Kapalı Alan Bile Zapt Edilemedi, Şimdi Açık Alan Yasaklanıyor
Türkiye, tütünle mücadele tarihinin en radikal yasa tekliflerinden birine hazırlanıyor. AK Parti tarafından TBMM’ye sunulacak yeni düzenleme, "dumansız hava sahası" tanımını kelimenin tam anlamıyla sokağa ve kuma taşıyor.
Artık sadece kapalı alanlar değil; restoranların bahçeleri, çocuk parkları, spor alanları ve hatta plajlar bile yasak kapsamına giriyor. Kağıt üzerinde devrim niteliğinde olan bu hamle, beraberinde devasa bir yaptırım paketini de getiriyor: İhlal halinde 5 bin TL’den başlayıp 10 milyon TL’ye kadar uzanan cezalar ve ruhsat iptalleri gündemde.
Ancak Ankara’da bu yasalar hazırlanırken, taşrada manzara hiç de "dumansız" değil. Örneğin Çanakkale özelinde yaşanan vurdumduymazlık, yeni yasanın uygulanabilirliğini ciddi şekilde sorgulatıyor.
Çanakkale’nin "Kül Tablası" Sınavı: Denetim mi Yok, Cesaret mi Çok?
Yeni yasada en dikkat çeken detaylardan biri, kafe ve restoranların açık alanlarında sigara içenlere yiyecek-içecek servisi yapılmayacak olması. Yani bir nevi "ya içeceksin ya yiyeceksin" dönemi başlıyor. Peki, hali hazırda mevcut yasakları bile takmayan bir esnaf profili varken bu nasıl mümkün olacak?
Çanakkale’de bugün herhangi bir kafeye girdiğinizde, bırakın açık alanı, kapalı alanların bile duman altı olduğunu görmek sıradan bir durum haline geldi. Yerel esnafın denetimsizlikten aldığı cesaret, yasakları sadece birer "tabela süsü" haline getirmiş durumda.

Çanakkale'de denetim yok; işletmeler kapalı alanda sigara içilmesine izin veriyor
Çanakkale sokaklarındaki kafeler artık deniz havası değil, masa üzerlerinden kaldırılmaya bile tenezzül edilmeyen içi izmarit dolu kül tablalarının ağır kokusunu yayıyor. Müşterinin talebi ve işletmecinin "müşteri kaçmasın" kaygısı, halk sağlığının önüne geçmiş vaziyette. Kapalı alanda sigara içilmesine göz yummak bir yana, adeta teşvik eden bu gevşek tutum, yeni gelecek "milyonluk" cezaların Çanakkale’de ne kadar ciddiye alınacağı konusunda büyük bir soru işareti yaratıyor.
Elektronik Sigara "Tütün" Oldu, Nakit Satış Tarihe Karışıyor
Düzenlemenin bir diğer ayağı ise teknolojik tütün ürünleri. Artık elektronik sigaralar, ısıtılmış tütün ürünleri ve bunların sıvıları da resmen "tütün ürünü" sayılacak. Bu, sokakta elinde "puf" ile gezen gençlerin de artık radar altında olduğu anlamına geliyor.
Daha da çarpıcı olanı ise çocukların erişimini engellemek için getirilen "nakit satış yasağı". Tütün ürünleri artık sadece kredi kartıyla satılabilecek; böylece her satışın bir izi, bir kimliği olacak.
Çocuklara sigara satan işletmecileri ise sadece para cezası değil, 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası bekliyor. Denetimlerin valilik ve kaymakamlıklar bünyesinde kurulacak "özel tütün ekipleri" tarafından yapılacağı söyleniyor.
Kağıt Üzerinde Aslan, Sahada Kedi mi?
Yasa teklifi yasalaştığında, plajda sigara yakmanın bedeli 5 bin TL olacak. İşletmesini tütün dumanına teslim eden esnaf ise milyonluk cezalarla karşı karşıya kalacak. Ancak Çanakkale örneğinde gördüğümüz üzere; kül tablasının masada durduğu, denetçinin kapıdan uğramadığı bir düzende, cezanın miktarından ziyade "uygulanabilirliği" önem kazanıyor.
Eğer denetimler yine sadece ihbar üzerine ve "dostlar alışverişte görsün" mantığıyla yapılırsa, Türkiye’nin en kapsamlı tütün yasası da maalesef Çanakkale’nin o kül kokan kafelerinde boğulup gidecek.

Özellikle yerel işletmeler zincir işletmelere göre bu konada ciddi tölarans gösteriyor
EDiTÖRÜN NOTU: Çanakkale'deki denetimsizlik haberi, yerel makamları harekete geçmeye zorlayayıp "kamuoyu baskısı" yaratırmı onu bilemeyiz ama emin olabilirsiniz, kafelerde herkes tüttürmeye devam edecektir.
Türkiye'de tütün ve tütün mamullerine yönelik denetimler, 4207 sayılı Kanun kapsamında Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda yürütülmektedir. Sahadaki fiili denetimler ise valilik ve kaymakamlıklar bünyesinde oluşturulan, bünyesinde emniyet/jandarma personeli, sağlık memurları ve belediye zabıta ekiplerinin bulunduğu "İl/İlçe Tütün Kontrol Kurulları" ve bu kurullara bağlı denetim ekipleri tarafından gerçekleştiriliyor.
İşletmelerin ruhsat ve ticari faaliyetlerine ilişkin denetimlerde belediyeler ve mülki idare amirlikleri yetkiliyken, satış belgeleri ve piyasa düzenlemeleri konusunda Tarım ve Orman Bakanlığı (Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığı) ana yetkili kurum.
Peki o zaman Çanakkale'de kapalı alanda tütün içinler, içmeyenleri zehirlerken, izmarit kosunu üzerine sinerken neden denetim yapılmıyor. Örneğin, ilgili kurumlar şu son 10 günde kaç yerde tütün denetimi (kapalı alanda sigara içiren işletmeler) yapmış. Kaç yere ne kadar cezai işlem uygulamış. Hangi işletmeye kapama veya ruhsat iptali yapmış. Biliyor muyuz; elbette bilmiyoruz.
Çanakkale'nin kafelerdeki sağlığı işletme sahiplerinin insafına terkedilmiş durumda.
Yorumlar
Kalan Karakter: