1953 yılının 3 Nisan’ını 4 Nisan’a bağlayan gece, Türk denizcilik tarihine kara bir sayfa olarak geçti. Türk Deniz Kuvvetleri’ne ait Dumlupınar Denizaltısı, saat 02.10 sularında Çanakkale Boğazı’nda, Nara Burnu açıklarında İsveç bandıralı Naboland adlı yük gemisiyle çarpıştı. Çarpışma sonrası denize düşen 8 personelden 5’i şehit oldu. Bu denizaltının komutanı ise Kurmay Albay Hakkı Burak idi.

Sokak bakımsız ve kaderine terkedilmiş durumda.
Bugün Çanakkale’de bir sokak, bu şehit komutanın adını taşıyor. Ancak gelin görün ki, o sokak ne şehidimizin hatırasına yakışıyor ne de burada yaşayan vatandaşların çağrısına ve insanca yaşam hakkına.

Yağmur suyu gideri olmayan, altyapısının bir kısmı yıllar önce sökülüp kaderine terk edilen bu dar sokak, her yağmurda adeta bataklığa dönüyor. Döşemeleri yerinden çıkan yol çamurla kaplanıyor, sokak içinde bulunan belediyeye ait boş arsa ise pislik ve su birikintileriyle küçük bir gölü andırıyor. Görsellerde de net şekilde görüldüğü üzere, araçlar çamura saplanıyor, yayalar sekerek yürüyor.
Sokağın darlığı öyle bir noktada ki; olası bir yangın felaketinde itfaiye aracının girmesi çok zor; hatta mümkün olmayabilir. Dahası burasının yol olduğunu bile bilmeyen araç sürücüleri sokağın başına aracını parkedip gidebiliyor.
Diğer yandan sokağın başlı başına elden geçirilip, konutların bahçelerinden eşit şekilde yer kazanılarak yolun genişletilmesi gerekiyor. Bu sayede itfaiye ve çöp aracı girebilicek duruma getirilmiş olacak.

Sadece bugün değil; yıllardır aynı.
Temizlik hizmetleri de bu gerekçeyle sokaktan geçmiyor. Sokağı sokak sakinleri süpürüyor. Her yağmur sonrası aynı manzara, aynı ihmal, aynı sessizlik. Şu anda Çanakkale Belediyesi bu bölgedeki Gül Sokak, Ordu Sokak, Mehmet Akif Ersoy Sokak ve Ziveri Sokak'ta alt yapı çalışması yapıyor ve bu dar, bakımsız, terkedilmişliğine dokunmuyor.

Suya doymuş olan toprak güneşin çıkmasını bekliyor
Sokak sakinleri yıllardır şikayette bulunuyor, ancak değişen hiçbir şey yok. Ne kalıcı bir altyapı çalışması yapılıyor ne de belediyeye ait arsa için bir temizlik veya düzenleme adımı atılıyor. Çanakkale gibi tarih ve şehitler kenti olan bir şehirde, bir deniz şehidinin adının çamur, su birikintisi ve pislik içindeki görüntüyle anılması kabul edilebilir değil.

Şehrin tam kalbinde ama kaderine bırakılmış Albay Hakkı Burak Sokak Belediyenin gönlünün olmasını ve burayı adam etmesini bekliyor.
Bu sokak, sadece bir yol değil; aynı zamanda bir ayıbın adresi. Şehidimizin adı tabelada var, ama belediyenin vicdanında yok.
Bakalım bu durum daha ne zamana kadar sürecek ?
Yorumlar
Kalan Karakter: