“Hayvanları beslemek değil, aksine bunu engellemek suç!”

KALEM Farkıyla...

“Hayvanları beslemek değil, aksine bunu engellemek suç!”

“Hayvanları beslemek değil, aksine bunu engellemek suç!”

Çanakkale’de hayvanseverlere yönelik son zamanlarda özellikle site yönetimleri giderek artan baskıları, tehditleri Çanakkale Barosu Hayvan Hakları Komisyon Başkanı A. Burcu Kuzey Kaya’yla konuştuk. Kaya, sahipsiz sokak hayvanlarının beslenmesinin kanunlarla güvence altına alındığını ifade ederek ‘Hayvanları beslemek değil, beslenmesine engel olmak suçtur!” ifadelerini kullandı.
Kalem Gazetesi olarak Çanakkale’de hayavnseverlerin yaşadığı sorunları Çanakkale Barosu Hayvan Hakları Komisyon Başkanı A. Burcu Kuzey Kaya’yla konuştuk. İşte röportajımızdan öne çıkan anlar…
Soru: Sitede, apartmanda oturanların bahçede sahipsiz sokak hayvanlarını beslemesi yasal olarak suç mudur?
“Yasal olarak bir suç değildir, hatta buna engel olmak suçtur. 5199 sayılı hayvanlar Hayvanları Koruma Kanunu 3. Maddesi, hayvanların yaşam ortamını ‘Bir hayvanın veya hayvan topluluğunun doğal olarak yaşadığı yeri ifade eder’ olarak tarif eder. Bu 3. maddeye göre, ‘sokaklar, parklar, hayvansal doğal güdü ve yetenekleri ile girebildikleri özel veya kamuya ait ayırımı olmadan ağaçlı, yeşil bahçeler ve tüm açık alanlar dahil olmak üzere her yer kedi ve köpeklerin doğal olarak yaşadıkları yerler yani ‘yaşama ortamları’dır. Yani kanun yaşama ortamını tarif ederken, özel alan veya kamu alanı diye bir ayırım yapmamış, hayvanın doğal yetenekleri ile kendi seçerek yaşayacağı her yeri yaşam ortamı olarak tanımlamıştır. Bununla birlikte Hayvanları Koruma Kanunu 4. Maddesi’nde de şöyle der; ‘Hiçbir maddî kazanç ve menfaat amacı gütmeksizin, sadece insanî ve vicdanî sorumluluklarla, sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanlara bakan veya bakmak isteyen ve bu Kanunda öngörülen koşulları taşıyan gerçek ve tüzel kişilerin teşviki ve bu kapsamda eşgüdüm sağlanması esastır.’ Yani buradaki doyurma faaliyetinin hayvanseverlerin yasal hakkı olduğu ifade ediyor.”
Soru: Hayvanları beslemenin engellenmesinin ne gibi bir yaptırımı var?
“İdari para cezası var. Bunlarla ilgili görevler de Tarım ve Orman Bakanlıkları İl ve İl Müdürlüklerine veriyor. Yani vatandaş şikayet edecek. Örneğin buradaki DKMP’larda yapılan şikayetlerle diğer derneklerle iş birliği içinde çalışıyorlar. Müdürlükler de onlara pankart veriyor ve beslemenin engellendiği noktalara bu pankartlar asılıyor ve kişi ya da kişilere idari para cezası uygulanıyor.
Soru: Vatandaş bu engellemeyi ispatlamalı mı peki? Elinde ne gibi veriler olması gerekiyor şikayet edebilmesi için?
“Şikayete konu olan her şey kanıt sayılabilir. Sitede beslemenin engellenmesine yönelik Yönetim tarafından alınan karar, Whatsapp konuşması vs. Vatandaş, bunlarla Orman Müdürlüklerine şikayet etmeli. Genelde bu tip olaylarda hayvanseverler baskı gördüğü için genelde hakaret ve tehdit de giriyor işin içine. Bu durumda kişi, adli makamlara da şikayette bulunmalı.
Soru: Özellikle site yönetimleri ‘yönetim planında hayvan beslemek yasak’ şeklinde savlarla hayvansever site sakinlerini sindirmeye çalışıyor. Bu konuda ne diyor peki kanun?
“Yönetim planında ‘hayvan beslemek yasaktır’ ifadesi ancak evcil hayvanları kapsar. Yani evde beslemek yasaklanmış olabilir. Bu durumda da zaten hayvanın tahliyesi için işleyen bir süreç oluyor, direkt o hayvanı evden attırmak gibi bir şey söz konusu olamaz. Ama pek çok site yönetimi bu kararı gerekçe göstererek hayvanseverler üzerinde baskı kuruyor. Oysa bu karar sahipsiz hayvanları asla kapsamıyor. Yani vatandaş böyle bir durum yaşıyorsa bunun bir yaptırımı ya da geçerliliği yok. Hatta bu kararı da mutlaka şikayet etmeli.”
Soru: Hayvan beslemeyi engelleyenlerin savunması da genelde ‘çevre kirliliği’ oluyor. Bu bir mazeret midir?
“Bu bir mazeret değildir. Öyle bir durumda zabıtaya şikayet ediyorlar zaten. Zabıta gidiyor ve bakıyor çevreye verilen bir zarar var mı, bir kirlilik oluşmuş mu diye… Çünkü bazen de tam tersi bir durum oluyor, mamalar yerde ıslanıyor yağmurdan, çamurdan. Zaten böyle olunca hayvan da yemiyor bunu. Hayvanseverlerin o sebepten mutlaka buna da dikkat etmesi lazım. Ama tabii bu bir mazeret değil beslemeyi engellemek için. Zabıta gelip sadece bakabilir böyle bir durum var mı diye. Hayvanları oradan alma gibi bir hakkı asla yok. Bunu sadece belediyeler yapabilir. Onlar da hayvanları alıp kısırlaştırıp aynı bölgeye geri bırakmakla yükümlüdür.
Soru: Bazı vatandaşlar da belediyeyi arayıp kedi köpeklerin toplatılmasını istiyor ama halen, belediyenin böyle bir hakkı yoksa bir şikayet karşısında kanunen ne yapmaları gerekiyor?
“Belediyeler kısırlaştırmak dışında bir hayvanı gelip alacaksa, ortada bir şikayet gerek. Bu da köpekler için oluyor. Bu durumda hayvanın alınıp barınağa götürülmesi için birine zarar vermiş olması gerek. Bunun dışında böyle bir olay yaşanmamışsa bu işlem yapılamaz. Kedileri toplama diye bir olay da yoktur ayrıca. Belediyenin barınağı sadece köpekler için.”
Soru: Belediye köpeği alırken nasıl bir prosedür uygulamalı peki? Hayvanı sakinleştirmek için bir işlem yapılacaksa süreç nasıl işler?
“Hayvan sokaktan alınırken ancak veteriner eşliğinde hayvana sakinleştirici iğne uygulanabilir ama açık konuşmak gerekirse buna pek dikkat edilmiyor. Dahası hayvanları alıp barınak yerine götürüp şehir dışında bir noktaya attıkları da oluyor. Kanunen yapılmaması gerekiyor ama maalesef bu oluyor. O yüzden kişinin mutlaka hayvanı takip etmesi lazım, bir hayvan barınağa gitmişse mutlaka takibi yapılmalı. Bu tip durum olursa da vatandaşlar mutlaka şikayet etmeli. Çünkü biz ancak ortada yapılmış bir şikayet varsa buna müdahil olabiliyoruz. Onun dışında bizi danıştıklarında da mutlaka yardımcı oluyoruz, hukuki olarak ne yapılabilir, onu anlatıyoruz.”
Soru: Peki, son olarak insanlar yaşadıkları ya da tanık oldukları hayvanlara yönelik istismar vakalarını şikayet edecekleri zaman ‘acaba dava açılır da para öder miyim?’ diye kaygılanıyorlar. Bu süreç nasıl işliyor peki, vatandaşın para ödemesi gereken bir durum oluyor mu?
“Hayır, olmuyor. Şöyle ki şu an yeni kanunla birlikte hayvanlara yönelik istismarda para cezasının dışında hapis cezası da geldi bildiğiniz gibi. Eskiden bu durumlarda bir kişi sahipli bir hayvana zarar verdiğinde mala zarar vermeden işlem yapılıyordu, şu an hayvanlar mal statüsünden çıkarıldığı için hapis cezası öngörüldü. Bu kanunla birlikte kişinin sadece başvuracağı kurum değişti. Kişi artık savcılığa diğer, Tarım ve Orman’a şikayet ediyor, onlar inceleyip dosyanın savcılığa gidip gitmeyeceğine karar veriyorlar. Dosya savcılığa giderse para cezası, hapis cezası ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi sonuçlar çıkıyor ortaya. Bu noktada da zaten şikayet eden kişi müşteki olduğu için avukat tutma zorunluluğu yok. Yani ödeyeceği herhangi bir bedel de yok ortada.”

Galeri

Düşünceleriniz...

Arşiv

Takipte Kalın

Çanakkale'nin En Popüler Yerel Gazetesi Kalem, IOS & Android'de...

Kalem gazetesi artık IOS & Android cihazlarınızda. İndirin, seçkin yazarlardan etkin yorumlar, gündem yaratan haberler artık parmaklarınızın ucuna gelsin.

Uygulamayı ücretsiz indirebilir, bir hafta boyunca ücretsiz kullanabilirsiniz. Deneme süresinin sonunda satın alma seçeneklerimizi kullanarak gazeteye sahip olmaya devam edebilirsiniz.

ÜST