Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından paylaşılan "İstatistiklerle Kadın, 2025" verileri, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde Türkiye’deki kadınların demografik yapısından eğitim düzeyine, çalışma hayatındaki yerinden teknoloji kullanımına kadar pek çok alandaki güncel durumu çarpıcı rakamlarla ortaya koyuyor. 2025 yılı sonu verilerine göre Türkiye nüfusunun %49,98’ini oluşturan 43 milyon 32 bin 734 kadın, toplumsal yaşamın her alanında varlık göstermeye devam ediyor.
Yaşam Süresinde Kadınlar Önde, Sağlıklı Yaşamda Erkekler
Veriler, kadınların erkeklerden ortalama 5,2 yıl daha uzun yaşadığını gösteriyor. Doğuşta beklenen yaşam süresi kadınlarda 80,7 yıl iken erkeklerde bu süre 75,5 yıl olarak kaydedildi. Ancak "sağlıklı yaşam süresi" söz konusu olduğunda tablo değişiyor; kadınların ciddi bir sağlık sorunu olmadan geçirmesi beklenen süre 56,3 yıl ile sınırlı kalırken, erkeklerde bu süre 58,9 yıla çıkıyor.

Eğitim Seviyesi ve Kariyerde Yükselen Grafik
Türkiye’de kadınların eğitim düzeyi her geçen yıl artış gösteriyor. 2024 yılı verilerine göre, 25 yaş ve üzeri kadınların ortalama eğitim süresi 8,8 yıla yükselirken, en az bir eğitim düzeyini tamamlayan kadınların oranı %88,3’e ulaştı. Özellikle yükseköğretim mezunu kadınların oranı %23,6 olarak gerçekleşirken, akademik dünyada kadınların ağırlığı hissediliyor; kadın profesör oranı %34,9’a, kadın doçent oranı ise %43,3’e yükselmiş durumda.
İş Gücü ve Yönetimde Kadın Temsili
Çalışma hayatında eğitim seviyesi yükseldikçe kadınların iş gücüne katılımı da doğru orantılı olarak artıyor. Yükseköğretim mezunu kadınlarda iş gücüne katılım oranı %68,7 gibi yüksek bir seviyeye ulaşırken, üst ve orta düzey yönetici pozisyonundaki kadın oranı 2024’te %21,5’e çıktı. Siyasi ve diplomatik temsil alanında da ilerleme sürüyor; kadın büyükelçi oranı %28,4’e, TBMM’deki kadın milletvekili oranı ise %19,9’a ulaşmış durumda.
Dijital Dünya ve Yapay Zeka Kullanımı
Kadınların teknolojiye olan ilgisi, özellikle genç kuşaklarda dikkat çekici boyutlara ulaştı. 2025 yılı verilerine göre internet kullanan kadınların %18,8’i üretken yapay zeka araçlarını kullandığını beyan ediyor. Bu oran 16-24 yaş grubundaki genç kadınlarda %40,5’e kadar çıkarak aynı yaş grubundaki erkekleri geride bırakıyor.
Şiddet ve Sosyal Zorluklar, Çarpıcı Gerçekler
Raporda yer alan en hassas veriler ise kadına yönelik şiddet araştırmasından geliyor. Kadınların en fazla maruz kaldığı şiddet türü %28,2 ile psikolojik şiddet olurken, bunu ekonomik ve fiziksel şiddet takip ediyor. Eğitim seviyesi arttıkça ekonomik şiddetin azaldığı ancak ısrarlı takip ve dijital şiddet mağduriyetinin arttığı gözlemleniyor. Ayrıca, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan kadınların oranı %30,1 ile toplam nüfus ortalamasının üzerinde seyrediyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: