Çanakkale’nin bereketli topraklarında, nesillerdir zilyetliğinde bulunan arazilerin tapusunu alabilmek için gün sayan orman köylüsü için tarihi bir eşik geçildi. 9 Mart 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi kararı, mülkiyet hakkı mücadelesinde köylünün elini güçlendiren bir "zafer" olarak nitelendiriliyor. Mahkeme, 6292 sayılı Kanun’un 6. maddesinde yer alan ve hak sahiplerini idarenin biçtiği satış bedeline itiraz etmemeye zorlayan "dava açmama" şartını Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti.
Çanakkale Köylüsü Artık "Kaderine Razı" Değil
Çanakkale ve ilçelerinde, özellikle Kaz Dağları eteklerindeki Bayramiç, Yenice ve Çan gibi bölgelerde binlerce vatandaş bu kararı bekliyordu. Eski düzenlemede, idare bir satış bedeli belirliyor ve köylüye adeta şu ültimatomu veriyordu: "Bu fiyatı itiraz etmeden ve dava açmadan kabul edersen hak sahibi olursun, aksi halde yerini alamazsın". Bu durum, rayiç bedellerin fahiş hesaplandığı durumlarda köylüyü borç batağına sürüklüyor ya da ata yadigarı toprağından vazgeçmesine neden oluyordu. AYM, bu zorlamanın "hak arama özgürlüğü" ve "etkili başvuru hakkı" ile bağdaşmadığına hükmetti.
Hukuki Terimlerin Ötesinde: Zafer mi, Yerinde Sayma mı?
Bu karar kesin bir zaferdir. Hukuki dille ifade etmek gerekirse; 2/B alanındaki taşınmazın satış bedeline karşı yargı yoluna başvurmak, artık "hak sahipliğinin kaybı" sonucunu doğurmayacak. Çanakkaleli bir üretici, idarenin belirlediği bedelin emsal değerlerin çok üzerinde olduğunu düşünüyorsa, hem "hak sahibi" kalmaya devam edecek hem de bağımsız mahkemelerde bedelin tespiti için dava açabilecek. Yani köylü, idarenin tek taraflı dayatması karşısında artık savunmasız değil.
Şimdi Ne Olacak? Köylü Harekete Geçiyor
Kararın ardından Çanakkale genelinde 2/B dosya başvurularının hareketlenmesi bekleniyor. AYM’nin vurguladığı üzere, bu taşınmazları satın alma hakkı ekonomik bir değerdir ve "mülk" teşkil eder.
Daha Adil Fiyatlar: İdare, artık yargı denetimine tabi olduğunu bildiği için fiyat belirlerken daha hassas davranmak zorunda kalacak.
Geriye Dönük Etki: İptal kararı ile birlikte, mevcut başvuruları devam eden veya satış aşamasında olan köylüler, mülkiyet haklarını koruyarak itirazlarını dile getirebilecekler.
Hukuki Güvence: Köylü, taşınmazın değerinin yanlış hesaplanması veya emsal arazilerle tutarsızlık bulunması durumunda "hakkımı kaybederim" korkusu yaşamadan mahkemeye gidebilecek.
Bu karar, toprağına gözü gibi bakan ancak yüksek bedeller altında ezilen orman köylüsüne "Anayasal güvence" kalkanı sağlamıştır
Yorumlar
Kalan Karakter: