Bağış değil hediye gönderiyoruz!

KALEM Farkıyla...

Bağış değil hediye gönderiyoruz!

Bağış değil hediye gönderiyoruz!

Üveys Veysel Karane zikrimizi yaparken önce tövbe ediyoruz, ardından salavat getiriyoruz ve sonrasında 11 İhlas Suresi ve 1 Fatiha Suresi okuyarak bunları Peygamber Efendimizden başlamak üzere bütün evliyalara “hediye” ediyoruz. “Bağışladım” cümlesi değil, “hediye ettim” “Amin” deyip zikrimizin geri kalan kısmında ise Tevhid söylüyoruz.
Peki neden hediye kelimesini söylüyoruz diye soracak olursanız eğer; bağışladım dendiğinde; üstteki, alttakine verir. Bizler Peygamberlere, Evliyalara, Allah’ın sevgili kullarına bağışladım cümlesini kullanabilir miyiz? Onlar zaten derya deniz, nur ala nur, onların bizlerin duasına ihtiyacı yok ki! O yüzden bağışladım değil, hediye ettim demek edeptendir, güzel ve doğru olandır. Hatim sevabını “Bağışladım” diyorlar dualarının sonunda, hediye ettim cümlesi kullanılmıyor. Düşünmüyoruz. Dünde bildiklerimizle ya da kulaktan duyma din öğretileriyle devam ediyoruz Müslümanlığı yaşamaya.
Peki Peygamber Efendimizin sevaba ihtiyacı yoksa neden hediye gönderiyoruz ki? Allah’ın habibim dediği en sevgilisi Peygamber Efendimize ve Allah’ın sevgili kullarına olan sevgi ve saygımızın nişanesi tüm bunlar. Hediye gönderdiğimizde, O Alem hediyeleri kerhen, yani emaneten alıyor. Kabre girdiğimizde ya da mahşer yerine geldiğimizde, gönderdiğimiz hediyeler bizlere katlanarak geri dönecek inşallah. Peygamber Efendimiz, “Hediyeleşmek sünnettir.” diyor. Böylece Şanlı Resulümüzün sünnetini de uygulamış oluyoruz. Hadid Suresi 11. ayette bakın Rabbimiz ne diyor: “Kimdir o, Allah’a güzel bir borç verecek olan ki, Allah da onun verdiğini kat kat artırsın ve onun için şerefli bir mükafat da versin.” Sevgili okurlar üveyslerin hediye göndermesinin önemi, ayette açık bir şekilde bildirilmiş.
Peygamber Efendimiz zekat ve sadaka (bağış) almaz ancak hediye alırdı. Bu konuyla ilgili bir kıssa var. Resulullaha herhangi bir şey getirilince, “Sadaka mı, yoksa hediye mi?” diye sorarmış. Sadakadır cevabı gelince, onu Ashabı Suffa’ya ulaştırırmış. “Hediyedir” cevabı gelince, onu kabul eder ve Ashabı Suffa’ya da ondan hisse ayırırmış. Bir gün adamın biri tabakta hurma getirmiş ve Efendimiz sormuş: “Sadaka mı, hediye mi?” diye. Adam sadakadır deyince Efendimiz onu doğruca Suffa ehline göndermiş. O sırada torunu Hz. Hasan, tabaktan bir hurma alıp ağzına götürünce, Efendimiz derhal müdahale edip hurmayı ağzından çıkarmıştır. Sonrasında ise şöyle buyurmuştur: “Biz Muhammed ve Ev Halkı Sadaka yemeyiz, bize sadaka helal değildir.” Günümüze bakınca, bu kıssadadüşünülecek çok şey var sevgili okurlar.Bizler hediyelerimizi göndermeye devam edelim inşallah.
Üveys Veysel Karane zikrinin nasıl yapıldığını öğrenmek ve üveysler kimdir sorularını merak edenler için: www.veyselkarane.com sitesini ziyaret etmenizi öneririm.

Düşünceleriniz...

Berrin Alaca

Berrin Alaca

Tüm Yazıları

Son Yazıları

Arşiv

Takipte Kalın

Çanakkale'nin En Popüler Yerel Gazetesi Kalem, IOS & Android'de...

Kalem gazetesi artık IOS & Android cihazlarınızda. İndirin, seçkin yazarlardan etkin yorumlar, gündem yaratan haberler artık parmaklarınızın ucuna gelsin.

Uygulamayı ücretsiz indirebilir, bir hafta boyunca ücretsiz kullanabilirsiniz. Deneme süresinin sonunda satın alma seçeneklerimizi kullanarak gazeteye sahip olmaya devam edebilirsiniz.

ÜST