Türkiye’nin yeni en zenginler listesi yenilendi. İlk 10’da yer alan isimlerin çoğu kamuoyunun yakından tanıdığı iş insanları. Ancak bu yıl listede 9. sıradan giren bir isim özellikle dikkat çekiyor: Selçuk Bayraktar. Savunma sanayiindeki başarılarıyla bilinen Bayraktar, 2,7 milyar dolarlık servetiyle listeye hızlı bir giriş yaptı.
Listeye uzaktan bakıldığında milyar dolarlar insanın gözünü kamaştırıyor. Fakat işin ilginç tarafı şu: Türkiye’nin ilk 10 zengininin toplam serveti sadece 34,5 milyar dolar. “Sadece” kelimesi kulağa tuhaf geliyor ama karşılaştırma yapınca tablo değişiyor. Dünyanın en zengin insanı olan Elon Musk’ın serveti yaklaşık 750 milyar dolar seviyesinde. Bu ölçekte bakınca Türkiye’deki toplam rakam küçükmüş gibi algılanabiliyor.
Yani bizim 10 en zenginimizin servetinden Elon Musk'un serveti 21 kat daha fazla. Meseleye böyle bakınca 34.5 milyar dolar azmış gibi geliyor.
Oysa 34,5 milyar dolar, teoride değil fiziksel olarak düşündüğümüzde son derece devasa bir büyüklük.
Hadi gelin acayip hesaplar yapalım, bakalım karşımıza ne çıkacak ?
Bu paranın tamamını 100 dolarlık banknotlar halinde düşündüğümüzde ortaya 345 milyon adet banknot çıkıyor. Bir adet 100 dolarlık banknotun uzunluğu 15,6 santimetre. Bu ölçüyü temel aldığımızda, 34,5 milyar doların banknotlarını uç uca eklediğimizde toplam uzunluk yaklaşık 5 milyar 382 milyon santimetreye ulaşıyor.
Bu mesafeyi kilometreye çevirdiğimizde ise karşımıza 53 bin 820 kilometrelik devasa bir uzunluk çıkıyor. Karşılaştırma yapmak gerekirse, dünyanın çevresi yaklaşık 40 bin 75 kilometre. Yani 34,5 milyar doları 100 dolarlık banknotlar halinde yan yana dizmek, dünyanın etrafını neredeyse 1,5 kez dolaşacak bir uzunluk anlamına geliyor.
Kâğıt üzerinde “milyar dolar” olarak görünen rakam, fiziksel ölçülere döküldüğünde hem mesafe hem de büyüklük açısından çarpıcı bir tablo ortaya koyuyor.
Bankalar bu parayı “deste” olarak sayar. Bir destede 100 adet banknot olduğunu varsayarsak, 3 milyon 450 bin deste eder. Sadece saymak bile yıllar alır.
Bir de işin insan gücüyle sayma tarafı var.
Bu parayı bir kişinin elle saymaya kalktığını düşünelim. Deneyimli bir banka çalışanının, hiç hata yapmadan ve ritmini bozmadan saniyede 1 adet banknot sayabildiğini varsayalım. Bu hızla, 345 milyon adet 100 dolarlık banknotu saymak tam 345 milyon saniye sürer.
Bu süreyi gün ve yıla çevirdiğimizde ortaya çıkan tablo şaşırtıcı:
Aralıksız, hiç uyumadan, yemek yemeden, mola vermeden sayıldığı varsayımıyla bile bu işlem yaklaşık 11 yıl sürüyor.
Gerçek hayata dönersek tablo daha da uzuyor. Günde 8 saat çalışan bir kişinin bu parayı sayabilmesi için yaklaşık 33–35 yıl gerekir. Yani işe başlayan bir kişi, emekliliğe yaklaşmadan bu paranın son destesine bile ulaşamaz.
Üstelik bu sadece “sayma” süresi. Hata payı, yeniden sayım, kontrol ve güvenlik adımları işin içine girdiğinde, bu büyüklükte bir paranın insan eliyle sayılması pratikte mümkün değil. Bu yüzden bankalar ve merkez bankaları bu ölçekteki tutarları insanlara değil, yüksek hızlı sayım ve kontrol makinelerine emanet ediyor.
Parayı sadece yan yana dizmek değil, üst üste koymak da çarpıcı sonuçlar veriyor. Bir 100 dolarlık banknotun kalınlığı yaklaşık 0,11 milimetre. 345 milyon adet banknotu üst üste koyduğunuzda ortaya çıkan yükseklik yaklaşık 37 bin 950 metre, yani yaklaşık 38 kilometre oluyor.
Bu ne demek?
Bu para yığını, ticari uçakların seyir irtifasının dört katına kadar yükseliyor. Başka bir ifadeyle, 34,5 milyar dolarlık banknot kulesi, yeryüzünden bakıldığında atmosferin sınırlarına doğru uzanan yapay bir dağ gibi dururdu.
İşin hacim boyutu da en az mesafe kadar çarpıcı. Tüm banknotlar bir araya getirildiğinde ortaya çıkan yaklaşık 390 metreküplük para hacmi, standart bir futbol sahasının orta yuvarlağını bel hizasına kadar dolduracak büyüklükte. Parayı bir stadyuma serdiğinizi düşünün; tribünler dolu olmasa bile, sahadaki görüntü tek başına insanın algısını zorluyor.
Taşımak için kaç tır gerekli ?
Bu paranın toplam ağırlığı yaklaşık 345 ton. Karayolunda kullanılan standart bir TIR’ın ortalama taşıma kapasitesi 80–90 ton civarında. Yani 34,5 milyar doları nakit olarak taşımak için en az 4, hatta güvenlik payıyla 5 tam dolu TIR gerekiyor. Üstelik bu TIR’ların tamamı sadece banknot taşıyor; kasa, palet, güvenlik ekipmanı dahil değil.
Bütün bu hesaplar şunu gösteriyor:
“Milyar dolar” ifadesi kulağa soyut geliyor olabilir. Ancak bu para; dünyayı bir buçuk kez dolaşan uzunlukta, uçak irtifasına yaklaşan yükseklikte, TIR konvoylarıyla taşınabilecek ağırlıkta somut bir gerçeklik.
Türkiye’nin en zengin 10 isminin toplam serveti olan 34,5 milyar dolar, rakamdan ibaret değil. Ölçüsü var, ağırlığı var, hacmi var. Ve hepsi bir araya geldiğinde, insanın para algısını yerinden oynatan bir tablo ortaya çıkıyor.
Gelin bir de asgari ücrnet üzerinden bakalım
2026 yılı için aylık asgari ücretin 28 bin 75 TL olduğu kabul edildiğinde, yıllık asgari ücret maliyeti kişi başına yaklaşık 336 bin 900 TL’ye ulaşıyor. 34,5 milyar doların güncel kurla 1 trilyon liranın biraz üzerinde bir büyüklüğe denk geldiği düşünüldüğünde, bu para yaklaşık 3 milyon asgari ücretliye tam 12 ay boyunca maaş ödemeye yetiyor.
Kişi başına böldüğümüzde tablo daha da çarpıcı. Türkiye nüfusunu yaklaşık 85 milyon kabul edersek, 34,5 milyar dolar her bir vatandaşa yaklaşık 405 dolar düşmesi anlamına geliyor. Bu tutar tek başına servet yaratmaz belki ama toplam rakamın büyüklüğünü somutlaştırıyor.
Günlük harcamayla kıyasladığımızda işin boyutu değişiyor.
Bir kişinin günde 100 dolar harcadığını düşünelim; bu oldukça lüks bir yaşam temposu. Bu hızla bile 34,5 milyar doları bitirmek için yaklaşık 945 bin yıl gerekir. Yani tarih öncesi çağlardan bugüne uzanan bir zaman dilimi.
Şehir ölçeğine indiğimizde:
Bu parayla, altyapısı dahil onlarca orta ölçekli şehir sıfırdan kurulabilir; binlerce okul, yüzlerce hastane, limanlar ve ulaşım ağları inşa edilebilir. Rakam, bireysel zenginlikten çok kamusal ölçekte bir güç anlamına geliyor.
Tüm bu hesaplar gösteriyor ki;
Türkiye’nin en zengin 10 isminin toplam serveti olan 34,5 milyar dolar, sadece Forbes listelerinde yer alan bir istatistik değil. Yan yana dizildiğinde dünyayı bir buçuk kez dolaşan, üst üste konduğunda uçak irtifasına yaklaşan, sayılmaya kalkıldığında bir insan ömrünü aşan devasa bir büyüklük.
Bu nedenle “milyar dolar” ifadesi kulağa sıradan geliyorsa, sorun rakamlarda değil; hayal gücümüzün sınırlarında.
Velhasıl zenginin parası züğürdün çenesini yorarmış. Yorulduk değil mi. O zaman hadi size ülkemizin en zengin ilk 10 listesini verelim de daha fazla yorulmayın.

10. Mehmet Sinan Tara – 2.5 milyar dolar
Mehmet Sinan Tara (1958, İDUL’nın Yönetim Kurulu Başkanıdır. Türk müteahhitlik sektörünün duayen isimlerinden Şarık Tara’nın oğlu olan Tara, köklü bir sanayi geleneğinin temsilcisi olarak öne çıkmaktadır.
Eğitimini Alman Lisesi’nde tamamlayan Sinan Tara, ETH Zürih'o'Stanford University’de işletme alanında yüksek lisans yapmıştır. 1980 yılında ENKA bünyesine katılan Tara; saha mühendisi, genel müdür ve yönetim kurulu üyesi gibi farklı görevlerde bulunmuş, 1994 yılında babası Şarık Tara’dan Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini devralmıştır. Aynı zamanda TÜSİAD ve Türkiye Müteahhitler Birliği üyesi olan Sinan Tara, ENKA’nın küresel ölçekteki büyüme stratejisinde belirleyici rol oynamıştır.

9. Selçuk Bayraktar – 2.7 milyar dolar
Selçuk Bayraktar (7 Ekim 1979, İstanbul Sarıyer), Türk mühendis ve iş insanıdır. Türkiye’nin yerli İHA/SİHA projeleri arasında simgeleşen B ile ilk milli insansız savaş uçağı prototipi Kızılelma’nın mimarıdır. Baykar’ın Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Lideri olarak görev yapan Bayraktar, savunma sanayiinde yerli ve milli üretimin öncülerinden biri olarak kabul edilmektedir. Eğitimini ABD’de tamamlayan Bayraktar, İLE’de lisansüstü çalışmalar yapmıştır.
2016 yılında Sümeyye Erdoğan Bayraktar ile evlenen Selçuk Bayraktar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın damadıdır. Aynı zamanda T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanıdır. 2026 yılı itibarıyla net serveti 2 olarak hesaplanan Bayraktar, teknoloji ve savunma alanındaki çalışmaları nedeniyle Astar ile de ödüllendirilmiştir.

8. Mustafa Rahmi Koç 2.7 milyar dolar
Koç Holding A.Ş. Şeref Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi olan Rahmi Koç, 9 Ekim 1930’da Ankara’da doğdu.
Johns Hopkins Üniversitesi’nde (ABD) İşletme eğitimi alan Koç, askerlik hizmetini tamamladıktan sonra çalışma hayatına 1958’de Ankara’da, Otokoç’ta başladı. 1960’ta Koç Topluluğu’nu Ankara’da temsil eden Koç Ticaret’e geçen Rahmi M. Koç, Koç Holding’in Ankara’da bulunan merkezinin 1964 yılında İstanbul’a taşınmasıyla Koç Holding A.Ş. Genel Koordinatörü oldu. Sırasıyla 1970’te İcra Kurulu Başkanlığı, 1975’te Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı ve 1980’de İdare Kurulu Başkanlığı görevlerini yaptı.
30 Mart 1984’te merhum Vehbi Koç Yönetim Kurulu Başkanlığı’ndan ayrılınca Başkan seçilen Rahmi M. Koç, görevine emekli olduğu 4 Nisan 2003 yılına kadar devam etti. Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı büyük oğlu Mustafa V. Koç’a devreden Rahmi M. Koç, bu tarihten itibaren Yönetim Kurulu üyeliğine devam ederken, Onursal Başkan ünvanını aldı.

7. Filiz Şahenk 2.9 milyan dolar
Filiz Şahenk, Türk iş dünyasının köklü ailelerinden birine mensup olup, Doğuş Grubu’nun kurucusu ’in kızı ve iş insanı Ferit Faik Şahenk’in kardeşidir. Eğitim hayatına Türkiye’de başlayan Şahenk, öğrenimini yurt dışında tamamlayarak uluslararası bir perspektif kazandı.
Babasının vefatının ardından Doğuş Holding’in yönetim kurulu üyeliğine getirilen Filiz Şahenk, ilerleyen süreçte Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini üstlendi. Grup bünyesinde özellikle turizm, kültür-sanat ve kurumsal sosyal sorumluluk alanlarında aktif rol alan Şahenk, Doğuş Grubu’nun kurumsal sürekliliği ve kuşaklar arası yönetim geçişinde etkili isimlerden biri olarak öne çıkmaktadır.

6. Semahat Sevim Arsel – 3.1 milyar dolar
Semahat Sevim Arsel (1928), Türk iş dünyasının en saygın ve etkili kadın figürlerinden biridir. Türkiye’nin en büyük sanayi ve hizmet grubu olan Koç Holding’in yönetiminde uzun yıllar aktif rol alan Arsel, holdingin kurucusu ve Türk sanayisinin öncü isimlerinden Vehbi Koç’un (1901–1996) en büyük çocuğudur.
Eğitim, sağlık ve kültür-sanat alanlarında destek verdiği vakıf ve kurumlarla da tanınan Semahat Sevim Arsel, yalnızca servetiyle değil; kurumsal yönetim anlayışı, sosyal sorumluluk yaklaşımı ve Koç Topluluğu’nun kuşaklar arası sürekliliğine sağladığı katkılarla da Türk iş dünyasında özel bir konuma sahiptir.

5. Ferit Faik Şahenk – 3.1 milyar dolar
Ferit Faik Şahenk (18 Mart 1964, Ankara), Türkiye’nin önde gelen iş insanları arasında yer almakta olup Doğuş Grubu’nun Yönetim Kurulu Başkanıdır. Bankacılık sektöründe uzun yıllar belirleyici bir rol üstlenen Şahenk, aynı zamanda Garanti Bankası’nın eski Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütmüştür. 2024 yılı itibarıyla şahsi servetinin yaklaşık 2,4 milyar dolar olduğu hesaplanan Şahenk, turizmden otomotive, medyadan gayrimenkule uzanan geniş bir yatırım portföyüyle Türk özel sektörünün en etkili figürlerinden biri olarak gösterilmektedir.

4. Feridun Geçgel – 3.4 milyar dolar
Feridun Geçgel (1970, Şanlıurfa), Türk iş dünyasında girişimcilik temelli yükselişiyle öne çıkan bir iş insanıdır. Lise eğitiminin ardından erken yaşta ticaret hayatına atılan Geçgel, iş yaşamına Özgüney Elektrik A.Ş.’yi kurarak başladı. Elektrik ve elektronik malzeme satışı alanında faaliyet gösteren şirketiyle sektörde kısa sürede güçlü bir yer edinen Geçgel, attığı bu ilk adımı daha sonra farklı alanlara yayılan yatırımların temel taşı haline getirdi. Bugün, istikrarlı büyüme ve yerel sermayeden ulusal ölçekte başarıya uzanan girişimcilik hikâyesiyle dikkat çekmektedir.

3. Erman Ilıcak – 3.7 milyar dolar
Erman Ilıcak (3 Ekim 1967, Ankara), Türk iş dünyasında küresel ölçekte faaliyet gösteren bir iş insanı, yatırımcı ve hayırseverdir. 1993 yılında temellerini attığı Rönesans Holding, bugün uluslararası müteahhitlik liginde dünyanın en büyük 50 şirketi arasında yer almakta; Avrupa ve Türkiye ölçeğinde ise sektörün en büyük ve en etkili gruplarından biri olarak gösterilmektedir. Holding, özellikle mühendislik, altyapı ve büyük ölçekli endüstriyel projelerdeki varlığıyla dikkat çekmektedir.

2. Şaban Cemil Kazancı – 5.1 milyar dolar
Şaban Cemil Kazancı (1961, İstanbul), Türk iş dünyasının enerji alanındaki en etkili isimlerinden biridir. Türkiye’nin köklü grupları arasında yer alan Kazancı Holding ile holdingin amiral şirketi Aksa Enerji’nin Yönetim Kurulu Başkanlığı ve CEO’luk görevlerini yürütmektedir. Ocak 2026 itibarıyla, küresel ölçekte servetiyle öne çıkan dünyanın en zengin 1000 kişisi arasında yer alan sınırlı sayıdaki Türk iş insanından biri olarak gösterilmektedir.

1. Murat Ülker – 5.,3 milyar dolar
Murat Ülker (21 Mart 1959, İstanbul), Türk sanayici ve milyarder iş insanıdır. Ocak 2026 itibarıyla dünyanın en zengin 800 kişisi arasında yer alan iki Türk’ten biridir. Ülker, 2000–2020 yılları arasında Orta ve Doğu Avrupa’nın en büyük gıda gruplarından biri kabul edilen Yıldız Holding’in yönetim kurulu başkanlığını yürütmüştür.
Rakamlar kağıt üzerinde soyut görünebilir. Ama 345 tonluk, TIR’lara sığmayan bir para yığınına dönüştüğünde, “milyar dolar” ifadesi artık sadece bir sayı olmaktan çıkıyor.
Türkiye’nin en zenginleri listesi, bu yıl belki de ilk kez hesapla, ölçüyle ve ağırlıkla bu kadar somut hale geliyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: