veya saygısızlık teşkil edecek pasif tutumların doğrudan kapsamda olmadığı belirtildi. Yeni düzenleme ile resmi törenlerde veya kamuya açık toplu organizasyonlarda; bedensel engel, yaşlılık veya hastalık gibi geçerli bir mazereti olmaksızın marşa kasıtlı olarak katılmayan veya saygısızlık içeren davranışlar sergileyen kişilerin cezalandırılması öngörülüyor.
Kamu Görevlilerine Ağırlaştırılmış Ceza
Kanun teklifinde dikkat çeken bir diğer detay ise kamu görevlilerine yönelik düzenleme oldu. Düzenlemeye göre, söz konusu fiilin bir kamu görevlisi tarafından işlenmesi halinde verilecek cezanın yarı oranında artırılması teklif edildi. Gerekçede, kamu görevlilerinin devleti ve milleti temsil etme sorumluluğunun sıradan bir vatandaştan daha fazla olduğu, bu nedenle taşıdıkları sıfat gereği daha ağır bir yaptırıma tabi tutulmalarının toplumsal barış ve devletin saygınlığı açısından gerekli olduğu vurgulandı.
"İstiklal Marşı Bir Ahittir"
Genel gerekçe metninde İstiklal Marşı’nın anayasal güvence altında olduğu ve değiştirilemez nitelikte bulunduğu hatırlatıldı. Marşın yalnızca bir şiir veya beste değil, milli mücadale ruhunu ve kurucu felsefeyi temsil eden tarihi bir ifade olduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
İstiklal Marşı, yalnızca bir şiir veya beste olmanın ötesinde, Büyük Türk milletinin ortak hafızasını, Millî Mücadele ruhunu ve Cumhuriyet'in kurucu felsefesini temsil eden, milletin bağımsızlık iradesinin hukukî ve tarihî bir ifadesidir. İstiklal Marşı, her bir ferdimizin yüreğinde yankılanan bir ahittir; ezelden ebede uzanan bir hürriyet ve bağımsızlık destanıdır. Bu bağlamda, İstiklal Marşı'na yönelik her türlü tutum ve davranış, bireysel bir eylem olmaktan çıkarak doğrudan millî birliğe, toplumsal barışa ve Cumhuriyet'in temel değerlerine yönelik bir anlam taşımaktadır.
Yorumlar
Kalan Karakter: