Adalet dünyası, çarpıcı gelişmelerle sarsılmaya devam ediyor. İlk bakışta bir kıskançlık krizi ve darp vakası gibi görülen olay, müfettişlerin derinlemesine incelemesiyle çok daha geniş bir soruşturma dosyasına dönüştü.
Sabah Gazetesinden Cennet Üstemel’in titizlikle takip ettiği süreç, bir yargı mensubunun kariyerini bitirme noktasına getiren o karanlık gecenin ve sonrasındaki "itirafların" tüm ayrıntılarını ortaya koyuyor.
Tenis Kortunda Başlayan Masalın Kanlı Sonu
Hikâye, yaklaşık altı ay önce bir tenis kortunda, iki yalnız insanın yollarının kesişmesiyle başladı. Çanakkale 4. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı F.K.T. ile inşaat mühendisi Burak D. arasındaki ilişki, başlangıçta her iki taraf için de yeni bir umut gibi görünüyordu. Ancak Aralık ayında yaşanan o talihsiz gece, bu umudu tamamen değiştirdi.
Ofise sipariş edilen bir tatlının yanlış adrese gitmesiyle başlayan kıskançlık krizi, lojman duvarları arasında yankılanan bir şiddet sarmalına dönüştü. Burak D.'ın, sevgilisinin evindeki misafirleri bıçak zoruyla kovup, F.K.T.'yi darp etmesiyle sonuçlanan olayda; bir ağır ceza hakiminin elmacık kemiği kırıldı, bir mühendis ise "kasten yaralama" suçlamasıyla cezaevine gönderildi.
Lojman Kayıtları ve Taksicinin Şoke Eden İfadeleri
Olayın ardından Hâkimler ve Savcılar Kurulunca (HSK) görevlendirilen müfettişler, sadece darp olayını değil, lojmandaki yaşam trafiğini de mercek altına aldı. Cennet Üstemel’in ulaştığı soruşturma detaylarına göre, lojman güvenlik kameralarında dikkat çeken bir isim vardı: Taksici Kadir Ç.
Gözaltına alınan taksicinin ifadeleri, soruşturmanın seyrini bambaşka bir noktaya taşıdı. Kadir Ç., şahsi aracıyla belli aralıklarla başka bir şehirden getirdiği bazı paketleri ve ilaçları Hakim F.K.T.’ye teslim ettiğini iddia etti.
Bu iddialar, yargı camiasında "neler oluyor?" sorusunu yüksek sesle sordurmaya başlarken, HSK eldeki verileri "soruşturmanın selameti" açısından yeterli bularak tarihi bir karar verdi.
Adliye Koridorlarında İkinci Şok: "Ben Buradayım!"
Hakkında 3 ay süreyle açığa alınma kararı verilen F.K.T., kararı tebellüğ ettiği an kontrolünü kaybetti. Bir dönem başkanlık yaptığı adliyeye bu kez bir "şüpheli" öfkesiyle giren F.K.T., Başsavcılık katında adeta fırtına estirdi. Görevli personele ve korumalara yönelik sert ifadeler kullandığı iddia edilen hakim, güvenlik güçlerinin müdahalesiyle binadan uzaklaştırılabildi.
Hukuk Kendi İçindeki Yarayı Sarıyor
Cennet Üstemel’in aktardığı bu sarsıcı bilgiler, yargı mekanizmasının kendi içindeki denetim sürecinin ne kadar sert ve tavizsiz işlediğini gösteriyor. Bir hakimin sadece kürsüdeki kararlarıyla değil, özel hayatındaki her adımıyla hukukun saygınlığını korumak zorunda olduğu gerçeği, bu dosyayla bir kez daha tescillenmiş oldu.
Şiddetle başlayan süreç, şimdi yerini "etik ve disiplin" sorgulamasına bıraktı. Çanakkale Adliyesi’ndeki bu depremin artçı sarsıntıları daha uzun süre devam edecek gibi görünüyor.
Yorumlar 1
Kalan Karakter: