Sanat, ekoloji ve topluluk: Ülgen’in odağı
Yasemin Ülgen, çalışmalarında klasik küratörlük anlayışının ötesine geçiyor. Politik ekoloji, sanat ve topluluk ilişkisini merkezine alan yaklaşımı, onu benzerlerinden ayırıyor.
Düzenlediği sergi ve etkinliklerde yalnızca eserleri değil, birlikte üretim süreçlerini ve kolektif düşünmeyi ön plana çıkarıyor. Bu yönüyle Ülgen’in işleri, sadece izlenen değil, deneyimlenen alanlar yaratıyor.
Eğitim ve kariyer yolculuğu
Akademik altyapısını Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde Sosyoloji ve Metodoloji yüksek lisansı ile güçlendiren Ülgen, lisans eğitimini ise Yeditepe Üniversitesi Sanat Yönetimi bölümünde tamamladı.
Kariyerinde dikkat çeken duraklar:
Elgiz Müzesi
İstanbul Modern
Pera Müzesi
SAHA Derneği
Bu kurumlarda küratöryel ve sergi departmanlarında aktif rol alarak, hem Türkiye’de hem de uluslararası sanat ağlarında deneyim kazandı.
HARA: Sıradan bir sanat alanı değil
Sanatçı Canan Bozbağ tarafından 2022 yılında Uskumruköy’de kurulan HARA, klasik galeri anlayışının dışında konumlanıyor.
Yasemin Ülgen, burada Sergiler ve Etkinlikler Direktörü olarak görev yapıyor ve HARA’nın programlarını şekillendiren kilit isimlerden biri.
Peki HARA’yı farklı kılan ne?
Bağımsız bir kültür-sanat alanı olması
Disiplinler arası üretime açık yapısı
Doğa, ekoloji ve topluluk odaklı yaklaşımı
Bu yapı, sanatın sadece şehir merkezlerinde değil, alternatif alanlarda da yeniden üretilebileceğini gösteriyor.
Perde arkası: Kolektif üretim gücü
Ülgen yalnızca bireysel projeler üretmiyor. Aynı zamanda:
birbuçuk
ANATOPIA
kolektiflerinin kurucuları arasında yer alıyor.
Bu kolektifler üzerinden geliştirilen projeler, sanat dünyasında hiyerarşisiz üretim modellerine örnek gösteriliyor.
Yasemin Ülgen’in yükselişi, sanat dünyasında yeni bir dönemin işareti olabilir:
Daha az kurumsal, daha fazla bağımsız yapı
Daha çok işbirliği, daha az bireysel üretim
Sanat + ekoloji + topluluk birleşimi
Ancak kritik soru şu:
Bu yaklaşım ana akım sanat dünyasında kalıcı olacak mı, yoksa niş bir akım olarak mı kalacak?
Yasemin Ülgen, yalnızca bir küratör değil; aynı zamanda sanatın nasıl üretileceğine dair yeni bir modelin temsilcisi. HARA üzerinden geliştirdiği projeler, önümüzdeki dönemde daha fazla konuşulacağının sinyalini veriyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: