Dünya hafiften bir sallansa, Türkiye ekonomisi yatağa düşüyor. Üstelik bu artık bir mecaz değil; grafiklerle, rakamlarla, alınan tedbirlerle somutlaşan bir gerçek.
Bir yanda savaşın tam ortasındaki İsrail…
Diğer yanda tek bir dalgada savrulan Türkiye piyasaları.
Tel Aviv Stock Exchange’de işlem gören TA-35 endeksi, savaş koşullarına rağmen yükselişini sürdürürken; Borsa İstanbul’da XU100 endeksi sert düşüşler sonrası regülasyonla ayakta tutulmaya çalışılıyor.
Bu tablo, Türkiye’nin finansal kırılganlığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Geçici Tedbir Kalıcı Sorunların İtirafı mı?
Sermaye Piyasası Kurulu, açığa satış işlemlerini 6 Mart’a kadar yasakladı. Resmî gerekçe “piyasa istikrarı”. Ancak bu karar, aslında piyasaya duyulan güvensizliğin de açık bir itirafı.
Açığa satış yasağı, güçlü piyasalarda nadiren başvurulan bir araçtır. Çünkü derinliği olan, kurumsal yatırımcıya güven veren, öngörülebilir ekonomilerde fiyatlar yasakla değil, dengeyle oluşur. Türkiye’de ise refleks hep aynı: Düşüş olursa, düğmeye bas.

İran - İsrail - ABD savaşı bizi vuruyor. Altın yükseliyor, borsa düşüyor
Bu da şu soruyu büyütüyor:
Neden her dalgada acil servise kaldırılan bir ekonomi haline geldik?
Savaşta Büyüyen, Barışta Sarsılan Paradoks
İsrail ekonomisi; jeopolitik risklere rağmen, güçlü teknoloji sektörü, net para politikası ve şeffaf piyasa yapısıyla yatırımcı güvenini koruyor. Savaş varken bile borsa yükselebiliyorsa, mesele tanklar değil; sistemdir.
Türkiye’de ise sorunlar yapısal:
Yüksek enflasyon
Güven vermeyen para politikası
Sürekli değişen kurallar
Yabancı yatırımcının uzak durduğu bir piyasa yapısı
En küçük küresel dalgalanma, içeride fırtınaya dönüşüyor.
Yasaklar Güç Değil, Zayıflık Göstergesidir
Borsayı yasaklarla ayakta tutmaya çalışmak, tansiyonu düşürmek için termometreyi kırmaya benzer. Sorunu gizler, çözmez. Türkiye’nin ihtiyacı geçici tedbirler değil; kalıcı güven.

Savaşta olan İsrail Borsası yükseliyor.
Yatırımcı, “yarın ne yasaklanır” diye düşünüyorsa; o piyasa zaten kırılgandır.
Öngörüler: Bu Yol Nereye Gider?
Kısa vadede açığa satış yasağı düşüşü yavaşlatabilir. Ancak orta vadede:
Likidite azalır
Güven daha da zedelenir
Yabancı sermaye daha uzun süre gelmez
Türkiye ekonomisi, dayanıklılığı artıracak reformlar yerine sürekli pansuman yaparsa, her yeni sarsıntı daha ağır sonuçlar doğurabilir.
Bu konu sosyal medyada ciddi şekilde tartışırken, sorunların geçici değil yapısal sebeplerden olduğuna vurgu yapılıyor.

Sermaye Piyasası Kurulu borsanın çökme riskini minimize etmek için aşağı satışları yasakladı. Ekonomistler yasakçı bir yaklaşımla sorunun çözülemeyeceğine vurgu yaparak "bu geçici bir çözümdür, kalıcı olanı yok etmek esastır" diyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: