Türk tiyatrosunun yaşayan efsanelerinden biri olarak kabul edilen, sahne sanatlarına adadığı ömrüyle sayısız sanatçının yetişmesine öncülük eden Haldun Dormen, 97 yaşında hayatını kaybetti. Bir süredir enfeksiyon tedavisi kapsamında hastanede bulunan ve yoğun bakımda tedavi gördüğü öğrenilen Dormen’in vefatı, sanat camiasında ve sevenleri arasında derin üzüntü yarattı. Türk tiyatro tarihine yön veren isimlerden biri olan Dormen’in ölümüyle, bir dönemin hafızası da geride kaldı.
TÜRK TİYATROSUNDA DERİN BİR KAYIP
Haldun Dormen, yalnızca bir tiyatrocu değil; aynı zamanda yönetmen, oyuncu, yazar ve eğitmen kimliğiyle Türk sahne sanatlarının gelişiminde belirleyici rol oynayan bir sanat insanıydı. Kurduğu tiyatrolar, yönettiği oyunlar ve sahneye kazandırdığı sanatçılarla yarım asrı aşan bir etki alanı oluşturdu. Onun vefatı, Türk tiyatrosu için büyük bir kayıp olarak değerlendiriliyor.
EĞİTİMDEN SAHNEYE UZANAN YOLCULUK
1928 yılında dünyaya gelen Haldun Dormen, ortaokul eğitimini Galatasaray Lisesi’nde, lise öğrenimini ise Robert Kolej’de tamamladı. Sanata olan ilgisini akademik bir temele oturtmak isteyen Dormen, tiyatro eğitimi için Amerika Birleşik Devletleri’ne gitti. Dünyanın en saygın üniversitelerinden biri olan Yale Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitimini tamamladı.
Eğitimi süresince yalnızca teorik bilgiyle yetinmeyen Dormen, iki yıl boyunca ABD’de çeşitli tiyatrolarda oyunculuk ve yönetmenlik yaptı. Hollywood’da Pasadena Playhouse’da dört oyunda sahne alarak uluslararası sahne deneyimi kazandı. Bu süreç, onun tiyatro anlayışını ve disiplinini şekillendiren önemli bir dönüm noktası oldu.
TÜRKİYE’YE DÖNÜŞ VE DORMEN TİYATROSU
Türkiye’ye döndükten sonra, dönemin en önemli tiyatro isimlerinden Muhsin Ertuğrul yönetimindeki Küçük Sahne’ye katılan Dormen, ilk kez “Cinayet Var” adlı oyunda dedektif rolüyle Türk seyircisinin karşısına çıktı. Bu performans, onun Türkiye’deki sanat yolculuğunun başlangıcı oldu.
1955 yılında kendi adını taşıyan Dormen Tiyatrosu’nu kurarak Türk tiyatrosuna kalıcı bir miras bıraktı. Dormen Tiyatrosu, özellikle 1957-1972 yılları arasında altın çağını yaşadı ve sahnelediği oyunlarla geniş kitlelere ulaştı.
TÜRKİYE’DE MÜZİKALİN ÖNCÜSÜ
Haldun Dormen, Türkiye’de batılı anlamda müzikal tiyatronun öncülerinden biri olarak kabul edildi. 1961 yılında Türkiye’de sahnelenen ilk batılı müzikal olan “Sokak Kızı İrma”yı yöneterek büyük beğeni topladı. Bu yapım, hem seyirci hem de eleştirmenler tarafından uzun süre konuşuldu.
1962 yılında Dormen Tiyatrosu’nun Beyoğlu’ndaki tarihi Ses Tiyatrosu’na taşınmasıyla birlikte tiyatro, on yıl boyunca İstanbul’un kültür hayatının merkezlerinden biri haline geldi. Bu dönemde sahnelenen “Bit Yeniği”, “Şahane Züğürtler” ve “Yaygara 70” gibi oyunlar, Türk tiyatro tarihine damga vurdu.
UNUTULMAZ MÜZİKALLER VE REKORLAR
1980’li yıllarda yapımcı Egemen Bostancı ile birlikte sahneye koyduğu “Hisseli Harikalar Kumpanyası” ve “Şen Sazın Bülbülleri”, geniş kitlelere ulaşan müzikaller arasında yer aldı. 1985 yılında İstanbul Şehir Tiyatroları’nda sahnelediği “Lüküs Hayat” müzikali ise 30 yıl boyunca aralıksız sahnelenerek Türk tiyatro tarihinde eşine az rastlanır bir başarıya imza attı.
SİNEMA, TELEVİZYON VE YAZARLIK
Haldun Dormen, tiyatronun yanı sıra sinema ve televizyon dünyasında da önemli projelere imza attı. Yönetmenliğini yaptığı “Bozuk Düzen” ve “Güzel Bir Gün İçin” filmleri, Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde toplam yedi ödül kazandı.
Televizyon izleyicisinin hafızasında ise özellikle “Dadı” dizisindeki Uşak Pertev karakteriyle yer edindi. Bunun yanı sıra birçok dizi ve sinema yapımında rol aldı. Yazar kimliğiyle de öne çıkan Dormen, dördü otobiyografik olmak üzere çok sayıda kitap ve oyun kaleme aldı.
ÖDÜLLER VE ONURLAR
Yaşamı boyunca 250’nin üzerinde ödül alan Haldun Dormen, 1998 yılında Devlet Sanatçısı unvanına layık görüldü. Hacettepe Üniversitesi tarafından fahri doktora ile onurlandırıldı. Ayrıca Afife Tiyatro Ödülleri’nin fikir babası olarak Türk tiyatrosunda kalıcı bir organizasyona öncülük etti.
Haldun Dormen’in vefatıyla Türk tiyatrosu, ustasını; sanat dünyası ise iz bırakan bir öncüsünü kaybetti.
Yorumlar
Kalan Karakter: