İDA Dayanışma Derneği, 29 Aralık 2025 tarihinde Hilton Otel’de, Çanakkale Madenciler Derneği ev sahipliğinde düzenlenen ve “Çanakkale Madenciliğinde Yeni Ufuklar” başlığıyla gerçekleştirilen buluşmaya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, 4 Aralık Dünya Madenciler Günü kapsamında yapılan etkinlikte hiçbir maden emekçisinin yer almamasına dikkat çekilerek, toplantının maden şirketleri ve sektör temsilcilerinin algı çalışmasına dönüştüğü ifade edildi.
Yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:
Maden şirketleri sahipleri elele vermiş yakın bir tarihte Terziler, Serçiler Köyü’nde açılması planlanan Koza Madencilik, Alamos Gold’dan sonra el değiştiren sahaları devraldığı söylenen Tümad, Halilağa’da halkın içme suyunu gasp etmiş olan Cengiz Holding (Truva Madencilik) başta olmak üzere Çanakkale kamuoyunda algı yaratmak için kolları sıvamıştır.
03.01.2026 tarihli Gazete Değişim’de Kerem İriç’in bu konuda kaleme aldığı “Milli Güvenlik Doktrini” başlıklı yazısı ve İbrahim Kürşat Tuna’nın verdiği röportaj tam bir akıl tutulmasıdır. İnsanların Anayasal Hakkı olan Temiz/Sağlıklı Suya Erişim Hakkı romantik slogan çevreciliği olarak nitelendirilmiş, karına kar eklemek isteyen şirketler halkın yaşam kaynaklarına göz dikmiştir. İbrahim Kürşat Tuna Çanakkale 25. dönem MHP’den Çanakkale milletvekilliği yapmış. Havasına, suyuna ölürüm Türkiyem derken romantik sloganlar mı atıyordunuz diye sormak istiyoruz?
Alamos Gold sahayı terk ederken gördüğünüz gibi rehabilite edemedi, neden çünkü ÇED raporunda üst toprağı sıyırıp koruyacağını yazmış ancak ÇED oluru veren tüm kamu kurumları bunu şirket sahayı terk ederken sorgulama gereği duymamıştır. Neden? Çünkü böyle bir işin gerçekliğinin olamayacağını sektör temsilcileri dahil tüm kamu kurumları bilmekte ve maden şirketlerine verilen sorgusuz sualsiz, denetimsiz ÇED olur raporlarıyla öncelikle kendi görev ve yetkilerini yerine getirmeyerek SUÇ İŞLEMİŞLERDİR/İŞLEMEYE DE DEVAM ETMEKTEDİRLER.
Alamos Gold açtığı 1 milyar dolarlık tazminatı zaten kaybetmek üzereyken bu devir işleri gerçekleşti. Tazminat davası için belirttiği gerekçeler zaten yersiz çıktığı için talep ettiği oranı alamayacağını anlayınca aslında arka planda yapılan işbirlikleriyle saha el değiştirdi. Gazeteci olarak bu doğru bilgilerin peşine düşmekte size düşüyor. Yani TÜMAD bir kurtarıcı değil batan geminin mallarını kapan bir avcı gibi düşünülebilir.
Yazı da bir yandan Alamos Gold’un elinden yerli/milli bir güç sahayı devraldı deniyor diğer yandan ne kadar iyi bir şirket yeraltı su kaynakları yerine bakın Altın Zeybek 2 Göletini inşa etti deniyor. Altın Zeybek 2 Göleti’de Alamos Gold’un ÇED raporunda yer almamaktadır. Alamos Gold Zeybek Çayırı Göleti üzerinde inşa etmeye çalıştığı baraj projesi gerçekleşmeyince , Ağı Dağı ve Çamyurt Projesi askıda kalınca Kirazlı Balaban’a yakın ve Kumarlar Köyü tarafından uzun zamandır sulama göleti inşa edilsin diye beklenilen sahada DSİ ile işbirliği içinde baraj inşa etmiş ve o dönemde şirkete su taşıyan borularla halka su taşıyan boruların farkını hatırlarsanız hiç hakkı olmayan, projede yer almayan bir kaynaktan su almaya çalışmıştı. Şimdi bu konu tekrar gündeme geliyorsa TÜMAD’da demek ki Kumarlar Köyü Baraj Göleti’ne göz dikmiş demektir.
Aralık ayında kuraklığı konuştuğumuz, Kepez Beldesi’nde halkın suyu Atikhisar’dan neden almıyoruz, sağlıklı su neden kullanmıyoruz diye isyan ettiği bu günlerde Atikhisar’ı besleyen su kaynaklarına önce Alamos şimdi yerli/milli işbirlikçisi TÜMAD ve hemen sonrasında Koza Madencilik “milli güvenlik”, “beka”, “kritik madenler” “aman da yerli milli” denilerek el konulmaya çalışılmaktadır.
Sudan daha değerli bir varlık yoktur. Su yoksa yaşamda yoktur. 2019 Su ve Vicdan Nöbeti’ni boşa çıkarmak, halkın gözünde değerini düşürmek, yerli milli vurgusuyla insanların gözünü boyamaya çalışmak ve güvenlik korkusu yaratarak sahip olunan kaynaklara el koymaya çalışmak ve bu sayede karınıza kar katmak dışında bir çaba değildir bu. Çanakkale su hakkı için mücadele etmeye devam edecek.
Yorumlar
Kalan Karakter: