Tevfikiye Arkeoköy, sosyal medyada paylaşılan tarihi bir fotoğraf karesiyle bugünlerde tüm Türkiye’nin ilgiyle takip ettiği "Yaren Leylek" hikayesinin ötesinde, kendi köylerinin kaybolan doğasına dair derin bir sorgulama başlattı. 1934 yılında dönemin Troya Kazı Başkanı Carl William Blegen tarafından Tevfikiye Köyü’nde çekilen siyah-beyaz bir fotoğraf, bir zamanlar bölgedeki her evin çatısında bir leylek yuvası olduğunu kanıtlıyor.
Arkeoköy tarafından paylaşılan bu tarihi belgede, bir saman damının üzerinde huzurla bekleyen leylekler, köyün bir zamanlar kanat sesleriyle yankılandığını gösteriyor. Paylaşımda, bugün gökyüzünün sessizliğine ve çatılardaki boşluğa dikkat çekilerek, "Hepimiz Yaren’i konuşurken, kendi yarenlerimizin yokluğunu fark ediyor muyuz?" sorusu yöneltiliyor.
Tevfikiye Arkeoköy’ün bu anlamlı mesajı, sulak alanların kaybı, değişen tarım yöntemleri ve uygun yuva alanlarının azalması gibi ekolojik sorunlara işaret ediyor. Bu fotoğrafın sadece bir nostalji değil, aynı zamanda bir özeleştiri ve çağrı olduğunu belirten Arkeoköy yetkilileri, doğaya yeniden sahip çıkılması halinde leyleklerin bir gün mutlaka damlara geri döneceğine dair umutlarını taze tutuyor.
Tevfikiye Arkeoköy’ün paylaştığı 1934 yılına ait o siyah-beyaz kare, aslında sadece eski bir fotoğraf değil; bir zamanlar doğayla iç içe geçmiş bir yaşamın sessiz tanığıdır. Carl William Blegen’in objektifine takılan leylekler, bugün yerini boş çatılara ve gökyüzündeki sessizliğe bırakırken, Arkeoköy yetkilileri bizi bu kayboluşun nedenlerini düşünmeye davet ediyor. Hepimiz Yaren Leylek’in peşinden giderken, kendi damlarımızdaki yarenleri ne zaman ve neden yolcu ettiğimizi sorgulamanın vakti geldi.
Yorumlar
Kalan Karakter: