Cumhurbaşkanlığı’nın 2026/92 sayılı kararıyla yayımlanan defterdar atama listesi, birçok ilde şaşkınlık yarattı veya sabah saatlerinde yaratacak. Çünkü listede adı geçen bazı isimler, aslında uzun süredir görevlerinin başındaydı. Özellikle Çanakkale, Bursa, Diyarbakır ve Hatay gibi illerde yaşayanlar, “Zaten görevdeydi, bu atama neden şimdi yapıldı?” sorusunu soracaktır.
İlk bakışta sıradan bir atama listesi gibi görünen karar, aslında Türkiye’deki bürokratik işleyişin önemli bir detayını gözler önüne seriyor. Listede yer alan birçok defterdarın daha önce “vekaleten” görev yaptığı, yani resmi atama tamamlanmadan görevi yürüttüğü ortaya çıktı. Bu karar ise o isimlerin görevlerini resmileştiren bir adım oldu.
Örneğin Çanakkale’de görev yapan Mustafa Çelik, uzun süredir defterdar olarak görevini sürdürüyordu. Ancak bu görev, teknik olarak geçici statüdeydi. Yayınlanan karar ile birlikte bu durum resmiyet kazandı. Benzer tablo, listenin büyük bölümünde tekrar ediyor.
Bu durumun perde arkasında ise kamu yönetiminde sıkça kullanılan bir yöntem bulunuyor: Vekaleten görevlendirme. Devlet, bazı kritik pozisyonlarda boşluk oluşmaması için atamayı beklemeden bir ismi görevlendiriyor. Ancak bu görevlendirme, resmi bir karar ile onaylanana kadar geçici sayılıyor.
İşte kamuoyunun şaşırmasının nedeni de tam olarak burada ortaya çıkıyor. Vatandaşlar sahada zaten görev yapan bir ismi görüyor, onunla iletişim kuruyor, hatta yıllardır o görevde olduğunu düşünüyor. Ancak resmi belgelerde bu durum farklı görünebiliyor.
Bu karar, sadece teknik bir düzenleme olmanın ötesinde, kamu yönetimindeki görünmeyen süreci de anlamamızı sağladı. Sokaktaki vatandaş için “zaten görevde olan birinin yeniden atanması” gibi algılanan durum, aslında devletin kendi içindeki prosedürleri tamamlamasından ibaret.
Ancak işin bir de insani boyutu var. Özellikle yerel düzeyde çalışan kamu yöneticileri, uzun süre vekaleten görev yaptıklarında hem yetki hem de gelecek açısından belirsizlik yaşayabiliyor. Bu tür resmi atamalar, sadece bürokratik değil, aynı zamanda kişisel bir güvence anlamı da taşıyor.
Bu nedenle yayımlanan karar, bir yandan kafa karışıklığı yaratırken, diğer yandan görevde olan isimler için “artık resmen buradayım” mesajı anlamına geliyor.
Sonuç olarak ortada yeni bir atamadan çok, gecikmiş bir resmileştirme süreci bulunuyor. Ama bu süreç, kamuoyuna yansıdığında her zaman aynı etkiyi yaratmıyor. Çünkü vatandaş gördüğüne inanıyor, devlet ise kayıt altına aldığına.
Bu gece yayınlanan (19 Mart 2026) tarihli resmi gazetede yayınlanan Defterdarlar listesinde yeni atamalar da var. İşti o atamaların tam listesi.


Yorumlar
Kalan Karakter: