Çanakkale’de hem ekonomi hem de kültürel miras açısından dikkat çeken gelişmeler yaşanıyor. Kentte yatırımlarını sürdüren Truva Bakır, bir yandan üretime başlamak için gün sayarken, diğer yandan tarih öncesine ışık tutan önemli bir projeye desteğini sürdürüyor. 86 bin yıllık geçmişiyle dikkat çeken İnkaya Mağarası’nda yürütülen kazılar, bu yıl da aynı destekle devam ediyor.
Ortadoğu’dan Avrupa’ya uzanan göç yollarına dair kritik ipuçları barındırdığı belirtilen kazılar, yalnızca Çanakkale’nin değil, Türkiye’nin tarih sahnesindeki yerini de yeniden tartışmaya açabilecek nitelikte görülüyor.
TARİHİN DERİNLİKLERİNDEN GELEN İZLER… NELER BULUNDU?
İnkaya Mağarası’nda yürütülen bilimsel çalışmalar, her geçen gün yeni bulgularla dikkat çekiyor. Kazı Başkanı Prof. Dr. İsmail Özer’in verdiği bilgilere göre, bölgede bugüne kadar yaklaşık 35 bin taş alet ve alet parçası gün yüzüne çıkarıldı.
Bu buluntuların Orta Paleolitik döneme ait olduğu ve mağaranın 86 bin yıl ile 22 bin 500 yıl öncesi arasında yoğun şekilde kullanıldığını gösterdiği ifade ediliyor. Uzmanlara göre bu durum, bölgenin tarih boyunca kesintisiz bir yaşam alanı olduğunu ortaya koyuyor.
İlk başta kimse bu kadar büyük bir veriyle karşılaşılacağını tahmin etmiyordu. Ancak kazılar ilerledikçe ortaya çıkan tablo, bilim dünyasında heyecan yarattı.

GÖÇLERİN GİZEMİ AYDINLANIYOR MU?
Kazılarda elde edilen verilerin en dikkat çekici yönlerinden biri ise göç hareketlerine dair sunduğu ipuçları oldu. Anadolu ile Balkanlar arasındaki tarih öncesi insan hareketlerine ışık tutabilecek bulgular, araştırmacılar tarafından titizlikle inceleniyor.
Peki bu ne anlama geliyor? Uzmanlara göre İnkaya Mağarası, yalnızca bir yaşam alanı değil, aynı zamanda tarih öncesi göç yollarının önemli duraklarından biri olabilir.
Bu durum, Çanakkale’nin yalnızca yakın tarih değil, insanlık tarihi açısından da kritik bir merkez olabileceğini gösteriyor.

“ÇANAKKALE YENİ BİR DEĞERE KAVUŞUYOR”
Çanakkale İl Kültür ve Turizm Müdürü Çağman Esirgemez de konuyla ilgili yaptığı açıklamada, kentin tarihsel önemine dikkat çekti. Truva ve Çanakkale Savaşları ile bilinen bölgenin, İnkaya Mağarası kazılarıyla birlikte çok daha eski bir geçmişe ışık tuttuğunu belirtti.
Esirgemez, bu tür çalışmaların sürdürülebilir olmasının kamu, üniversite ve özel sektör iş birliğiyle mümkün olduğunu vurgularken, İnkaya Mağarası’nın ilerleyen süreçte önemli bir kültür turizmi destinasyonu haline gelmesinin hedeflendiğini ifade etti.

TRUVA BAKIR SAHAYA İNİYOR… EKONOMİYE DEV KATKI
Öte yandan Truva Bakır’ın ekonomik hedefleri de dikkat çekiyor. Şirket yetkilileri, yıl sonuna kadar üretime başlamayı planladıklarını açıkladı.
Verilen bilgilere göre, 15 yıllık işletme süresince toplam 90 milyon ton cevher ekonomiye kazandırılacak. Bu üretimin, Türkiye’nin ithal ettiği yaklaşık 2,5 milyar dolarlık bakırın yerli üretimle karşılanmasına katkı sağlaması bekleniyor.
Şu anda sahada 1.800 kişinin çalıştığı, tesis faaliyete geçtiğinde bu sayının 1.200’ü doğrudan şirket personeli olmak üzere önemli bir istihdam oluşturacağı belirtiliyor. Çalışanların büyük kısmının bölge halkından seçilmesi ise yerel kalkınma açısından dikkat çeken bir detay olarak öne çıkıyor.
ÇEVRE VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VURGUSU
Projeyle ilgili dikkat çeken bir diğer başlık ise çevre hassasiyeti oldu. Şirket yetkilileri, faaliyetlerde yeraltı suyu kullanılmayacağını ve kesilen ağaçların yerine 1 milyon ağaç dikileceğini açıkladı.
Yorumlar
Kalan Karakter: