Dünya Ormancılık Günü dolayısıyla bir açıklama yayımlayan Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Türkiye’nin orman varlığına dair çarpıcı verileri paylaştı. Resmî rakamlarda orman varlığı %29,98 olarak görünse de, FAO (Gıda ve Tarım Örgütü) standartlarına göre gerçek oranın yalnızca %18 bandında kaldığına dikkat çeken dernek yetkilileri, mevcut ormanların yaklaşık yarısının ise "kritik" durumda olduğunu vurguladı.
Açıklamada, orman alanlarının madencilikten enerjiye, turizm projelerinden imar baskısına kadar pek çok koldan kuşatıldığı belirtilerek, doğal varlıkların birer "kereste deposu" veya yatırım alanı olarak görülmesinin ekosistemi geri dönülemez bir yıkıma sürüklediği ifade edildi.
Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği tarafından yapılan açıkalamada şu ifadelere yer verildi:
Türkiye'nin orman varlığı kâğıt üzerinde %29,98 görünse de, FAO standartlarına göre gerçek oran sadece %18!
Türkiye'deki ormanların %50'ye yakınının durumu oldukça kritik. Ormanlarımız, madencilik, enerji, altyapı, turizm projeleri ve imar baskısı ile yok edilmekte, yağmalanmakta, parçalanmakta ve bozulmakta.
Diğer yandan da son yıllarda iklim değişikliği kaynaklı aşırı sıcaklar nedeniyle meydana gelen vahşi yangınlar da orman varlıklarımızı bitirmekte.
İktidarın politikaları ile sermayenin rant alanına dönüştürülmüş olan ormanlarımıza her türlü yatırımın yapılabileceği, gözden çıkartılabilecek kereste deposu olarak bakılmakta.
2018’den bu yana 50 milyon m² orman alanı (yaklaşık Belgrad Ormanı büyüklüğünde) sınır dışına çıkarıldı. Oldukça önemli bir karbon yutak alanı olan ormanlarımızın 2017'de 100 milyon ton olan yutak kapasitemiz ne yazık ki yanlış politikalarla 84 milyon tona düştü.
İktidarın 2053’de “net sıfır” karbon hedefi, ormanlarımız sermayenin insafına bırakıldığı sürece gerçekleşemez.
Oysa ormanlar yalnızca orman değildir! Her türlü biyoçeşitliliği, yaban hayatı ile bir ekosistemdir; kurtların, kuşların, sincapların yuvasıdır. Su varlıklarımızın teminatı, iklimin sigortasıdır.
Orman yoksa, yaşam yok!
Çözüm belli:
Ormanlar enerji ve madencilik yatırımlarına, mega altyapı projelerine kapatılmalı,
Ormancılık dışı tahsislere son verilmeli,
Ormanlık alanlar “özelliklerini yitirdi” gerekçesi ile orman dışına çıkartılmamalı, yitiren yerler var ise yeniden orman özelliği kazandırılmalı,
Kereste üretimi sınırlandırılmalı,
Ormanları koruyan ve geliştiren ekolojik öncelikli politikalara dönülmelidir.Doğanın çıkarı, sermayenin kârından üstündür!
Ormanlarımız rantın değil, yaşamın güvencesidir!
Yorumlar
Kalan Karakter: