Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan yeni tebliğ ile kurumlar vergisi uygulamalarında dikkat çeken değişikliklere gidildi. 24 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenleme, özellikle şirketlerin kar dağıtımı, istisna uygulamaları ve yatırım teşvik hesaplamalarında önemli yenilikler içeriyor.
Türkiye genelinde iş dünyasını yakından ilgilendiren bu değişiklikler, işletmeler ve yatırımcılar tarafından da yakından takip ediliyor. Uzmanlara göre düzenleme, hem vergi planlamasını hem de şirketlerin mali stratejilerini doğrudan etkileyecek.
KAR DAĞITIMINDA KRİTİK DEĞİŞİKLİK! NE DEĞİŞTİ?
Yeni tebliğle birlikte, 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara ilişkin avans kar paylarının da kar dağıtımı hesaplamasında dikkate alınacağı açıkça belirtildi. Bu değişiklik, özellikle gayrimenkul yatırım ortaklıkları ve fonlar için büyük önem taşıyor.
Taşınmaz kazançlarının hesaplanmasında ise gelirlerden gider ve maliyetlerin düşülmesi gerektiği netleştirildi. Eğer faaliyet zararla sonuçlanırsa, kar dağıtım şartının aranmayacağı ifade edildi.
Ancak dikkat çeken bir başka durum daha var: Taşınmaz faaliyetleri kar ederken diğer faaliyetler zarar ederse, toplam kazancın yarısının dağıtılması yeterli olacak.
“YARISINI DAĞIT, İSTİSNADAN YARARLAN” DÖNEMİ Mİ?
Örnek hesaplamalarla desteklenen tebliğde, şirketlerin elde ettikleri kazancın yarısını dağıtmalarının bazı durumlarda istisna için yeterli olacağı vurgulandı. Bu durum, şirketlerin kar dağıtım politikalarında değişikliğe gitmesine neden olabilir.
Ayrıca müşterek giderlerin dağıtımı konusunda da yeni hesaplama yöntemleri getirildi. Özellikle taşınmaz faaliyetleri ile diğer faaliyetlerin birlikte yürütüldüğü şirketlerde, giderlerin oranlama yöntemiyle dağıtılması zorunlu hale geldi.
İSTİSNA UYGULAMALARINDA YENİ DÖNEM: KAR VE ZARAR NASIL HESAPLANACAK?
Tebliğin en dikkat çeken bölümlerinden biri de istisna uygulamalarında kar ve zarar hesaplamasına yönelik yeni açıklamalar oldu.
Faaliyet bazlı istisnalarda, aynı alandaki tüm işlemlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtilirken, işlem bazlı istisnalarda ise her işlemin ayrı ayrı ele alınacağı ifade edildi.
Örneğin teknoloji geliştirme bölgelerinde faaliyet gösteren bir şirketin farklı projelerden elde ettiği kar ve zararların birlikte değerlendirilmesi gerektiği açıklandı. Bu durum, birçok şirket için vergi avantajı ya da dezavantajı doğurabilecek kritik bir detay olarak öne çıkıyor.
YATIRIM TEŞVİKLERİNDE HESAP DEĞİŞTİ! ŞİRKETLERİ NASIL ETKİLEYECEK?
Yeni düzenlemeyle birlikte yatırım teşvik belgelerinde önemli bir sınırlama getirildi. 2 Ağustos 2024 tarihinden önce alınan teşvik belgeleri ile sonrasında yapılan revizyonlar arasında ayrım yapılacak.
Bu kapsamda, asgari kurumlar vergisinden indirilecek yatırıma katkı tutarının hesaplanmasında yalnızca eski yatırım tutarlarının esas alınabileceği belirtildi. Sonradan yapılan artışların ise hesaplamaya dahil edilmeyeceği ifade edildi.
Bu değişiklik, özellikle büyük ölçekli yatırım yapan şirketler için dikkatle analiz edilmesi gereken bir konu olarak öne çıkıyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: