Evrensel Normlara Uyum Gözlemcileri Platformu’nun İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izninin kaldırılmasına ilişkin yaptığı açıklama, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Açıklamada kararın yalnızca bir üniversiteyi değil, eğitim hakkı ve akademik özgürlük açısından daha geniş etkiler doğurabileceği vurgulandı.
22 Mayıs 2026 tarihli ve 33.261 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı sonrası yapılan açıklamada, platform kararın çok boyutlu sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin kurucu vakfına kayyum atanmasının ardından alınan bu kararın, yükseköğretim alanında önemli bir gelişme olduğu ifade edildi.
“SADECE BİR ÜNİVERSİTE DEĞİL” VURGUSU: NE ANLAMA GELİYOR?
Platform tarafından yapılan değerlendirmede, söz konusu kararın yalnızca bir eğitim kurumunun faaliyetinin sona erdirilmesi olarak görülmemesi gerektiği belirtildi. Açıklamada, eğitim hakkı, akademik özgürlük ve toplumsal bilgi üretimi açısından etkilerin daha geniş bir çerçevede ele alınması gerektiği ifade edildi.
Özellikle üniversitenin geçmişte yürüttüğü akademik çalışmalar ve sivil toplumla kurduğu ilişkilerin altı çizildi. Açıklamada, bu tür yapıların demokratik toplum düzeni açısından önemli bir rol oynadığına işaret edildi.
ÖĞRENCİLER VE AKADEMİSYENLER İÇİN HANGİ RİSKLER VAR?
Platformun açıklamasında en dikkat çeken başlıklardan biri de öğrenciler ve akademik kadroya ilişkin değerlendirmeler oldu. Açıklamada, kararın öğrenciler açısından eğitim hakkına erişimde nitelik kaybına yol açabileceği ifade edildi.
Garantör üniversite sistemi kapsamında öğrencilerin başka üniversitelere aktarılmasının planlandığı hatırlatılırken, bu süreçte eğitim kalitesinin ve içerik sürekliliğinin korunmasının kritik olduğu vurgulandı.
Akademik kadro açısından ise bilimsel üretimin devamlılığı ve akademik özgürlük ortamının korunmasının önemine dikkat çekildi.
ULUSLARARASI HUKUK VURGUSU: HANGİ İLKELER ÖNE ÇIKTI?
Platform açıklamasında uluslararası insan hakları normlarına da atıf yapıldı. Eğitim hakkının erişilebilir, kabul edilebilir ve nitelikli olması gerektiği vurgulanırken, akademik özgürlük ve üniversite özerkliği ilkelerinin de temel unsurlar arasında yer aldığı belirtildi.
Bu çerçevede sürecin uluslararası standartlara uygun biçimde yürütülmesi gerektiği ifade edildi.
ÇÖZÜM ÖNERİLERİ NELER? PLATFORM NE İSTİYOR?
Açıklamanın en dikkat çeken bölümlerinden biri de çözüm önerileri oldu. Platform, öğrencilerin yalnızca fiziksel olarak başka üniversitelere yerleştirilmesinin yeterli olmayacağını, eğitim kalitesinin de korunması gerektiğini belirtti.
Ayrıca akademik kadronun bilgi birikiminin korunması, üniversite özerkliği ilkesine uygun hareket edilmesi ve sivil toplum ile akademi arasındaki bağların zayıflamaması için alternatif mekanizmalar geliştirilmesi gerektiği ifade edildi.
“SÜREÇ YENİDEN DEĞERLENDİRİLMELİ” ÇAĞRISI
Açıklamanın sonunda yetkili kurumlara çağrıda bulunuldu. Platform, alınan kararın etkilerinin yeniden değerlendirilmesi ve sürecin hak temelli bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini belirtti.
Bu çağrı, kararın ardından başlayan tartışmaların önümüzdeki günlerde de devam edeceğini gösteriyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: