MAPEG tarafından 9 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirilen 317 No’lu maden ihalesi, Çanakkale’nin doğasını ve yaşam alanlarını tehdit eden yeni ruhsat sahalarını gün yüzüne çıkardı. Kazdağları merkezli yayılan harita, ekolojik yıkımın boyutlarını gözler önüne seriyor.
Kazdağları ve Çevresinde Maden Yoğunluğu Artıyor
Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından yayımlanan ihale dosyalarındaki haritalar, Çanakkale’deki maden sahalarının coğrafi yayılımını net bir şekilde ortaya koydu. İncelenen haritalara göre ruhsat alanları sadece belirli bir noktada kalmıyor; Lapseki Dumanlıdağ’dan Bayramiç’e, Yenice’den Çanakkale Merkez’e kadar il geneline yayılıyor.

İşte İhale Kapsamındaki O Kritik Bölgeler
Lapseki Dumanlıdağ’dan başlayarak Çanakkale Merkez’e bağlı Kemel, Yukarıokçular, Serçiler, Akçalı, Haliloğlu ve Bodurlar köylerine kadar uzanan bu geniş hat, Bayramiç’te Hacıbekirler ve Osmaniye üzerinden Yenice’nin Tabanköy, Sofular, Haydaroba, Gümüşler, Boynanlar, Pazarköy, Alancık, Suuçtu, Hacılar, Yaylacık ve Kuzupınarı gibi çok sayıda yerleşim birimini içine alıyor. Harita üzerindeki en yoğun kümelenmenin Çanakkale’nin en hassas doğal alanı olan Kazdağları ve çevresinde yoğunlaşması, ekolojik yıkım riskini en üst seviyeye taşıyor.
Mevcut ruhsat sahalarının coğrafi konumu, madencilik projelerinin sadece dağlık arazileri değil; doğrudan orman alanlarını, stratejik tarımsal üretim bölgelerini ve su varlıklarını besleyen havzaları kapsadığını gösteriyor. Bu tablo, gelecekte bölgede yapılacak madencilik faaliyetlerinin yer altı kaynaklarından ziyade doğrudan yer üstündeki yaşam alanlarını, yerel halkın temel geçim kaynaklarını ve biyolojik çeşitliliği hedef alacağını kanıtlıyor. Ekolojik açıdan geri dönülemez etkiler yaratma potansiyeli taşıyan bu ihaleler, Çanakkale’nin tarım ve doğa kenti kimliğini ciddi bir tehdit altına sokuyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: