Ekrem İmamoğlu’nun cezaevinden yazdığı mektup, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından Türkiye genelinde eş zamanlı gerçekleştirilen basın açıklamalarıyla kamuoyuyla paylaşıldı. Saat 11.00’de 81 ilde düzenlenen açıklamalarda, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı olan İmamoğlu’nun kaleme aldığı mektup partililer ve vatandaşlara okundu.
Çanakkale’deki açıklama, CHP İl Başkanlığı binasının bulunduğu Tarla Sokak’ta gerçekleştirildi. Açıklamaya CHP Çanakkale Milletvekili İsmet Güneşhan, Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek, Kepez Belediye Başkanı Birol Arslan ve partililer katıldı. Basın açıklamasını CHP Çanakkale İl Başkanı Levent Gürbüz yaptı. Gürbüz, İmamoğlu’nun mektubunu okumadan önce yaşanan sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

TÜRKİYE GENELİNDE EŞ ZAMANLI AÇIKLAMA
CHP teşkilatları tarafından organize edilen basın açıklamaları Türkiye’nin 81 ilinde aynı saatlerde gerçekleştirildi. Parti yöneticileri ve üyelerinin katıldığı açıklamalarda, Ekrem İmamoğlu’nun cezaevinden gönderdiği mektup kamuoyuna duyuruldu.
Çanakkale’deki açıklamada konuşan İl Başkanı Levent Gürbüz, yaşanan sürecin uzun süredir devam ettiğini belirterek, ailelerin ve yakınlarının yaşadıkları zorluklara dikkat çekti. Gürbüz, “Tam yirmi altı hafta oldu. Aile dayanışma ağı çatısı altında haksız ve hukuksuz bir sürece maruz kalan aileler her cuma Saraçhane'de bir araya geliyor.
Yaşadıkları adaletsizlikleri ve acıları paylaşarak dayanışmayı büyütüyor, birbirlerine güç veriyorlar. Bir yıldır evlerde acı, gözlerde hasret var. 19 Mart tutsaklarının anneleri, babaları, eşleri, çocukları, aileleri adaletsizliğe son vermek için seslerini yükseltiyor.” ifadelerini kullandı.
Gürbüz, ailelerin yaşadıkları adaletsizlikleri ve acıları paylaşarak dayanışmayı büyüttüklerini, bu süreçte birbirlerine destek olduklarını dile getirdi.

“81 İLDEN AYNI SES YÜKSELİYOR”
Açıklamasında Türkiye’nin farklı noktalarından yükselen tepkilere değinen Gürbüz, yaşanan sürecin yalnızca belirli bir kesimi değil tüm toplumu ilgilendirdiğini ifade etti.
Gürbüz konuşmasında, “Yaşanan bu büyük haksızlığa yalnızca Saraçhane'den değil Türkiye'nin seksen bir ilinden aynı haykırış yükseliyor. Bu hukuksuzluk son bulsun. Bu bir adalet ve hürriyet meselesidir. Her şey çok güzel olacak diyen güzel yüreklerin omuz omuza direndiği bir mücadelenin sesidir.” dedi.
Açıklamada ayrıca, bu sürecin bir memleket meselesi olarak değerlendirildiği vurgulandı. Gürbüz, konuşmasının ardından Ekrem İmamoğlu’nun cezaevinden kaleme aldığı mektubu katılımcılara okudu.

İMAMOĞLU’NDAN SİLİVRİ’DEN MESAJ
Mektubunda yol arkadaşlarına ve ailelerine hitap eden Ekrem İmamoğlu, bir yıldır devam eden süreçten söz etti. İmamoğlu, kendilerine yönelik yürütülen soruşturmaların ve davaların sürdüğünü belirtti.
İmamoğlu mektubunda, “Bizlere karşı eşi benzeri görülmemiş zalimlikte bir siyasi operasyon yürütülmesinin bir yılı doluyor. Bu bir yılda vicdanını kaybetmiş kötü bir aklın ürünü olan iftiralarla dolu soruşturmaların, haksız davaların ardı arkası kesilmedi” ifadelerine yer verdi.
Mektupta ayrıca bazı belediye başkanları hakkında yürütülen süreçlere de değinildi. İmamoğlu, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında yaşanan gelişmelere atıfta bulunarak değerlendirmelerde bulundu.

“MÜCADELEMİZ BU ÜLKE İÇİN”
Ekrem İmamoğlu mektubunda, siyasi süreç nedeniyle ailelerinden ve sevdiklerinden uzak kaldıklarını ifade etti. Ramazan ayında ailelerinden ayrı olmanın kendileri için zor olduğunu belirten İmamoğlu, buna rağmen mücadelelerinin devam edeceğini vurguladı.
İmamoğlu, mektubunda şu ifadeleri kullandı: “Bizim tek davamız bu ülkedir. Bu millettir. Bu vatana hizmet ettiğimiz, seksen altı milyonu ayırmadığımız için bizi karalamaya çalışıyorlar.” Mektubunda dayanışma mesajı da veren İmamoğlu, destek veren herkese teşekkür ederek bu sürecin birlikte aşılacağını ifade etti.
Ekrem İmamoğlu'nun mektubunun tam metni ise Şöyle:
Değerli yol arkadaşlarım, yol arkadaşlarımın çok kıymetli aileleri, benim değerli kardeşlerim, her birinizi sevgiyle, dostlukla, hasretle kucaklıyorum. Bizlere karşı eşi benzeri görülmemiş zalimlikte bir siyasi operasyon yürütülmesinin bir yılı doluyor. Bu bir yılda vicdanını kaybetmiş kötü bir aklın ürünü olan iftiralarla dolu soruşturmaların haksız davaların ardı arkası kesilmedi.
Durdurak bilmeyen bu büyük kötülük şimdi de kirli yüzünü kıymetli başkanım Bolu'nun değerli insanı Tanju Özcan'ı tutuklayarak gösterdi. Cumhuriyet Halk Partili Belediyeleri milletin dertlerine derman olan icraatlarını içine sindiremeyen bir avuç insanın ne söylediğinin hiçbir önemi yoktur. Tanju Özcan Bolu'nun gururudur.
Iftiralarla, şantajlarla, kumpaslarla anneler çocuklarından, babalar, oğullarından ayrı kaldı. Geçen bir yılda çocuklarımız bir yaş daha büyüdü. Bizleri siyasi esaret altına alanların yeni bir kumpası da dokuz Mart'ta başlıyor.
Önümüzdeki günlerde dava dedikleri, mahkeme dedikleri yazanı, yöneteni belli bir müsamere sergileyecekler. Benim yol arkadaşlarımın her biri iyi yetişmiş ülkesini ve milletini seven millete hizmet aşkıyla dolu sorumluluklarını her koşulda en iyi biçimde yerine getirmeye çalışan yurtseverlerdir. Tüm Cumhuriyet Halk Partililer böyledir.
Dürüsttürler, çalışkandırlar. Onların şehirlerimizin, ülkemizin bugününe ve geleceğine ilişkin yaptıkları katkılar çok önemli, çok değerlidir. Her birinden en az kendimden emin olduğum kadar eminim.
O nedenle içiniz ferah, moraliniz yüksek olsun. Bizim tek davamız bu ülkedir. Bu millettir.
Bizi zindanda tutmalarının en büyük sebebi de budur. Bu vatana hizmet ettiğimiz seksen altı milyonu ayırmadığımız hiçbir çocuk yatağa aç girmesin diye çabaladığımız için bizi karalamaya çalışıyorlar. Bu mübarek günlerde ailelerimizden uzak kalmak sevdiklerimizle birlikte iftar edip sahura kalkamamak hepimizi derinden yaralıyor.
Ama mücadelemiz hakkın ve halkın rızası içindir. Aramıza bu duvarları verenler bu parmaklıkları dikenler yılacağımızı ve geri adamı atacağımızı sanıyor olabilirler. Yanılıyorlar.
Gösterdiğiniz dirayet on iki metrekarelik hücremde bana yaşama sevinci veriyor. Bu onurlu dayanışmanız bu cesur mücadeleniz benimle aynı kaderi paylaşan çalışma arkadaşlarımın demokrasi tutsaklarının direnme arzusunu körüklüyor. Hukuksuzluğun hükmü elbette sona erecek.
Tutuklamayı keyfi bir cezalandırma yönetimine dönüştürenler kaybedecekler. Çünkü karşılarında sizler varsınız. Hayatını bu vatana adamış, dürüst, yurtsever, cumhuriyet aşkıyla dolu kadınlar, erkekler, gençler var.
Güzel yüzlü çocuklar var. Bize cesaretinizle, mücadelenizle dayanışmanızla umut oluyor, güç veriyorsunuz. Bu zor günleri el ele, kol kola, omuz omuza aşacağız.
Kurulan oyunları, kumpasları birlikte bozacağız. Inandık ve başaracağız. Her şey çok güzel olacak.
DURUŞMA TARİHİNE DİKKAT ÇEKİLDİ
Basın açıklamasının sonunda İl Başkanı Levent Gürbüz, Ekrem İmamoğlu’nun duruşma tarihine ilişkin de bilgi verdi. Gürbüz, duruşmanın 9 Mart Pazartesi günü yapılacağını ve CHP Genel Merkezi tarafından 81 il başkanının Silivri’ye davet edildiğini söyledi.
Gürbüz ayrıca Çanakkale İl Teşkilatı’nın da süreci yakından takip edeceğini belirterek, 16 Mart tarihinde Çanakkale teşkilatının Silivri’de nöbetçi olacağını ifade etti.
Çanakkale’deki basın açıklaması, mektubun okunmasının ardından sona erdi.
Yorumlar
Kalan Karakter: