Çanakkale’nin Bayramiç ilçesinde bulunan ve Osmanlı sivil mimarisinin dünyadaki en nadir örneklerinden biri olan tarihi Hadımoğlu Konağı, restorasyon adı altında adeta bir kıyıma uğruyor. Konağın orijinal dokusundaki asırlık sedir ağaçlarının yerine ömrü kısa köknar kullanıldığını iddia eden ahşap oyma ustası Yusuf Salman, "Bu yapılanlarla konağın ömrü 20 yıla düşürüldü" diyerek yetkilileri göreve çağırdı.

Osmanlı mimarisinin Anadolu’daki en görkemli simgelerinden biri olan Hadımoğlu Konağı, 2018 yılından bu yana bitirilemeyen restorasyon süreciyle Bayramiç’in kanayan yarası haline geldi. Ancak son ortaya çıkan bilgiler, sürecin sadece yavaş değil, aynı zamanda hatalı ve usulsüz ilerlediğini gözler önüne serdi. Restorasyondaki eksik oyma işlerini tamamlaması için sonradan projeye dahil olan usta öğretici ve ahşap oyma sanatçısı Yusuf Salman, yanlış restorasyon sürecine dikkat çekti.

Salman, özellikle kullanılan ahşap malzemenin yapının tarihi dokusuna uygun olmadığını öne sürdü. Bazı bölümlerde çam ağacı kullanıldığını iddia ederek bunun doğru bir tercih olmadığını savundu. Osmanlı sivil mimarisinde daha dayanıklı ağaç türlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten salman, sedir ağacına dikkat çekerek, konağın marangoz işini üstlenen Hüseyin Sürün hakkında iddialarda bulundu.
"Hüseyin Sürün Yetkilileri Yanlış Yönlendirdi"
Yusuf Salman, Hüseyin Sürün’ün, ağaç türleri konusunda hem idareyi hem de teknik ekibi yanılttığını iddia etti. Salman, süreci şu sözlerle anlattı: "Hüseyin Sürün yanıma gelip 'Çam ağacı oyulmuyor' diye dert yandı. Ben de ona çamın zaten oyulmayacağını, konağın orijinalinin sedir olduğunu söyledim. Daha sonra şantiyeye gittiğimde durumun vahametini gördüm. Hüseyin, oradaki mimarları ve yetkilileri sedir ağacı olmadığına dair şartlandırmış. Şantiye Mimarı Baran Yaman’a 'Bunlar çam değil, sedir' dediğimde, “Sedir ağacını nerden bulmuşlar” deyip kestirip attı.
230 Yıllık Sedir Gitti, Yerine Dayanıksız Köknar Geldi!
Konağın 1796 yılından beri ayakta kalmasının sebebinin, böcek barındırmayan ve çok dayanıklı olan sedir ağacı olduğunu belirten Salman, restorasyonda kullanılan malzemelerin kalitesizliğine dikkat çekti. Salman, Hüseyin Sürün’ün imzasını taşıyan çalışmalar hakkında şunları söyledi: "Orijinal yapıda tavan döşemeleri, taban tahtaları, çekmeceler, vitray çerçeveleri ve çatı taşıyıcılarının tamamı sedir ağacıdır. Ancak şu an restorasyonda kullanılan ağaç köknardır. Bu ağaçların ömrü en fazla 15-20 senedir. Hüseyin Sürün, yanlış ahşap seçimiyle 230 yıllık tarihe telafisi imkansız zararlar vermiştir. Konağın orijinalliği resmen bozulmuş durumda."
“230 Seneyi Bana Göre Zarar Ziyan Etmiş”
İddiaların odağındaki Hüseyin Sürün ile geçmişe dayalı bir tanışıklığı olduğunu da belirten Yusuf Salman; "Hüseyin benim yanımda 1985-1986 yıllarında çalıştı. Hatta İsmek’te usta öğreticilik yaptığım dönemde ona sertifikasını da ben verdim. 2012 yılında Topkapı Sarayı Sofa Köşkü restorasyonunda da yanımdaydı. Ancak Hadımoğlu Konağı’nda yaptığı bu uygulama tam bir skandaldır. Yanlış ahşap yönlendirme yaparak 230 seneyi bana göre zarar ziyan etmiş, kısacası orijinalliğini bozmaya sebebiyet vermiş” dedi.

Konağın orijinalliğine verilen zararı en aza indirmek için çabaladığını ifade eden Salman, "Ben bazı eksiklikleri tamamlarım bari ıhlamur ağacı olsun, çam oyulmaz dedim, tamam dediler. İstanbul'a gidip aldım" diyerek restorasyondaki malzeme krizine dikkat çekti. Salman, yapının neden sedir olması gerektiğini şu sözlerle detaylandırdı: "Aslında sedir ağacı olması lazımdı; çünkü tüm oymalar, dolaplar, tavan doğramaları, taban tahtaları, çekmeceler, vitray etrafının çerçeveleri, çatı taşıyıcıları... Bunların hepsi sedir. Onun için ayakta 230 yıl yaşamış".

Restorasyon Süreci ve Kurumlar
Hadımoğlu Konağı’nın restorasyon süreci Çanakkale İl Özel İdaresi koordinasyonunda yürütülüyor. Yapı, geçmişte Kültür ve Turizm Bakanlığına devredilmiş, daha sonra farklı kurumlara tahsis edilmişti.
2018 yılında başlatılan çalışmaların ardından yapının yeniden ziyarete açılması hedeflenmişti. Ancak süreç tamamlanmasına rağmen konağın uzun süre kapalı kalması kamuoyunda soru işaretlerine neden oldu.

Denetim Mekanizması Nerede?
Yaklaşık 8 yıl önce, 2018 yılında Çanakkale İl Özel İdaresi tarafından ihale edilen restorasyonun neden hala bitirilemediği ve neden ehil olmayan ellerde olduğu sorusunu sormak gerekiyor. Dönemin Kaymakamı Sercan Gökdemir ve güncel Çanakkale Valisi Ömer Toraman tarafından ziyaret edilen şantiyede, sorunlar göze çarpmadı mı?

Yıllardır ziyarete kapalı olan ve milyonlarca lira harcanan Hadımoğlu Konağı’ndaki bu değişim, denetim eksikliğini de bir kez daha gündeme getirdi. Çanakkale İl Özel İdaresi, İl Kültür Turizm Müdürlüğü, Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Bayramiç Kaymakamı Emrah Bütün ve Bayramiç Belediye Başkanı Hasan Cem Atılgan tarafından restorasyon sürecinde bu denli büyük bir teknik hatanın nasıl fark edilmediği merak konusu.

Hadımoğlu Konağı Tarihçesi
Osmanlı İmparatorluğu’nun 18. yüzyıl sonlarında değişen sosyo-ekonomik yapısı, Anadolu’da “Âyan mimarisi” olarak tanımlanan yeni ve gösterişli konut tiplerinin ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Çanakkale’nin Bayramiç ilçesinde yer alan Hadımoğlu Konağı da bu dönüşümün en dikkat çekici örneklerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Yapı, İstanbul’daki saray mimarisinin etkileri ile Anadolu geleneksel konut anlayışını bir araya getiren üslubu ve zengin süsleme programıyla dönemin seçkin eserleri arasında değerlendirilmektedir.

Tarihçe ve Banisi
Bayramiç Camii Kebir Mahallesi’nde bulunan konak, kitabe bilgisine göre Hicri 1211 (1795-1796) yılında inşa edilmiştir. Yapının banisi, bölgede nüfuz sahibi Hadımzade Osman Bey’dir. Hadımoğlu ailesinin kökeni ise 17. yüzyılda Konya’nın Hadim kasabasından Bayramiç’e göç eden ve dericilikle (dabaklık) uğraşarak ekonomik güç kazanan Mustafa ve Ahmet kardeşlere dayanmaktadır. Aileden Hacı Osman Bey’in Biga Sancağı’nda mütesellimlik görevinde bulunduğu ve konağı sosyal ve idari bir merkez niteliğinde, cami, çeşme ve köprü ile ilişkilendirilen bir bütünün parçası olarak tasarladığı bilinmektedir.

Mimari Plan ve Genel Özellikler
Hadımoğlu Konağı, “dış sofalı” plan şemasına sahip, iki katlı geleneksel Türk evi özellikleri taşır. Yapı başlangıçta harem ve selamlık bölümlerinden oluşmakla birlikte, selamlık kısmı 1948 yılında yıkılmış ve günümüze yalnızca harem bölümü ulaşmıştır.
Yapı, mahremiyeti koruyan yüksek duvarlarla çevrili bir avluya sahiptir. Avluya kemerli bir giriş kapısından ulaşılmaktadır. Avlu içerisinde, Skepsis Antik Kenti’nden getirilen mimari parçalar ile çeşitli etnografik eserler sergilenmektedir. Güneydoğu köşede ise dışa eklenmiş küçük bir hamam kalıntısı yer almaktadır.

Kat Planları
Alt katta, ortasında fıskiyeli havuz bulunan kare planlı bir sofa yer almakta, bu alan çevresinde sedirler ve ocaklar bulunmaktadır. Servis işlevine yönelik mutfak, kiler ve helâ gibi bölümler de bu katta konumlandırılmıştır.
Üst katta, alt kat planı devam etmekte olup sofa bölümü geniş bir terasa dönüşmektedir. Bu katta özellikle yapının doğu ve batı uçlarında sokağa doğru çıkma yapan “başodalar” dikkat çekmektedir.

Süsleme Programı ve İç Mekân Özellikleri
Konağın iç ve dış yüzeylerinde duvar resimleri, kalem işi süslemeler ve ahşap oyma detaylar yoğun şekilde kullanılmıştır. Bu yönüyle yapı, döneminin zengin estetik anlayışını yansıtan önemli bir örnek olarak kabul edilmektedir.

Duvarlarda Batı etkisiyle gelişen manzara resimleri öne çıkar. Deniz kıyısı kent tasvirleri, camiler, köşkler ve gemi betimlemeleri bu süsleme programının temel unsurlarıdır. Bazı sahnelerin, İstanbul’daki tarihi saray ve yapıları temsil ettiği değerlendirilmektedir.
Tavanlarda altın yaldızlı kalem işi uygulamalar, geometrik düzenlemeler ve bitkisel motifler yer alır. Özellikle kafes formunda kurgulanan tavan kompozisyonları ve çiçek sepeti tasvirleri dikkat çekicidir. Ahşap işçiliğinde ise gül ağacı dolaplar, oyma yüklük kapakları ve barok üslupta detaylar öne çıkmaktadır.

Koruma Süreci ve Güncel Durum
1973 yılında varislerinden satın alınarak Kültür Bakanlığı’na devredilen konak, müze statüsü kazanmıştır. 1996 yılında Bayramiç Kaymakamlığı’na tahsis edilerek “Türk Evi-Etnografya Müzesi” olarak ziyarete açılmıştır. Yapı, Çanakkale İl Özel İdaresi tarafından kapsamlı bir restorasyon sürecinde.
Yorumlar
Kalan Karakter: