Çanakkale’nin Bayramiç ilçesine bağlı Kuşçayır köyünde, CVK Madencilik tarafından hayata geçirilmesi planlanan "TV Tower" altın madeni projesine ilişkin düzenlenen Halkın Katılımı Toplantısı, bölge halkı ve yaşam savunucularının sert protestoları altında gerçekleştirildi. Köy meydanına kurulan devasa sahne ve ses sistemi, çevrecilerin ve köylülerin yoğun tepkisiyle karşılanırken; toplantı boyunca "Siyanürcü Şirket Kazdağları’nı Terk Et" sloganları yankılandı.

Meydanda Sahne Kuruldu, Tepkiler Dinmedi
Sabah saatlerinde Kuşçayır köy meydanında toplanan Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Kazdağları Ekoloji Platformu, Su Yaşam Adalet Koalisyonu, İda Dayanışma Derneği ve Çanakkale Barosu temsilcileri, ellerinde pankart ve dövizlerle maden projesine karşı tek ses oldu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İl Müdürlüğü yetkililerinin toplantıyı başlatma girişimi, yaşam savunucularının protestoları nedeniyle sık sık kesildi. ÇED raporunu hazırlayan MİTTO şirketinin proje detaylarını içeren video sunumu, yükselen sloganlar ve alkışlı protestolar eşliğinde, içeriği anlaşılamadan tamamlanmak zorunda kaldı.

"Kazdağları Altından Daha Kıymetlidir"
Toplantıda söz alan Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Başkanı Süheyla Doğan, bölgenin maden ruhsatlarını belirten güncel haritayı katılımcılara gösterdi. Doğan, TV Tower projesinin 38 bin dönümlük devasa bir ÇED alanına sahip olduğunu vurgulayarak, bu durumun bir "ekolojik kırım" niteliği taşıdığını ifade etti. Mevcut madencilik politikalarını "sömürge madenciliği" olarak tanımlayan Doğan, geniş orman ekosistemlerinin yok edileceğini, meraların maden sahasına dahil edileceğini ve tarım-hayvancılıkla geçinen köylülerin yoksullaşarak göçe zorlanacağını dile getirdi.
Yerel Halktan Su ve Mera Soruları
Projenin doğrudan etkileyeceği Kuşçayır ve çevre köylerden gelen vatandaşlar, soru-cevap bölümünde endişelerini dile getirdi. Köylüler, atık barajında kullanılacak membranın geçirgenliği, maden sahası içinde kalan içme suyu kaynaklarının akıbeti ve hayvanlarını otlattıkları meraların kaybı üzerine teknik sorular yöneltti. Bölgede yaşayan emekli bir öğretmen ise antik yerleşimlerin varlığına dikkat çekerek, açık ocak madenciliğinin bölgenin binlerce yıllık kültürel ve doğal mirasını geri dönülemez şekilde tahrip edeceğini söyledi.

"Yeni Bir İliç Felaketi İstemiyoruz"
Toplantıya katılan CHP Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan, Kazdağları’nın madenciliğe tamamen kapatılması gerektiğini savundu. Ceylan, "Kazdağları altından daha kıymetlidir. Madene verecek suyumuz yok, Atikhisar Barajı büyük bir tehdit altında" uyarısında bulundu. Çanakkale Barosu Çevre Komisyonu ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) öğrencilerinin de söz aldığı toplantıda, daha önce İliç ve Romanya’da yaşanan maden felaketleri hatırlatılarak, siyanürlü atık barajlarının yaratabileceği risklere vurgu yapıldı.
Toplantı, "Havama, suyuma, toprağıma dokunma" ve "CVK Kazdağları’nı terk et" sloganlarıyla sona erdi. Yaşam savunucuları, projenin iptali için hukuki süreci takip edeceklerini ve bölgedeki tüm köylerle dayanışma içinde olacaklarını ilan ettiler.
Yorumlar
Kalan Karakter: