Programın önemli duraklarından biri de Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) oldu. 23 şehir, 28 üniversite ve 463 öğrenciyle yürütülen bu kültür elçiliği projesiyle, gençler Türkçeyi öğrenmenin yanı sıra Türk kültürü ve tarihiyle de birebir tanışma fırsatı buluyor.
Rektör Erenoğlu: “Onlar, Çanakkale’nin Gönüllü Elçileri Olacak”
ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu, Rektörlük VIP Salonu’nda misafir öğrencilerle bir araya geldiği konuşmasında, bu organizasyonun yalnızca bir yaz okulu değil, aynı zamanda bir kültürel köprü olduğuna dikkat çekti.
“Yunus Emre Enstitüsü aracılığıyla Çanakkale’ye gelen gençlerimiz, hem Türkçeyi öğrenecek hem de bu toprakların kültürel ve tarihi değerleriyle tanışacak. Üç hafta boyunca burada öğrendiklerini ülkelerine taşıyarak bizlerin gönüllü elçileri olacaklar,” dedi.
Kültürel Etkileşim: Sadece Dil Değil, Yaşam Paylaşımı
Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÖMER) iş birliğiyle yürütülen programda, öğrenciler 60 saatlik Türkçe eğitiminin yanı sıra;
El sanatları,
Müzik atölyeleri,
Seramik çalışmaları,
Tarih gezileri ve
Kültürel etkinliklerle Çanakkale’yi derinlemesine tanıyacaklar.
“Çanakkale’de Olmaktan Çok Memnunuz”
Yunus Emre Enstitüsü Uzman Yardımcısı Canan Rabia Tarakçı ise Çanakkale’deki 19 öğrencinin yaşadığı deneyimden oldukça memnun olduklarını belirterek, “Hem şehir hem üniversite ortamı, öğrencilerimizde çok olumlu bir izlenim bıraktı. Türkçeye ve kültüre dair dolu dolu bir üç hafta geçireceklerine inanıyoruz” diye konuştu.
TÖMER Müdürü Kalın Salı: “Hedefimiz Kültürel Elçilik”
Dr. Öğr. Üyesi Melek Kalın Salı, bu programın yalnızca bir dil öğretimi süreci değil, aynı zamanda karşılıklı kültürel farkındalık ve uluslararası dostlukların geliştiği bir platform olduğuna işaret etti:
“Öğrencilerimize Türkçe öğretirken, aynı zamanda onları Türk yaşam biçimi, sanat ve tarih ile tanıştırıyor; gönül köprüleri kuruyoruz.”
Üç Hafta, Bir Ömürlük Anı
Öğrenciler programın ilk gününde oldukça misafirperver bir karşılama ile karşılaştıklarını, Çanakkale'nin doğal güzelliklerinden, kültürel mirasından ve üniversite ortamından çok etkilendiklerini ifade ettiler. Katılımcı gençler, bu deneyimi hayat boyu unutamayacaklarını ve ülkelerine döndüklerinde Türkiye’nin kültürel elçileri olacaklarını vurguladı.
Yorumlar
Kalan Karakter: