Küresel piyasalarda yaşanan enerji krizi ve jeopolitik gerilimler, Türkiye’deki akaryakıt fiyatlarını doğrudan etkilemeye devam ediyor. Dünya petrol arzının kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda tedarik zincirinin kopma noktasına gelmesi ve stratejik doğalgaz sahaları ile petrol işleme tesislerine yönelik saldırılar, piyasalarda büyük bir kaosa yol açtı. Savaşın başlamasından hemen önce 70 dolar bandında seyreden Brent petrol, yeni güne 109,74 dolar seviyesinden başlayarak rekor bir yükseliş grafiği sergiledi. Bu sert yükselişin ardından Türkiye’deki akaryakıt sektörü temsilcilerinden korkutan haber geldi. 7 Mayıs 2026 Perşembe gününden itibaren geçerli olmak üzere benzin grubunda tam 2 liralık bir fiyat artışı bekleniyor.

Sektör kaynaklarından alınan bilgilere göre, küresel enerji maliyetlerindeki bu devasa artışın tüketiciye en az hasarla yansıması için Eşel Mobil Sistemi devreye sokuldu. Sistemin sağladığı koruma mekanizması kapsamında, beklenen 2 liralık artışın yüzde 75’lik kısmı Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) üzerinden feragat edilerek karşılanacak. Devletin vergi gelirlerinden yaptığı bu büyük fedakarlık sayesinde, benzin fiyatlarındaki 2 liralık artışın yalnızca yüzde 25’i vatandaşın cebine yansıyacak. Bu hesaplama doğrultusunda, perşembe gününden itibaren benzin istasyonlarındaki tabelalarda 50 kuruşluk bir fiyat artışı görülmesi öngörülüyor. Eğer bu sistem uygulanmasaydı, araç sahipleri doğrudan 2 liralık bir zamla karşı karşıya kalacaktı.
Küresel piyasalardaki bu hareketliliğin ana kaynağı olan Hürmüz Boğazı’ndaki kriz, dünya genelinde enerji güvenliğini tehdit etmeyi sürdürüyor. Dünya petrol sevkiyatının yaklaşık yüzde 30’unun gerçekleştirildiği bu stratejik bölgedeki aksaklıklar, arz-talep dengesini altüst ederken, petrol işleme noktalarına düzenlenen saldırılar da fiyatlardaki spekülatif artışı tetikliyor. Uzmanlar, Brent petrolün 110 dolar sınırına dayanmasının sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada enflasyonist baskıyı artıracağına dikkat çekiyor. Akaryakıt ürünlerindeki bu dalgalanma, lojistik maliyetlerinden gıda fiyatlarına kadar geniş bir yelpazede zincirleme bir etki yaratma potansiyeli taşıyor.

Yarın gece yarısından itibaren yürürlüğe girmesi beklenen zam öncesinde, şehir merkezlerindeki akaryakıt istasyonlarında yoğunluk oluşabileceği tahmin ediliyor. Eşel Mobil Sistemi sayesinde 50 kuruşla sınırlı kalması beklenen bu artış, mevcut ekonomik konjonktürde araç sahipleri için yine de ek bir yük anlamına geliyor. Sektör temsilcileri, petrol piyasalarındaki bu öngörülemez yükselişin devam etmesi durumunda, önümüzdeki günlerde motorin ve diğer akaryakıt grupları için de benzer fiyat güncellemelerinin gündeme gelebileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Petrol fiyatlarının 110 dolar seviyesinde kalıcı olup olmayacağı, önümüzdeki günlerdeki uluslararası siyasi gelişmelere ve üretim kapasitelerine bağlı olarak netlik kazanacak.
Yorumlar
Kalan Karakter: