Son günlerde hepimizi ayağa kaldıran haberler alıyoruz. Hepsi çok üzücü, umutsuzluğa sürükleyen cinsten.
Yıllardır “marjinal” ilan edilen kişilerin-toplulukların bağırdığı, rutinini sürdüren herkesin sessiz kaldığı bir çürüme. Can kaybı yaşandığında, hele ki çocukları kaybettiğimiz bir olayda tepkileri normal buluyorum. Fakat anlayamadığım bir şeyler var.
Demek istediğim “Neden şimdi tepki veriliyor?” değil. Ortak gündemler oluştuğunda bir “sürü gibi” tepki vermenin anlamsızlığı. 3 gün sonra normale dönecek olmamızın doğallığı.
Tüketimin, popüler kültürün çağında; duygularımızın birer sayıya dönüşmesi, fikirlerimizin öznelleşmeden-düşünmeden ifade edilip geçilen malzemelere dönüşmesi…
Toplumsal tepkilerin önemi, saman alevi gibi artık. Yıllardır meclisten geçirilemeyen önergeler, gündeme düşmeden sessizce kaybettiklerimiz, aydınlarımızın göç etmesini normalleştirmemiz, eğitimdeki çatlaklar, mücadeleyle kazanılmış haklarımızın yok oluşu. ülkenin her yerinde kol gezen güvensizlik, kültürümüzün demode bir objeye dönüştüğünü izlemek…
“Daha ne olmalı!” dediğimiz her olayı ertesi gün unutuyoruz. Unutmakta da çok haklıyız. Bireysel dertlere gark edildik. Tencereyi kaynatmak için “marjinal” olmayı reddettik. Örgütlü hareket etmemiz gereken noktalarda bile güven sorunlarımız var.
Hepsini biliyoruz.
Peki nedir demek istediğim?
En azından “dürüst” kalmak.
O gün gerçekten bugünse; bu tepkilerin arkasında durmak.
Yok, eğer değil ise; beylik laflar yerine sadece acıları paylaşmak.
Hala “daha ne olmalı” demek artık sakil duruyor üstümüzde.
Çünkü hiçbirimiz, çürüdüğümüzü dün öğrenmedik. Yavaş yavaş gelişini izledik. En yakınımıza bile değişimi anlatamadığımızda birer birer vazgeçtik.
Hepimizin içinde minicik de olsa “biz bu değiliz” umudu hala var. Buna inanmak istiyorum. Sanırım şimdilerde; bu da yalnızca bir avuntu.
Çürüdüğümüzü Dün Öğrenmedik
Yayınlanma :
16.04.2026 11:54
Güncelleme
: 16.04.2026 11:54
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: