Toprağın Altındaki Sır: Hatice ve Bebeğinin Bitmeyen Sarılışı
Issız Cuma Camii’ni sıradan bir tarihi yapıdan bir dünya fenomenine dönüştüren olay, 1959 yılının o puslu kış günlerinde başladı. Seyvan Köyünde yaşayan gencecik bir anne, Hatice Yıldız henüz kucağına aldığı minik evladının kokusuna doyamadan hayata gözlerini yumar. Bu ayrılık, evrene sığmaz; annesinden sadece 20 gün sonra minik bebeği de (yörede Ayşe olarak bilinse de bazı kayıtlarda oğul olarak geçer) sonsuzluğa yürür.
Köylüler, bebeği annenin biraz yakınına defnederler. Ancak asıl gizem burada başlar. Ertesi gün mezarlığa gidenler şok içindedir; ayrı kazılan iki mezar, sanki görünmez bir el tarafından çekilmiş gibi birbirine yapışmıştır. Köylüler defalarca mezarları ayırır, araya mesafe koyarlar ama nafile...

Yüz yılların yıkamadığı Issız Cuma Camii ne yazık ki; çürümeye terkedilmiş. Caminin içine temiz terlik ile girilmiştir.
Her sabah o iki mezar, birbirine sarılmak istercesine yeniden vuslata erer. En sonunda din görevlileri boyun eğer: "Vardır bir hikmeti, artık ellemeyin!" Bugün oraya gittiğinizde, iç içe geçmiş o mezar taşları bize şunu fısıldar: Ölüm bile bu bağı koparamadı.
Ecdadın Emanetine Paslı Zincir, Tahta Kurusu ve İhanet!
Ancak bu mukaddes hikâyenin hemen yanı başında, insanın kanını donduran bir ihmal yükseliyor. 1335 yılında inşa edildiği sanılan, Çanakkale’nin en eski iki camisinden biri o şaheser Issız Cuma Seyvan Camii, bugün sahipsizliğin pençesinde can çekişiyor. 700 yıl önce tek bir çivi dahi kullanılmadan, el emeği ve alın teriyle meşe ağaçlarından inşa edilen bu yapı, bugün tahta kurularının istilasına uğramış durumda!

Issız Cuma camii'nin etrafı lerleyen yıllarda mezarlık olmuş
Ecdadın "çivi çakmadan" mucize yarattığı o kutsal mekân, bugün basit, paslı bir zincirle tutturulmuş kapısıyla hırsıza, arsıza ve doğanın insafına terkedilmiş. İçeri girdiğinizde burnunuza gelen o asırlık ahşap kokusunun yerini çürümüşlük almış. O paha biçilemez halılar, kilimler ziyanlık içinde; toz ve kir tabakasının altında kayboluyor. Pencereleri kırılmış, çerçeveleri dağılmış bir halde kaderine terkedilmiş.

Her yer toz toprak içinde; tahta kuruları caminin içinde cirit atıyor (bu görsel yıllar öncesine ait, arşiv)
Müftülük, Vakıflar, Kültür Bakanlığı: Vicdanınız Hiç mi Sızlamıyor?
Yenice’ye sadece birkaç kilometre uzaklıkta, köylerin tam merkezinde yer alan bu tarihi mühür, adeta "ıssız" bırakılarak cezalandırılıyor. Burayı ziyaret eden vatandaşlar tepkili, gözleri yaşlı. İki rekat namaz kılmak isteyen bir mümin, alnını secdeye koyacak temiz bir köşe bulamıyor. Karasi Beyliği’nin mirası mı, erken dönem Osmanlı’nın ilk mührü mü olduğu tartışılan bu 700 yıllık devasa hafıza, her geçen gün biraz daha un ufak oluyor.
Sormak istiyoruz; Yenice Kaymakamı, Belediye Başkanı, Müftülük, Turizm İl Müdürlüğü ve Çanakkale Valiliği.

Anne ile evladının birleşmiş kabirlerini ziyaret edenler acı hikayalerine ağlıyor
Bu tarihi değerden haberiniz var mı? Eğer varsa, bu harabelik, bu terkedilmişlik sizin eseriniz mi? Eğer haberiniz yoksa, o koltuklarda neden oturuyorsunuz? Bölge halkı cuma ve bayram namazlarında bir araya gelsin diye kurulan bu 700 yıllık cami, şimdi sadece ölülerin bekçiliğini yaptığı bir yıkıntıya mı dönüştürülmek isteniyor?
Bir Miras Yok Olurken...
Issız Cuma, sadece bir korku filmine (Siccin 2) ilham olan ürpertici bir mekan değildir. O, bu toprakların tapusudur. Anne ve bebeğin enerjisini hissetmek, ruhsal bir arınma yaşamak için gelen binlerce insan, caminin perişan halini görünce büyük bir hayal kırıklığıyla dönüyor. Ayaklarının altında titreyen enerjiyi unutuyorlar.

Caminin yanı sıra anne ile çocuğunun hikayesini bilenler onların kabrini de ziyaret ediyor
Burada bir tarih, bir emek ve bir mucize çürüyor. Eğer bugün harekete geçilmezse, o "çivisiz cami" efsanesi sadece kitaplarda kalacak.
Uyarıyor ve ilgilileri ciddiyete davet ediyoruz. Ecdat yadigarına sahip çıkmayanların, ne bugünü ne de yarını olur. Yetkilileri; müftülüğü, vakıfları ve bakanlığı göreve çağırıyoruz. Bu ayıp daha fazla büyümesin!
Bu e posta adreslerine aşağıdaki metni yollayabilir, bir tarihin ayakta kalmasına katkı yapabilirsiniz. İşte o adresler.
İletişim Kurulacak Makamlar ve E-Posta Adresleri
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı: [email protected]
Vakıflar Genel Müdürlüğü (Balıkesir Bölge - Çanakkale): [email protected]
Çanakkale Valiliği: [email protected]
Yenice Kaymakamlığı: [email protected]
Çanakkale İl Müftülüğü: [email protected]
Çanakkale İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü: [email protected]
CiMER : [email protected]
GÖNDERİLECEK E-POSTA TASLAĞI
Konu: ACİL: 700 Yıllık Issız Cuma Camii Yok Oluyor – İhmale Son Verilsin!
Sayın İlgili,
Çanakkale’nin Yenice ilçesi Seyvan köyü sınırları içerisinde bulunan ve yapımı 1335 yılına dayanan, bölgenin en eski yapılarından Issız Cuma Seyvan Camii’nin mevcut durumu içler acısıdır.
700 yıllık bu ecdat yadigarı, hiçbir çivi kullanılmadan inşa edilmiş mimari bir şaheser olmasının yanı sıra, mezarlığındaki "birleşen mezarlar" efsanesiyle bölge turizmi ve inanç kültürü için paha biçilemez bir değerdir. Ancak bugün bu kutsal mekan;
Tahta kurularının istilasına uğramış, ahşap taşıyıcılar içten içe çürümeye terk edilmiştir.
İçerisindeki tarihi halı ve kilimler bakımsızlıktan, küften ve tozdan ziyan olmaktadır.
700 yıllık emanetin kapısı, basit bir paslı zincir ile korunmasız bırakılmıştır.
Ziyaretçilerin ibadet edebileceği asgari temizlik ve düzenleme dahi mevcut değildir.
Yenice’ye yalnızca birkaç kilometre uzaklıktaki bu milli ve manevi mirasın, Müftülük, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Kültür Bakanlığı gibi kurumların gözetimi altındayken bu denli harabeye dönmesi kabul edilemez bir durumdur.
Kalem Gazetesi aracılığıyla kamuoyuna yansıyan bu "tarihi cinayetin" durdurulmasını; caminin ivedilikle restorasyon programına alınmasını, ilaçlanmasını ve layık olduğu güvenliğe kavuşturulmasını talep ediyoruz. Ecdadın çivi çakmadan inşa ettiği bu emaneti, bizler sahipsizliğin çivileriyle ölüme terk edemeyiz.
Konuyla ilgili ivedilikle somut adımlar atılmasını bekliyor, sürecin takipçisi olacağımızı bilgilerinize sunuyoruz.
Saygılarımla, [Adınız Soyadınız] [Tarih]
Yorumlar
Kalan Karakter: