Türkiye’nin en büyük adası olan ve Ege Denizi’nin kuzeyinde son derece stratejik bir konumda bulunan Gökçeada, bu kez bir yurttaşın dikkat çekici uyarılarıyla gündemde. Adada yaşayan ve sosyal medya paylaşımlarıyla kamuoyunun yakından tanıdığı Muharrem Serttaş, 2026 kış mevsiminde barajların tam kapasite dolması ihtimaline dikkat çekerek, su yönetimi ve nüfus planlaması konusunda kapsamlı bir çağrıda bulundu.
Kendini yaşadığı kente karşı sorumlu hisseden, adanın kültürel dokusu, çevresel sorunları ve siyasi gelişmelerine dair paylaşımlarıyla bilinen Muharrem Serttaş, son açıklamasında özellikle su kaynaklarının yönetimi konusuna odaklandı. Serttaş, 2026 kış sezonunda yoğun yağışlar sonucu barajların tam kapasite dolmasının kuvvetle muhtemel olduğunu belirterek, bu durumun doğru planlama yapılmadığı takdirde ciddi bir kaynak israfına yol açacağını ifade etti.
Paylaşımında ilk olarak, barajlarda biriken fazla suyun dip savaklar açılarak denize boşa akıtılması yerine, özel göletler inşa edilmesini öneren Serttaş, bu suyun yaz aylarında tarımsal sulamada kullanılmasının hem üreticiye hem de ada ekonomisine büyük katkı sağlayacağını vurguladı. Özellikle iklim krizinin etkilerinin her geçen yıl daha fazla hissedildiği günümüzde, suyun depolanarak verimli kullanılması gerektiğini dile getirdi.
Serttaş’ın dikkat çektiği ikinci önemli başlık ise uzun vadeli planlama oldu. Gökçeada’nın yer üstü ve yer altı su kapasitesinin bilimsel verilerle ortaya konulması gerektiğini belirten Serttaş, nüfus artış hızının da hesaba katılarak önümüzdeki 10 ila 25 yılı kapsayan nüfus projeksiyonlarının hazırlanmasının zorunlu olduğunu ifade etti. Bu veriler ışığında kapsamlı su, tarım ve yerleşim master planlarının yapılmaması halinde adanın gelecekte ciddi sorunlarla karşılaşabileceği uyarısında bulundu.
Türkiye’nin en büyük adası olmasının yanı sıra, Ege’deki stratejik konumu nedeniyle de ayrı bir öneme sahip olan Gökçeada, son yıllarda artan yerleşim ve turizm baskısıyla karşı karşıya. Muharrem Serttaş’ın çağrısı, yalnızca bir bireysel görüş değil; adanın sürdürülebilir geleceği için yerel ve merkezi yönetime yönelik güçlü bir kamuoyu mesajı olarak değerlendiriliyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: