Engelli bireylerin evde bakımı için ödenen sosyal yardımlarda uygulanan "katı gelir sınırı" tartışması, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) 11 Aralık 2025 tarihli kararıyla yeni bir boyuta taşındı. Danıştay’ın "gelir ölçütünün bireyselleştirilmemesi hak ihlalidir" gerekçesiyle yaptığı itirazı inceleyen yüksek mahkeme, sistemin mevcut haliyle devam etmesine hükmetti.
Zafer mi, Yerinde Sayma mı?
Hukuki açıdan bakıldığında bu durum maalesef dar gelirli aileler için bir "yerinde sayma" olarak nitelendirilebilir. Danıştay, yardımların sadece hane gelirine bakılarak kesilmesinin "ölçüsüz bir sınırlama" olduğunu savunsa da, AYM bu görüşe katılmadı. Mahkeme, devletin mali kaynaklarının sınırlı olduğunu ve bu yardımların "mutlak bir hak" değil, bütçe imkanları dahilinde sunulan bir kamu hizmeti olduğunu vurguladı. Yani, gelir sınırı nedeniyle yardım alamayanlar veya yardımı kesilenler için hukuki kapılar şimdilik kapandı.
Hayatımızı Nasıl Değiştirecek?
Karar, mevcut uygulamanın anayasaya uygun olduğunu tescillediği için gündelik yaşamda şu somut sonuçlar devam edecek:
Hanedeki Her Kuruş Sayılacak: Maaş, ikramiye veya diğer tüm gelirler toplanmaya devam edilecek. Hane içindeki kişi başı gelir, asgari ücretin net tutarının 2/3’ünü (üçte ikisini) geçtiği an yardım kesilecek.
Gelir Artışı Takipte: Haneye giren para arttığında bu durumun bildirilmesi zorunlu kalacak; aksi halde yapılan ödemeler durdurulacak.
Geri Ödeme Riski: Gelir değişikliğinin bildirilmediği durumlarda, haksız alınan ödemeler yasal faiziyle birlikte geri tahsil edilmeye devam edecek.
Kısacası AYM, "devletin bütçesi kadar adalet" prensibini koruyarak, engelli bakım yardımlarında daha esnek bir modele geçiş talebini reddetmiş oldu.
Çanakkale’nin “Gümüş Saçlı” Nüfusu Kıskaçta: AYM Kararı Kimleri Vuracak?
Çanakkale, demografik yapısı gereği "yaşlı bir şehir" kimliğiyle öne çıkıyor. Bu durum, ilimizde evde bakım yardımına ihtiyaç duyan engelli ve yaşlı birey sayısının Türkiye ortalamasının üzerinde olduğu anlamına geliyor. Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) gelir sınırını koruyan son kararı, Çanakkale’deki birçok ailenin yardım kapısının kapanmasına veya açılmamasına neden olacak.
İptali Kim İstedi? Yargıdaki “Bakış Açısı” Savaşı Bu kararın fitilini ateşleyen, hukuk dünyasının ağır toplarından Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu oldu. Danıştay, itirazında çok insani bir noktaya parmak bastı: "Gelir ölçütünü herkese aynı şekilde (kategorik) uygulamak, engelli bireyin özel durumunu görmezden gelmektir" dedi. Danıştay'a göre, sosyal yardımların bireyin gerçek ihtiyacına göre kademeli olması gerekiyordu.
Ancak Anayasa Mahkemesi, olaya çok daha "teknik ve mali" bir pencereden baktı. AYM’nin kancası şuydu: "Sosyal yardımlar mutlak bir hak değildir; devletin mali kaynakları kadar verilir". Yani Danıştay "bireyin onurunu ve hakkını" merkeze alırken, AYM "devletin kasasını ve sistemin sürdürülebilirliğini" öncelikli kıldı.
Yorumlar
Kalan Karakter: