Küresel kanser insidansı incelendiğinde kadınlarda en sık karşılaşılan bu kanser türünün 2018 yılı itibari ile 2.088.849 kadını etkilediği, kadınlarda görülen kanserler arasında meme kanseri oranının %25'ten fazla olduğu, yani kanser hastalığına yakalanan her 4 kadından 1'inin meme kanserine yakalandığı söylenebilir. Yaşam tarzı ve genetik de dahil olmak üzere birçok faktör kanser riskinizi etkiler. Beslenmeniz, meme kanseri riskinizi azaltmaya ya da sizi korumaya yardımcı olabilir. Peki hangi besinlerin ne gibi etkileri vardır?
Yeşil yapraklı sebzeler
Beta karoten, lutein ve zeaksantin gibi karotenoid antioksidanlar içerir. Bu antioksidanların daha yüksek kan seviyeleri, meme kanseri riskinin azalmasıyla ilişkilidir. 7.011 kadın üzerinde yapılan 8 çalışmanın 2012'de yapılan daha eski bir analizi, karotenoid düzeyi yüksek olanların, düşük düzeydeki kadınlara kıyasla meme kanseri riskinin önemli ölçüde azaldığını buldu. Benzer şekilde, 2015 yılında yapılan büyük bir araştırma, daha yüksek kan toplam karotenoid seviyelerinin, meme kanseri riskinin %18-28 azalmasına ve ayrıca halihazırda meme kanseri olanlarda nüksetme ve ölüm riskinin azalmasına yol açtığını göstermiştir. Bu çalışma 20 yıllık bir süre boyunca 32.826 kadını takip etti. Bazı araştırmalar, yeşil yapraklı sebzelerde yoğunlaşan bir B vitamini olan folat alımının meme kanserine karşı korunmaya yardımcı olabileceğini bulmuştur. Folat alımının meme kanseri riski üzerinde olumlu veya olumsuz önemli bir etkisinin olup olmadığı konusunda genel olarak araştırmalar karışıktır. Daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.
Turpgillerden sebzeler
Karnabahar, lahana ve brokoli gibi turpgillerden sebzeler meme kanseri riskinizi azaltmanıza yardımcı olabilir. Turpgillerden sebzeler vücudunuzun izotiyosiyanat adı verilen moleküllere dönüştürebileceği glikozinolat bileşikleri içerir. Bunların önemli antikanser potansiyeli vardır. Özellikle, 1.493 Güney Çinli kadının katıldığı bir çalışma, toplam turpgillerden sebze alımının daha yüksek olması ile meme kanseri riskinin azalması arasında bağlantı kurdu.
Allium sebzeleri
Sarımsak, soğan ve pırasanın hepsi allium sebzeleridir. Organosülfür bileşikleri, flavonoid antioksidanlar ve C vitamini de dahil olmak üzere bir dizi besin içerirler. Bunlar güçlü antikanser özelliklere sahip olabilir. Porto Riko'da 660 kadının katıldığı bir araştırma, yüksek sarımsak ve soğan alımını meme kanseri riskinin azalmasıyla ilişkilendirdi. Benzer şekilde, 285 İranlı kadının katıldığı bir araştırmada, yüksek miktarda sarımsak ve pırasanın meme kanserine karşı koruma sağlayabildiği ortaya çıktı. Yüksek miktarda çiğ soğan alımının da küçük bir koruyucu etkisi olabilir. İlginç bir şekilde, çalışma aynı zamanda yüksek pişmiş soğan tüketiminin artan meme kanseri riski ile ilişkili olduğunu da buldu.
Yağlı balık
Somon, sardalye ve uskumru gibi yağlı balıkların sağlık açısından etkileyici yararları bilinmektedir. Omega-3 yağları, selenyum ve astaksantin gibi antioksidanlar kansere karşı koruyucu etkiler sunabilir. Bazı çalışmalar yağlı balık yemenin özellikle meme kanseri riskinizi azaltabileceğini gösteriyor. 2013 tarihli daha eski bir literatür taramasında toplam 883.585 kişiyi kapsayan 21 araştırma analiz edildi. Araştırmacılar, deniz ürünleri kaynaklı omega-3'leri en fazla tüketenlerin, en düşük miktarda tüketenlere kıyasla meme kanseri riskinin %14'e kadar azaldığını buldu. Balık tüketimi ve yağ asitleri üzerine yapılan diğer çalışmalarda da benzer bulgular bildirilmektedir. Daha fazla yağlı balık, daha az rafine yağ ve ultra işlenmiş gıdalar yiyerek omega-3 ila omega-6 oranınızı dengelemek, meme kanseri riskinizi de azaltmanıza yardımcı olabilir.
Fermente gıdalar
Yoğurt, kimchi, miso ve lahana turşusu gibi fermente gıdalar, meme kanserine karşı koruma sağlayabilecek probiyotikler ve diğer besinleri içerir. 2015 yılında yapılan 27 çalışmanın yer aldığı bir literatür taraması, yoğurt ve kefir gibi fermente süt ürünleri de dahil olmak üzere süt ürünleri tüketimini hem Batı hem de Asya toplumlarında meme kanseri riskinin azalmasıyla ilişkilendirmiştir. Test tüpü çalışmaları ve hayvan araştırmaları, bu koruyucu etkinin belirli probiyotiklerin bağışıklık artırıcı etkileriyle ilişkili olduğunu göstermektedir.
Yorumlar
Kalan Karakter: