Bilimsel bir akademik geçmişi yoktu. Colorado’da yaşayan bir sanatçıydı.
Ama iddiası, 20. yüzyılın en tartışmalı araştırmalarından birinin kapısını araladı.
Ingo Swann, bedenini fiziksel olarak bulunduğu yerden “ayırabildiğini” ve kilometrelerce uzaktaki hedefleri zihniyle algılayabildiğini söylüyordu. Kendi tanımıyla bu yeteneğe “Remote Viewing” (Uzaktan Görüntüleme) adını verdi. İlk tepkiler sertti: Bilim insanlarının büyük bölümü bunun imkânsız olduğunu savundu.
Ancak iddialar, ABD istihbarat kurumlarının dikkatini çekecek kadar sıra dışıydı.
Sanatçıdan Deney Masasına
1933 doğumlu Ingo Swann, ne fizikçiydi ne de nörobilimci. Resimle ilgilenen, içsel deneyimlere meraklı bir sanatçıydı. Ancak 1970’li yıllarda Stanford Araştırma Enstitüsü (SRI) bünyesinde yürütülen bazı parapsikoloji deneylerine dahil edildi.
Burada, Harold Puthoff ve Russell Targ gibi fizikçiler tarafından test edildi. Amaç nett i:
Gerçekten “uzaktan” bir yeri, nesneyi ya da yapıyı algılayabiliyor muydu?
Swann’a, kapalı zarf içindeki hedef koordinatlar verildi. İddiaya göre bazı çizimleri ve tarifleri, hedefle kısmi örtüşmeler gösterdi. Bu sonuçlar, ABD Savunma Bakanlığı ve CIA’nın ilgisini çekti.
CIA, Pentagon ve Gizli Programlar
Soğuk Savaş yıllarıydı. Sovyetler Birliği’nin “psişik casusluk” çalışmaları yaptığına dair raporlar ABD’yi tedirgin ediyordu. Bu ortamda Stargate Projesi adı verilen gizli bir araştırma programı başlatıldı.
Ingo Swann, bu programın en bilinen isimlerinden biri oldu.
Program kapsamında:
Askerî tesisler,
Nükleer üsler,
Rehinelerin konumları
gibi hedeflerin uzaktan algılanıp algılanamayacağı test edildi.
CIA kayıtları, yıllar sonra kamuoyuna açıldığında Swann’ın adı resmî belgelerde açıkça yer aldı. Ancak belgelerde net bir başarı oranı verilmedi.
Bilim Ne Diyor?
Ana akım bilim dünyası bu deneylere mesafeli yaklaşıyor.
Eleştiriler üç noktada yoğunlaşıyor:
Deneylerin tekrarlanabilir olmaması
İstatistiksel tutarsızlıklar
Seçici veri kullanımı (başarılı örneklerin öne çıkarılması)
1995 yılında CIA tarafından hazırlanan nihai raporda, uzaktan görüntülemenin operasyonel istihbarat üretmekte güvenilir olmadığı sonucuna varıldı ve Stargate Projesi sonlandırıldı.
Ancak şu gerçek değişmedi:
Bu çalışmalar, tamamen “bilim dışı” denilerek geçiştirilecek kadar da basit değildi.
Bir Yeteneğin Mi, Bir İnancın Mı Hikâyesi?
Ingo Swann, yaşamı boyunca iddialarından geri adım atmadı. Ona göre sorun yetenek değil, insan zihnini anlamaktaki sınırlılıklardı. Bilimin henüz açıklayamadığı alanlar olduğunu savundu.
Destekçileri Swann’ı “bilimin önünde giden bir öncü” olarak görürken, eleştirmenler onu iyi eğitilmiş bir sezgisel yorumcu olarak tanımlıyor.
Bugün hala üniversitelerde, belgesellerde ve istihbarat tarihine dair çalışmalarda adı anılıyor.
Kesin olan şu:
Ingo Swann, bilimin sınırları ile insan zihninin bilinmeyenleri arasındaki gri bölgede iz bırakmış bir figür olarak tarihe geçti.
Ingo Swann kimdir ?
Ingo Swann, uzaktan algılama alanında öncü olarak bilinir. Bu alandaki yüksek başarı oranı, Harold Puthoff ve Russell Targ ile birlikte Stanford Uzaktan Algılama Araştırma Enstitüsü'nü ve CIA Stargate Projesi'ni kurmasına yol açtı.
Swann, 14 Eylül 1933'te Colorado, Telluride'de, Rocky Dağları'nın yükseklerinde doğdu. Babası kamyon şoförüydü ve iki kız kardeşi vardı. Çocukken çevresinin muhteşem güzelliğini, özellikle her gece Samanyolu'nu görebildiği kristal berraklığındaki gökyüzünü sevgiyle anlatırdı.
Swann, üç yaşındayken bademcik ameliyatı sırasında bedeninden ayrılma deneyimini ilk kez yaşadığını yazdı. O zamanlar ayrıca insanların, bitkilerin ve bazı hayvanların etrafında "kelebek ışıkları" gördüğünü fark etti; bunların daha sonra aura olduğunu öğrendi. Dokuz yaşında, uzaktan Samanyolu'na seyahat ettiğini yazdı.
NASA'nın Voyager uydusunun gelişinden önce bilincini Jüpiter'e gönderdiğini ve o zamanlar bilinmeyen halkaları da dahil olmak üzere gezegenin birçok özelliğini doğru bir şekilde tanımladığını iddia etmesiyle ünlüdür. Resimleri, evrenin gizemlerini keşfetme tutkusunu ifade eder ve bedeninden ayrılma, uzaktan algılama ve aura görme deneyimlerinden elde ettiği vizyonları yeniden yakalar.
Swann aynı zamanda müzisyen ve yazardı ve otobiyografisi olan "Penetration: The Question of Extraterrestrial and Human Telepathy" (1998) de dahil olmak üzere birçok kitap yazdı. Swann, 31 Ocak 2013'te New York'ta vefat etti.
Yorumlar
Kalan Karakter: