Sevgili okuyucu, yaşamsal yolculuğun nehirler gibi akıyor. Bu ruhani yolculuğun için senden alınan sorgulama, merak ve düşünme yetileri, yerini şükür nehrine bırakıyor. Aslında hayatın akıyor. Akan sular dere yatağına mahkum ve ilerlemeye çalışıyor. Çok şükür, iyiyiz. Arada sırada çatlakların olsa ışık alsan fena mı olur? Baştan söyleyeyim, bu bir ideolojik çağrı değil! Zira ideoloji konusu, çokça tartışılır. Fakat bizi sürükleyen, bireysel yaşamımız sonsuz değil! Sorunsuz da değil! Bu durumu da göz ardı edemeyiz.
Geleneksel yaşamımızı da günümüzün beklentilerine göre geliştirmemiz gerekiyor. İhtiyaca göre yenilenmeyen gelenek bizlerin ruhunu eski çağlara çeker. Toplum için iyiliğe odaklanmak en sağlam inanç olabilir.
'Bir tarla satarım, erkek çocuğumu evlendiririm' devri bitti. Bitmeyen şey ise her fırsatı ranta çevirmek.
Orman köylerimizin ağaçları kesile kesile bitmedi. Tonlarca TIR her gün onları doğamızdan ayırıp yola çıkarıyor. Kesim yapılan arazilerin yollarına küçük tabelalar koyuyorlar ve şirket isimleri "dikkat" levhasının yanında yer alıyor.
Gözümüzün önünde olan bu rant pazarlığı, bizi günden güne zehirliyor. Tarım arazilerimiz ve hayvancılığımız tehdit altına giriyor. Tarım arazilerimizin, üretimde kullanılmaması, nadasa bırakılması veya çeşitli nedenlerle atıl kalması problemi son derece hayati bir konu. Mülkiyet sorunu, ailevi anlaşmazlıklar ve kente göç, atıl arazi sorununa yol açan başlıca etkenler arasında yer alıyor.
Atıl durumdaki arazilerin üretime kazandırılması için, üretici adaylarıyla ve köy muhtarlarıyla iş birliği yapılabilir.
Beş yıl önce kadar, yaklaşık altı dönüm olan imarlı bir arazinin satılmasına tanık oldum. Satın alan aile İstanbul' da yaşıyordu. Aldıkları araziye prefabrik ev koydular ve o evde yaşamayı denediler. On gün belki de on beş gün sürdü, köy hayatları. Ailenin satın almasının üzerinden sadece bir yıl geçmişti. Bir başkasına satılması da bir yıl zaman almış oldu. Satın alan yeni kişi araziyi parselledi. Artık elden ele geçen ve kimsenin işlemediği parsel parsel yerlerimiz var. Böyle örnekleri eminim çoğaltabiliriz. Mirasçı anlaşmazlıklarından ortaya çıkan ihale satışları. Çocuğundan mal kaçırmak için tarlasını torununa veren. Hobi bahçesi rüyasına kapılıp pes eden. Emlakçı iş birlikleri ile kazanç sağlayan...
Sonunda herkes bugünü kurtarıyor. Yarından bir haber...
İyi haftalar.
Yorumlar
Kalan Karakter: