İnsan Hakları Derneği Hapishane Komisyonu Başkanı Hayrettin Pişkin tarafından yapılan açıklamada, insan hakları savunucusu Hatice Onaran’ın sağlık durumu ve cezaevi koşullarına ilişkin detaylı bilgiler paylaşıldı. Açıklamada, Onaran’ın 2024 yılının Ekim ayından bu yana Gebze Kadın Kapalı Hapishanesi’nde tutulduğu belirtilirken, sağlık riskleri nedeniyle infaz erteleme talebinin kabul edilmesi çağrısında bulunuldu.
Hayrettin Pişkin, yaptığı açıklamanın yalnızca bir bireysel dosya olmadığını, aynı zamanda hasta mahpusların genel durumuna dikkat çekmeyi amaçladığını ifade etti. Açıklamada, yargı süreci, sağlık kontrolleri ve cezaevi sevk koşullarına ilişkin ayrıntılara yer verildi.
MAHKÛMİYET KARARI VE YARGI SÜRECİ
Hayrettin Pişkin tarafından paylaşılan bilgilere göre Hatice Onaran hakkında İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından “Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanuna Muhalefet” iddiasıyla yürütülen yargılama sonucunda 4 yıl 2 ay hapis cezası verildi. Açıklamada, mahkûmiyet kararına gerekçe olarak gösterilen eylemin, hapishanede bulunan bazı hasta mahpuslara küçük miktarlarda para yatırılması olduğu aktarıldı.
Hayrettin Pişkin, söz konusu ödemelerin cezaevi idaresinin kontrolünde gerçekleştiğini ve şeffaf bir şekilde resmi hesaplara yatırıldığını belirtti. Açıklamada, yatırılan miktarların düşük tutarlı olduğu ve mahpusların kantin ihtiyaçları için kullanıldığı ifade edildi.
SAĞLIK DURUMU VE TEDAVİ SÜRECİ GÜNDEMDE
İHD Hapishane Komisyonu Başkanı Hayrettin Pişkin tarafından yapılan değerlendirmede, Hatice Onaran’ın kolon kanseri öyküsü bulunduğu ve engelli raporuna sahip olduğu bilgisi paylaşıldı. Cezaevine girdikten sonra düzenli kontrollerin aksadığı, son yapılan PET taramasında karın bölgesinde yeni lezyonların tespit edildiği ileri sürüldü.
Açıklamada, Türkiye İnsan Hakları Vakfı bünyesinde görevli adli tıp uzmanı Ümit Biçer’in ön değerlendirmesine de yer verilerek, mevcut hapishane koşullarının sağlık açısından risk oluşturduğu görüşünün paylaşıldığı belirtildi. Kesin tanı için 5 Ocak 2026 tarihinde biyopsi yapıldığı ve kemoterapi sürecinin başladığı ifade edildi.
HASTANE SEVKLERİ VE TEDAVİ KOŞULLARI
Açıklamada, hastaneye sevk ve geri dönüş süreçlerine dair ayrıntılar da yer aldı. Onaran’ın tedavi amacıyla Kocaeli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürüldüğü, sevk sırasında yaşanan koşulların hasta bir mahpus açısından ağır olduğu öne sürüldü. Kemoterapi uygulaması sırasında kelepçeli tutulduğu ve tedavi sürecinde güvenlik görevlilerinin odada bulunduğu iddiaları da açıklamada aktarıldı.
Hayrettin Pişkin, ağır hastalığı bulunan kişilerin tedavi sürecinde mahremiyet ve insan onuru ilkelerinin korunmasının önemine dikkat çekti. Bu durumun yalnızca bireysel bir dosya değil, cezaevi sağlık uygulamalarına dair daha geniş bir tartışma başlığı oluşturduğu ifade edildi.
ULUSLARARASI STANDARTLAR VE HAK İHLALİ İDDİALARI
Açıklamada, Birleşmiş Milletler Mahpuslara Muameleye İlişkin Asgari Standart Kuralları’na da atıf yapıldı. Kurallara göre mahpusların toplumla eşit sağlık hizmetlerinden yararlanması gerektiği ve acil durumlarda hızlı tıbbi müdahalenin sağlanmasının devlet sorumluluğu olduğu vurgulandı.
Hayrettin Pişkin, mevcut koşulların uluslararası standartlarla karşılaştırıldığında ciddi riskler barındırdığı iddiasını dile getirirken, yaşam hakkı ve kötü muamele yasağı çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiğini belirtti.
İNFAZ ERTELEME BAŞVURULARI VE BEKLEYEN KARAR
Hatice Onaran hakkında sağlık durumu nedeniyle yapılan iki ayrı infaz erteleme başvurusuna da açıklamada yer verildi. İlk başvurunun reddedildiği, ikinci başvurunun ise henüz sonuçlanmadığı ifade edildi. Dernek tarafından Adalet Bakanlığı ve cezaevi yönetimine yapılan başvuruların da devam ettiği bildirildi.
Açıklamada, infaz erteleme kararının alınmasının hem iç hukuk hem de uluslararası yükümlülükler açısından önemli olduğu savunularak, hasta mahpusların sağlık durumlarının bağımsız raporlarla değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
HASTA MAHPUSLAR İÇİN ÇAĞRI
İHD Merkezi Hapishane Komisyonu tarafından yapılan açıklamanın sonunda, Hatice Onaran başta olmak üzere ağır sağlık sorunları yaşayan mahpusların durumuna dikkat çekildi. Yetkili kurumlara yapılan çağrıda, gerekli sağlık raporlarının hızlı şekilde değerlendirilmesi ve infaz süreçlerinin yeniden gözden geçirilmesi talep edildi.
Hayrettin Pişkin, hasta mahpusların yaşam hakkının korunmasının öncelikli sorumluluk olduğunu belirterek, sürecin takipçisi olacaklarını ifade etti. Açıklama, hasta mahpusların koşullarının kamuoyunda yeniden tartışılmasına neden olurken, dosyayla ilgili hukuki ve idari sürecin nasıl ilerleyeceği merak konusu olmaya devam ediyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: