Çanakkale Savaşları’nın kazanılmasında yalnızca Mehmetçiğin fedakârlığı değil, aynı zamanda stratejik savunma noktaları ve askeri planlama da belirleyici oldu. Bu savunma noktalarından biri olan Anadolu Hamidiye Tabyası, 18 Mart 1915’te yaşanan büyük deniz muharebesinde oynadığı kritik rolle tarihe geçti. Çanakkale Boğazı’nı koruyan en güçlü tabyalardan biri olan Anadolu Hamidiye Tabyası, hem sahip olduğu ateş gücü hem de bulunduğu stratejik konum sayesinde İtilaf Devletleri donanmasının ilerleyişini durdurmada önemli görev üstlendi.
Bugün Çanakkale şehir merkezinde Barbaros Mahallesi’nde, yeni kordon boyu tarafında yer alan Anadolu Hamidiye Tabyası, yalnızca bir askeri yapı değil; aynı zamanda Çanakkale Zaferi’nin kazanılmasında önemli rol oynayan tarihi bir savunma merkezi olarak öne çıkıyor.
ABDÜLHAMİD HAN DÖNEMİNDE İNŞA EDİLDİ
Anadolu Hamidiye Tabyası, Osmanlı Devleti’nin Çanakkale Boğazı’nı güçlendirme çalışmaları kapsamında 1892 yılında Sultan II. Abdülhamid döneminde inşa edildi. Boğaz savunmasını güçlendirmek amacıyla yapılan tabyalar, düşman donanmalarının İstanbul’a ulaşmasını engellemek için kritik bir savunma hattı oluşturuyordu.
Anadolu Hamidiye Tabyası da bu savunma hattının en önemli parçalarından biri olarak tasarlandı. Uzun menzilli topları ve güçlü savunma sistemi sayesinde düşman gemilerine karşı etkili bir ateş gücü oluşturabilecek şekilde planlandı. Bu nedenle tabya, Çanakkale Boğazı’ndaki en güçlü savunma noktalarından biri olarak kabul edildi.

BOĞAZIN EN GÜÇLÜ TABYALARINDAN BİRİ
Anadolu Hamidiye Tabyası, sahip olduğu silah donanımıyla dikkat çekiyordu. Tabyada bulunan 35 kalibrelik 9 adet uzun namlulu top, dönemin şartlarına göre oldukça güçlü bir ateş kapasitesi oluşturuyordu.
Bu toplar sayesinde boğazdan ilerlemeye çalışan düşman savaş gemileri etkili şekilde hedef alınabiliyordu. Boğaz savunmasında önemli rol oynayan tabya, hem ateş gücü hem de konumu nedeniyle Osmanlı savunmasının en önemli noktalarından biri haline geldi.
Ancak tabyanın konumuyla ilgili önemli bir detay da dikkat çekiyordu. Anadolu Hamidiye Tabyası, boğaz girişini doğrudan görebilecek bir noktada bulunmasına rağmen Kepez Burnu nedeniyle boğazın bazı noktaları tabya için “ölü açı” olarak kalıyordu.
NUSRET’İN MAYIN HATTINA STRATEJİK KATKI
Tabyanın sahip olduğu bu ölü açı, Çanakkale Savaşı’nın kaderini değiştiren önemli bir gelişmeye de zemin hazırladı. 7 Mart’ı 8 Mart’a bağlayan gece Nusret Mayın Gemisi tarafından döşenen 11. mayın hattı, tam da Anadolu Hamidiye Tabyası’nın bu ölü açısında bulunan Erenköy Koyu’na yerleştirildi.
Bu stratejik hamle sayesinde düşman donanması, güvenli olduğunu düşündüğü bir bölgede büyük bir tuzakla karşılaştı. 18 Mart 1915’te başlayan büyük deniz saldırısı sırasında birçok savaş gemisi bu mayınlara çarparak ağır hasar aldı veya battı.
Dolayısıyla Anadolu Hamidiye Tabyası’nın konumu, dolaylı olarak Nusret Mayın Gemisi’nin döşediği mayın hattının başarısında da önemli rol oynadı. Bu durum, tabyanın yalnızca ateş gücüyle değil, stratejik konumuyla da Çanakkale Zaferi’ne katkı sağladığını gösteriyor.
ALMAN SUBAY YARBAY VASÜTLO’NUN KOMUTASINDA SAVUNMA
Anadolu Hamidiye Tabyası aynı zamanda bir eğitim merkezi olarak da kullanılıyordu. Türk topçusunun eğitildiği önemli noktalardan biri olan tabyanın komutanlığına Alman ağır topçu subayı Yarbay Vasütlo getirilmişti.
Kıyı topçuluğu konusunda uzman olan Vasütlo, tabyada görev yapan Türk askerlerinin eğitimine katkı sağladı. Onun hazırladığı raporlar, 18 Mart 1915 günü yaşanan çatışmaların en önemli tanıklıkları arasında yer aldı.
Bu raporlar sayesinde Çanakkale’de yaşanan deniz savaşının detayları günümüze kadar ulaştı.

18 MART GÜNÜ AÇILAN ATEŞ VE TARİHİ MÜCADELE
Yarbay Vasütlo’nun raporuna göre Anadolu Hamidiye Tabyası, 18 Mart günü saat 12.58’de Fransız savaş gemilerine ateş açtı. Ancak yoğun bombardıman nedeniyle tabyada zaman zaman ateşe ara verilmek zorunda kalındı.
Düşen top mermilerinin oluşturduğu duman, toz ve toprak nedeniyle top mevzileri kısa süreliğine kullanılamaz hale geliyor, ardından askerler tarafından hızla temizlenerek yeniden ateşe hazır hale getiriliyordu.
Saat 13.58’e kadar Fransız gemileri hedef alınırken, gemilerin Kepez Burnu arkasına geçmesiyle yeni hedef olarak İngiliz savaş gemisi Agamemnon seçildi. Daha sonra ise Irresistible zırhlısı hedef alındı.
Tabya komutanının bombardıman sırasında top mevzilerinin üzerine çıkarak bizzat ateş komutunu vermesi, o gün yaşanan mücadelenin ne kadar zorlu olduğunu gözler önüne serdi.
79 TOP ATIŞIYLA ZAFERE KATKI
Anadolu Hamidiye Tabyası’nda görev yapan askerler, yoğun bombardıman altında görevlerini sürdürdü. Tabyada bulunan toplar gün boyunca ateşlenerek düşman donanmasına karşı büyük bir savunma sağladı.
Kayıtlara göre tabyadan 18 Mart günü toplam 79 top atışı yapıldı. Bu atışlar, Çanakkale Boğazı’nı geçmeye çalışan düşman gemilerinin ilerleyişini ciddi şekilde yavaşlattı ve Osmanlı savunmasına büyük avantaj sağladı.
Bu nedenle Anadolu Hamidiye Tabyası, 18 Mart Deniz Zaferi’nin kazanılmasında en önemli savunma noktalarından biri olarak kabul ediliyor.
ÇANAKKALE ZAFERİ’NİN İLK RESMİ TÖRENİ BURADA YAPILDI
Anadolu Hamidiye Tabyası yalnızca savaş sırasında değil, savaş sonrasında da önemli bir sembol haline geldi. Çanakkale Zaferi’nin ilk resmi anma töreni 17 Mart 1916 tarihinde bu tabyada gerçekleştirildi.
Bu tören, Çanakkale Zaferi’nin öneminin daha savaşın hemen ardından resmi olarak anılmaya başlandığını gösteren önemli bir tarihsel detay olarak kayıtlara geçti.
Bugün Anadolu Hamidiye Tabyası, Çanakkale’nin askeri tarihini anlamak isteyenler için önemli bir ziyaret noktası olmayı sürdürüyor. Tabyada verilen mücadele ise Çanakkale Zaferi’nin nasıl kazanıldığını anlatan en güçlü tarihi örneklerden biri olarak hafızalardaki yerini koruyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: